piss / inan6666 06/10/2009
 

site süratle sike boka sarende inan6666 napsam netsem dei süraetle düşünüp denaet ehline de mevzuu mufassal danışıp bilahare orta yere işemeyi kurar. pantolun söküünden dışarı uğrattığı zavallı sikertii birezden işeyecek olmanın verdiği heyecanla başını güneşe kaldırır ve bugünü beni yine güneşe çıkardılar bugünü ne dava ne livata bir ben bir güneş şükür hepisi beleş kısa sözle bahtiyarım dei zevzeklenip şişine dura kese sağa sola seyrantepe topkapı hattı serseri dolmuş kaptanları gibi dümensiz avare işemeye başlar. tam bitti gibi olande üstüne bir daha işer. sonra durur. bir daha işer. görende bunu dedim "belden mi soğukladın bu ne hal" o ise ağazında kedi siki cigara "sönmesin aman" telaşile istimi kayırmağa vermiş dikkatini, yarımağaz "beyle işemek fazileti bindir, işeye işeye mala döşemek başka muadili mümkin deildir, zira idrar en şahane müsekkin olduuu gibi belki bin belki onbin hatta yüzbin musibete en harika müdebbir en vaveyla sıhhi mucizevii reçete olmaklığı var ki indistan' ın sağlık bakanı çıkıp diyor ki ey fakir hint ahalisi, işeyin de için zira bundan alaa bundan bedava hemi her derde deva yoktur" diyor.

kaç hadis var deve çişi için, şifadır dei. cildi parlak, memesi toparlak olsun isteyen üstüne başına işermiş. beyle olmasın aman dei dişi her kimise ayakta işeyemez. mutlaka askeri nizamda çökmesi icap eder, yoksam şırşırı sarı beyaz yapış yapış bacaklardan aşaa bileklerinden ayaklarına ve bilekleri de katana kaidesi gibi deil de arabi tayların latif beyzile müselles halde yılankavi ise o zaman onceizin üstümde gezinip işemesine bayılırım ama bu evsafta cilvenaza haziran' da rastlamak zor, zate üstüne işemek bir nevi bu benim mülkümdür dei işarat koymaya yaradığından kadastro uğramamış yanım yörem pek tekinsiz, eyle kolayına paftaya gelecek gibi deildir. hemi zate oadar deli kız yoktur, olanı da çekinir bir, utanır iki sıkılır üç sonra tornisten vere vere göti yalapşap tutmaz habre sızdırmağa başlar ve beyle götin namusu mülk sahibinin pamuklu çamaşırında rengi kahve endaamı beyzi bir ufak lekeden ibarettir ve umumi cemiyetin adabımuaşerenin ve aşerenin hepisi olup olacaı naha budur ("aşere" eski dilde cigara kolektifi :: monique).

