gözüm/ mengü yinçge 04/04/2010
gözüm senin için sakladım ölümü anlatmaya bahsi açmak zor yalnız oturmuşken ve tam gidecekken yakın yazı masası cereyana tutulmuş bugün unutmuş çanağından akan eriyen mum ve ışığı sıcak katılığında ağaç tahta hikaye kıvamında akanın izini hasretle bekler söz açmak zor yalnızlıktan ve ölümden senin için sakladım acıyı baldan tatlı bakan gözlerde bugün belki ölüm kanar nakış aralık bir pencerede dayayıp yüzünü boşluğa görünmez bir tenden cana dokunuş bekleyen yalnız savaşlardan vazgeçmeyen kaçkın bir mahkum özgürlüğün ellerini gözlerken uzağa dikilmiş dalgın nazenin bakışlarda tek parça örtülü çekici bir madeni damla yakar rüyada gerçeğe dalıp taşar örsün şaşmaz boşluğu doldurur nakışlı şeklin ihtimal bazan öyle geliyor ki mucize olmayacak yetmeyecek kandiller de acı dinmeyecek bitmeyecek yalnızlık başka türlü demeyecek şairler “ölürüz demek ki yaşanacak” çalmayacak hiçbiri şarkıyı yeniden ne davullar ne zurnalar ne kavallar ne sazlar bazen öyle geliyor ki bilinmeyen sızılarda tanınmayan sözlerde dünya susacak yoksunluğunda hiç dua edilmemiş mucizelere beklerken terli nasırlı eller sızlayan bedenlerde öyle geliyor ki bazen tarlalar boş alacak bedellerde başka mucize olmayacak duyulacak bir zaman olmuş sadece ölmekmiş yaşamak gizli yaşanan mucizesiz bir hayat inanılacak boşuna yağmura kara doluya taş tutulacak aşka çingene sapandan savrulan taş kışa çarpmayan çapraz topraktan akmayan su kanamayan yara adımdan öte ayak görünmez dönemeçten köşe kısraktan ayrılmaz tay döşekte yatmayan toy taşa baş koyan boy uykuda gözde rastık yeşil illa yeşil kırmızı illa kırmızı söz deymeden renk göz görünce kör baba ata ana tacı başa sapandan savrulan taş çapraz çeperlerde çiçek çelenk ve çingene çift dilimin ayarına içimin katarına dünyanın duranına davul zurna şen çalsın haberin beterini kefenin metresini gördüğüm gerisini davul zurna şen çalsın oku yunda ölmezi doku yanda görmezi sor usunda bilmezi davul zurna şen çalsın gelip gitme iste yeni galip olma düşen eyi çelen aklı çarpan kalbi davul zurna şen çalsın darında mutlulukta karanlıkta ışıkta engin yüce akranında davul zurna şen çalsın bağlaması kopuzu da toprağı da taptığı da esirgeyen kandili de davul zurna şen çalsın hüsrevini peşrevini devri daim izlerini seslerini suslarını davul zurna şen çalsın bir tekini bir çiftini bir ölüyü bir diriyi su denizi gök maviyi davul zurna şen çalsın nice daim kalesinde ölüm surlar incesinde mengü acun ayasında davul zurna şen çalsın yangın yalnız seni düşünmüyorum kamburum çıkmış gibi oturmuşum alnıma giden elim dudağımdan dokunuyor soğuğu taşıyor burnumdan ıslak ıslak sıcaktı ya hasret içimde neyse inat etmeden demeli çürüttüm bir fikri tükürüp dibine sonuna bakanda baktım ölen cesur tutunanlar korkak hayatta ne ürkek ne erkek ne de kadınım artık tastamam ne önemi var sorgusundan sonunda vazgeçerken muaf namluyu mavinin üzerine dayamadan elimi hayvan gibi çekiyorum alnımdan bakmıştın bir daha bak gözüme şimdi korkmadan yalnız seni düşünmüyorum hadi baştan kurtar yangından safa erken mavisinde gecenin duydum hazana uygun hüznü sesli cama bakarken gece yine