22 şubat darbesi hepimize hayırlı uğurlu olsun. sallama belgeyle içeri tıktıkları paşaları müteakip gül - erdoğan - başbuğ zirvesinin ardından beklenen müdahale yine gelmedi. sakinledi askeriye demeye kalmadı, dursun çiçek kabahatli olabilir açıklaması yapıldı. balyoz planı gerçek olabilirmiş askeri savcının dediğine bakılırsa. manzara, asker sivil elele, sonu pek de hayırlı görünmeyen bir yere doğru ilerlediğimiz şüphesini veriyor. atmosferi livaneli' nin çektiği veda filimi tamamlıyor. evini temiz tutmaktan başka kabahati olmayan mustafa kemal' in eserini bu hale elbirliğiyle getirdik, aşkolsun. şimdi, sivil cuntanın emrindeyiz. artık müstakil değiliz. güvendeyiz. son birkaç yılda abaran teknoloji sağolsun, tüm konuşmalar dinleniyor, kim gerekirse o içeri alınıyor. sigaraya yeni zam gündemde, uyuşturucu maddelere göz açtırılmıyor. mükemmel demokratik bir zeminde, asgari sivil haklardan yoksun istikbale koşuyoruz son sürat. anayasa değişikliği yapılacak, parti kapama yetkisi meclise verilecek deniyor. güçler artık ayrı değil, iş adını koymaya kaldı bu rejimin. ulu insan da gelsin gayri, yetişir bunca ayrılık. zurnanın dibine vuralım daha neyi bekliyoruz ?  
 
 
memleketi saran zurna havası berdevam. dtp kapatıldığında iki laf etmeyen demokraasi aşığı başvekil, anayasa mahkemesi amirinin partilerin kapatılmasına ilişkin konuşması üzerine mangalı üfleyip temizleyi verdi: parti kapamak bu devirde olacak iş değildir. aynı anda ordu' ya da ayar verip "emasya neymiş, bunu derhal iptal edeceğiz" deyip sivilleşme gazını iyice bir kökledi. ergenekon soruşturması kapsamında sorgulanan ümit sayın serbest bırakıldı; aman ucu bize dokanmasın endişesinden olacak, son izlediğim haber bülteninde tam yarım saat boyunca başvekilin konuşmalarından pek kıymetli pasajlar neşredildiğini gördüm ve bir süre daha tv izlememeye karar verdim. hatta mümkünse gazete de okumayım diyorum zira istanbul' u sele götüren ayamama' da açılan avm sinirlerimi iyice tavana çıkardı. balyoz operasyonu kapsamında ortaya çıkan boş beleş belgelerle pek eğlenceli geçen ocak ayının ardından şubat' ta havaların ısınmasıyla beraber daha da coşacağımızı tahmin ediyorum.     
 
 
hop süper hızlı dandik ülke gündemi tam gaz yola devam. ülkedeki %15 işsizliği, bu işsizliğin dünyanın ikinci en yüksek rakamı olduğunu sakın düşünme kardeşim. dünyanın en pahalı akaryakıtını, en pahalı telefonunu, en pahalı internetini kullandığını unut. 31 aralık 2090 günü boru gibi zammın bi tarafına girdiğini farketme. ülkede sanayi yatırımı yapılmasın diye dünyanın en yüksek faizinin ödendiğini siktiret. ihtiyacından fazla petrol üretip 0.75 TL'den ihraç ettiğin halde, dizel otomobil ve akaryakıta dünyanın dolarını ödediğinin ne önemi var. sen dizilerini izle. mbülent arınç suikastı nedeni ile ülkenin işgali halinde yapılacaklar listesini bekle ki yakında gazetelerde okuyasın. a başvekilin omzu çıkmadı zedelendi. bundan da haberin vardır.
 
 
işte sevgili okur,
zipsofist hareket fermuarları açmaya devam ediyor; işimizle aşımızla uzaktan yakında ilgisi olmayan hadiselerin günlük hayatımızı nassıl işgal ettiğinin açık seçik işaretini naha buraya kazıyorum.

bak bakalım aralık ayı ne ile başladı?

birincisi, danıştayın iptal ettiği imam hatip liselerinin üniversite sınavındaki eşit katsayı hadisesi. yau bu okullar imam ve hatip yetiştirEmiyor korkarım. zira hepsi avukat, doktor olmak istiyormuş...

ikincisi, sarıkız ve ayışığı darbe girişimlerinden dolayı dönemin kuvvet komutanlarının ergenekon savcısı tarafından ifadeye çağırılması. bunları hepsini topunu, mahkeme tarafından gerçek olmadığı karara bağlanan amiral özden örnek 'e ait günlüklerden öğrenmiştik. tahmin ediyorum, dünyanın hiç bir yerinde ordu mensupları beyle hakaretlere maruz kalmazlar. ah barrack senin amuğa koiim.

