etrafıma bakıyorum. yıllarca beni çevreleyen bu eşyaya, dökülen
şaçlarımdan, kepeklerimden, kırılan tırnaklarımdan ,akan göz
yaşlarımdan, akan kanımdan..ne çok karıştığımı görüyorum..koltuğun
kadifemsi dokusu yitmiş..yıllar bunu yapıyor.

bedbahtlık bu dört duvar içinde sirayetle büyüyor.

balkona çıkıyorum..cazip gelen şeyler var benliğimi saran
acizliğe.kendi yaralarımı yiyorum.yaralarımdan
besleniyorum..kabuklarını soyuyorum her gün yaralarımın..iyileşmesine
izin vermiyorum.

hayat durmadan beni techil ediyor..

aşağa sarkıyorum..henüz balkonun içindeyken bedenimi kaplayan ölüm
isteğinin yanıltıcı olabileceğini hissediyorum..tam da aşağı
düşerkenki ölümle yaşamın birbirine girdiği o birkaç saniyede
verilebilir böyle bir karar..

ölmek istemezsem?..
ölmek istemezsem beni tutacak birini istiyorum, ve ölmek istersem
ölümüme tanıklık edecek birini..bu ikisi aynı insan olmalı.

Ölmek istediğimi sanmıyorum..sadece, ölüme yakınlığımı ölçüyorum.

Balkondan dışarıya bakıyorum..şehrin bütün parklarını karelere
bölüyorum zihnimde, her birine ardışık rakamlar veriyorum..zıplayarak
geçiyorum üzerlerinden..şehrin duvarlarını rengarenk
boyuyorum..düşlerimi suluyorum..bütün parkları bağlıyorum
birbirine..ayırıyorum sonra..düşündükçe dalgalanıyorum, düşündükçe
sallanıyorum bir oltanın ucunda.

İnsanların öfkesiyle, insanlığın gücüyle baş edemiyorum..duvarlara
tutunarak yürüyorum gecelerde..tırnaklarımı törpülüyorum duvarın
yüzeyinde..bedenimi törpülüyorum..düşünceleri atıyorum içimden.yarıda
kalmış bir nefesle kurabileceğim en uzun cümleyi yazıyorum duvarlara.
Sizi seviyorum!
Siz beni sevmeseniz bile.


Onun yaptığı bir şarkıyı söylüyorum.

Şimdi derdini dinle dünyanın,
Bir kez daha düşün sana ihtiyacı var mı ha!
Yoksa kendine göre sen dünyalar kurdun da,
Yükselen dağların karşısında, küskün tavşanı oyna..

 


Comments

dejavuu88

Mon, 11 May 2009 05:37:29

Dünya üzerinde nokta bile değiliz..

 

kopanisti

Mon, 11 May 2009 05:49:21

sen beni sevmesen de ben seni seviyorum diyebilse herkes mantıken hem sevmiş hem sevilmiş olur.

 

