Çok değil, üç sene evvel idi, işe gitmek için arabaya binmiştik, bir miyavlama geliyor. Baktım altına minnacık bir kedi eniği sotelenmiş, gözü şiş, karnı aç, annem annem diye yalvarıyor. Tabi hemen aldık bunu, Evden bir kase süt, karnını doyur, sıcak bir yere koy falan ayarlayıp işe gittik. O şimdi büyüdü, çocukları oldu, onlar da büyüdü. Site halkı hayvanları sevdiğinden besliyor, apartman önlerine bunlar yemekleri saçmadan dökmeden yesin diye mama kapları falan yaptırdık. Birkaç başka sokak serserisi de yanlarına ilişti, cemaat teşkil ettiler. Biz eve gelince bunlar koşup bacaklarımıza sürtünüyor, bizimki camdan bunlara bakıyor, mutluyuz. Gül gibi geçinip gidiyoruz.

 

Geçen kış on tanesi zehirlenip öldürülüp gittiğinden beri, sinirlerim bozuk, uykularım kaçıyor. Geceleri çıkıp başlarından nöbet bekleyesim geliyor, sabah akşam içtima alıyorum. Kim bunceğizlere kıydı, bir bulsam, cinayet tasavvurları kuruyorum, deli olma safhasındayım. Bu benim için çok mühim mesele.

 

Üç ay önce giriş katına ibnenin biri taşındı. Ufak çocuğu var da, kediler ayaklarına dolanıyor diye bunların mama kabına kum dökmek, kışın girdikleri kalorifer kapağını zincirlemek gibi terör eylemleri koyuyor. Kedileri öldürmeye kalkar diye korkumdan alttan alıyorum, gıkımı çıkaramıyorum. Yemeği bile götürüp uzakta veriyorum. Duyuyorum ki, diğer hayvan severler ile münakaşa ediyor. Bilmiyor ki, ben hayvan sever değil, deliyim.

 

Geçen gün akşam eve geldim, benim geldiğimi görende hepsi koşup yanıma geldiler, yukarıdan mama insin diye bekleşiyoruz hep beraber. Alt kat komşusu olacak lavuk, o an kapıdan çıktı. Kediler yemek gelecek sevinci ile sehven buna ddoğru koşunca tekmeye basıverdi bir tanesine. O an benim asfalyalar attı tabi. Dedim ki, biraz nazik olabilirsin, bunların da canı var. Bu, hala başına geleceği kavrayamadığından ben bunları öldürürüm gibi cesur çıkışlarda bulunuyor. Benim gözler kapkara, iş çığırından çıktı.

 

Ben dedim, seni açıktan tehdit ediyorum. Tehdidin suç olduğunu bile bile ediyorum ulan! Bu kedilerden bir tanesinin tüyüne zarar gelsin, bundan sonra senden bilirim. Sana da bunların çektiği acıyı misli ile çektiririm. Bak, çok sakin söylüyorum, ister isen ciddiye al. Seninki can ise bunlarınki de can. Hesabını yap. Kimse, ama hiç kimse böyle savunmasız canlıyı zehir atmak yolu ile kalleşçe öldüremez. Öldüren karşısında beni bulur. İster isen buradan taşın, ister isen diğer kapıdan çık, kedileri görme, kedileri duyma. Ne yaparsan yap!

 

İşte bütün mesele bu. Fikirler uçar gider, yerine yenileri gelir. Ama can almak, cana kıymak, acı çektirmek. Buna katlanamıyorum. Alışmamamın da imkanı yok. İşbu konuyu benzerine yor, kafanı kullan. Beni mesut edersin.

 

Budizm denen dinin iki büyük mezhebi var. Mahayana ve Nihayana. Büyük gemi ve küçük gemi. Buda’nın hayattaki acılardan kurtulup bir daha dünyaya gelmemesi için diyor büyük olanı, dünyadaki tüm canlıların acı çekmesine engel olmak lazım. Aksi takdirde diğerleri acı çekerken nasıl Buda, bu acılardan münezzeh olabilir, mümkünü yok. Küçük olanı ise diyor ki, kendi kurtulsa kafidir. İşte ben bu büyük olana bindim kardeşim. Hep canım yanıyor, tenimde ısırıklar var.

