Saçlarının dalgasında sürüklenirken hep gözlerinde boğuluyordum…
Dağılmıştı her şey saçlarında kesilip atılırken
Boşluğunu boşluğumla yamadım
Dokunulmaz bakire kıyametlerinde defalarca yandım. Elim sustu yalnızlığa bir adım söylemlerim. Evet bitti….
Dönemem artık eski ben ben değilim yazılarım bile yumuşadı sana karşı isyanı kalmadı yarınlarıma küçüğüm.
Ama buradayım ayakta ve fazla sağlam
Kafamda onca terane odaları doldurmuşken havalandırmak için bozuyorum beynimin zarını…
Eski büskü sokak aydınlatmaları işte çaresiz çırpınışların kafamda kısa devrelerim çoktan yanmış.
Seni düşünerek senden kurtuluyorum artık, ne kadar acı dimi…
Pervasız zamanlarımdı onlar şimdi hatırlamıyorum bile bir sen vardın birde iki tek neyi içiyordum kana kana susuzluğumu bastırsın diye işte bunu bilmiyorum…
Gözlerimde gördüğün sen dart tahtasındasın tam hedeften vuruyorum seni…
Senin gibi basit yazıların geliyor aklıma bazen hangi ara bunu bilemem ama hala gülümsüyorum korkaklığına…
Şimdilerde sorumsuz ağlamaklı hezeyanlar birazda birikmiş eskilerden kalan nevrotiksaçmalıklar. Dostum peşimden gelir olmuş beni düşünen kadınları düşünerek boşalır. Ey benim sersem çelişkilerim
Neyin telafisi bunlar ya da neyin ödülü evet yanıldım şimdi şu an evet bitti…
Yaz sabahı sonbahar yaprağıyla uyanmak nasıldır bilir misin? Ya da pencerende öten kargayla mutlu olmak…
Yatağının başucunda seni terk etmeyen satırlarında gizli başka hayatları okumak ya da en basitinden uyanmak…
Şimdi gözlerimde
Ayıp bir çocuk
Kanatmış kendini
Seni bulmuş
Güneş gölgesinden kaçarken bulutlar ağlayacak yer ararken ve ben senden uzaklaşırken.
Issız kaldırımlara düşürdüğün her ayak izin hesap soracak sana… Küçüğüm…
Yanılgılar labirentinde dolaşıyorum hep kanadı kırıklarlar rast geliyor serçe parmaklarıma o yüzden serçeler ağladığında ölüyor. Ya ben ağlayınca ne olacak kim ölecek…
Soru ve sorgularla tüketiyorum bedenimi bir sigara sarar gibi kefene koyup kendimi tüttürüyorum tüm ……………….. sana benzeyen kadınlara…
Dumanımı yolluyorum.
Geçen sabah rüyamda seni gördüm.
Bana kızıyordun yine ve devamlı bu repliği tekrarlıyordun ( ne olur beni sevme)
Sana her defasında sebebini sorarken uyanık düşlerde buluyordum olmayan sabahlarımı
Biliyor musun çok güzeldin
Şimdi sana aşık olduğum için kendimi sevdim hem de öldüresiye