Zamansız gençliğimden el çekme tabip, gün gelir iyileştiriverir ruhum yaralarını bir gaflet “an”ında devranın… Kendini asmaya kalkmış yakamozlarım var benim kahverengi gecelerde. Ondandır yorgunluğum. El ettim, aman ettim, haberi saldım güneşe. Gelmesi yakındır geceye ferman nispetle…
Sen beni çok hafife aldın tabip. Susuzluğuma aldanma. Kırılmış dallarıma bağlanan oyalı mendillerim var, murat isteyen gelinlerim, gidilecek düğünlerim var… Sen de mi korkuyorsun aynaya baktığımda gördüğüm şu solgun yüzden, feri kaçmış gözlerden. Endişe etme tabip, yağacak yağmurlarım, dolacak sözlerim… Kaldığı yerden devam edecek gözlerim…
Huzurun gölgesinde sırtımı verdim rahata. Bir bir ayıklıyorum dikenlerini yabani ot misali umutsuzluğun.
"Zamansız gençliğimden el çekme tabip, gün gelir iyileştiriverir ruhum yaralarını bir gaflet “an”ında devranın…"
An'in icinde an halk eder de Ya Rab Hasil olur disina cikmak mumkunatin
Gaflet icinde gecirme omr u azizin Yarin sual olunacak her turlu halin
Elhamdulillah Elhamdulillah Derdin ile hem hal olduk Ya Rasulallah..
Reply
silky kata
11/21/2008 12:35pm
ah o güzel benim olan, eskisinden yabancı, gönlümdeki bu sevda, hiç dinmeyen bir acı!
Reply
shadowy
11/22/2008 4:37am
ben naçizana anlamadım mevzuyu
Reply
mefkud
11/23/2008 10:41pm
size "kuryekuru" kanalıynan "ahde vefa" e-mail'i atarkene, herhangi bir "fake" atmamıştım. yazınız vesilesiyle tebârüz ettirmek istedim sayın sedaflora. malumatınız olsun dilerim.
Reply
Sahlanankoc
11/28/2008 8:54pm
konu derin gibi.. çok girmek istemeyerek bir hususa dokunacağım yalnız..
dikenleri ayıklama mevzuu..
bilesiniz ki ol dikenler ayıklamaylan bitmez.. umutsuzluk ve akabinde vehim ayıklanarak tüketilemiyor.. şahsen yaşanmıştır defaatle..
naçizane, her yanı diken çizikleri ile dolu bir adem çocuğu olarak vazgeçtiğimi belirtmek isterim ayıklamaktan.. onun yerine mevzubahis nebat'ı olduğu gibi kabul ederek onu dikenlerine rağmen tutmayı, boynuzlarından çekip yönlendirmeyi yol belledim.. titreyen ellerimden yol yol akan kızıl damlalar bu bitkinin en müthiş ilacı.. kanımla beslendikçe uysallaşıyor.. uysallaştıkça bana tutacak yerler açıyor diken karmaşasında.. umutsuzluk ve ben kulunuz artık beraber yaşamayı öğrendik.. o beni krizlerle sarsmıyor, ben de o yokmuş gibi davranmıyorum artık.. gül gibi geçinip gidiyoruz..
dün nasıl, sana yettiyse sen, bu günde yeter yarında.
en çok çirkin ördek yanındandır eminim. lakin bilinir ki, çirkin ördeğin sonu kuğudur. bundan sebep bütün yansımalarda sadece "kuğu başı" var. kimse inkar etmesin.
ucuz değildi, kısa olsa dürüst bir yalanın kefaretini ödetecek dostluk var nihayetinde.
gönderiEMEMİŞ bir mektubun, anlatılacak uzun bir hikayesi var muhakkak. biliyorum, bu durumun hiç bir telafisi olamaz. hiç bir şeyin telafisi olamayacağı gibi. her şeyin sadece tövbesi vardır.
sakın ola ki; varlığım soluklaştırmasın aslımın hallerini. yanikizlerime rağmen; incinmeden önce incitmeme gayreti içindi her şey.
şimdi neden mi ses ediyorum, yansımadaki kuğu başına. niyetim ne gölü dalgalandırıp silueti belirsizleştirmek, ne aslı olmayan bir kimliği sunmak. ketumluğundan emin olduğum şahsa kısa ama hak eden bir merhaba sunmak niyetindeyim. umarım her şey hakettiği yeri bulur.