ucunda uçan sıcak soğuğa zorlama rüzgar mala metaya olmazsa olmaz
namzet değil mi kimse
bereket çapan vuran vuruşan yeşilde karar boştan doluya mala metaya olmazsa olmaz
namzet değil mi kimse
yatakta akan ıslak çağlayan mavi sarıya yol veren suya mala metaya olmazsa olmaz
namzet değil mi kimse
bir dilde koruna karar kızıla yarar mala metaya olmazsa olmaz
namzet değil mi kimse ...
başka
bahçede çim biçme sesi teknoloji son sürat bilgisayar eski musiki bile çalar hem ecnebi hem yerli
çalışmaya çalışıyorum ölsem şimdi hık diye kesilse nefesim içime çektiğim tütün dumanıyla durmayacak mı dünya bana
maazallah bildiğim bir dua çocuk on beşinde daha nene dede son demlerimiz say bekler ölsem suçluyum şimdi belki hayatım bekler
bir sıkıntı bir hüzün anlatsam daha beter motor çalıştı yine çimleri biçmeye aniden sayısı bir yaşanacak ayrılıkların
iki yaka türlü esvabta kavuştu kavuşmadı ayrılık mevzu bahis yüreğim heba ağladı yüz güldü seven uslu inandı inanmadı aniden sayısı bir yaşanacak kavuşmaların...
Comments
şeytan şarlatan
09/27/2009 11:44am
kehribar sarısı mavilerde bulanıyorken okyanusun açtığı bir düş gibi, deşiyor insan bedenini. beden bu adını bile söylemeye varmaz dillerde düşüyor baktığının hizasında.
yalnızlık; zor bir zenaat büyüdükçe vazgeçiyor verilen emeğe dair mihrap.
bekleyerek örerken kabrin duvarını ellerin hissiyatı, bir nehir kıyısı gibi uzanıyor hayaller, ömrün kısalığına kapayarak gözlerini.
kadın erkeğin can damarına sınayarak tırmalarken duvarları, yere düşen gölgeler bile savruk.
lan kendim, sana kaç kez dedim; bu hikayeye son noktaya koyacaksan, önce kan görmeye dayan dedim. ki bana sorarsan kırmızıdan yana sen oldun...