 

Peygamberin Hadis-i Şerif’ini de hatırlatırsam sanıyorum tam olacak.

 

Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir.

 


Comments

inan6666

Wed, 08 Jul 2009 05:18:16

ayar oldum şimdi bak. arada düşünüyorum leyla sofu biz olmasak ne yapacak dei uykum kaçıyor. tamam yaramazlık ediyorlar ben de kızıyorum hatta hırpaladığım oluyor ama barışıyoruz, seviyoruz birbirimizi, anlaşıyoruz. kendimi hayvan sever olarak tarif edemem, bilakis hayvanım. bu yüzden işte birlikte yaşıyoruz, hiç eyle sıkıntı olmuyor. neadar çok öğrendim leyladan. neadar çok kızdım sofuya. sonunda onlar benden sağlam çıktı, yonta yonta aldılar istediklerini. helalihoş olsun.

kedilere fenalık etmenin ağar cezası var, hatta tam hatırımda deil, geçen mundar piçin birine giydirdiler. kedi. köpek. at. eşek. tavuk. inek. bunlar mukaddes hayvanlar. kahrımızı çekiyorlar. bu sabah gaspar noe mamulü bir videoya tesadüf ettim. ilave edecektim, beceremedim. at vuruyorlar, kesip kanını akıtıyorlar. fransa' da at eti makbul sayılıyormuş meğer. yine bunu anlamak mümkün. adamlar kesip yiyorlar. bizim inek koyun kesmemiz gibi bişe. ama ata işkence etmek nrden çıkiyor ? arada görüyorum avurdu çökmüş arpası kısık uyuz ata veriyor kırbacı arabacı, gebertiyor hem nasıl. o zaman bunu nal mıhiyle arabaya çapraz çakasım geliyor. insan insana fenalık ediyor tamam, ama hayvanlar kadar bedbaht deiliz hiçbirimiz.

türkistan için ne yapmak lazım ? kediler için ne yapmak lazım ? bunlar neadar aynı meseleler asasen. biribirinden ayırmamalıyız.

 

Wed, 08 Jul 2009 05:30:37

hepimiz kediyiz, hayvanız.

 

kopanisti

Wed, 08 Jul 2009 06:59:28

konuşamıyorum, yazamıyorum, bişey yapamıyorum, ikinci denemeden geçiriliyorum, elim kolum bağlı, bişey yapamıyorum, hayat nefes denen şey neyse onun gidişini yok oluşunu ikinci kez yaşıyorum, lanetlendim heralde, başka bir açıklaması olamaz. lanet olsun bana, bırakıp gidiyorlar birer birer, lanetlendim ben, başka biaçıklaması yok bunun,

 

Wed, 08 Jul 2009 07:05:51

anlayamadım ama üzücü bişe sanırım.

 

kopanisti

Wed, 08 Jul 2009 07:14:56

benim arabayada girmiş bi sarman eniği, işe gelmiş benle, miyavda miyav, nedir ne deildir bakmadan monika koyduk adını, sütle beslemeye başladık,bir haftada hoplamaya zıplamaya başladı. sonra baktık pipisi var adını renato yaptık, hafta sonu bi aklıevvel veterinere sormuş veterinerde süt vermeyin mama verin demiş, bi kuru toz kakalamış, durumu vahim şu anda, onu alma beni al diyorum ama ilkindede dinlemedi şimdide dinlemicek sanırım,

 

paininbrain

Wed, 08 Jul 2009 07:23:54

kop, nasıl bir toz bu, nesi var ki kedinin şimdi, durma hemen bir veterinere götür.başka bir veteriner olsun bu defa.

