Cocuklugumun tesirinden mi yoksa cemiyetin ahvalinden midir nedir, kadinlar hep daha avantajli oldular benim indimde. Onlarla konusurken kirmamaya dokmemeye daha bi ozen gosterir buldum kendimi.
Feminism hep soguk bir kelimeydi benim icin. Icinde samimi olmayan bir seyler vardi bu kelimenin. Burjuvazinin oyununun bir parcasi olmakla itham ediliyordu. Evdeki kadini fabrikaya cekmek icin uydurulmus bir yalan miydi? Yoksa fabrikada calisan kadinlarin calisma kosullarindan kaynaklanan bir isyani mi?
Emin degilim fakat kadinlar gununu kutlayan ulkelerin ekserisinin dogu bloku ulkeler ve ucuncu dunya diye adlandirilan ulkeler oldugu asikar. "Gelismis" ulkelerin gelismekte olan ulkelerin kafasina vurdugu bir sopa ayni zamanda.
Meselenin esitlik ile ilgili kismina gelince, gecmiste de oldugu gibi bugun de kafamda "hangi esitlik?" sorusu mevcut.
Isin iyi tarafi, kadina karsi uygulanan siddeti elimine etmesidir. Sistemin disina cikamayan kadinin, sistemin icindeki acilarini dindirecek bir agri kesici.
suphi üstadım, ben kadınlara karşı ince davranma meselesini bir büyüğe sorduydum, hormonlardandır evladım, hormonlardandır dediydi.
Reply
inan6666
03/09/2010 3:39pm
kadınlar, erkeklere kıyasla daha iyi çalışıyorlar, bir türlü anlamıyorlar işin yapılmaması gereken bişe olduğunu, oldurmak için gerekirse canlarını bile verirler öyle tutkulu çalışıyorlar.
bir de, evde çalışan kadın vakıası var ki, esas onlar hükmediyor siyasete, onlar tayin ediyor aile trafiğini. çok çekiniyorum bu tayfadan. dolmuşta filan özellikle dikkat ediyorum. aman.
Reply
nevdalist
03/13/2010 1:48pm
8 mart dünya kadınlar günü. dünyanın bütün kadınları için. oysa çok farklıyız. elin ingilizi bu soğukta mini etek giyinip dolaşıyor, allahın bir kulu bile bakmazken bizim ülkemizde orospu diyorlar. eee niye aynı günde buluştuk ki, biz?
emekçi kadınlar günüymüş. emekçi olmak şart. emekçi olmayan var mı bu hayatta? sonra neyin emeği diye düşünüyor insan. her şey değişiyor ülkelerde değişince. ddoğru sadece 3. dünya ülkelerinde kutlanıyor. çünkü umudumuz hâlâ günlerde, sayılarda, sokaklarda bağırma da. benim eski patron 8 martta kadınlara karanfil dağıtırdı. bunu kendisi değil, şoförüne yaptırırdı. bir gün adamcağıza küfrediyor musun bize dedim? niye dedi? senin işin değil, ama sana yaptırıyorlar dedim. bön bön suratıma baktı. biliyordu oysa patronunun daha geçen ay 18 yaşındaki kızı götürdüğünü.
velhasıl ne zor bu ülkede yaşamak. insana hep sorgulamak düşüyor.
Reply
inan6666
03/13/2010 6:42pm
son dize sağlam suphi.
Reply
suphi
03/14/2010 12:54am
Son dize Ismet Ozel'in bir siirinden alinti.Tirnak icinde yazmayi unutmusum.
Ozgurluk ve ahlak arasindaki iliskiyi belirleyen bir sey de toplumun genel kanaatleri ve refleksleri.
Mesela mini etek mevzuunda acaba insanlar normal mı goruyor, yoksa bisey mi demiyor. Yada tamamen normal kabul ettikleri bu "yuce ozgurluk" mertebesine nasil geldiler.
Bir misal:Soguk bir Londra sabahi otobus duragina dogru ilerlerken tam yanimdan, bisikletli uzerinde cok ince bir tayt ve herseyi meydanda olan bir kadin gecti.
