Uzun zamandır hissetmemişti acıyı özellikle kendi içinde. Yanardağ misali ateşi küle dönüşmüştü. Oysaki onca Anka kuşuna gebe yüreği. Çöllerinde kumu çiçek bilen gözleri nefesine muhtaç hayatı solurken…
Şimdi kapandı yaralar
Kaşınmaz kabuklar
Ezansız kıblemde
Sağır imamlar var…
Sükuneti teskin yokluğun olacaktı
Hayat kahpeliği
Son perdemiz…
Açılmamış açamamışsın…
Çocukluğunu hep başkalarına peşkeş çekmek nüansı eksik getire klon düşleri. Ama sen hep cesurdun kaçarken kendinden. En çok neyini sevmiştim diye düşündüm sonra yine kendim oldum. Düşüncesizliğimde. Asla kurulmayacak ve asla bitmeyecek bir şeydi bu. Tanrının ıslak nefesi misali.
Kötürüm düşlerdi. Birbirimizi düşünmemiz.
Yatalak bir intihardı seni sevmek
Ölüm ise
İşte onu yakında öğreneceğiz…
Dolandım kendime güneş üşürken oysa ben seni ay misali sevmiştim. Kelimelerim hep yeşildi gözlerime bakmaya korktuğundan olacak. Veya gözbebeklerinde kaybolduğumdum. Rengin neydi asla ben olmadı biliyorum. Ve asla olmayacak. Lanet olsun dili bu kadar sadeleştirdiğime…
Yalnızlık kınında kalmalı tehlikeli bir silahtı. Kime karşı çeksem oda içimde yalnız kalıyordu.
Şu kendime çekiyorum.
Gözyaşlarım yok
Mezarım sensin
Tabut aşkımız
Cesaret toprak
Hadi daha çok sev beni…
Gömüldükçe bir şeylere sadece bir parça et ısırığı tadında sensizlik ve benim olmadığım yerde yani hiçbir yerde. Kendini yok et ben zaten sende yok olmuşum. Küllerim kısrak dualarında şahlanırken küfrüm kendime oda sadece sen.
Yapraklarım bahara inat her mevsime aşina o yüzden devamlı ölüm teranesinde. Dokunma bana ya da dokun. Sensizlik sadece beni deli ediyor yeterince değilmişim gibi…
Bir film karesi gibi hayatım son duam son dileğim son nefesim kendine iyi bak
Asla geriye bakma benim düştüğüm kendimden tuzaklara sende dolanma…
Hedefini kaybetmiş bir kurşun sesinde çınlasa da dudaklarımız
Şarjöründe imkansızlık
Yokluğunda bir kahpe hayat
İşte bu lan yaşamak…
Cesaretim gençliğimin efsunlu bir giysisiydi. Her şeye inanmak Allah’a inanmaktı…
Dudaklarım kanıyordu seni anıyorken belki nankör bir serzenişte yok oluyordum aptallığım ve ukalalığım sana miras kalacak.
Hep düşünmeden yazdım hep düşünmeden sevdim belki sonu ölüm olur diye ama hala hayattayım.
Ya sevmeyi beceremedim ya da sen yoksun.
Birkaç tane olduğunu düşündüğüm hatta dost olduklarını sandıklarıma atıfta da bulunmak isterim.
Yaşlılık bekaretindedostluk güzel sesiyle kanasa da
Cesareti olmayacak bir düş…
Kimliğimi yitirmedim
Ben
Sadece
Ferdi
Biraz yalan olsa
Sen olmazdın
Biraz yalan olsa
Ben olmazdım
Sen dürüstlüğümü terk etmiştin.
Canımı yakan tek şey
Melekler ağlaması
Tanrı gözyaşı
Comments
silky kata
04/30/2009 5:44am
neden bu kadar acıyor taa en derinler? insanın bütün hücreleri 7 yılda bir yenilenirmiş. yani 7 yıldan sonra eski biz olmuyoruz. o halde neden hala anımsıyoruz? nedir o, hangi hücredir acının çetelesini barındıran? neden sinsice durur hala iç yerimizde?
Reply
inan6666
04/30/2009 5:50am
fikirden ibaretiz.
Reply
Sahlanankoc
04/30/2009 7:18am
hülasası acı hayatın..
melekler de ondan ağlıyor ya zaten.. cennetten düşene ağlıyorlar.. düşmüşe ağlar her vicdan sahibi varlık..
eğlenmek zaten adı üstünde.. oyalanmak.. eylemek kendini kısa süreliğine..
yüz vatlık ampülle aydınlanan yalancı mekanlar yüzünden bu kıyıya çarpıp duran düşüncelerin..
"üzgünüm" demek isterdim.. ama fazlasıyım sanırım.. üzülmek de yetmiyor artık çünkü.. hep unutup 'eyle'sem de kendimi, "bilseniz az gülüp, çok ağlardınız" lafzını unutsam da, en azından artık biliyorum galiba.. üzülmüyorum.. kabulleniyorum..
düşmüşüz..
Reply
shadowy
05/04/2009 11:47am
İlk deneme yazılarımdandır. Lakin değişende pek bir şey yok...