Yer : Bermuda şeytan üçgeni civarı. Lip lip arazisininin balta girmemiş ormanları.
Nüfus : Çeşit çeşit yaşayanlar ve meyvalar.
Şakire Dudu : Sıvasız duvarlı bir evde yaşar. Çalıştığı yatılı okulun mahseninde ikiyüzelli gramlık şahane bir tarantula besler.
Hatce:Evinin bahçesindeki dipsiz kuyuda, dudu için mütemadiyen istiridye toplar.
Onları kadifelere sarar sonra kutusuna koyar ve kurt ininden çıkar. Çatlak yoldan ilerlerleyerek yoluna devam eder.
Mamiş : Kayısı kutusunu kuruması için ağzı aşağı gelecek şekilde fare kapanının yanına koyar. Mukadderatında beliren obur kuş, yosunlu böcek deliğindeki üçgen çiçeği o oyuktan çıkarırken kara delikte gördüğü lahanayı paketleyip plazmanın altındaki elmas kutusuna pıtıklar.
Gubarcık : Bütün olup bitenden habersiz derin bacak arasından kukulampiyi süzer.
Kuku : Cici hazinesini hüp deliğinden atlatıp, ortadaki kuyuya değmeden yanından geçer ve akabinde pamuklar gibi olan çilikini faraşıyla süpürüp gömüsüne katar.
Kukuriku : Ambardaki saatli pırla ile ilgilenir. Küçük kurnanın başında sürekli bekler, işi budur. Amuşunun yaprak gibi dıncığıyla vızzık yönünde ilerlerken, miş yerinin ukuku bölgesindeki gizli gömüye de itina ile dikkat eder.
Kukaraça : Yumuğun yünlüsüyle ilgilenir. Onu derli toplu hale getirir.
Hiçbir kinaye, alt anlam, argo mana bilmeden etmeden, konudan bağımsız olarak (ki anlayacak kapasitede değilim) başlığa takıldı gözüm. Kayısıyla pek aram yoktur. Neden aklıma geldiyse şeftali meyvesini de pek severim, şapur şupur, ağızdan dökülsün tişörte damlasın dünyalar benim olur. Kimi de dokanamaz şeftaliye, böyle tiki olanlar var. Hatırladım dersanede pembeye tiki olan bir erkek çocuğu tanımıştım. İlginç bir vakaydı. Yine daldan dala atladım özür dilerim Sevgili Kopanım
yeni olgun bi yarma şeftalinin yeri ayrıdır tabi DejaVu Sultanım. Lakin bencikli bir kayısı da yaşıyla olsun kurusuyla olsun her derde devadır. duyduğuma göre kayısı yağı da cilde çok faideli imiş, nazenin işveli hatun kısmısı bu yağı göz altlarına dudak kenarlarına ve pamuk boyunlarına sürermiş, pamuk cildi besleyici gerginleştirici özelliği varmış. şişesi 10 ytl felan 1 sene de gidiyomuş. öyle dokundurarak sürüyomuşun bol keseden deil. bazı tikiler de seansı bilmem kaç dolar olan şu botox marifetiyle bunları yaparmış, mesele değil para bok gibiyse de israf da iyi bişey değil, doğallıktan çıkmamak lazım.
Reply
sedaflora
10/30/2008 6:52am
allah iyiliğini versin e mi, "lahanayı paketleyip plazmanın altındaki elmas kutusuna pıtıklar" bu ne abi..:)
not: "hepisini anladın, gayet olası geldi de bir orayı kavrayamadın di mi" diye sordum kendime siz sormadan...
Reply
dejavuu88
10/30/2008 7:05am
Heh ben de tam orayı anlamamıştım yalnızca (yalanın daniskası)
Reply
kopanisti
10/30/2008 7:15am
aynı lost'taki gibi yani.
Reply
sedaflora
10/30/2008 7:27am
rost dedi ansızın, gözucuyla lost u izlerken lostra salonunun sahibi...masada yanında oturan oyuncu las dedi. los demek istedin galiba diye uyardı beri ki. dördüncü önündekileri iterken varım dedi... "rost una rost"...açtı losash ı..lostra sahibi fena lost oldu...
ne diyorum lan ben...devreler yandı billahi...
Reply
kimsu
10/30/2008 8:04am
sız bize bu kundağı lip lip `denmi kargoladınız? bu portalda yeni olduğum için ana karekterlerin fonksiyonel açılımlarını şekillendirme güclügü sarsaklığına düstüm .bi ara bu lip lip e gidip tanışmak lazım bu kaysılarla. chermoya,dattel,grenadille,guave,karambole,kwano,litschi,papaya,pepino selam ve saygılarını iletiyorlar siz anlarmışsınız nedemekse???
Reply
sevdalım hayat
10/30/2008 8:49am
heeyyy nerdesin sen ya.Bütün biralar dolapta kaldı bittin sennnn
Reply
inan6666
10/31/2008 10:26am
harika bir akşamüzeri. sevgiler kopanisti.
Reply
inan6666
10/31/2008 11:41am
kayısı yarar. ama nasıl ? senin gibi şahane dilile anlatamam. konuyu lucasien bir profesör gibi, fevkalade hovarda surette ele almışsın azizim. bana ilave edecek ne kalmış.