Brownian hareket, ilk olarak 1827 yilinda Iskoc botanist Robert Brown tarafindan mikroskop altinda polen parcaciklarin su yuzeyindeki hareketlerinde gozlemlendi. Brown deneyi tekrarladiginda, parcaciklarin farkli desenler cizerek ilerdigini farketti ve parcaciklarin canli gibi davrandigini dusundu, fakat hareketin nedeni hakkinda bir fikir ortaya koyamadi. Albert Einstein, 1905 yilinda yayinladigi makalesi ile polen parcaciklarinin hareketine aciklama getirdi ve daha sonra bu hareket Brownian hareket olarak adlandirildi. Brownian hareketinin aciklanmasi icin genellikle bir metafordan yararlanilir. Buyuk bir festival alani dusunelim. Festival alanin bir kosesinde buyuk bir sahne ve onun onunde coskulu bir seyirci kitlesi var. Sanatci, kendisini dinlemeye gelen seyircilerin karsisina elinde buyuk bir kirmizi top ile cikiyor ve topun yerlerinde duramayan seyircilere dogru atiyor. Coskulu kalabaliktan herkes topa vurmak istiyor ve topu rassal olarak saga sola, arkaya one hareket ettiriyor. Bazi seyirciler topa cok hizli vurabilirken, bazilari sadece dokunabiliyor ve topa uyguladiklari kuvvetler kadar kendilerine kuvvet uygulaniyor (Baglactan, sonraki kisim bilimsel olarak bir yanlisa dusmemek icin not dusulmustur). Simdi de festival alanin uzerinde dolasan bir helikopter dusenelim. Helikopterdeki haber muhabiri, bulundugu yukselikten konser alanina baktiginda kisileri degil, onlarin uzerinde kararsiz halde hareket eden kirmizi topu gorur. Burada, kirmizi top polen parcagini, coskulu seyirciler de su molekullerini temsil ediyor. Sonuc olarak, Brownian hareket, mokuler seviyedeki su molekulleriden cok buyuk olan polen parcaginin su molekulleri ile mikro seviyede meydana gelen carpismalarindan olusan kararsiz ve rassal olan davranisi modelliyor.
Comments
reasonablemans
07/27/2010 1:16pm
Harika yazı;
Özellikle konusunda uzman olmayan kişilerin daha farkli ve özgün sonuçlara ulaşması kısmına takıldım;
Bazen sanayideki adam, bilim adamlarını şaşırtabiliyor...
Reply
inan6666
07/27/2010 1:17pm
evet, şahane yazı. sanıyorum matbu neşri de söz konusu.
Reply
monique
07/28/2010 3:24pm
amk inan siteye bakmıyor, bare dedim bir el atayım. ilk hamle, tarraka' nın yeniden eskisi gibi olması. evet, buna ihtiyaç var idi. bol gelmişidi, fazla serpilsin niyetiyle oranın her filime blog sermesi. şimdi, evvel olduğu gibi, daha sade, daha temiz haliyle, tek bir link içerecek; ilki koyaanianisqatsi: life out of balance. filimde koyaanisqatsi dışında tek laf yok, o da ne demesi hiç bilmiyorum.
ihtimal iç savaş münasebeti varken uğraştığımız şeylere bak dienler, hepisi na benim gibi olsaidi, eyle bir riks yaşamazdık. serin amk. referanduma oy verenin de taa götini koyaanisqatsi. oyunu verme anne. korkuyorum da bir yandan. cezası var, şaka değil.
Reply
raul
07/28/2010 4:25pm
koyaanisqatsi (hopi dilinde) 1.çılgın yaşam 2.karmaşık yaşam 3.dengesiz yaşam 4.parçalanmış yaşam 5.bir başka yaşam biçimini gerektiren yaşam durumu
şurda rastladım. http://www.anarsi.org/kfanzin/
Reply
raul
07/29/2010 10:05am
araştırmaya devam ettim. koyaanisqatsi, üçün biriymiş. film hakkında şöyle bir sayfa var:
http://www.koyaanisqatsi.org/
diğer ikisi, powaqqatsi ve naqoyqatsi.
bunlar, rahatlıkla küfretmek maksadıyla kullanılabilir sözler hem.
.. e abi napeyim şimdi ? .. koyaanisqatsi
veya:
ne diyon lan powaqatsi yarraam naqoyqatsinin piji, dölyiyen budusikik manasında çok şık duruyor. ve bilenlere sordum, sinamatografik olarak da küfür niteliğinde filimlermiş bunlar.
Reply
benbey
08/08/2010 1:19pm
kâadâ neşriyât gereği makaslanmışidi buradaki.. farketmedik sanılmaya yâne:) matbuatda da pek sağlam duruyor. eyle aaz açık okuyoruz. negzel :)