üçüncüsü var ya en bomba olanı. bizimle uzaktan yakından hiç bir alakası yok meselenin ve gündemin en önemli konusu. isviçre minare yapılmasına halk oylaması ile karşı çıkmış. hani demokrasiydi yavşaklar. işte sana demos ve kratosun en kralı.

daalın vre. attirmayin makedonun kafasini.
 
 
kasım ayı; ıslak imzalı malum belge, belgedeki imzaya gerçek diyen ama kendi gerçeklikleri şüpheli adli tıp uzmanları, savcılık tarafından ifade vermeye bir türlü çağrılmayan imza sahibi albay, ikinci bir çalıntı belge iddiası, türk silahlı kuvvetleri hakkında yapılan taarruzlar, pkklı teröristlerin 10 kasımda tekrar zuhur edecekleri demokratik açılımda ikinci perde, genetiği değiştirilmiş organizmalar ile ilgili çıkan kaptıkaçtı yönetmelik, domuz gribi ve ihalesiz alınan 500.000 doz aşının reklamı yapılması için sağlık bakanının canlı canlı aşı olması, başvekilin bana ne, ben olmam nidası, global ekonomik krizde beklenen ikinci dalga, ermeni açılımı yüzünden küsen azerilerin doğalgazdan fena geçirmeleri, yeni dahiliye vekilinin, ermeni, arap ve kürt kankaları ile çekilen boy boy resimleri gibi gayet sıradan, gayet banal, bize hiç bir surette tesiri olmayan dandik konular ile açıldı. hepimize hayırlı ossun.
 
 
bu haftanın gündemini meşgul etmesi muhtemel konular;

bursasporlu taraftarları diyarbakırspor ile oynanan turkcell süper lig maçında atılan pkk aleyhtarı sloganlar yüzünden futbol federasyonunun vereceği ceza, türkiye 'de yükselen etnik çatışma ihtimali,

dtp milletvekillerinin ifade vermek üzere savcılığa çağrılması üzerine gitmeme kararı aldıklarını beyan etmeleri,
 
 
ayın mühim meselesinin kürt açılımı olacağı muhakkak. mal bulmuş mağribi hesabı televizyona çıkıp ahkam kesmekten para kazanan herkes aklı sıra herşeyi konuşuyor. bittabi usül eksikliği meselenin çözülmesine imkan vermiyor. zipsofism olarak biz, insanların konuşa, konuşa anlaşacağına inanıyor, ve hatta buna iman ediyoruz.

Eylülün ilk haftası : Hükümetin Kürt açılımı neticesinde aforizmalar devam ediyor. Misal dün, Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk gerekirse ayrılırız dediler.

Üstüne çeşni olarak 4 sayfalık bir metin ile Ermenistan sınırının açılması protokolü imza edildi.
 
 
ayın gündemi hükümetin kürt açılımı söylemleri ile başladı. danıştay saldırısının ergenekon davasına bağlanması önümüzdeki günlerin en önemli konularından biri olacağını belli ediyor.
 
 

ya hû hayvan oğlu hayvan kardeşim!
bu meseleyi ilk pîrim inan6666 söylediydi; şu memlekette gündem dediğimiz hadise amma çabuk değişiyor, hızına aklım yetmiyor. biri bizi düdüklüyor mu nea! türk' ün en kötü huyu şu ki, hafızası pek  kısa, akvaryumda capon balıı misali üç saniye öncesini unutuyoruz. belki bi yere yazarsak meseleyi daa iyi çezdiririz die düşündüm. bundan beyle blog 'un hakkını vermeye karar verdim. günlük ise günlük, ruznâme ise ruznâme...

takriben bir ay önce, cumhurbaşkanı abdullah gül, kürt meselesini sabaha çezdiriyorum, az bekleyin okeye dönüyorum dediydi. henüz haber yok.

takriben dört hafta önce, dtp milletvekilleri tutuklanıyordu. 

takriben üç hafta önce, cem garipoğlu'nun işlediği iddia edilen cinayet hergün dillerde idi.

takriben iki hafta önce, suriye sınırındaki mayın döşeli arazinin temizlenmesi ile ilgili süper ötesi tartışmalar var idi. vatana ihanet bahsi açılmıştı. israil toprağımıza el koyuyordu.

geçen hafta, ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alınan bir avukatın bürosunda ele geçirildiği ve genelkurmay 'da görevli bir kurmay albay tarafından imzalandığı iddia edilen akepe ve fettullah gülen' i bitirme planı namlı belgenin gerçek olup olmadığı tartışması. memleketin fikren, kesin sınırlar dahilinde ikiye bölündüğü güzelce tespit etti.

6-12 Temmuz Haftası, Doğu Türkistan olarak bilinen Çin'in Sincan Özerk bölgesinde Çin Hükümeti'nin Uygurlara uyguladığı etnik, dini ve nüfus baskısı sonucu çıkan olaylarda ölen ve yaralanan Uygurların çektiği acılar ülke genelinde her kesimde geniş yankı buldu.

20-26 Temmuz Haftası, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'na uygun olmayan uygulamaları olduğu için görev yerini değiştirmek istediği Ergenekon Savcılarının yerinden kalması için toplantıların Adalet Bakanı Ergin ve müsteşarı tarafından terkedilişi ile HSYK üyesi bazı hakimlerin Ergenekon sanıkları ile beraber çekilmiş fotoğraflarının basından yer alması gündemi meşgul etti.