Libertango

kaças

ne sigaram kaldı ne tütünüm

elimde sardığım ince kağıt

açmaya çalışırken yırtık

pırtık kenarından ayırıp

bir ince tutam döşüyorum

içre sızı

kulaklarımda şarkı 

yer karla kaplı 

kuşlar üşüşmüş

derken ürken ben

daha zıvanayı yuvarlamadan

kapıdan sesiyle bana bakan

babam

bir de şu sigarayı bıraksan

iyi olacak valla

he valla derken aniden

bilmem nerede zoraki emekliliği

beyan edilen ecnebi diyarlarda

bayan geçip giden yıllar

aklımda senin baban

kızım

n’oldu derken gülümseyerek

yalıyorum yapışkanı

gülümseme yüzümde

yüzeyde derin derin

dertler cevap veriyorum

ıtır bu demek öyle mi

sen sordun demedi başı bağlı  yolcu

ben limon çiçeği bilirdim bunu

dolmuştaki annesi üniversiteli kızın

makina mühendisliği altında

bana teyzeyken anne yavaşça

kucakta ağlayan bebe

madende ölen baba

sokakta yürüyen işsiz

gözümde aşkın şekli

bir filmin adı

bugün yine akşama gülümserken

aynı adlı başka dilde bir filmde

ne sigaram kaldı ne tütünüm

kar gözümde ve şemsiyeden damlalar

mahalle bakkalında sigara

aklımda nicedir niceleri

tütün ve bir de saçaklı  kristal

sen sıcak

bilir misin

ne sigara ne tütünüm… 


  


is

severim dans ederim

kıymetin bilmukabele

cenaze törenime katıldım bugün

kıyamıyorum sevdiğim söylemeye

sen varsın diye dedin her-şey var

az değilsiniz de seviyorum anca

kıyamıyorum sevdiğim söylemeye

ne sana ne ona ne de ötekine kıyamıyorum 
 


sevsen sokağım 


damla damla nerden gelir aklıma birden

yaşmak senin

yüzünden

uzaktan gördüm resmini Rasim

aklımda sen

koynumda başkası

eli varken 


sepen 


ne kedi

ne köpek

istemez kat’i suretle

bilerek ölmek. 


k 


ışık hızında

bir çarpışma anı

özün nesi nesnesi

nesnenin nesi özü

söz sana kan çıkmaz

düşünce düşünce

sen de seversin bulduğunda

bu bendeki kanı

---

şiir bana sorsan ne yok ki kıymetli bir okura sorsan ne var ki bunda hayatım!

elimden gelen… 


hep

ben de ölen çicek bir umut verir aklın evladına 
sizde isimsiz alır anonim adının kıymetini

 


Comments

inan6666

Tue, 26 Jan 2010 02:59:11

şiir bana sorsan ne yok ki kıymetli bir okura sorsan ne var ki bunda hayatım!

haarika. eline sağlık.

 

silky kata

Tue, 26 Jan 2010 07:04:05

mengü'nün şiirlerini okurken hızlı çekimde kısa film izler gibiyim. fakat film öyle sahnelerden oluşmuş ki izlerken insan o hızda başka mecralara, başka duygu salınımlarına da kayabiliyor. bilmem nasıl anlatsam başka? böyle şeyler yaşıyorum bu şiirleri okurken... yukarıda mesela sigarayı sarıp ucunu tellendirirken bahsettiği işsiz yahut madende ölen babayı bahsetmesi yüreğimin ucunu da yakıyor. kısa filmlerin kulvarı başkadır ve yeri benim gönlümde. o süre içinde vermesi gereken mesaj izleyiciye ulaşmışsa başarıdır. verememişse yazık. bu şiirleri kısa filmlere benzetişim de ondan fakat hızlı çekimde izlemek gibisi bambaşka... iyice parçalıyor benliğimi, duygunun nüvesini oraya yerleştirip gidiyor sonra sanki şiir.