 

kopanisti

Wed, 08 Jul 2009 07:27:12

kutunun üstünde kedi sütü yazıyo, hafta sonu onu içirmişler, veterinere sorduk bunla beslencek dedi aklıevveller. kusuyor elden ayaktan kesildi, yatıyor, sanırım parazit yaptı barsakları,

 

paininbrain

Wed, 08 Jul 2009 07:33:26

:( çok üzüldüm.

 

inan6666

Thu, 09 Jul 2009 01:25:44

o veterinere koyim ben. bana da ittirdiler o tozdan, mektebini okumuş pezevenk bizden iyi bilir dedik, ne dedise aynen tatbik ettik. milupa için ne saydıysam hepsi bu toz için aynen geçerlidir. eve sokmamak lazım. en iyisi süt yine. bu işe yarayan biberonlar var, olmadı lastik eldivenin parmağına iğne ile delik açıp ordan emziriliyor. tek sakıncası bunu halı zemin filan üstünde yapmamak lazım. temizlemesi zor oluyor. yavru kediyi bunların gözleri hasta oluyor, bir iki aşılarını yaptırmak, bir de kastrasyon muamelesi hariç veterinere götürmek istemez. götveren içsin bakim o tozdan bi halta benziyor mu. ben baktım tadına, berbat. benim yemediğim, sevmediğim bişe kedinin de hoşuna gitmez. fekat kedinin sevdiği başka şeyler de vardır, onlar da bize gelmez. misal geçensi bunların yaş mamasını bir tadayım dedim, şahane kokuyordu içinde balık parçaları filan var, aldım bir gıdım ulan acaip bir tad var hatırlar gibiyim ama tam çıkaramıyorum. dedim şu muhtevasını sırtından bir okuyim bakim ne var imiş, bilader ne yok ki :: tavuk, sığır, koyun, hindi, balık derken ne göreyim domuz da var imiş. anass. şalter tam oturdu, o tadı çocukluktan hatırladım. damağa sindi, bilinç uyandı ister istemez ve gitmek bilmiyor. bunun üstüne yedim, içtim, tam domuzlar gibi zarazar tıkındım sarmusak soğan şalgam suyu et göt ne bulduysam siftindim çaresi yok. damak kaşınıp duruyor. üç gün boyunca deli oldular o mamaya şerefsizler. bize göre daha gelişmiş damak tadları var. koku da eyle. bizim için dayanılmaz olan kokulara büyük ilgi duyuyorlar. oysa bokun içinde yuvarlanan kediyi al kokla, hiç öyle dayanılmaz bir koku neşretmezler. beyle de mübaarek bir hayvandır kedi. ne diyordum, önce süt. fekat hep süt hep süt nereye kadar. yoğurt. sonra peynir. sonra tiftilmiş et. sonra kebap dürüm kavurma güveç aklına ne gelirse, kese vaziyeti ne merkezde ise. o götveren hekime de sabah akşam o tozu dayamak lazım, aklı başına gelsin.

 

paininbrain

Thu, 09 Jul 2009 04:56:04

aslında yaş mama da iyi değil pek..işi bitmiş sakatatlardan yapıyorlar o mamaları..3 kuruşa satıyorlar sonra.
kedilerin ilginç takıntıları oluyor yeme hususunda..bir kedim benle aynı düzeyde yemek yemek isterdi.ben yukarda, o aşağıda olmayı heç sevmezdi..başka bir kedimse ben ne yersem onu yemek isterdi..önce gelir tabağımı koklardı..bir süre kuru mama yiyormuş gibi yapmak zorunda kalmıştım onun yüzünden.sonra vazgeçti yoklama işinden.

 

emre dölözoğlu

Fri, 10 Jul 2009 15:49:53

buyuk gemi deyince,
gemide(998) filminin muziklerini ugur yucel yapmis, inan haberin var miydi ?
http://www.imdb.com/title/tt0200654/fullcredits#cast
al sana :
http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/11919/ugur-yucel---gemide---lalelide-bir-azize
bu da lalide bir azize
oldu mu?