rabbim nisayı kolayına işarat koyamasın dei mi beyle çukur mesane beyle çakır karanfil amcıkile donatmış aceba ? o ise sikertiile istesem resim yaparım hat çekerim anahtar gibi diş sökerim o derece plural vektoral tabiatı vardır (gerçi topolojik olarak yarak sökülüp dışarı uğramış bir amcıı andırır veya amcık aynen içine göçmüş bir yarak gibi dei midir ? praxis :: transgender ameliyatında siki çükü aynen bir muz gibi sekiz on uzun dilime dilip (bu halile yıldırım düşmüş bir yüce ağaca benzer zevalli hali alatın :: monique) bu dilimleri de içine içine dikip tıkıştırı vere vere orada namütenahi bir amcık o zaman husule gelir ve husye taşşaa zaten çoktan kuruyemişe dönmüş gibidir beyzadenin. cinsimden geçtim dei beyle işe kalkışanı anlamak zor. bunu tarife "ibneye bak" demek yetişmez, bu başka bi şe. şimdi vatan kahramanı hakkaten yüce insan ve sanatkar bülent ersoy ibne işte deyip geçebilare ? katiyyen  mümkün deil. bilakis aşrı sanattan sapıtmış ve cezbeicuşa gelenda saniin eserini tadil etmiştir bir bakıma, onun sikini pileli surette içine terziletmesinde gülüşün ve unutuşun tadı olduğu gibi postmodern yapısökümün anasırı da mevcut ve indirimdedir. bülent hanıma bunu sormak istiyorum ve bu nevi muz ortaya harika çakacaindan hiç şüphem yok ama ne surette nasıl olaceini görmek istiyorum hadisenin, bilemiyorum bu minval nihayetinde neye istimal eder hiç
bilemiyorum. siki kestin kuruttun taşşaa kavurdun duruttun çişin kimyası deişti mi peki ? muhtemelen deişmiştir. zira bu aziz mayii tahlil yapanda hülasa terkibinde ne var ne yok ise ona göre spreadsheet marifetile oraya dökülmüş matrisel hastalık hastası le matrice de moliere' den okunan yaftaya göre aa sizin albümin eksik üre aşrı çivit mavisi olması gerektiği gibi eser miktarda deil epei fazla mevcut fekat ben şu ana şimdiye dek hiç mavi işeyenine rastlamamıştım ve bevliyeci olacak hekime dedim ki ulan elindeki dedim benim
dolmakalemi, onu da kurcalaya kurcalaya sonunda mürekkebi de zayii ettin. bir de bana sikile yazıyor dei iftira ediyorlar. hayır kardeşim. işemek ve yazmak için aynı aracı kullanıyor olmam beyle zaif tasvire yeterli deildir. işemek ve yazmak asasen birbirine epey yakın durur, nerdeise hatta dipdibe. son zamana dek artisan craft faaliyeti tamamile göt ile ilişkilendirildi, anal solar denildi, uydurmanın yegane odağı göt imiş sanıldı ve bu fikir hilafsız benimsendi, tabe arada üzerini dekoltesi kaçmayacak surette örtüp göti daha daha vurguladık fekat kafamızın karıştığı nokta şu oldu aziz kari ("kari" okur manasında, suphi demişti), elimizde avucumuzda olan ne idi peki a ? bunu ne yapaceidik ? bu aracı nasıl hor kullanıyorduk bir de, tahmin ediyorum saab mühendisleri daf mühendisleri sony erikkson mühendisleri nasa mühendisleri gilan biraraya gelse yine de beyle mukavemeti beyle bir estetik beyle bir ergonomi beyle düşük maliyetle toparlayamazlardı (ve bunu türk dili bu imkanı ta gözimizin içine sokmuşken bunu farketmemiş olammaız ne acı dei mi ? beceriksiz bilinen biri bişe yapacak olur, o zaman ona ne derler bilirsiniz. kim