 

mengü

Tue, 26 Jan 2010 10:28:15

beklemeyeceğim, özlemişim. burada yazılanlar dokunuyor ve ben tariflerimi en rahat şiirle yapabildiğimi düşünüyorum ve aynı zamanda bazan berbat olduklarını ve doğru düzgün paylaşamadığımı... bazı tam bırak derken biri "ne önemi var" deyiveriyor... neyse bu gün benim için çok kıymetli birini kısa bir süreliğine uğurladım gurbete, bi dans edip iki kültür paylaşıp gelsin hayırlısıyla diye özlemle bakliyorum. feci duygusal moddayım. ayrıcana varış haberini beklerken de öyle bi laf yedim ki sıkı bi şille. iyi geldi. "sen inatçı, bazan diktacı, dediğini kabul ettirmeye çalışan, baskın davranışları fevri sergileyen birisin" dedi çook eski bir dost. şey gibi kaldım bi an. tatlı tatlı konuşurken nakavt oldum sanki. neyse. niye anlattım ki bunu! silky kata çok teşekkür ederim. yukarıdaki tarife kimi zaman yatkın bünyeme melhem gibi gelen sözlerine nacizane havalanmadan tekrar teşekkür ederim.

inan sana prag tarafında uygun bi cevap aklıma düşürebilirsem acımadan yazacağım allama. teşekkürler.

 

silky kata

Tue, 26 Jan 2010 15:19:09

sorma. o prag köpee almış kuyruğu sallamış ya orlarda. bi özendim bi özendim ki hiç sorma. böyle içim aktı okurkene. ben de uygunundan bişiler döşeneceğim de önce düşünüyorum bir. çünkü havlarsa bişi değil biliyorsun, ama ısırırsa fena. kolu, götü, bacaa kollamak lazım gelir.

 

Dejavuu88

Wed, 27 Jan 2010 00:43:35

Başlık ve ilk satırların çağrıştırdıklarından dem vurayım istedim, dumanlı hava dağılsın ve dokunmasın mengüye diye. Tamamen iyi niyetimden.

Bu ne sigaram kaldı ne tütünüm lafzı bana sigarası kalmayınca A4 kağıdına çay istifleyip sarıp tüttüren, yağmurda ıslandı diye sigaralarını tavada ısıtıp tekrar içen ve en fenası da çakmağı yok diye 500 KW lık jeneratörun 2 metre yukarıdaki egzos borusuna tırmanıp yoğun iş temposunda yüzünü yakmayı göze alarak sigara yakmaya çalışan dostlarımı hatırlattı. Neyse mevzuyu gündeme bağlamadan noktalayayım.

Hoş bir yazı mengü, teşekkürler.

 

mengü

Wed, 27 Jan 2010 02:26:46

haber aldım gurbetten çok şükür. gece yarısına kadar beklediydim ses çıkmayınca dualara sığındım. bi de cevaba bak: "iyiyim, rahatsız olma,iki dönüp gelcem. buradakiler çok iyi insanlar, zırt pırt kurcalama."
hepsi bu inanın yüzünden kandırıyo çoluk çocuğu oralar iyi buralar tu kaka deyu. haklısın silky hatırlatma için teşekkürler.
dejavuu valla fırsat bulmuşken diyeyim bazı dokunuyor bazı iç gıcıklanıyor bazı ağzım kamaşıyor. yorumunu okurken surat ifadem çekilse ne güzel bakar bakar kaç şiir yazarım diye düşündüm inci dişlerimle sırıtırken,sağolasın. hayat bu kadar mı ilginç hani! neyse bu kadar yeter, ara soğutmaca. gidip bi iki matah iş kovalayayım. teşekkürler,selam kelam vs.

 

suphi

Wed, 27 Jan 2010 03:06:33

Ne ismimiz kaldi ne hayallerimiz
Yenik dustuk her mevkiinde alemin
Sevdigimiz bile "cocuk" dedi bize

Yandik, eridik, kuruduk
Islanacak bir toprak gozyaslarimizla
bir gokyuzu islanacagimiz askiyla
yeserecek umutlar,
isteriz ya rabbel alemin.

