çantasını açtı, içinden fındık ezmesini çıkardı..kaşığı
daldırdı..yalamaya başladı..dikkatim dağıldı.önemli konulardan
konuşmak için bir araya gelmiştik..üstelik insanlığa açık bir mekanda
idik.
'
Son günlerde beni hayata bağlayan tek şey fındık ezmesi' dedi.Güçlü
bir bağ, fındık ezmesi için bir ömür yaşanır ..herkes bu denli bağlı
değil hayata' dedim.Gülümsedi.Kaşığı
uzattı.'yemek ister misin' dedi. ' evet ama önemli meselelerden
konuşmak için bir araya gelmiştik..şimdi böyle olunca,
söyleyeceklerimi aklımda kaybediyorum.' dedim.

Yalanmaya devam etti..söylediklerimi dinliyor, ama önem sırasında en
gerilerde bir yere atıyor gibiydi .Fındık ezmesinden daha az
önemseniyor olmak canımı sıkmaya başlamıştı
sanırım..etrafa bakındım. bir kaç kişi bize bakıyordu..daha çok ona.

-'Ezildikçe tadsızlaşır insanlar oysa şu fındık öyle bir şey mi baksana' dedi.
-Bütün geceyi fındıklardan konuşarak mı geçireceğiz?
-'Üzerine giydiğin şey seni çok ciddi gösteriyor. kendimi sorgulanıyor
gibi hissediyorum.çıkarsana'  dedi.
-' Tanıştığımız ilk günden beri beni soymaya çalışıyorsun' dedim
gülümseyerek. Ceketimi çıkarttım.
-Evet ama sadece derine kadar inebildim. Bir kıyafet nasıl insana
karakter verir aklım almıyor, ama oluyor işte..ne zaman bu iş
elbiseleriyle görsem seni, sanki
güçleniyorsun.çıplakken böyle değildi...Seni doğal  ortamında görmek
isterdim.niye böyle bir yer seçtin.
-Sokak aslında benim doğal ortamım.. oturursak daha dingin,daha aklı
başında bir konuşma olur diye düşündüm...Artık ertelemiyorum..Beni
neden bıraktın.
-Her şeyi bıraktım çünkü aynı anda.
-Neyi mesela?
-Otobüs kullanmayı.
-Otobüslerle benzer bir yer mi tutuyorum hayatında.
-Artık her yere yürüyorum.yürümeye başlayınca ayakları açılıyor
insanın.gitmeye başlıyor.işi de bıraktım.alkolü de..dahası da var.
-Evini değiştirdin.telefon numaranı,ailenden uzaklaştın..hepsinden haberim var.
-Aramışsın beni duydum..insan tüm bağlarını koparsa da bu tarz şeyleri
duyuyor bir yerlerden..rastlantısal güzelliğin yaşamakta olduğun
hayatta bir yeri yok..burada bile birkaç
plan dahilinde oturuyoruz..oysa başladın mı bir kez akmaya, öyle
enteresan tesadüfler olmaya başlıyor ki inanılmaz..

Yeniden fındık ezmesi yemeye başladı..içimdeki dalgaları dışıma
taşırmamaya çalışıyorum..bir süre ağzımı kapalı tutuyorum..kaşığın
arka yüzeyinden kendimi görüyordum.lanet olsun, kendime
nasıl,yabancıyım.ona da öyle.
-Hiç düşündün mü?
-Neyi?
-Arkanda bıraktığın dağınıklığı.
-İyi görünüyorsun.
İ-yileştim.
-Bir gün iyileşeceğini  biliordum.
-Çok şey aldı benden.ama beni,bizden ayırdım.
-Uzunca süre birlikte yaşadık..birbirimize benzedik.bazen sen
vazgeçtin, bazen ben..törpüledik, şekil verdik..gerçek bir
mükemmelliğe ulaşınca benim gözümde, gittim..birlikte yapacak daha
fazla şeyimiz yoktu..o zaman öyle düşünmüştüm.
-Canın acımadı mı? Benim çok acıdı.bunca yıllık alışkanlıklarımdan
vazgeçmek kolay değil..sırtımın arkasında bir yer var..bazen feci bir
kaşıntı tutuyor bazen,ne yönden uzansam yetişemiyorum..öyle bir
yerdeki, sanki inadına orası kaşınıyor..seni arıyorum..
-Böyle bakma, böyle bakarsan her şey acı veriyor insana..şu fındık
ezmesinden ye biraz. İyi geliyor böyle anlarda.
-Aptal herif..hayatımı cehenneme çevirdin.. şimdi karşıma geçmiş
yalanıyorsun.,bunlar içimden söylediklerim idi. Canım çekmiyor
dedim..yalanma eylemi, cinsel dürtülere sunulan
zerafetli bir sofra gibiydi.ama teslim olmayacaktım..bu adamı
tanıyordum, neyi ne için yapar biliyordum..bir yılda ne kadar
değişebilir ki insan, hele ki otuzlu yaşlardan sonra.
'-Gittim, çünkü sıkıldım' dedi..insan sıkılabiliyor benzer şeyler
yaşamaktan.bu normal bir şey..senden sıkıldım değil bu, kim olsa
sıkılırdım sanırım..başkasından  daha önce bile sıkılabilirdim.
-Kendini yenilemiyorsun çünkü..insan kendini yenileyemedikçe etrafını
değiştirmeye ihtiyaç duyuyor' dedim.

