- Saat 11:17. Şimdi haberleri veriyorum. - Şimdi mi? Yani hemen şimdi mi? - Evet. - Sen iyice bozdun. Bi doktora görün bence. - Niye? - Oğlum 11:17 ne? Haber dediğin saat başlarında hadi belki yarım saatlerde verilir. - Hee, senin için haberleri vermem sorun değil. Sen zamanını beğenmedin. - O da başka bi konu tabi. Ona da değinmeli. - Değin. - Hı? - Değin işte, ona da değin. Sonsuza değin. - Sonsuza niye değineyim? - Sonsuza değinme zaten. Haberleri verme konusuna sonsuza değin değin dur diyorum. - He onu diyorsun. - Neyi? - Yaa bi git.
Bir süre sonra...
- Tamam lan, değiniyorum. Sonsuza değin değil belki ama şu ara değineceğim. - Evet, dinliyorum. - Niye veriyorsun haberleri sen şimdi? - Şimdi mi? Şimdi veremem. Saat olmuş 11: 33. Geçti haber saati. - Verdin mi peki? - Verdim tabi. Aldım verdim ben seni yedim. - Yedin mi? Yendimdir o. - Yok yedim. - Nasıl yedim? - Bildiğin yedim işte. Belki afiyetle, belki alelacele, belki de sindirerek. - Hee, anladım. Sen ciddi ciddi yiyorsun beni. Kandırıyorsun yani. - Yemiyorum. Yedim bitti. - Heytere be..!
Bir süre sonra...
- Saat 11:47. Yayınımız beraber ve solo şarkılar ile devam edecek. - İyi bari. - Sever misin? - Neyi? - Şarkıları. - Severim. - Hangilerini? - Daha çok beraber ve solo olanları. - Ben de.
Bir süre sonra...
- Saat 12:25. Yayınımızı çok önemli bir gelişme için kesiyoruz. - Neymiş o? - Çok önemli. - Tamam da ne işte. - Bilmiyorum. O kadar önemli ki bana bile söylemediler. - Kimler? - Hiiişştt. Suuuus. Sessiz ol. - Neden? - Dinliyorum. - Neyi? - İstanbul'u. - E gözlerin açık? - Ama dimağım kapalı.
Bir süre sonra..
- Saat 12:25. Şimdi yayı...! - Hop hop. Dur bakalım. - N'oldu? - Saatin durmuş anlaşılan. - Benim saatim yok ki. - O zaman herşey netlik kazandı. - İyi bari. - Sever misin? - Şarkıları mı? - Evet. - Severim. - Dinle o zaman. - Neyi? - İstanbul'u. - Gözlerim? - Gözlerin kan çanağı. - Uykusuz mu kaldım? - Belki de. - O zaman saat epey geç olmalı. - Eee? - Haberleri veriyorum. - Ver bakalım.
oh be çok özlemişim. eline saalık abicim. haleti ruhiyemizi pek güzel çezdirmişsin. iyi geldi.
Reply
shadowy
12/17/2008 2:23pm
sendemi brütüs :)
Reply
kopanisti
12/17/2008 10:40pm
vay be
Reply
dejavuu88
12/17/2008 11:08pm
İşte budur be gözlerim doldu desem yeridir yav.
Aman Yarabbi kimleri görüyorum. Nihat Sırdar dinliyorken gözlerim kapalı, dimağımda epeeeydir tatmadığım bir tebessümün lezzetini hissediverdim. Bir de baktım ne göreyim..dızzzttt..bunu bir yere bağlayamayacağım abi, hoşgeldin.
Yürürüm ırmak boyu melal ile serbeser, O tenha kıyılardan ılık rüzgarlar eser. Çekilirken gölgesi usul usul gündüzün, Deruni düşler gibi içimde büyür hüzün. O nehrin üzerine çöker de mavi bir sis, Yanık bir ney sesi ki duyulur akis akis. Ipıssız bir mabetten yükselen dua gibi, İmbik imbik ruhlara süzülen şua gibi. O gizemli ney sesi dağılır perde perde, Kulak verir dinlerim şöyle sakin bir yerde. Sığınıp da bir anlık küçük bir bahaneye, Yolumu çeviririm birden Bimarhâne’ye.
-ee haberler sen de! -verdim ben onları kalmadı. -yahu ben gelmeden niye verdin. -gözlerimm yoldaa, bekleriim amaa, sen gelmeez oldun.ben de verdim abi.saat 11:48 oldu mu ben veririm..beni kimse tutamaz.sen bile tutamazsın.yıldızlar tutamaz.
-ne verdin bari onu anlat var mıydı ŞOK! bir gelişme. -abi biz veriyoz ama şoka giren filan yok..rahat bu insanlık, erik hoşafı içiyor, gözleri kapalı. -ee alıştırdınız tabi..öyle üç beş bomba, yüzlerce ölüm, bunlar kesmiyor be artık izleyiciyi. ........
-sen neden gittin öyle bir hoşçakal demeden. -gitmedim abi, az dur dönecem. -kızdım ben sana. -kızma ağabeey.kurbanım olamm. :)