 

emre dölözoğlu

Sat, 11 Jul 2009 16:34:38

asil onu bosver inan, metin erksan'in kuyu filminin muziklerini orhan gencebay yapmis, onu mutlaka izle, filmi www.divxevi.com'dan inderebilirsin, kacirma.

 

inan6666

Mon, 13 Jul 2009 01:32:44

haberim vardı evet. hatta geçensi gün oturdum başına tekrar. fekat kuyu filimini izlemedim. erksan filimi yok google' da. olsa koyicam siteye, bulamadım. dün baktım divxevi.com mahkeme kararila kapatılmış yaziyordu. bugünü yine deneyim çok merak ettim. gencebay' a haksızlık ettim geçen zaman içinde, şimdi çok üzgünüm. yaptığı işin büyüklüğünü ucundan çalmaya çalışınca anlıyor insan. boş konuşmuşum hem ne çok. utandım.

 

benbey

Mon, 13 Jul 2009 07:04:44

susuz yaz'ı yıllardır izlememiş hatta, hiç izlememiş olan çoktur. mâdem m. erksan'ın mevzusu açıldı iletiyim. scorsese ekibi onarıp atmış ortama. oysa biz tanıdıklar vesilesi ilâ, kimin arşivinden çıkar die tırmalıyoridik haybeye.
http://www.theauteurs.com/films/1328
lâ havle :)

 

emre dölözoğlu

Mon, 13 Jul 2009 09:00:45

gecen sene cannes film festivalinin jurisinde yer alan fatih akin susuz yaz'dan, martin scorsese'e bahsediyor. Ya soyle bir film var, 964'de berlin altin ayi odulunu aldi, kafasina giriyor, martin scorsese baskanliginda ekip filmi dijital ortama tasiyorlar. galiba, ses ve goruntu iki ayri formatta kayitli. ugrasiyorlar felan filan, filmin cogunu kurtariyorlar. kurtaramadiklari kisimda, filmin sonu ('cast' herhalde).

 

benbey

Mon, 13 Jul 2009 09:08:18

hikâye şeyleimiş...
http://arsiv.sabah.com.tr/2004/03/13/ozgenturk.html

 

emre dölözoğlu

Mon, 13 Jul 2009 09:40:54

erksan'in sevmek zamani da guzeldir.

 

benbey

Mon, 13 Jul 2009 10:24:45

yau negzel; kediydi, baytargötü şinitzeldi gidiyoridi ahâli. yok şu filmdi, yok beyle mevzu varidi die beni de daldırdın mevzua. lâ havle!
la, yörü git!
:))

 

inan6666

Tue, 14 Jul 2009 04:47:45

epey bir aradan sonra gece dedim vakit tamam şu kafayı ek yerinden bir söküp takmalı. iki bire üstüne verdim istimi. sonra soul of a man buldum dolaptan, üstünde scorsese yaziyor. ilgisi yok. wim wenders yönetmiş. zifir musikişinaslara tavsiye ederim. bir başına tüketin rica ederim. bölüntüye gelmesin. sesi açabildiğiniz kadar açın. sofu leyla beraber oturduk kıpıldamadan seyrettik baştan sona.

susuz yaz' ın hikayesi acıklı imiş. en azından h.k pornosunun aslı astarını öğrenmiş olduk. ufakken erksan' ın bir filimine trt' de tesadüf etmiştim, ekrem bora oynuyordu. uzun bir masa, kızın biri don paça masanın üstünde birtakım pozlar atıyor. bir de hamlet vardı sanki, o da erksan mamulü olabilir. erksan filimi indireyim dei uğraşıyorum kaç zamandır, torrent buluyorum seed yok, sevmek zamanını bir ay haybeye bekledim. herhalde bir ara yakalarız, kısmet.

soul of man diyordum. kedilerin müzik zevki oluyor. misal, leyla blues seviyor. ama beyle çakma blues değil, missisipi' den delta blues filan çaldı mı dı kulak kesiliyor, bıyık çevire çevire dinliyor. bunlara bir ara kedi otundan da alayım çerez nevale tamam oldu mu beraber yuvarlanırız artık yerlerde.

