Zamanın zarları atılırken yatay düşlerinde, boynuzlarımla sürmelemiştim gökyüzünü; hayal ellerinden vazgeçti. Oturup eşelerken düşlerinin en sahte simalarını, sadece ermişliğinin katmanlarına bir seri. Erişimsiz eylemler, kısırlığın ayakta durduğu kızıllıklar. Saçların bende, köklerini arama!
Kutuplarından önce, varlığının o mevsimli hikayeleriyle övmüştün ya eksikliğini. Utanıp da eksiltmiştin ya gördüğünü. Sormaya usandığında vazgeçmiştin cevaplarının heyecanından. Hayır bu bir savaş değil! Hayır bu bir kazanç değil! Sürünme kıyılarımın maviliklerinde bu kumsallar benim değil! Ellerimi kestiler benim, dokunduklarım tenim değil!Uzun metrajlı filmler gibisin, fragmanın esin değil! Konuştun ve duymalıyım…
Uzanıp dokun içimdeki varlığına, seni yaşattığım bakir karanlıklarına. Simanın düştüğü adımlarım kadar ilerlemişken sonsuzluğumda, yağarak erittiğin topraklarında kanayarak yarat ruhunun derinliklerini. Masal değil bir şiir gibi erit kalbimin sol kanadını!
Comments
Devilorangel
05/04/2009 11:56am
Pusulanın sükuneti hayasızlıktan. Yönlerin kendinde kaybolmuşken; güneyde batının doğusu idi kuzey. Zarlarda şeytan pusuları, kayıp simalarda çocuk adımları… Gölgem sokaktan, sanatım mezardan… Yağdı güneş Kandan ibaret topraklarıma Seni gömdüğüm mezarıma.
Mürekkebi bitmiş kalemim. Ancak sana dantelden kefen örerken, tadı kaçmış cehennemin. Kıyamet kopsun hadi bizde kopalım.
Reply
inan6666
05/04/2009 2:17pm
insanın neye iki eli var bir şaplağa tek el yetiye oysa insanın neye iki kulağı var birini kabartsak duymiye sanki me insanın neye iki ayağı var çoğumuz sürünüyoruz zate bir ayak çok bile insanın neye bir kafası var iki olsa üç olsa beş olsa ya ne güzel insanın aklı neye çapraz gidiye düz gitse hiç karışmasa kararları hemi hastalanmaz o zaman insanın iki ağazı olsa iki sigara birden içse birile sigara içse birile aynı anda şarap içse misal (arizona dream' den arakladım bunu da) iyi ki insanı sormuyorlar nasıl yapsak dei bana kalsa insan çok pis bişe olurdu kesin kolu bacaa çok kafası yok bir götten ibaret çok basit ve huzurlu bir hayvan taslak insanın neye on parmak elinde on parmak ayaklarında bir göte bir parmak yetişir gönde köpek itişir ve hayvan olmanın imkanlarını gide gide kaybettik çok uzaklara gitmişiz bilemedik insan neye şiir yazar meğer kim ne kadar ayıp şe uyak uydurmak dili kaydırmak insan neye inat eder ve neye inadından geçmez çoğu insan inadında haklı olsa bile vazgeçmeyi bilse çok iyi hisseder bana beyle gelir fikrim oruspudur ve etimi kandırmak için girmeyeceği oyun yoktur vay alçak beni beni insan soyunacak madem neye giyiniyor elbise yalan dei mi şehre toplamışlar biçimli götleri çirkin olanları daha bir dürüst inan bu saatte ayarsız hayalperest gibi ayırmadan rasgele birine dayasam kaderimin zifti açılacak gibi