sorbet / inan6666 01/08/2009
yakup’ un gölgesi düşmüş amirin üzerine. git dedi. istirahat et. olur. gideyim. bu saatte ne yaparım bilmiyorum. dün yüklediğim yazıya bakayım. galaxy netcafe üçüncü masa boş. internet cafee şahane yazı ilave etmiş. seppuku. oh ne güzel. sui kasten ser istimalen mi beyle yapiyosun kardeşim ? şimdi zamanı değil. açlığın dördüncü günü barsakları deşelesem ne olacak ? kanım çekilmiş. gözlerim sikilmiş uyur uyanık kalmaktan. gırtlağıma dalyarak yemiş gibiyim habre hazır kave cigara ziftleniyorum. şu işkence bitsin firmasının nizamiyesine gidip işemezsem adam deilim. o ne leş kave ? keriz miyiz la biz avrupa’ da ayrı burada ayrı mamül sokuşturiyosun ? bilmiyor muyuz instant cafee dediğin üç kuruş etmez sıvışık boku latin amerikan yollarına asfalt deyi döktüklerini ? biliyoruz. bişe değil, üçün birine bu derece ucuz bedava kave çöpünü koyuyosun bare içine az daha ilave et de iyi bir sikertilsin tebelleş olduğun bünye geberelim gitsin anass. kaveyi kısmış, basmış çürük sütün kremayı, şekeri ağartan toparlanan kitleyi bağartarak dağatan kimyevi jandarmaya vermiş olağanüstü yetkiyi, toplantı gösteri yürüyüş kanun nizamına muhalefet eden kim mesane dalak yürek olsun veriştirin haydar hazretlerini. çekinmeyin. işkembe dayanır. kalp çeker. ciğer sönmek bilmez. barsak düğüm tutmaz. bunceizleri envai misli aşrı yere sevk idare olmadan zevk olmaz hayat olmaz. kimi erbaabıkave hatta ağazına sıçılmasından keyif alır. untouchable zen saolsun şahane filim yollamıştı, orada jack amcanın müptelası olduğu bir kave var. pek hususi pek nanemolla pek kazık marka fartanfonik zabazort ıvır zıvır bişe. sam amca berikine sen diyor bu kavenin nasıl yapıldığını biliyomusun ? bilmiyorum biliyosan anlat adam deilsin gaz vermesile hikayeyi öğreniyoruz. meğer kenya civarında bozlakta gezinen keçiler kave yapraklarını kemirmeye bayılırmış. tıkındıkları organik salatanın içine ister istemez tabi sinir nebatın çekirdekleri de karışıyor. mukavemeti yüksek asabı bozuk sanki çelik kave çekirdekleri keçi hazretlerinin işkembesinde çarpıla çırpıla nihayet bok mayii içinde tekrar yeryüzüne dönüyorlar. köylünün keçilerin paçalarında sıça saçıla bir bir ayıkladıkları işte bu kave çekirdeklerinden kavrulup kaynatılan kavenin tadına doyum olmaz imiş eyle bir lezzet. içenler içende kafanın içinde keçiler tepişiyor deyi doğru yalan anlatıyorlar. bendeniz içmedim beyle kave. ala lade keyfiyatım vardır. şekerli türk kaavesi içerim. şekerim işe çıktise çaresiz alelade french press orospu espresso makine şırfıntısı da gider. bir günü şu yeni açılan kavecilerden birinde dur dedim bir kere de rasgele allah vere sipariş edeyim. baktım listeye. birtakım fransız masöz arazöz lizöz şu bu oruspuvari lafları sıralamışlar idrakim sikildi bişe anlamadım. yan sütuna da fiyatları döşemişler. na beyle kolum gibi. ne olacak ? yoksa engel yoksa mani yapıştır geç piç. çağardım servis çeken suratsız sarıbacak bebei, gel yavrum dedim. şunu istiyorum. bu ? evet bu. nah bu şirret melanet. kave istiyorum. sanırsın sanki me dil bağu çözülmemiş kahpenin. susamış da su istiyor. buu. al sana buu. içimin spiker siker serseri suretleri o sıra basıyor kalayı ama nasıl ? bu kave gelmesin hele gırtlak mahle kave göremesin o vakit gör bak neler oliye. tamam susun geldi geliyor şimdi bak demeye kalmadı, şantöz berlioz müstakbel osteoropoz oruspusu yaklaşık 40 santim abadında dipten yukarıya açıldıkça dallanan bardak yahut fincandan ziyade berbat bir vazoya benzeyen bişe bi belirsiz yaratık bıraktı gitti. içinden köpükleri sanki krakatoa kreterinden kamaşıp yükselen bu sismik heyula uyuz alakamı celbetti. demini zevzeklenen serserilere işaret ettim. derhal dedim jeokromatobibliyomatik çapraz soruşturun ve bildirin bana bu ne menem bir icadı kavedir beyle ? hemi soğuk. hemi şemsiyesi borusu epey teşkilatı var. hemi vazonun kenarından yanaşıp höpürdetmek mümkün değil. manda sütü kaymağından mı ne kardıkları dondurma tepe kalıbını kırmaya yanına bir de küreğe benzeyen gofret aparat bırakmışlar demek