Her arketip gibi anne arketipinin de sayısız görülüş şekli vardır. olumlu iyi bir anlam ya da olumsuz kötü bir anlam taşıyabilen bu simgelerden bazılarını  jung şöyle sıralar.

·         kişisel anne ve büyükanne, üveyanne ve kayınvalide, ilişki içinde olunanan herhangi bir kadın, örneğin sütanne ya da dadı,

·         ata ve bilge kadın, daha üst anlamda tanrıça, özellikle de Tanrının anası, Bakire Meryem, Sophia (anne-sevgili olara, ayrıca Kybele-Attis tiplemesi ya da kız-gençleşmiş anne-sevgili);

·          kurtuluş arzusunun hedefi (cennet, Tanrı krallığı, göksel kudüs); geniş anlamda klise, üniversite, kent, ülke, gök, toprak, orman, deniz, akarsu;

·         madde, yeraltı dünyası, ay, dar anlamda doğumve döllenme yeri olarak tarla, bahçe, kaya, mağara, ağaç, kaynak, derin kuyu, vaftiz kabı, kap biçiminde çiçek (gül ve lotus);

·          büyülü daire olarak (Padma ve Mandala) ya da Cornucopiatypus (Bereket Boynuzu), daha dar anlamda rahim, her türlü oyuk biçim (örneğin vida yuvası); yoni, fırın, tencere;

·          inek, tavşan, her türlü yararlı hayvan

 
      Annenin üç önemli özelliği, bakıp büyüten, besleyen iyiliği, arzu dolu duygusallığı ve yer altına özgü karanlığıdır. çocuk psike'si üzerindeki bütün o etkilerin tek kaynağı kişisel anne değil, anneye yansıyan arketiptir.
 

Bu arketipin taşıyıcısı öncelikle kişisel annedir,çünkü başlangıçta çocuk onunla tam bir ortaklık, bilinçdışı bir özdeşleşme içindedir. anne, çocuğun hem fiziksel hem de pisişik önkoşuludur. büyükanne, annenin annesi olarak anneden daha 'büyük'tür. asıl büyük ana odur. Hem bilgelik hem de cadılık özelliklerini yaşıdığı sık sık görülür. zira bir arketip bilinçten uzaklaştırıldığı oranda netleşerek mitolojik yanı belirginleşir. anneden büyükanneye geçiş arketipin statüsünün yükseldiği anlamına gelir.

külkedisi masalı içerisinde anne arketipi sayısız olarak geçmektedir. külkedisinin annesi ölür, babası yeniden evlenir, üvey anneyle birlikte iki üvey kız kardeş eve yerleşirler. külkedisi lakabı taktıkları sindirella'dan çok hoşlanmayan bu iki kız sürekli kötülük peşindedirler. eve sonradan gelen bu 3 anne arketipi kötülüğü simgeler. birgün bir prens evlemek istediğini tüm ülkeye duyurur ve iki üvey kardeş düzenlenen bu baloya katılmak için hazırlanmaya başlarlar. fakat külkedisinin gidememesi için türlü aksilikler çıkarırlar. aniden bir peri belirir ve sindrellanın baloya katılması için yardım etmeye başlar. yine anne arketipini temsil eden peri, arketipin iyi tarafı ile bizi tanıştırır.
bu masalla ilgili belki de üzerinde düşünülmesi gereken hepimizin aklında kalan, perinin sindirellayı baloya hazırlarken yaptığı dönüştürmelerdir. peri bir balkabağını faytona, altı tane fareyi altı ata, altı kertenkeleyi de altı uşağa dönüştürmüştür. ancak bu dönüştürmeler sınırlı bir zaman sonra yok olacaktır. peri iyiliği sindrellaya kısa süreli vermiş. belli bir saat sonra bu iyiliklerin hepsi eski hallerine dönecektir. dolayısıyla sindrellanın tek bir şansı vardır. tüm bu çabanın masanın ana konusu olan baloda prense kendini beğendirmek için yapıldığını söylemeden geçmek istemiyorum.
Masalda babanın herhangi bir baskınlığı yoktur, ayrıca baba kendi öz kızına yapılan kötülüklerin önüne geçemeyecek kadar güçsüz ve aciz gözükmektedir.
masalın bir diğer yarısında sindirellanın balodan kaçarken düşürdüğü ayakkabı ve bu ayakkabının sahibi olan ayağı bulma çabası anlatılır.
 