 

silky kata

Tue, 14 Jul 2009 09:47:38

takacak bir şeyi olmayanlar mutlak takacak bir şey buluyorlar. bizim giriş katındaki takıntılı ise gitmiş üşenmemiş kireçli bir toz karışım almış. bahçenin kendi tarafına denk gelen kısmına serpmiş sabah sabah. yaz günü kar yağdırmış gibi. bu ne diye sorduk tabii haliyle kapı görevlisine. görevli anlattı tabi, neymiş efendim kedilere her sabah kuru yem, su bırakan kadına inat ve kediler buradan gitsinler diye yapmış bizim takıntılı eleman bunu, bir yandan da bıyık altından gülüyor. biliyor çünkü su akar yolunu bulur. bir serpinti kireç mi engelleyecek yardımsever kadını? yahut kedi yem yok diye bulunduğu bölgeyi mi terkedecek? kendi yaşam alanı bölgesini tespit ve koruma konusunda en hassas olan mahlukattan biridir kedisoyu. takıntılı bilmiyor ki bunu. heyvan aç da kalsa gider bölgesini genişletir yiyeceğini bulur, yine gelir dolanır buralarda. kendi bölgesi çünkü. bekliyoruz şimdi olacakları. kadın da kolayını bulmuş, geceden serpiyor kuru yemi kedilere. takıntılılarla uğraşacak hali yok. sistem aynen devam. düşünüyorum da bir iki hampster mı salsam bunun kapısına - bak kedileri kaçırdın binayı fare bastı deyu?

 

benbey

Tue, 14 Jul 2009 15:34:29

emre dölözoğlu kardeşim amman, sarsak ve hâddini bilmez takılmamla gönlün bulanmasın. sayende olmadık yerlere seyirttim. bak, muzipliktir yaptığım diye, sonuna iki nokta üstüste ve bi çok kapa parantez ekledim:) hayvanız biz, (neco da sölemişti erovizyon içün; insanız biz die) affola :))

 

emre dölözoğlu

Wed, 15 Jul 2009 01:05:57

benbey azizim, yok oyle bir sey, "hahahha hha" surat ifadesini gormustum ve sadece gulmustum.

 

benbey

Thu, 16 Jul 2009 07:34:58

yau şu "aşka susayanlar/aşk ve cinayet" tarraka kısmına alınmalı muhakkak. kült bi eser.

 

inan6666

Fri, 17 Jul 2009 00:53:49

filimi şu an itibarile indiriyorum. birezden tarraka' ya girer. video.google' da süre 57:49 görünüyor. imdb süresini 60 olarak verdiğine göre tamamdır, girelim derhal azizim.

bu arada metin erksan feci yarmış bilader, o ne biçim sevmek zamanı eyle. ömrümde görmedim. pes doğrusu.

 

emre dölözoğlu

Fri, 17 Jul 2009 14:28:39

metin erksan, kuyu
http://linksave.in/18936459714a51b3ba2204f

 

silky kata

Fri, 17 Jul 2009 16:09:33

istek parçası yapma günümüzdeyiz gibi bir hisse kapılıyorum. torrent'lerde varsa tarraka'da betty blue'yu da görmek isteriz. fakat 1 saatlik olan kırpılmış versiyonu değil de film festivaline geldiğinde gösterime giren takribi 3 saatlik versiyonu olursa pek makbule geçer. filmin orjinal ismi ile de aranmak icabedebilir, not düşeyim / 37°2 le matin

 

inan6666

Sat, 18 Jul 2009 13:16:12

sırada türev var. önce o girecek. kuyu ile monique ilgileniyor. bitende haber verecek. betty blue diyende aklıma neden beatrice dalle geldi aceba ? queing betty blue immediately. bir de belladonna var tabe. onu nereye şeyetsek daha karar veremedik.