bunun için. uzun müddet taraştırdı bizimkiler, ama biri dediği diğerini tutmuyor. efenim bu şe cafee sorbet olabilir. nei ? sorbet efenim, bir neyi şerbet diyelim. şerbet ile çorba arasında bir bağ bulunduğunu ancak maziin bu hazin ilişkisinin çorbanın tuza şerbetin şekere yar ağyar olmasile bittiğini sanıyordum. aceba yanlış mı hatırlıyorum ? kave isteme di mi dim ben ? ne ise. üçte ikisi kıytırık chant köpükten ibaret vazoyu pipetle çevirdim kurcaladım baktım olacak gibi deil. yenmez yutulmaz bu efsaneyi masanın ortasında paraşüt kulesi gibi bıraktım. bare şekerli düz bir kave içeyim ümidile bir sipariş daha verdim. çeyrek saat geçti. altı üstü bi sokum iki taşım kave gelmek bilmiyor. nihayet pelvis servis saadeti bize eriştiğinde o kavenin de buz olduunu farkettim. içemedim. o günü hala içimdedir. damlasın tatmadığım kalıpsız iki kave şerefsizine tam kırk kaat verdim. o paraya aksaray’ da siktaşak takıma bir temiz kalafat çektirirsin yazıktır. o para bir ailenin bir günü kumanyasına yeter. o paraya onibuçuk gram dereotu alırsın eben sikilir. o paraya bir yudum kaave içmiş olsam yine canım yanmaz. tövbe yarabbim. dava yemeyim deyi mekan ismi veremiyorum bağışlayın. işbu hadisenin yaşandığı yer hani şu maçka’ da teknik okulun heybetli alman binasının karşı kaldırımından doğru, soldan nişantaşına yardırırken yine ordan yolun tekrar karşısına geçende bir kısmısı beyaz branda ile mütesettir adı bilmemne kafe kendisi kerane bir mekandır. bahçesinden bakanda hatta uzaktan fashionista mağazası görünür eyle söyleyim. onlarla da takışmıştım gidi geçmiş zaman. rocco’ nun meşhur serialinden hareketle keriz kevaşe nişantaşı ahalisi bilinçaltına haksız ahlaksız crossmarketing yaptıklarını şüpheye yer bırakmayacak netlikte tesbit edende müsaadesiz indirdikleri porno cukkadan bana düşen sus payını suisse commerce bank şimdi açıktan belirtmemin sakıncalı olacağı hesap numarasına havale etmelerini, yokise fevkalade yakinim olan rocco’ yu vaziyete ilişkin sikişken surette bilgilendirmekten çekinmeyeceğimi, tarihin tereddütten ibaret olduğunu şimdi öne sürmeye kalkacaklarını bile hesap ettiğimi, nihayet sikerim mütereddit krom nikelaj tekerleğinizi ya bu parayı verirsiniz yahut alüminyum yaraa yersiniz telif hakkı mahkemelerinde ser sefil sürünürsüz ibneler yollu chantage mektubunu rutubetten sararmış eski gazetelerden kestiğim harfleri birbirine yapıştırarak yazmış yollamıştım hayret cevap vermediler. bu son cümlede bişeler düşer gibi oldu da sikeyim anlamadım neresi düşüyor düşerse düşsün. düşsün açılsın kıçı başı yazı götin. yazıda düşüklük olması iyi değildir. imla hatası bulunması iyi değildir. derler. bok yemişler. hızlı yazı düşer. kalkar. ilerler. dostoyersiki kumarbaz şahaseri tek oturumda, kıçı sandalyeden depretmeden olduğu yerde fısır fısır yazmış idi. siki dostum bokunda kave çekirdeği olmaya razıyim bilirsin. alınıp gücenmek yok. aziz ruhun şad olsun. Comments01/08/2009 2:13am
http://www.foriegnmoviesddl.com/2008/01/seppuku-harakiri-1962-masaki-kobayashi.html
Reply
inan6666 01/08/2009 3:13am
elina sağlık kardeşim.
Reply
inan6666 01/08/2009 3:54am
tarraka' ya johnny cash geldi. hurt deyor. gidi zaman eş dost beraber walk the line izlemiştik. güzeldir. filim bitende reasonablemans dinletmişti şarkıyı. saolsun.
Reply
dejavuu88 01/08/2009 4:11am
Güzel filmdir. Walk the line şarkısı fevkâladedir. Yağmurlu bir günün sabahında deli gibi beşiktaştan tophaneye yürümüştüm, kulaklıktan son ses I walk the line taşıyordu.
Reply
01/08/2009 11:09am
ben pek zevk alıyorum caponların kasıntı kasıntı hareketlerin, baara baara genizden konuşmalarından. zevk meselesi demek ki. rashamon 'u izlemeyebilirsin belki. ama 7 samuray beğenmiştim.
Reply
reasobanlemans 01/08/2009 12:33pm
Hoşgelmiş Johnny Cash.
Reply
01/08/2009 12:53pm
reasonablemans
Reply
inan6666 01/13/2009 7:32am
reasonablemans o ayrı sekmeyi rakraka dei hizmete açtık. sinemaki musiki pornokultursik görsel malzeme içeren neşriyatı bundan beyle oradan sevkedicez.
Reply
Leave a Reply | etiket
|
RSS Feed