bittabi, memlekette çok mühim hadiseler meydana geliyor . bizim bunları unutmamız, gözden kaçırmamız, dahası kıymet vermememiz lazım. bu durumda, sıradaki dandik gündemin bizzat başvekilin kendisi tarafından patlatılması gayet uygun olur. nasıl yapılabilir? içki meselesi güzel efenim. bunu gündeme getirirseniz, özellikle bizim oy almakta zorlandığımız sahil kesimine ayarı vermiş oluruz. zaten yaz mevsimi olduğundan bunlar kendini rakıya, biraya verdi. ne ise, içki içmeyin meyveden yapılıyor zaten, meyve yiyin deyi yumurtlayıverdi.
bizatihi bu konuları biz daha önce hep aramızda konuştuk. imdi, bizim sevdiğimiz içki olan rakı anasondan yapılıyor. anasonu kemirmekten zerre kadar zevk alamam. lakin beyaz peynir ve kavunun yanına buz gibi kara efe içmez isem, hayattan aldığım zevk azalıyor.
benim babam da rakı içer kardeşim. bütün arkadaşlarım içiyor. biz bünyedeki delikanlılık miktarını rakı ile ölçüyoruz. yanlış anlama rakının miktarı ile değil, bünyenin tepkisinden işi çözüyoruz.
aramızda kalsın, bizim buralarda içki içmeyene pek de öyle makbul adam gözü ile bakılmaz. hadi bunu geçelim, bugünlerde içmeyenden epey şüphe ediyorz ciğerim.
yeğen kurudan içeride, bir ihtimal üstü örtülü lobi faaliyeti söz konusu olabilir: meyvedir, günahı yoktur hesaabı.
mey yerini meyve tutar mı hiç ?
üstteki resmi çözemedim yalnız, mevzubahis kara efe mi yoksa aileden mi, nedir ?
bu meyve muhabbeti dönende, içkinin üzümden daha yararlı olup olmadığı yolundaki soruya dergide geçen ay verdiğimiz yanıt üzerine radikal' de bir okur yorumuna rastladım. adam içki şöyle yararlıdır, böyle yararlıdır diye sayıp döküyor. amk içki dediğin senin dalgadan tozdan bilmemneden farkı yok, üstelik aşırısı götinden kan getirdiğini cümle alem ve ehlitıp dahi biliyor; ve fakat içki içen sabah sidik zoruyla ister istemez mesaiine gittiği için meydan içkime dokunma, kahrolsun narkotik propagandasına kalıyor. şu içki lehine kanaat sahiplerinin onda biri gıdım narkotik liberasyon için kıçlarını kımıldatsa idi, şimdiye çoktan hür ve asude olmak mümkün olurdu. ama ne, bunlar rakıma dokunma diyor, gerisine gelince ara ki bulasın.
müzkirat tümden serbest olmalı kardeşim; isteyen her nevi ziftin pekini içmeli. sen içinden rakı diye ayırırsan, ahanda aklıevvel gelir, burnuna meyveyi dayar. evet, kabahat içenindir. bu noktada tahsil, hazreti hamza adabına göre gitmeyi icap ettirir.
ki, hamza ömrünce içti; vefatını müteakip gelmiştir içkiyi men ahvali. meyve diyene hamza hatırasını anında dayayacaksın.
bildiğim kadarıyla, sarhoş edici - hamr - öyle yüzde yüz haramdır vaziyeti de yok üstelik; ibni sina' dan gölpınarlı' ya ehlidem ezelden vaktikerahet gelende ince işin icabatı neyse onu yaparlar.
yazık ki biz müslümanlığımızı örtünmek, içmemek ve kesinkes domuz yememek başlıklarına ve ramazan mevsimine hapsettik. oysa bunların önemi, esasta kıymık mertebesinde değildir.
akıl, en büyük devlet en şahane saadettir; şimdilerde ara ki bulasın.
google'a kara efe deyince bu yiğidin resmi geliyor. yapıştırdım geçtim. yapıştırana lafım yok, lakin beni put gibi yapıyor. bu işi cemiyetin içinden çekip evde tek başıma üflesem belki bazı şeyleri daha iyi anlayacağım. henüz böyle bir imkan elime geçmedi. rakı bir misaldi, ben bunu seviyorum. ilaveten şarap, bira, votka ve beherovka seviyorum. hepsinin yeri ayrı.
burada mesaj mülki idarenin nicedir yaptığı üzre, benim ne yediğim, ne içtiğim, neyi sevdiğim ile ilgilenmeyi bırakıp işsizlere iş, muhtaçlara yardım götürmek ile uğraşmasının daha isabetli olacağı idi.üstüne üstlük, gündemi bulandırayım diye içtiğimize laf uzatmasına da dikkat çekmek istedim.
Reply
inan6666
07/24/2010 11:46am
haklısın kardeşim. ama ne yapalım, bu ahali beyle ayar yiyor, elden ne gelir ? işi gücü sermiş, incik boncuk oynuyorlar. o sıra, giden bizden gidiyor.
Reply
inan6666
07/25/2010 8:23am
tuborg gold denemek lazım, güzel bira. ve fakat efes firması, her yere pusmuş vaziyette, bakkalda ara ki bulasın. en son biri, satmıyor abi ne yapalım dedi. aynı efes, mis gibi troy' u da iki senesi dolmadan gebertivermişti. efes sat, her türlü kalkınırsın. oysa güzel bira değil, köpüğü yok bir kere. köpüksüz bira sevmiyorum arkadaş. kaymaksız yoğurt da sevmem misal. köpük olacak, kaymak olacak, bunlar şart.
en son, uzişko içtim dubrovnik' te. oraların en ucuz birasıymış. tadı şahane. bizim efes gibi iki dakkada salmıyor kendini, asil bira. ama tabii en güzeli prag' dakiler, bunlar birayı icat eden adamlar.
şimdi eve sabaha karşı geliyorum, en büyük saadetim buz gibi soğumuş iki şişe bira götürmek. bardağa koyup uslu uslu içiyorum. yazın beyle. kışın bira içebilmem için odanın hamam mertebesinde sıcak olması lazım, başka türlü sevmiyorum, içemiyorum.