 

emre dölözoğlu

Sat, 18 Jul 2009 16:14:41

bir de omer kavur'un anayurt oteli olsaydi kral olurdu. (yusuf atilgan'in kitabindan uyarladigi) Kesik yemis olani olani degil de, tam olani.

 

apartman topuk

Mon, 27 Jul 2009 14:42:35

kedilere dönersek...
empati kurmaktan uzak, cahilce bencil bir insandan beklenen bir davranışı göstermiş komşun cafecim. böyle insanlar dünyaya kendilik çerçevesinden baktıkları gibi eminim 'kendi' ile ilgili de çok az şeyin farkındadır.
inanın kedi maması yiyor olması bana scooby doo çizgi filmindeki shaggy karakterini hatırlattı. o da köpek kurabiyesine bayılırdı. :)) inan hayvan olmaya çalıyor olmaktan yiyor olsa da :)
benim kedim de gün itibariyle abi oldu. kedimin annesi doğum yaptı. 4 tane nur topu gibi bebemiz oldu. her ne kadar kedi yavrusundan çok büyüklükleri itibariyle inek yavrusuna benzeseler de onları seviyor, anneleri gibi sılap şılap yalamak istiyoruz, yapamıyoruz.

 

inan6666

Mon, 03 Aug 2009 06:39:26

izmirli bir çift apartmandakilerin şikayeti üzerine mahkeme ediliyor, görülen davada çiftin kedi beslemesi yasaklanıyor, evde daimi olarak bulunan iki kedilerini uzaklaştırmaları kendilerne tebliğ edilip ayrica beslemek veya bakmak maksadila sepet sarkıtmak suretile sokaktan evlerine başka kedi çıkaramayacakları karara bağlanıyor.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/12200184.asp?gid=233

yaşasın adalet. yaşasın demokrasi.

 

Mon, 03 Aug 2009 06:58:02

şimdi bunlara karşı mücadele etsen. gitsen kedileri sen beslesen, orospu evlatları kedileri zehirler, öldürür. ne yapacaksın kardeşim.

 

aom

Fri, 13 Nov 2009 07:02:30

çok mutsuzum.kanlıcada sokak kedilerini öldürüyor birileri.belediye olduğunu düşünmekteyim.geçen hafta bir tanesi ellerimizde öldü.bugün yine aynı şey.kim yapar bunu? nereye şikayet edilebilir.içim acıyor gerçekten.

 

silky kata

Fri, 13 Nov 2009 11:48:28

buradan, size yakın bir dernek bulabilirsiniz sanıyorum.

http://www.google.com.tr/search?q=hayvan+haklar%C4%B1+derne%C4%9Fi&ie=utf-8&oe=utf-8&aq=t&rls=org.mozilla:tr:official&client=firefox-a

 

aom

Sat, 14 Nov 2009 02:20:57

diğer bir kedi daha öldü.belediyeye mail attık.kurban bayramına hazırlık olsun diye ilaçlama yapılabiliyormuş bazen.siz yapıyorsanız ve hayvanların öldüğünden haberiniz yoksa lütfen durun dedik.hayvan hakları derneğini aradık.ne yapılabilir diye.otopsi olması lazım dedi.hangi zehirle öldürülmeli bilmeliyiz dedi.normal bir veteriner yapmıyor bu otopsi işini.veterinerlik fakultesine gideceğiz.ama hafta sonu girdi araya.pazartesi bu işi yapacağız.kanlıcadaki veterinere haber saldık, böyle bir kedi daha gelirse kanını al diye.çok insafsızca bu.nasıl acı çekerek ölüyorlar anlatılamaz birşey bu.bu dünyayı nasıl kendimizin sanıyoruz böyle.çok can sıkıcı.

 

aom

Sat, 14 Nov 2009 02:55:01

beykoz-bld@beykoz.bel.tr

bu adrese şikayet mailleri atarsanız, mutlu olurum.biz epey yazdık.ama ne kadar çok olunursa o denli iyi.

 



Leave a Reply