absence of mind

Mon, 11 May 2009 06:08:11

"düsünüyorum da,
sanirim en büyük korkumuz oldugumuz gibi görünmek.
yumusacik kalbimizin fark edilmesi,
naif yönlerimizin kesfedilmesi,
cesaretsizligimizin anlasilmasi,
korkularimizin paylasilmasi
sanki zarar görecegimizin en büyük isareti.
kabuklarimizin altinda
kendimizi saklamakta ne kadar da ustayiz.
ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarimizin ardinda.
hissedilmeden, el degmeden, sevgimizi göstermeden.
istiridyeler, deniz minareleri, midyeler.
kirpiler ve kaplumbagalar gibi.
sahi koruyor mu bizi bu çatlamamis sert kabuk?
kimse incitemiyor mu duygularimizi, inançlarimizi, benligimizi?
yoksa zarar mi veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize.?
hissettiklerimizi gölgeliyor, yansitmiyor mu gerçek kimligimizi?
duygularimizi bastiriyor, el ele tutusmamizi engelliyor mu?
eger bir yildiz gibi isil isilsam ve bir yildiz kadar parlak.
ne çikar atesböcegi sansalar beni.?
belki en hoyrat yürek bile atesböceginin
o uçucu, masum, sevimli çocuksuluguna el kaldirmaya kiyamaz?
güçlü kapilarin arkasina kilitlemesem kendimi, korkakligimi, sevgi istegimi
en insani yönlerimi kayitsizca sunabilsem
bu sert kabugun agirligindan kurtulup
bir kus gibi uçacagim özgürce.
anlasilacagim ve bir ayna gibi yansiyacagim
karsimdakine.
o da çözülecek belki.
samimi ve güvenliksiz, silahsiz biriyle göz göze gelince.
oysa bir görebilsek bunu.
kalmadi böyle insanlar demesek.
güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.
kirilmaktan korkmasak.
incinsek, yaralansak.
ne olur bir darbe daha alsak.
yeniden açsak kendimizi, atabilsek o kabugu.
denesek.
risk alsak.
yanilsak.
fark etmez.
tekrar, tekrar bikmadan denesek.
ve kucaklassak yeniden.
tipki eskisi gibi.
ne oldugunu anlayamadigimiz o onbes yildan öncesi gibi.
o zaman fark edecegiz.
ne kadar özledigimizi birbirimizi.
neler biriktirdigimizi,
kaybolan degerlerimizi ne kadar özledigimizi.
beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
vakit az, paylasmak, sarilmak için.
yasadigimiz cografya zor, sartlari agir.
yüregi daha fazla küstürmemek lazim.
sirtimizda agir küfeler, her gün katlanan.
ve kosullar bir türlü düzelmeyen.
sevgiye çok ihtiyacimiz var.
ufukta kara bir kis görünüyor.
ancak birbirimize sokulursak atlatiriz o günleri.
kirin o sert, o agir kabuklarinizi.
kurtulun bu yükten.
korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.
yalnizliga mahkum ediyor bizleri.
hem hepimiz bir yildiziz.
ne çikar atesböcegi sansalar bizi. "

tagore

 

dejavuu88

Mon, 11 May 2009 06:19:52

Şahsen kendimden biliyorum

Yumuşak karnını gösterdin mi tamamdır. Canavara dönüşebiliyor insanlar. Hem kırıcı hem kırılgan, öfkeli ve sağduyusuz..
Dünya üzerindeki herkes zor bir mücadele veriyor şefkatli ol demiş Eflatun. Hoşgörüyle değişen duygular ve düşünceler yontuyor içimizdeki kayayı, bi öğrenebilsek...


 

absence of mind

Mon, 11 May 2009 07:34:07

birbirimizden öğreniyoruz, kırıcı olmayı, can yakmayı..bize ne verildiyse onu sunuyoruz hayata..bizim gibi düşünmeyen, bizim gibi yaşamayan, bizim gibi hareket etmeyen, bize benzemeyen kimselere tahammülümüz yok..kendi yanlışımızı başkalarının hayatlarında düzeltmeye çalışıyoruz..birbirimize benzemeye başlıyoruz iyice.ortak fikirler, ortak duruşlar, ortak hayatlarr...kerhaneye çeviyoruz hayatlarımızı..hepimiz yapıyoruz bunu..ders veriyoruz ders alıyoruz..ama rahat olamıyoruz..bir türlü rahat olamıyoruz.

 

kopanisti

Mon, 11 May 2009 07:36:32

ı ıh hepimiz yapmıyoruz bunu.

 

absence of mind

Mon, 11 May 2009 07:38:12

ben yapıyorum diye herkesi yapıyor sanıyorum belki de.

 

kopanisti

Mon, 11 May 2009 07:41:34

ona bişey diyemem tabi.

 

absence of mind

Mon, 11 May 2009 09:03:49

kedi etkisi: kedi geldi eve.kedimiz var artık.şaşkınım..kediyle yaşamayı öğrenebilecek miyim. bakalım?