yapacak dedin ? filan feşmekan. ha o mu ? bırak onu yau. bi sikimi yapamaz o. lisandaki inceliğe dikkat buyurun rica ederim. bi götimi yapamaz demiyoruz. bi sikimi yapamaz. o ise bi sikim yapılır bi şe midir ? evet yapılır bişedir. buradaki yapmak, yapıyı ters yüz etmek manasını içerir ki tıp ne kadar ilerlese edebiyat mantık ve sosyal tıbırtı ne kadar ilerlerse ilerlesin burada kullanılan yapmak fiili yine hemen daima olduğu gibi, yine aynı yerde kullanılacaktır (lingual conservatism / blindfold of communication). bi sikimi yapamaz. peki "yapmak" nedir ? "yapmak" orada asas pozisyonda olan "sikimi" omuzlayan bir istinad duvarından ibarettir, dolayısıyla ne yapılacağı bilinemediği, bilakis neticeye ilişkin olarak o sikik herifin iş bilmezliğinden uç veren bir kahpelik, bir güvensizlik olduğu için "yapmak" bütün belirsizliği ile hadisenin belirsizliğini tam olarak resmeder ve sonuç olarak "bi sikimi yapamaz" subjektifi ortada mevcut olguyu komünal objektif düzeye fevkalade maharetle taşır. ağazı bozuk olmanın felsefi olarak kontak olmakla yakin alakası vardır. ve lakin kategorik olarak kontak olmak belki de en asil en sıhhi en güzel bir tavırdır, beyle bir çıkış spekülatif fikriyatın üzerine işemekle neredeyse eşdeğerdir. tıp da işte beyle bir spekülasyondan ibarettir. konsültasyon neticesinde ou size ne olmuş beyle derhal eşeen sikini yemeniz lazım hemen gidin en yakın eczaneden size dayayı versinler dei işte bunu "yapıyor" hekimler. hekimlerin ve çocukların hükümranlığı kardeşim. buna da işemek istiyorum müsaadenizle. efendim doktor şeyle diyor. beyle diyor. peki a ibnenin evladı bunu nerden biliyor ? şurada yazıyor. burada yazıyor. isviçreli bilim adamları. bilmemne üniversitesi. hepisi altını kurcalıyorsun, aynı senin benim gibi bildiiin kolpacı götveren. fekat bunların senden benden farkı, bunlar organize olmuşlar, diyelim işeyecekler. o zaman hep beraber işiyorlar. ne yapacaklerse bunu beraber belli bir silsile belli bir şemalişekil ile şeyediyorlar (şeyetmek kelimesi de bence sözlüklere şeyedilmeli, dilimiz elden gidiyorcuların tümü tamamını şeyini şeyetmek istiyorum tümcesini de müellife misal mal örnek tümce olarak öneriyorum). birini seviyosan onu tamamile sevmek bir erdem olabilare mi ? neden olmasın ? paula abdul misal bir hayranı bunun idrar örneğini çalmış. manyak mı adam ? bence deil. canından can bulmuş mülk saymış el koymuş, gerçi adamı sonra kimdir nedir bulup işten atmışlar ama olsun. çişimi çaleyorlar imdat. evet bunu düşünmek istiyorum. beyle bir sosyal faaliyet de olabilir. müdrir istanbul gezileri misal. idrarı coşturan bira karpuz üstüne kahve çay şunu bunu filan azami tüketim ve sonu gelmeyen işemeler. bak bu booty shake filan çoktan bitti. götin enterasan bir tarafı kalmadı, artık göt nadir numune deil. yer gök göte kesti. o ise "sıkıştım" neadar naif. neadar cilveli. "üstüne işerim" veya yerine göre "işemem" nasıl hayvani nasıl piss bişe, şimdi bunu bir tefekkür edelim rica ederim yok bu yola gelmem diyen varise işediini görmeyim barsaanı deşerim ayar oldum bak. içine işemek de misal çok güzel olur, içine girip işiyorsun ala bildiine işiyorsun ama, sonra çekildiğinde mantarı alınmış şampanye şişesi gibi boşaliye demini dolmuş olan. max hardcore bile buadar ileri gitmeyor ama burada fikre ve fikritatbike zipsofist bir çizgi çizeceksek şayet, ki zipsofist kimdir kime denir zipsofist görürsem ne yaparım onu da bilmiyorum ama zipsofist mutlaka ağaza bir işemeli sanki bunu biliyorum. yani gibiyim ama onu da tam bilmiyorum. ama adam veya kadın ne ise ağazına ince ince işer ve bunu da sonunda burnunu tıkayıp içirir aynen öksürük şurubu hesabı, zate bunu yapan üstüne başına da kesin işer ve ecnebi boşuna golden shower demiyor bu işe, üstüne işemeğe demek istiyorum.