yalnız ay mavide de dolunay dünü düşündüm yarın pazar gurbette sen ben memlekette çalışmalı durmadan ne dersen de gündüz de yalnız toprak yollar gözümde tüter dinmiş yağmurdan bahar yakın içimdeki kışlardan çıkmak ölümden şüphe etmeden yeniden hayata inanmak… hey! sahipsiz gerçek doğru terk ı diyar bilinmez zoru sükutu savaş sayan ölçüsüz anlatır o aşk ki olduğu dur da birden gitme sever o kadar ölçü sevmez benzemez bir gül dile dikeni budağında taze güzeller günler bir elinde ister kan kanama inan özgürlük senin yeni de hey! … uygun adım vardım topladım yalnızlığımdan çıkardım artanları denk çarptım eksikleri elde var diye böldüm tüm anlamları kalsın hayat bir kara cümle misali bir damla kırmızı bir damla mavi evin kapısı kilitsiz serbest sıcak ve severek düşünsem gülerken bir ağalarken bir yatağında su akan diziler boşlukta sözler beyaz camda beklerim yeterse acı yetsin daha iyi hissettiğim. avuç bakar durur boşluğa şekilleniverir bir ses arada bir yağmur duası sağlık olsun sukutunda aldığın verdiğin nefes unutmadan dünün günün de yarınla bütünlüğü yanlış seçim özgürlüğüne de iyi kötü var olan şerefe sevgiyle rare bird - sympathy http://www.yasaktube.com/2TMw92_q8Ac!Rare-Bird-Sympathy-izle.html meatloff – I’d do anything for love http://www.yasaktube.com/PsHoO32yQZg!meatloaf-id-Do-anything-for-love-live-1993very-rare-izle.html vakıf mustafazadeh – aman avcı http://www.yasaktube.com/FT4-hnN_FPc!Vakif-Mustafa-Zadeh-Aman-Avci-izle.html Bayati-Shiraz-Hacibaba-Hseynov http://www.yasaktube.com/Uk6WaYHAtPE!Bayati-Shiraz-Hacibaba-Hseynov-izle.html Commentssuphi 04/06/2010 3:00pm
bak simdi iki gozum
Reply
mengü 04/07/2010 4:07pm
yalan değildir belki
Reply
mengü 04/07/2010 4:10pm
isim ile cismi ayırmak?
Reply
mengü 04/07/2010 4:12pm
İnat, ısrarcılık ve sebat, tartışmanın ortasında birçok müşgüle maruz kalmaktan korkmamaktır.
Reply
mengü 04/07/2010 4:26pm
parçaları anlamlı kılan dalgalar, dalgaların değerini gösteren de parçalardır.
Reply
suphi 04/10/2010 2:10pm
"yemeyenler kalir nacar, gozlerinden kanlar sacar
Reply
mengü 04/11/2010 3:07am
Reply
shadowy 04/14/2010 11:33am
Gözüm
Reply
hayalet 04/17/2010 9:52am
namluyu mavinin üzerine dayamadan
Reply
hayalet 04/17/2010 9:56am
ulan bu rakı var ya
Reply
silky kata 04/17/2010 10:03am
güzel...
Reply
mengü 04/18/2010 8:56am
tekirdağ, yeşil efe, mest, artık hangisi diye sormasan olmaz, olmaz amma
Reply
suphi 05/08/2010 3:32pm
"demedim dilimin ucuna gelen her neyse"
Reply
mengü 05/09/2010 1:09pm
sağolasın Suphi. kardeşim,yine dökülmeme sebep buldum kendime. iki satırda köpürdü içim. ah etmeyeceğim belki bir daha. kudurmuş köpek gibi koparmaya çalışırken zincirleri yere dökülen çakmak çakmak toz oldu sanki şu alttaki satırlar içinde. ve bugün mayıs’ta bir gün diye tıpkı anlamı gibi, ifademin yetmediği bir anlamsızlığı da olabilir bu kelime kelime dizilmiş kısa yazının. bugün mayıs’ta diye yazdığım yalan. korkarım. hala! bencil davranırım. sevişirim. ala! belki de bir insanın bir dünya olduğu yalan. yine de inanmak istiyorum. “…soru sormak nereye sürüklermiş kişiyi.”
Reply
suphi 05/15/2010 7:47am
Reply
Leave a Reply | etiket
|
RSS Feed