'Bizim bağların üzümünü kurutacak kadar içtin oğul! Bir dur de artık kendine.haydi kalk yol al.Düşüp kaldı mı ağırlaşır insan, itilip çekilmez eti'. Kendinden epey büyük, yüzlerine çizgiler yerleşmiş adam konuştukça, içinde demlenen şarabın keskin kokusu vuruyordu yüzüne. İÇME daha fazla!......başka şeyler söyleyecekken sustu adam. asıl meseleden uzaklaşırsa anlaşılmasının daha zor olacağını hissetti.'İçme artık' dedi. Tutup kolundan ayağa kaldırdı.
Kim bu adam? Niçin benim içmeme bu kadar takık? Ne kadar içtim..tüm bu soruların olası birkaç yanıtı olabilirdi..şuanda cevapsız tek soru vardı..içmeyip ne yapacaktı.? Yürümeye başladı..sadece tek bacağı yürüyordu, diğer bacağı ise sürükleniyordu..bir bacak bu meseleye halletmeye yeter mi diye düşündü? Ne kadar yürümesi gerekiyordu, ne kadarını yürümüştü yolun.çekiştirdiği bacağı ve çoktan sızmış olan tek gözüyle epey ağır ilerliyordu. Etrafına bakındı..asırlık yağmur yemiş, rengi atmış, kilise duvarlarının dibinde kırılmış bira şişlerini gördü..az öncede bir minarenin önünden geçmemiş miydi?..sonra köşede yükselen okulu ve biraz ilerdeki polis karakolunu gördü..duvarlarda bedenleri ya da gülüşleri göze çarpan kadınlar vardı.. afişlerin üzerlerindeki yazıyı okuyamadı..her şey birbirine karışmış! Nasıl bu aykırılıklarına rağmen iç içe girişmiş olabilir tüm bunlar..bu saçma düzeni nasıl kurmuş olabilir insanlık? Gözünün gördüğü her şer, tuhaf gözüküyordu..bunları düşünmeliyim dedi kendine.kendi sesini duygu..gidecek yolu vardı. Vardığında söyleyeceklerini tasarlamaya başladı.bu gece bu meseleyi halledecekti..kararlıydı. .... Çalan kapıyı serap açtı. 'O yok mu?' Serap o'nun kim olduğunu biliyordu..yabancılaşmalarının belki de en yakın şahidiydi. 'Yok' dedi. İçeride olduğunu biliyordu..görüşmek istemediği belliydi..bütün yolu ona söyleyeceklerini düşünerek geçirdikten sonra, onu görmeden bir yere kımıldamak niyetinde değildi.içeri girmek için bir hamle yaptı..serap ondan daha hızlı hareket edip kapıyı geçebileceğinden daha az aralık bıraktı. Direnmeye gücü yoktu..içi dolmuştu... ' Şimdi girmeliyim iyi geceler' dedi serap. biriktirdiği cümlelerden hiç birini diyemeden kapı kapandı. Bu kez kapanan kapı iç organlarından birinin olmalıydı..nefes alıp vermede zorlanmasına bakılırsa ciğerleriydi kapanan..kalbini yokladı, yerinde değildi. Geri döndü..az önce giderken garipsediği bütün dizilimler müthiş bir uyum içinde gözüktü gözüne. Bu bir tür kabullenişti. Son gücüyle anahtarı çevirdi.Evine girdi..doğrudan yatağına..içi buz gibiydi..yatağı da.yalnızlığının soğukluğunu hiçbir yorgan örtemedi.
Comments
apartman topuk
04/09/2009 4:20am
dikkatim dağıldı okurken. odaklanmaya çalışsam da olmuyor. neden bilmem! yine de yazı, duygusunu geçirdi bana.
Reply
absence of mind
04/09/2009 4:24am
ayakkabılarını çıkar bir de öyle oku..o kadar yukardan olmuyordur belki de:)
Reply
apartman topuk
04/09/2009 4:31am
yazının boyunu mu yoksa kendi boyunu mu komplex haline getirdiğini anlayamadım. ayakkabılarım son derece rahat. istersen boyunu uzat. :))
Reply
absence of mind
04/09/2009 4:44am
yere yakın daha iyi oluyor..sağlamcıyım ben.yukarılar güvensizdir şimdi.
Reply
mengü
04/09/2009 1:08pm
bende derin tesirine sebep yazının başlangıcı.harika. son cümle olmasa nasıl olurdu diye düşündüm utanmadan da yazdım absence. sersem okuyucu de geç inşallah.
Reply
monique
04/11/2009 12:36pm
güzel
Reply
absence of mind
04/12/2009 3:49am
bu yazıyı ben daha yazsam, 'Bu kez kapanan kapı iç organlarından birinin olmalıydı..nefes alıp vermede zorlanmasına bakılırsa ciğerleriydi kapanan..kalbini yokladı, yerinde değildi.' 'yalnızlığının soğukluğunu hiçbir yorgan örtemedi.' cümlelerini atardım.
Reply
mengü
04/12/2009 4:22am
valla daha yazsan daha güzel... (mengü işin gücün yok mu senin)
Reply
absence of mind
04/12/2009 4:26am
bir daha yazsam diyecektim yahu ben..daha daha yazarım ama.
Reply
inan6666
04/12/2009 5:16am
öncekinin yerini tutmaz. başka yazı olur bu defa. yeni yazı için eskiye bakmak her zaman için iyi fikirdir.