bayram geldi kolonya yok. boşver, eline işersin. hamile kalmak istemiyorum. işe içine, tertemiz bitsin. senden nefret ediyorum. işeye sikişe için geçsin, her sıkıntının içinden geçersin. seni seviyorum. hadi ordan. anca üstüne işersin.

sabah güneşi sidikliye vurur derler
ee ?
akşam güneşi de güzele
sonra ?
o ikisi aynı işte. sidikli kontes dei şiiri var bunun hatta.
nası lan ?
"yalnızlığım benim sidikli kontesim neadar rezil olursak o kadar iyi"
hass.. bunu mu sayıklıyordun sabahtan beri mırmır ?
yok canım nealakası var ?
iyi.. koş iki bira kap gel madem.

 

 


Comments

kimsu

Wed, 10 Jun 2009 14:14:49

çişi içen tomarla insan gördüm ..
ha bok yiyende gördüm ..fetiş tabea.her babayigidin yapabilecegü bisi degil.
Zinhar çiş bazen şifa bu konu dikkate alinmali.
misal, deniz kestanesimi batti ayaginiza!derhal üstüne işeyin,afrikada bazi böcük sokandada işerler.sonra büyü bozar. eger islerin ters gidiyorsa ...özellikle nazara- mazara geldim oyy yamuluyom diyorsan çişinlen yunacan.Bu süper eski bir büyü bozma yönetemidir.Afrika ,inka,indian vs vs
sevdim yaziyi keyifli ..
cigarada serbest olmali diyip nokta deyom.

 

veronique

Thu, 11 Jun 2009 05:38:33

ilk paragrafta nazım' ın şiirini tornistan çeviriyor. dura kese işeme sahnesi ile max hardcore ipucunu veriyor. hindistan sağlık bakanından bahsediyor, linkini ilave etmiyor. neden aceba ?

In 1978, the former Prime Minister of India, Morarji Desai, a longtime practitioner of urine therapy, spoke to Dan Rather on 60 Minutes about urine therapy. Desai stated that urine therapy was the perfect medical solution for the millions of Indians who cannot afford medical treatment.

http://en.wikipedia.org/wiki/Urine_therapy

ikinci paragrafta hadislerden bahsediyor, yine link yok. hangi hadisler aceba bunlar, kurcalıyorum. önceki wiki sayfasından görüp herhalde oradan devam etti, bilemiyorum. şurda deve idrarı zaruret anında tedavi için kullanılabilir diyor.

http://209.85.129.132/search?q=cache:XX7fi8j-cioJ:www.darulkitap.com/oku/hadis/hadis-kitaplari/musnediahmed/2/idrarmezimeni.htm+deve+idrar%C4%B1+hadis&cd=1&hl=tr&ct=clnk

idrar içmeğe urinophagie deniyor. yine wiki sayfasında mid-stream diye bir uygulama tarif ediliyor. idrar numunesi alınırken önce biraz işeyip uretradaki bakteri bulaşığının atılması istenirmiş. bu durumda inan6666' nın tarif ettiği "dura kese" işemek, bakteri içermeyen tarzda işemek anlamına geliyor olmalı. The urethra contains bacteria, hence many urine therapy practitioners use mid-stream urine, in order to allow the first few seconds of urination to wash out the bacteria within the urethra. This is also why many physicians ask for a urine sample mid-stream.

http://en.wikipedia.org/wiki/Urophagia

yazı territorial pissing ile devam ediyor. hayvanlar işeyerek sınırlarını belli ederler. nirvana' nın şarkısını buraya ilave etmek gerek.

