( ulan albay ismine pırpırların katı kadar tüküresim emekli sefil…)
ha bak bugün mübarek günümdeyim şükür dua et… ( sana da selam niyetine konuşuyorum ya şerefi emlak dükkanı önünde bacak bacak üstüne atmış karı gibi oturmuş butik kızıyla kırıştırmadan duran yumuşak yüz … herif . arkadaş hatırına…) tamam kızma gel, bi ikramda bulunayım. ne içersin kahve çay ada çayı. kahve içtim bizim gar kahvesinden sen de var mı? yok ada çayı o zaman. çocukların ne yapacağına karar verdim iyi etmişsin aferin! … … bir adım evveli:
kim. ne. hak iddia eder. ortaya. aynı anda. onun için onlar için. aynı anda kendi bir içim su için. anında yapar seçimini. koparır keser atar atlar ortaya. kanata kanata kendini salar. kan ile kan yıkanmasa da kuş kanadı er atıylasa da ve od diyende ağız yanmasa da saklar kendini aleni. sır çekmek kolay mı? sır almaz neler var.
baktım uzaktan bembeyaz. hayvan oğlu hayvan çok yakışıklı! bi bakış baktı. daha önce de bakmıştı. uzaklara bağırmıştı yakınından geçerken kaç gecenin karanlığında. bekler durur. ciğerinden kuvvetle bağırır. boşaltır nefesi. ben buradayım diye ha!
döndüm baktım bu sefer. saf kan a! belli değil bilmediğim den. yaklaşanda beyazın altında bir ten. karaltısı yüzünde hafif gri pembe siyahı. iki tane kömür leke. kömür değil parlak kahve rengi. griyle beyaza yakın siyah görünür.
oynamak mı istiyorsun sen ha! canımsın kimse selam verip dahi konuşmuyor. bağarıp çağırıyorsun korkup kaçıyorlar. geleceklerine gidiyorlardır hani… e n’aparsın! yanındaki ihtiyar delikanlı bak. o var bazı an. belki ondan giderler. diyor ki iyi ki sen varmışsın. çok akıllıymışsın. yoldaşmışsın. anası da severmiş. sen harikasın. bak aklıma ne dadadın
rayiha
sitem mi eyüboğlu’ndan zeytin ağaçlarını sevdiren
yoksa arkasındaki sen
bildiğin bir kısrağın asaleti olsa
yahut karası dutun bir çingene kadın hasretinde
velhasılı karası tatlı yeşili akasya balı
yaşadığım toprakta sevdiğim birden ben saklı
gideyim artık ben. hadi eyvallah!
bakma bana sen. kıpırdamadan durma heykel gibi. ulan heykel göz süzer mi küskün küskün.
üzme beni süzme gözlerini çocuk. nasıl atmıştın kendini üstüme daha demin benden emin. tuttu ihtiyar ihtiyatla lekelemeyesin diye. o başka iş dostum. yolumu çevirdim yine sana sebep. börtüye böceğe de inandım. adını ver bari. hatta yaşını da bilmek istiyorum koca oğlan! görende büyük kocaman sanar kimi seni.
doğru bildim birsin! hey Çakıl, harikasın! nice inşaat bekçisi ve it arkadaşım.
tamamı: çın çın!
çın çın
bir delikanlı
sakın ha sakın sesi
dokunamadığından değil
sana türlü yeminde söyler
görmeli görmeliyim
bir daha ve bir daha sen
çanların çanağı içten dışa
çevirip çarptığında çizgi çizgi
el ile dövülmüş çınlar
gövdede teli telli bağlamalar
sesi dokunamadığından
yahut naylon plastik bırakıp
çubuk tahta çelik hududa vurduğunda
sahiden ölmeli miyim çakıl
bir adım sonrası:
-bugün ........e selam verme günündesin ha!
-ha!
( ulan albay ismine pırpırların katı kadar tüküresim emekli sefil…)
ha bak bugün mübarek günümdeyim şükür dua et… ( sana da selam niyetine konuşuyorum ya şerefi emlak dükkanı önünde bacak bacak üstüne atmış karı gibi oturmuş butik kızıyla kırıştırmadan duran yumuşak yüz … herif . arkadaş hatırına…) tamam kızma gel, bi ikramda bulunayım. ne içersin kahve çay ada çayı. kahve içtim bizim gar kahvesinden sen de var mı? yok ada çayı o zaman. çocukların ne yapacağına karar verdim iyi etmişsin aferin! … … bir adım evveli:
kim. ne. hak iddia eder. ortaya. aynı anda. onun için onlar için. aynı anda kendi bir içim su için. anında yapar seçimini. koparır keser atar atlar ortaya. kanata kanata kendini salar. kan ile kan yıkanmasa da kuş kanadı er atıylasa da ve od diyende ağız yanmasa da saklar kendini aleni. sır çekmek kolay mı? sır almaz neler var.
baktım uzaktan bembeyaz. hayvan oğlu hayvan çok yakışıklı! bi bakış baktı. daha önce de bakmıştı. uzaklara bağırmıştı yakınından geçerken kaç gecenin karanlığında. bekler durur. ciğerinden kuvvetle bağırır. boşaltır nefesi. ben buradayım diye ha!
döndüm baktım bu sefer. saf kan a! belli değil bilmediğim den. yaklaşanda beyazın altında bir ten. karaltısı yüzünde hafif gri pembe siyahı. iki tane kömür leke. kömür değil parlak kahve rengi. griyle beyaza yakın siyah görünür.
oynamak mı istiyorsun sen ha! canımsın kimse selam verip dahi konuşmuyor. bağarıp çağırıyorsun korkup kaçıyorlar. geleceklerine gidiyorlardır hani… e n’aparsın! yanındaki ihtiyar delikanlı bak. o var bazı an. belki ondan giderler. diyor ki iyi ki sen varmışsın. çok akıllıymışsın. yoldaşmışsın. anası da severmiş. sen harikasın. bak aklıma ne dadadın
Comments
silky kata
05/02/2009 6:59am
özellikle mi tekrar ediyor metin kendi içinde? hayvanoğlu hayvanı görmüş kadar olduk. sağolasın mengü! yakında idi. buradayım dedi.
Reply
mengü
05/02/2009 12:43pm
silky kata, yazının tekrarı öz fikrim yahut isteğim olmamıştır. niyeyse bazı zaman-iki kez oldu;"oluk" ve "çakıl"da- istişare kısmından yazı yollamaya çalışanda 'web sitesi bulundu yanıt bekleniyor' ibaresi bi türlü gitmedi çıldırdım.illa şu hal be hal nice okuduğum yeter be yeter beter olduk beter bi yazı artık gitsin içimden şu pislik ne zıkkımsa yer açılsın yeni söze diyende fren patlıdı yolladım mail yolu ile de. dedim ne bu niçün iştişare kapusu donuktur. yekten bıktıramadım ki daha yahut bela mısın al iki kere dönderdik gözün doysun anlamında olabilir yahut başka fikirdir bilmem de bu yazıyı içinde döndürme fikri güzel. denemek lazım. hayvanı görmüş kadar olduk demeniz has bir lütuf. sağolun.
biz de inan ile epostanda ne yazıyorsun diye mesai harcadık yau. söylesene baştan. direk posta ile gönder kardeşim. hiç uğraşma. ben hemen basarım yayına. onu biz epostasını göstermeden sövecekler için ayarladık.