 Görünen anlamda sinderella zavallı, aciz, korunmaya muhtaç bir kadını temsil eder. bu kadının hayatına bir erkek kurtarıcının girmesiyle herşey birden değişir ve sefil bir hayatı olan sindrella prensesliğe terfi eder. psikoloji litaratüründe bu duruma sindrella sendromu denir.  çocukluğumuzda dinlediğimiz bu masallar bilinçaltımıza şekil vermede inanılmaz önemlidir.  bu senromu yaşayan kadınlar varolabilmek için bir erkeğin (prensin) kendilerini kurtarması, keşfetmesi için beklerler ve bu adamı kaybetmemek için ellerinden geleni yaparlar. böylelikle bir başka yaşamın içinde kendi yaşamlarının olabileceğini savunurlar ancak kendi yaşamlarının özgürlüğünü kaybederler.
 
Jung, anneyle özdeşimin çok yüksek olduğunda anneye olumsuz anlamda bağımlı hale gelindiğini, annenin adeta bir gölgesi olarak yaşadığını idda eden bu kız çocukları yetişkinlikte evlilik piyasasında en çok tercih edilen kadın türleri olduğunu söyler. jung, 'bu tipe özgü kayıtsızlık ve sürekli incinmiş masum rolü oynamasına neden olan aşağılık kompleksi yüzünden erkekler payına düşen üst bir rol olan hoşgörülü davranmak ve kadının bildik yetersizliklerine karşı tam bir şovalye edasıyla katlanmaktır' der. 'bu tür kızlar o kadar yardıma muhtaç ve çaresizdirler ki en yumuşak kuzu bile adeta bir anda kurt kesilir ve hayatında ender olarak eline geçen erkek olma fırsatını elde etmiş olur.'
 
Zaman dolduğunda kendini yine külkedisi olarak bulan sindrella düşürdüğü ayakkabı ile prens arasındaki bağı koparmamış olur. sessizce odasına kapanır saatlerce ağlar ve kurtarılmayı bekler. ve prens ayakkabı elince tüm ülkeyi dolaşarak sinderellayı bulmaya çalışır.
kadının bağımsızlığından hoşlanmayan erkekler kendilerine mecbur halde yaşayan bir sindrella bulduklarında onu prenses yapmak için ellerinden geleni yaparlar. çünkü bu sindrellalar erkeğin egosunu yaşam boyunca besler dururlar.
 
 


Comments

Sun, 06 Dec 2009 15:01:29

bu yazının alıntı olduğunu tahmin ediyorum. eğer öyle ise kaynağını belirtmende fayda var.

 

Sun, 06 Dec 2009 15:04:03

bu arada öbür yazın kaybolup gitmek üzere. yayına vereyim mi?

 

apartmantopuk

Mon, 07 Dec 2009 10:47:03

italik gösterdiğim yerler Jung'dan alıntı idi. yani anne arketipi ile ilgili semboller ve sonrasındaki iki paragraf. italik gösterilemiyor sanırım sitede. külkedisi masalı ile yaptığım çözümleme bana aittir. bilginize..
isterseniz yazının tüm alıntılı ve kaynakçalı halini göndereyim!


yayınlamamı istemediğim yazıyı diyorsan, yayınlamayalım onu :)

 

apartmantopuk

Mon, 07 Dec 2009 13:28:45

ne dedim ben?

 

inan6666

Mon, 07 Dec 2009 14:29:55

şu sıralar okuduğum en iyi yazı. eline sağlık.

6 fare 6 at, 6 kertenkele 6 uşak .. puss.

 

aom

Tue, 08 Dec 2009 04:34:16

ellerin dert görmesin arkadaşım.cok güzel anlatmışsın.bana daha fazlasını anlatmıştın lakin.goremediklerim adına üzüldüm.