 

dejavuu88

Mon, 11 May 2009 09:43:30

Bizimki bir sabah lavaboya işedi. Allah yarattı demedim, iki ona bi kendime vurdum. Sonra hırsından saksıya sıçtı. Tavsiyem kumunu asla eksik etmemen; Köpek gururu yok bu sevimli yaratıklarda. Sorun öyle çözülüyor, basit.

Çay bardağı kadar midesi, isterse zırlasın fazla yedirme. Arada ot yedir. Bizimki 1 senelik ama 10 kilo oldu. Her gören "çok büyümüş" diyor; öküz gibi olmuş diyemeyecek kadar kibar insanlar

 

mengü

Mon, 11 May 2009 13:37:31

ilginç.
günlerdir ve dün epey dalmıştım kendime. dalışın envai çeşidini aman deyim kimse yazmaya.
beyaz işi yazıp temize çekmeye bilgisayar karşısına oturduğumda okudum yazdığını Absence.
ilginç geldi yazın çarpışanlarıyla. tesadüf ne açıklayamam ki şimdi.
beyaz iş dökülmeden satır satır not defterime yazdıklarımı da buraya yazmak istedim:

Ölmeyeceksen mecburen çek silahı. İyi kötü bir kafa ve kalb. Olmazsa vazgeç ne intiharı. Amma ve lakin duydun bir ses bir kez. Dursan yerinde saraylarda toz toprak müzelik. Kemikler çayır çimen azade. Selama yaşarken bir umut idrak edemediklerin olsa da sukunetin anladıkların hesabına süsten fazla olsun es. Yavaş hızlı geç git öteye.
Göç nasılsa var.

 

absence of mind

Tue, 12 May 2009 07:24:26

öte yandan sadece sen, sadece sen, sadece sana göre, sadece sen varsan var tüm bunlar.ilginç bir tevafuk olmuş mengü.

 

absence of mind

Tue, 12 May 2009 08:10:17

Yazdıklarım yetmiyor..bir ömür kalem sallasam ne fayda..kalbim çarpıyor.yazı çarpmıyor..sıralı..düz.
kalbim midemi bulandıracak kadar güçlü çarpıyor.bütün diğer organlarım ölü gibi.bir tek kalbim.bedenimi ele geçirmiş olmalı..kalpten ibaretim.şimdi.

 

mengü

Tue, 12 May 2009 10:25:08

vallahi dedim yine bak Absence, senden az çok bende de var ki sarıl sıyır yık kur iyi kötü olur olmaz yaşayıp ölmek nasıl olmaz... iyice bi görsem. ya körsem!

 

absence of mind

Tue, 12 May 2009 10:37:51

benden her yerde biraz var..serptim kendimi.onda bunda büyüyorum..buna hiç inanmaycaksın o zaman..arkadaşım aradı: rüyasında görmüş beni.korkmuş.yokmuşum rüyada..ölmüşüm..yazıyı yolladım okuttum sonra.şaşırdı.

 

mengü

Tue, 12 May 2009 10:43:24

:) hayırlara vesile olsun

 

absence of mind

Tue, 12 May 2009 10:50:18

bir şey daha var.ben bu dünyanın en aptal kadınıyım..kendimden daha aptalını tanımadımm gerçekten de..internetten okudum, soğan sarımsak zeytin yağı ve yumurta sarısı karışımı saça iyi geliyormuş..beyazları azaltıyormuş,saçları besliyormuş falan da filan..hiç kimsede kokutuyor yazmamışş....yaptım.bir saat tuttum kafamda..üç günde toplamm 15 kez yıkamışımdır saçımı..hala yeni pişmiş yemek gibi kokuyorum..kendimden tiksindim..bir tek ben mi düşüyorum böyle numaralara yaa..soğan sarımsağa dönüştüm sanki..lanetlendim.

 



Leave a Reply