http://www.youtube.com/watch?v=d_UQWjx3HRo

 

veronique

Thu, 11 Jun 2009 05:41:00

transgender ameliyatını neden anlatıyor ? meramı yakalar gibi oluyorum ama içime sinmiyor. muhtemelen bu numarayı "bi sikimi yapamaz" durağına varmak için yapıyor. yapay yarak anlatsa belki daha anlaşılır olabilirdi, ama inan6666 seçimini yarak yarma manzarası ve bülent ersoy' dan yana kullanıyor. sanatkardan saniiye geçiyor, ki sanii esmaihüsna içinden olabilir, rabbin harika sanatını tarif manasında. bakıyorum, öyle değilmiş. ama sanii dindar yazılarda sık kullanılıyor, misal vakit gazetesinde neşredilen bir yazı buldum, sonra bediüzzaman da sanii sıfatıyla alakalı epey yazı yazmış. harun yahya' ya göre ise sanii allah' ın 99 isminden biridir.

http://209.85.129.132/search?q=cache:EkyVP6qIth0J:tr.wikipedia.org/wiki/Allah%27%C4%B1n_adlar%C4%B1+SAN%C4%B0+ESMA%C3%9CLH%C3%9CSNA&cd=28&hl=tr&ct=clnk

http://bilgiyelpazesi.blogcu.com/sani-esmaul-husna_18174551.html

inan6666 dübürün faziletini yaza yaza bitiremedi ama ne ile yazdığını, dolmakalem derken neyi kastettiğini sona bırakmış. "maden budur, alat da bu" deyip yazıyı girizgahtaki max hardcore, bir iki idrarlı tatbikat, golden shower filan nihayet "sevgi duvarı" şiirini sağlam müdrir biraya bağlayıp gitmiş.

http://siir.gen.tr/siir/c/can_yucel/sevgi_duvari.htm

bir de tabi turgut uyar' ın olabilir "ben en güzel işerim güneşe karşı" şiiri var, onu da yazının başında "pantolun söküünden dışarı uğrattığı zavallı sikertii birezden işeyecek olmanın verdiği heyecanla başını güneşe kaldırır ve bugünü beni yine güneşe çıkardılar bugünü ne dava ne livata bir ben bir güneş şükür hepisi beleş kısa sözle bahtiyarım dei zevzeklenip şişine dura kese sağa sola seyrantepe topkapı hattı serseri dolmuş kaptanları gibi dümensiz avare işemeye başlar" derken bünyeye sızdırıvermiş, iyi de etmiş. tam "yakaladım, işte bu nazım' ın şiiri derken demek aradan başka şiir kaydırıveriyor bünyeye. ama turgut uyar okumuşluğum yok, hata yapıyor olabilirim zira ferhan şensoy bir oyununda bu şiiri şarkıya çevirip mırıldanıyormuş, belki şiir turgut uyar' ın değildir. buradan şiirde mülkiyet meselesine geçilebilir ama şiir sıkıyor beni, zaten inan6666 da şiiri fırdöndüye çevirmiş anladığım kadarıyla.

 

veronique

Thu, 11 Jun 2009 05:44:07

şiir şöyle olabiir:

ben ne güzel işerim güneşe karşı
arkamda medrese duvarı önümde çarşı

bir sürekli kaşınmadır yaşadığım
törelere ve alışkanlığa karşı

geldim gittim geldim bir şey bulamadım
üzüldüğüme ve yorulduğuma karşı

ah aklıma her şey gelir, her şey gelir
doğan güne karşı batan güne karşı

sözde kirlettiğimiz bütün her şey duruyor
bak ne diyorum sana, ele güne karşı

biz duralım bir sürekliyiz duralım
durukluğa, tüberküloza ve uranyuma karşı

durduk, ateş besledi, kuşları sürekledi
arkamız medrese duvarı önümüz çarşı

güneşe güneşe karşı

bu şiir hakkaten turgut uyar' ın mı aceba ?