 

inan6666

Wed, 27 Jan 2010 10:47:54

suphi kardeşim, içli yazıyorsun içim buruluyor. sırf oradan çıkayım dei gülmeye, dağılmaya uğraşıyorum. alttaki beyle bir çabadır, bağışla.

bana da çocuk dediler
bir farkla
başına oruspu eklediler

anamın dahli yok gerçi
hadi kaçtım
ariverderçi

unutmadan söyleyim: ısırmam ama pis dalarım. zate köpek dediğin ısırmaz, dalar. fino değil cinsim, sokak skertmesiyim oğa göre. o taşı da eline aldı mıydı atmayı bileceksin, öyle haybeye dikilmeyeceksin. eu eu.

 

mengü

Wed, 27 Jan 2010 13:47:00

Suphi, güzel güçlü sözlerini okur okumaz amin demek geçti içimden ve dedim. kuvvetli sebep yeşerecek umutlar temennin ve kademesi. sonra bir sürü şey çarpıştı kafamda.

biraz kaba saba olabilirim. tavır değiştirmek (ne derece) önemli diye düşündüm. bir de saygı ve mesafe meselesi geldi aklıma, alıp okuyup bi kaç satırda sona bi şiir içre çalmıştım “kalmanın bir mesafe bir de saygı bilgisi” vardır diye. ohoo samimiyet sadakat daha neler neler düşürdün satırlarınla aklıma. samimiyet bazen el ense parmak, bazen da bir söze sadece varlığınla sükunet halinde yaşanabiliyor diye biliyorum da… neyse bir çarpanına ayırmaya çalışayım.

şimdi bana göre çok şarkı dinleyememekten şikayetçiyim. daha çok şarkı dinlemek isterim.
bakıp dinliyorum çalıp dinliyorum da kendim çalamıyorum bir darbuka bir bağlama misal.
tarakka kısmına ekleme şuracığa ekle bağlantıyı da anlat bakalım mengü dedim.

http://fizy.com/s/10r5ty http://fizy.com/s/191f4o

baktım açtığım word sayfasında düşündüğüm gibi yan yana getirip ekleyebildim şarkı bağlantılarını. merak ediyorum acaba yorum kısmından yollayanda yazdıklarım ve yan yana bir ipe dizer gibi astığım bağlar ( “şarkı link”leri ) yan yana durabilecek mi? neyse yollayanda görürüm az sonra. dikkat ettim de arada “tab” ile yerleştirdiğim bir dokunmalık sabit mesafe olmasına. iki defa dokunsam daha fazla mesafe olabilir. yok, ben yakın dursun isterim diye bir kere dokunayım yeter dedim.
bazı an ulvi fantezilerim olabiliyor. her bişeyciği bir ipe yan yana, olduğu gibi, uygun aralıklarla dizmek gibi. çırpanda da aynı alana yan yana düşsünler. n’olcak. bi rüzgar çıksa.
basıyorum küfrü (kendime). kendine gel mengü dedim. bak bi düşün, de olmadı oruspuları ibret al. ne amel bellediysen kendine devam et. işin vermekse vereceksin ilal ebed. sigortası emekliliği yok her işin. hele bizim canım memlekette.

zate absent’tan da kesiğiz. sinirden başım dönüyor. dünya yuvarlak diye mi oluyor bütün bunlar. bence kare de olabilir, diyebiliriz, anlatabiliriz. bi mahsuru yok bence. ve fakat o benim işim değil. yalnızca kasım aralık gibi duran zamanın mesafesi pek bi kıymetli gibi geliyor bana.

Allah belanı vermesin inan. dalarım dediğin it dalaşı mı ola? zaten evvel davranmışsın salyaların akıtmasan olmaz. en sevdiğim kelimelerden birini kullanıp ananı hariç tutaraktan satır satır araya sıralamışsın. memesi sarkacak diye bebeyi sütten kesen acımasız karı gibi adamı şiirden kesersin, tövbe estağfurullah!

bazı meselelere bilim adamı disipliniyle yaklaşmak gerek dedi bi arkadaş. mevzu bahis bir grubun elemanlarıydı hatta bir ünitelik bir mevzu. durun bi dakka dedim anlattım. yolda güya ayık kafayla yürüyordum. dükkanlara baktım her camda bir indirim ilanı. artık nerden çekip çıkardıysam kafama yazmışım. bi kağıt kalem verin çabuk dedim sohbet esnasında bu lafını duyanda, unutmadan aklıma geleni yazayım dedim. “ pahalı daha ucuz şimdi” yazdım. aldı evirdi çevirdi bi tanış. okudu gülümsedi. sonra bişeyler yazıp al bak dedi. “ altın hiçbir zaman gümüş kadar ucuz olamaz.” evlere şenlik de bi imza atmaz mı “somer gömer” diye.