Duraktaki kadın erkek cocuk herkesin gozu birden o kadina takildi ve kimileri gulusmeye kimileride mırıldanmaya basladi. Anladigim sey, mini etege eyvallah ceken bu toplum bu kadindan rahatsiz olmustu. Ayrica bildigim kadariyla Londra'da erkeklerin ustsuz dolasmasi da yasak.
Ozgurluk bahsinde "bas ortusu ve mini etek" ekseninden cikamamis olmamiz gercekten aci bir durum.
Egitim ve soz hakki ellerinden alinan kadinlarin bu meseleler uzerinde ne zaman bir mutabakata varacaklari ise mechul. O zamana kadar gorunen o ki, soz yine cok defa erkeklere dusecek.
Reply
nevdalist
03/14/2010 1:06am
hep erkeklerin ne düşündüğü önemli. normaliteyi de onlar belirliyor. kadına dair olan her şey fisikzeldir zaten. tıpkı başörtüsü, tıpkı mini etek, tıpkı kara çarşaf gibi. çünkü inanç sistemi kadın için görünüşten başlar. gerçi erkekler içinde aynıdır. ancak onalrın ki bu kadar dikkat çekmez. kadınların kaderi her yerde aynıdır. 5 yaşındaki çocuğa başörtüsü taktırıp londra sokaklarında dolaştırdığında da garipsiyorlar. neyse konumuz londra değil:))
evet özgürlük mevzusunda başörtüsü de mini etek de çok çok önemlidir. nasıl ki isteyen başörtüsünü takıp, istediği her alana gidebilmesiyle; aynı durum diğer kıyafetler üzerinden de olmalı. özgürlüğün en önemli ayağı kendin olmaya izin verilmesidir. işte türkiye maalesef buna izin vermiyor.
kendin olamadan hep başkalarına göre yaşıyorsun. ki bunu da en çok kadınlar çekiyor.
Reply
silky kata
03/14/2010 5:57pm
işin içine toplum, topluluk, ümmet, grup, şirket vb. gibi kavramlar girdiğinde özgürlüğün tanımı değişir. artık birey salt kişisel haklarının bir kısmını kendini bağlı hissettiği toplum kurallarının ardında, ikincil planda görmek zorundadır. o durumda özgürlük, bir diğerinin kişisel özgürlük hakkına tecavüz sayılmadığı müddetçe kendin olmaya izin verilmesi tanımına dönüşür ki maalesef her toplumun kuralları da her ne kadar tam olarak anlaşılır ve uygulanabilir gibi gözükse de çoğu zaman beyaz siyah gibi kolay ayırdedilebilir, uygulamaya sorunsuz geçirilebilir şeyler değildir. kurallar ancak denemelerin sonucu toplumu oluşturan bireylerin tepkilerine ve zamana bağlı olarak ya değişir ya değişmez. zaman faktörü önemlidir. her hangi bir toplum örneğinde zamana bağlı olarak bir kuralın uygulanabilirliği a zaman kesitinde mümkünken b zaman kesitinde mümkünatını kaybedebilir, bir süre sonra c zaman kesitinde belki tekrar uygulanabilir konuma da gelebilir. çünkü kurallar toplumun kabulüne, algılarına, kuralı toplu şekilde yorumlayışlarına bağlı olarak değişiklik arz eder.
fakat zaman faktörü kanımca dinler tarihinde pek etkin değildir. yüzyıllar boyu, misal, ne manastıra ne camiye ziyaretçi olarak mini etekle ya da erkekseniz şortla giremezsiniz. öte yandan Allah'ın dağında ormanında tek başına yolunuzu kaybetseniz ve duaya sarılmak isteseniz, üzerinizdeki şortla dahi duanızı edebilirsiniz.
Reply
suphi
03/17/2010 12:07pm
yol diye gosterdikleri yol degil biliyorum degil aklim basinda lakin bir kopek gibi kokusunu aliyorum.
Anliyorum ki ne ufuk, ufuktur ne gunes, gunes.
Boguyor saticilarin cigliklari boguyor reklam cingillari
yirmir yuz yildir saymislar sonra Isa'dan Gozlerde perde, odalarda perde perde ustune perde.
Akli yok diyeceksin, akli yok sarhosun meczup diyeceksin belki emin degil asik fakat sakin. Anlatamadik yine fakat ama lakin..