Beklemiyordu bunu..fındık ezmesine sarıldı.devam ettim.

-Gittin, uzaklaştın diye mutluysan, uzakta kalmalıydın..uzaklar
yetmediyse daha uzaklar..aynı yolları dönmek için yürümüş
olamazsın..bıraktığın yerde miyim sanıyorsun..hayır değilim.
-Kimse değildir..belki yeniden denk geliriz sanmıştım.
-Milyonlarca insan arasında ikinci kez aynı insan öyle mi? Hiç
sanmam.tanrı bile şaşırır böyle bir tesadüfe.gitmeyecektin, madem ki
gittin..gittiğinde kalacaktın.kendimi pamuk ipliklerine bağlayacak
değilim....inceldiğim yerlerimden çoktan koptum ben.
-Ayağa kalktı..'gidebilir miyim' dedi,
'-İlkinde hiç sormamıştın'dedim.

Arkasını döndü..yürüdü..yürüdükçe uzaklaşıyor, uzaklaştıkça
küçülüyordu.Arkasından bakarken şunu düşündüm..kendiliğinden gitmesi,
ona 'GİT' demekten kolaydı.

Fındık ezmesini masada unutmuştu..kaşığı aldım..daldırdımm ve
yedim..yedikçe yedim..yedikçe ağladım..ağladıkça daha çok yedim

 


Comments

silky kata

Sat, 16 May 2009 08:47:54

iyi bir analiz olmuş bu. bakış açısı meseleye tam kıvamında. hoşuma gitti. hatta biri konuştukça diğerini eziyor mu ne?

 

shadowy

Sat, 16 May 2009 13:33:20

Tanıdık.

 

inan6666

Sat, 16 May 2009 16:27:00

güzel olmuş. git gel şahane.

 

monique

Sat, 16 May 2009 16:34:09

güzel olur tabe. fındık kurdu fındıkçı meme fındıı zate sana fındık olsun kemir dur köpek. fındık kabuu dolmasa ne çıkar ? fındıklının hesaabında fındıklı parkındasın ben de bunun farkındayım herkes bunun farkında.


 

jagged

Sun, 17 May 2009 00:35:27

bazen bir yol ayrımındasındır ve o yollardan birini seçmek zorunda kalırsın.işte böyle zamanlarda seçmediğim diğer yolu merak eder dururum..aklım hep o yolda kalır.çıkarsamalar yaparım, böyle değil de öyle davransa idim ne olurdu çıkarsamaları.bazen yolun başına dönüp yeniden seçmek isterim ama hayat buna izin vermez..karar vermek zor iş.zar adam diye bir kitap var duymuşsunuzdur..hastalarını iyileştirmek için karar verme mekanizmasını ortadan kaldırıyor doktor..kaderini oynamak gibi bir şey olsa gerek..her duruma uygun altı olasılık yaratılıp zar atılıyor..zara itaat mecburi.zar ne derse o oluyor..böylelikle sonuçlardan mutsuz olmuyorsun, karar senin olmadığı için..bana sorarsanız sikten bir yöntem..mutsuzluk bile olsa insanın kendine ait olmalı.
beğeniler için teşekkürler.

 

veronique

Mon, 18 May 2009 01:45:08

hiç düşündün mü arkanda bıraktığın dağınıklığı :: and i m here to remind you of the mess you left when you went away çaprazına

you oughta know - alanis morrisette

http://www.youtube.com/watch?v=dR6mEu5-egA&hl=tr

 

Sahlanankoc

Tue, 19 May 2009 02:37:01

Fiskobirliğin hiç katkısız kalın dövülmüş fındık ezmesi vardır.. Gold namı ile meşhur fındık kreması gibi değil..

fındıklar gelir damağına kıtır kıtır.. tavsiyeye şayandır fiskobirlik fındık ezmesi..

yazının "carpe diem" mantığına yaklaşan bölümü hoşuma gitti.. güzel olmuş..

 

aom

Thu, 30 Jul 2009 13:44:07

güzel yazmışım..yeniden sevdim.

 



Leave a Reply