masanin çukurlasmis yerlerinde habersizce biriken silgi pislikleri milimlik kalem uçlari ve yenmis tirnaklar üstüne yazilmis ve nice adanmis isimler ilk hormonal asklar ve küfürlü takim tezahüratlari çömezce hazirlanmis kopyalar ve mezun olduktan sonra unutulan dost isimleri ya da lakaplari, kliselesmis biraz; Inek Necmi. Okul siralari ne degerlidir gözümde Hiç kimsenin esyasi siranin altina sigmaz Bazi arkadaslarim vardi erken killanan koca ayaklari siranin altina sigmayan Önceleri sinifin efesi, sonra dertlisi Siralar tasidi hepsini, ardisik dogan bebekleri bazen tesadüf, ayni sira denk gelirdi bana üstüne hemen bulusma tarihi... bazen de emekli olurdu koca bir tabur sira doguya sürülmek vardi kaderde ya da verniklenecek hali kalmamis zavallimin dogruca ates fabrikasina; külleri denize serpilecek kadar degerli halbuki...
Comments
dejavuu88
11/14/2008 1:23am
buddhala sen şimdi var ya ama sen çok.. çok şey böyle..adamın ciğerinde izmarit söndürmek de nesi be kardeşim.
Ne güzel yazmışsın. Geçişlerinin ve ifadelerinin üstlendiği görevi bir yana ayırıp, o kusursuz ilkokul çağımı anımsattığın için; oyunlarımı, fişlerimi, sağdan soldan topladığım silgileri, kokulu defter sayfaları toplayan arkadaşımı, oynamaktan yırtılan çoraplarla akşam eve dönüşlerimi, yakamdaki kırmızı kalem izlerini, tozlu tebeşirleri, her cuma büyük umutlarla okunan istiklal marşının sonrasında içimdeki tatil sevincini hatırlattığın için seni taktir etmek isterim..