(ne yazdım ki? bi zaman döner okurum dilerim daha iyi anlarım da diye. sormayın. henüz yeteri (ne) kadar bilmiyorum. aklıma düşenleri yazdım varsa bi manası diye.)

şu önemli,bilirsiniz yanılmıyorsam; kimine göre deli dahi kimine göre makul bir adam demiş: “genç olmak uzun zaman alır” bu bana çocuk olmak gibi geliyor bazen.
yazıda en çok noktayı, musikide de esleri seviy

 

mengü

Wed, 27 Jan 2010 13:51:31

yazıda en çok noktayı, musikide de esleri seviyorum. Allah kahretmesin beni.

hürmetler, sevgiler.

 

silky kata

Wed, 27 Jan 2010 15:22:17

e çalmıyo bu nane!?

 

suphi

Wed, 27 Jan 2010 15:47:43

Olum bile gelecekse basa
sessiz gelmeli imis.
Yani gecirip dislerini etine
susmaliymissin.

Yani varsa az cok bu isten anladigim
iki nakarat
yahut yakacak atesi
bir tasi cakmak
susmak azizim;
hakikatte nehirler gibi caglamak imis.

Dersen ki, takatimiz yoktur susmaya
bize bir yol gerek, usul gerek yasayacak
o zaman tek caredir;
kopek gibi havlamak..

 

silky kata

Wed, 27 Jan 2010 16:25:59

bu arada howling mi havlamaktan havlamak mı howling'ten çıkaramadım. salladım kuyruğu kaçtım.

 

mengü

Thu, 28 Jan 2010 00:55:47

uslanmaya suratıma tükürse bazı kurumasın yaşı korumaya alasım gelir
özen özenmeden olduğu gibi kimbilir Allah bir ki kime razı gelir

canlar sağolsun...

 

suphi

Thu, 28 Jan 2010 02:30:55

http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:D%C3%BCrer_Melancholia_I.jpg

Melankoliden kolanya yapip ve siseledim. Havlamaya birebir..

Ayrica tukuruk muhafaza etmeye bos siselerim vardir. Vakti gelince yalamak isterseyince pratik oluyor. Kurumayi minimuma indiyoruz.

sizler sagolun..

 

suphi

Thu, 28 Jan 2010 02:34:16

hamis: Turkceyi katlettim ve imla da agir yaralandi.Itiraf ediyorum albayim.

 

inan6666

Thu, 28 Jan 2010 09:16:59

ve taslak çalışırdım, şiir yazasım gelirdi zaman zaman:

dürer takıntılı birini buldum
içlerime bakanda
daha daha aransam
kimbilir neye rastlayacaktım:

dürerdi resimleri
korkutur ve gererdi
esnetirdi içimi
sikertirdi

çimdirdin bak morardım
korkutunca sarardım
güzelce söyleseydin
isteseydin verirdim

belirdi gözleri
hatırladım yine bak
kızardı delirirdi

kimse onun gibi
sevmedi beni
mümkün değil
sevemezdi

gitmiş dürer’ e tutulmuş
kimbilir ne zaman
dürer bulurdum onun için
görünce sevinirdi

 

mengü

Sat, 30 Jan 2010 04:14:25

yahu inan gıcık kapıyorum bazısına neyse neyin taslağını çalışıp sonra şiir yazası gelene. inanmışız bi kere özgürlük diye. sesimiz çıkmıyor saygıdan ite köpeğe.(bi de çıksa!)hadi bu da kulağıma küpe olsun...

 

mengü

Fri, 02 Apr 2010 16:49:35

mengünün şu son yorumu çok siktiri boktan. kendisini kınıyorum.

 



Leave a Reply