 

apartmantopuk

Tue, 08 Dec 2009 06:54:41

aslında üzerinde hala çalışıyorum. tamamlanmış bir yazı değil. siz de gördüğünüz, okuyabildiğiniz, simgelemeleri, sembolleri yorumlarsanız paylaşırsanız yazıya katkı yapmış olursunuz. mesela sayı kavramı var, hakikaten neden altı? neden masalın bir yarısı ayakkabı, ayak fetişizmi içinde geçiyor? neden transparan, camdan bir ayakkabı?
cevaplarını arıyorum! dikkat! :)

 

kopanisti

Tue, 08 Dec 2009 07:27:12

gel zaman git zaman prens sindrellayı bulur ve ona evlenme teklifinde bulunur.

Benimle evlenir misin?

der.

Prenses

Hayır

der.

Prens de ondan sonra mutlu

mesut yaşar.

Motosiklete biner, balığa gider, avlanır, golf oynar, bira ve viski içer, bankada bir yığın parası olur, klozetin kapağını kaldırıp indirmekle uğraşmadan rahat rahat yaşar.

 

inan6666

Tue, 08 Dec 2009 09:32:09

ecnebi masalı. bunu dinleyip büyümedik, bilakis türk mileti küçükken değil büyüyende masal dinler, burası önemli. sonra fetişizim demişsiniz, bu terimlerle masal çözümü yapılmaz. başlangıç seviyesinde simge ve bağlam çözümüne karar verilir, çözümün nereye yansıtılacağına bağlı olarak okuma gerçekleştirilir. örnek veriyorum, istenirse masaldan hareketle uzay mekaniği, içten yanmalı motor konuları ele alınabilir. sonsuz sayıda seçenek var, simgelerin güzelliği buradan geliyor. simgenin bir çözümü olmaz, binlerce çözümü olur. ne ise. madem üzerinde çalışıyorsunuz, hatırlatayım dedim.

ayrıca, sinderella pekala bağımsız kadının yardırmışı, her işi başkasına yaptıran modelde olup gel gelelim sihir kabiliyetinden habersiz cadının ta kendisi de olabilir. peri neye sana bana görünmüyor ? çağarıyor çünkü, gelsin diye tertip kuruyor. özgün bakış açınızı erkek eğemen safsatasına doğramadan önce bir kez daha düşünseniz.

her bakımdan, ilgi çekici bir girişim. takipteyim.

 

inan6666

Tue, 08 Dec 2009 09:36:48

bir de, kopanisti son derece isabetli bir yorum yapmış, kendisine katılıyorum.

 

apartmantopuk

Mon, 14 Dec 2009 10:56:45

Benimle evlenir misin?

der.

Prenses

Hayır

der.

Prens de ondan sonra mutlu

mesut yaşar.


prensin şansını zorlayarak evlenme teklif ettiğini ve prensesin de hayır dediğini göz ardı etmemek lazım!
zira hayır cevabını bekleyerek umut ederek evlenme teklifi yapmaz prensler!

 

flood

Mon, 14 Dec 2009 15:01:42

lilith' i biliyor musun apartman topuk ?

 

apartmantopuk

Tue, 15 Dec 2009 10:00:20

bir zamanlar nick olarak kullanmışlığım vardır lilith'i.
bilirim! havva'dan çok saygı duyarım.. ezilmişliği, erkek egemen gücü kabul etmez. dışlanır.

 

inan6666

Tue, 15 Dec 2009 10:44:16

lilith
11
bizde "leyla" diye bilinir
crowley, iki yaşına gelmeden ölen kızına bu adı koymuştu

orospu çocuğunun anası
sarhoşun metresidir lilith
mukaddestir
11 * 101 * 6 = 6666

burada bir ara verip üstad clapton' dan şarkısını dinleyelim:

http://www.youtube.com/watch?v=0WUdlaLWSVM

 

apartmantopuk

Tue, 15 Dec 2009 12:12:14

aldık aramızı... sağolasın!

 



Leave a Reply