 

veronique

Thu, 11 Jun 2009 05:54:20

silky kata ghazelil' e ilave ettiği yorumunda newton' un üçüncü kanuna değiniyor ; "ve inan6666, topuzunun dengesi şaştığında ve oraya buraya savrulmaya başladığında üzerindeki ataleti ancak ters yönde bir kuvvetle dengeleyeceğini zaten biliyorsun. o ters yön de kendi kendine zarar vermeyi işaret ediyor haklısın. şimdi gitmen gerekiyor, o da doğru. çuvaldızı kendine çevirme vakti. aslında bütün bunların denge üzerine fazla kafa yormaktan geçtiğinin umarım farkındasındır ve aslında tüm burada gördüğün reaksiyon o bilindik hareket kanunlarından birinin yansıması"

bunun üzerine demin tesadüf ettiğim turgut uyar' ın harika bir şiirini eklemeden duramıyorum.

tel cambazlarının tel üstündeki durumu

sizin alınız al inandım
morunuz mor inandım
tanrınız büyük amenna
şiiriniz adamakıllı şiir
dumanı da caba
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız
bütün ağaçlarla uyuşmuşum
kalabalık ha olmuş ha olmamış
sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum
ama ağaçlar şöyleymiş
ama sokaklar böyleymiş
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız
aşkım da değişebilir gerçeklerim de
pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı
yan gelmişim diz boyu sulara
hepinize iyi niyetle gülümsüyorum
hiçbirinizle dövüşemem
siz ne derseniz deyiniz
benim bir gizli bildiğim var
sizin alınız al inandım
sizin morunuz mor inandım
ben tam dünyaya göre
ben tam kendime göre
ama sizin adınız ne
benim dengemi bozmayınız

 

silky kata

Thu, 11 Jun 2009 07:50:47

dur şurayı işaretlemeden geçmeyeyim. kuyruğu ufaraktan kaldır, titrettir, püskürt, heh tastamam oldu. şimdi diyeceklerimizi diyelim.

ufaktım, hatırımda uzak bir deniz beldesi, o zaman hatırladığım açık deniz. ben tabii denizi sevmem bazı akrabalarım gibi ancak boğaz derdine düşer isem göl, nehir, tatlı su balıkları için suya meyledebilirim. ne ise, o gün kuyruk dolandırırken etrafta böyle iki ayaklılardan birini yatırmışlar bir kaldırıma, adamın göbeğinin yarısı kızıl kıyamet, sanki birisi ısırmış ya da tırmalamış sanıyorum. sonradan konuşulanlar ve işaret edildiği kadarıyla yakında güneşe bırakılmış kocaman jölemsi şey dikkatimi çekiyor. meğerse adamın göbeenin yarısına yapışmış bu nesne denizde yüzerken. yaklaşıp kokluyorum. bana göre birşey olmadığına kanaat getirip geçip bir gölgeye, kuyruğu dinlendirmeye alıyorum. uzaktan izliyorum iki ayaklıların yaptıklarını. bu yaratıkları izlemek pek eğlenceli oloor. beyaz gömlekli bir tanesi yerde yatan adama bir şişeye işemesini istiyor. adam can havliyle dolduruyor şişeyi. havaya yayılan feromonlarından anladığım, adamın orta yaşta olduğu. sonra beyaz gömlekli yerde yatırdıkları adamın göbeene boca ediyor o şişe muhteviyatını. geçecek diyor. az sabret. yangısını alacak. sonra uykuya dalıyorum. uyandığımda göbekli adam gitmiş, herkes normal yaşamına dönmüş, bir tek yere güneşe bıraktıkları jölemsi yaratık sıvı kıvama gelip kaldırıma işlemiş. tekrar koklayıp bu haliyle de işime yaramayacağına kanaat getirip uzaklaşıyorum oradan. başka eğlenceler vardır mutlak etrafta diye mırıldanarak...

 

joyce

Thu, 11 Jun 2009 10:23:13

sezen aksu da çok güzel söylemiş, o şiirin şarkısını.

 

inan6666

Mon, 15 Jun 2009 06:06:47

dinledim. dünü levent yuksel konseri varidi bu' da. sonunda yarebbim sen büyüksün çaldı. bilhassa bidaa tövbe çalarken çok eğlendim.

 



Leave a Reply