karambol / kopanisti 10/03/2008
Soğuk bir kış gününde şehrin göbeğindeki kenar mahallelerinin birinde dünyaya geldi. Ailesi kıt kanaat geçinen ancak mahallenin tuz işi yapan tek ailesiydi. İlk, orta ve lise tahsilini devlet güzel sanatlar okulunda tamamladı. Sonra akademiya giriş sınavlarına hazırlanmaya başladı. Şehirdeki özel bir dersaneye giden bi arkadaşı vardı. O arkadaşının kullanılmış kitaplarını aldı. Tuzcu dükkânının tezgâhında çalışmaya başladı. Yol parasından tasarruf yapabilmek için hergün malikâneden dükkâna yürüyerek gidip geldi. Sair zemanlarda yandaki karpuz sergisine karpuz kavun geldiyse kamyondan atılan karpuzları kavunları istiflemekle ek iş yaptı. Farzan muhtelif zamanlarda da evleri dolaşıp havagazı ocaklarını yaktı. Elektrik düğmelerini açtı, lambalar yandı. Bu iş için de ciddi bahşişler aldı. Boş vakitlerinde ise kitap okudu. Sinemaya ve tiyatroya gitti. Sınavı kazanıp akademiyaya girdiğini bahçedeki mango ağacına konan güvercinin gagasında taşıdığı mektubu, kapının yanındaki camızların debelendiği çamıra düşürmesiyle öğrendi. Bu arada o uzak şehirdeki istediği akademiyanın kaldırım mühendisliği bölümünü kazandı. Fekat buraya gidecek parası yoktu. Ailesi herşeyini satıp O'nu okutmaya karar verdi. Lâkin O bunu istemiyor kendi kendine başarmak istiyordu. Sonunda 8 hafta emek vererek kendine kanatlar yaptı. Sirocco'yu beklemeye koyuldu. Tam zamanında gelen sirocco ile havalanıp akdeniz üzerinden aşarak akademiya havaalanına indi. Etraf çok kalabalıktı. Bir tadamın elinde bi tabela tutuyordu. O tabelada yazan ismini gördü. Beni mi arıyorsun dedi. Tabelayı tutan kişi nerden bileyim dedi. O vakit beni arıyorsun dedi. Adam O'nu aldı klimalı bir traktör ile yola koyuldular. Traktörün ses düzeni çok iyiydi. MFÖ çalıyordu kasetten. Bir süre sonra çarşı içindeki Amuca Lokantası'na geldiler. Beraberce kuru fasülya pilav yediler. Üstüne şerbet içtiler. Hava çok sıcaktı. Terlemiştiler. Adam O'na istersen denize girelim dedi . Olur dedi. Plaj çok kalabalıktı. Burası çok meşhur bir plajdı. Etraf ünlü insanlarla doluydu. Bir ara bi ünlüyü görür gibi oldu. Fekat sonradan kayboldu. Plajdan çıktılar. Caddenin ortasında rakı masası kurmuş iki kişiyi zeytinyağlı taze fasülye yerkene gördü. Çok şaşırdı. Etrafta öten Klâksonlara aldırmadan rakılarını içiyorlardı. Klâksonlar durmadan ötüyordu. Adamlar bu vaveylaya bana mısın demiyordu. Zeytinyağlı taze fasüleyenin suyuna ekmek banıyorlar ve rakıdan yudum aldıktan sonra ağızlarına atıyorlardı. Yağlar dudaklarının kenarından çenelerine akıyordu. Neden sonra omuzuna birinin vurduğunu kendisini salladığını hissetti. Lâkin arkasına bakmadı. Sonra klâksonlar durdu. Bu sefer de bi kadın sesi duydu. Kalk len artık saat altıbuçuk dedi o kadın. Commentsinternet cafee 10/03/2008 10:01am
Reply
10/03/2008 10:04am
1. kuru fasulye pilav çok severim. en güzeli de süleymaniye 'nin bahçesindeki lokantalarda yapılandır sanırım.
Reply
untouchablezen 10/03/2008 11:27pm
Özlemişim kopanistinin öykülerini, öykülerdeki bu mekanikliği jean pierre jeune'nin filmlerine benzetiyorum, inceden kusturica... Sabah sabah pek iyi geldi, Allah razı olsun efendim.
Reply
dejavuu88 10/04/2008 12:08am
"ele güne karşı" mfö hitidir. Acaba ne çalmaktaydı onu merak ettim sevgili kop.
Reply
kopanisti 10/04/2008 2:07am
O zeman ele güne karşı daha henüz bestelenmemiş oldukları ''o neydi o, içimizdeki deprem'' diye ritmik bir melodisi olan bir şarkıyı söylüyorlardı Sevgili Dej.
Reply
untouchablezen 10/04/2008 6:30am
Hayır ve heseneleri gibi toprağı da bol olsun.
Reply
inan6666 10/05/2008 6:35am
harika. monique kaltaana söyleyim na bu meyanda tarraka neşriyat yapıversin.
Reply
dejavuu88 10/06/2008 1:18am
Bi de okurken kulağımda Nilüfer- ağlıyorum yine çaldı durdu Sevgili Kop; ıspanaklı pastayı yine fazla mı kaçırdım nedir. Ellerine sağlık, senin yazı üslubunu seviyorum; anlaşılır, sessiz ve zekice
Reply
kopanisti 10/06/2008 11:06pm
Alâ.
Reply
monique 10/07/2008 11:10am
bu herifin kafası hiç çalışmiye. sana söyleyim kopanisti, bunun başına çok işler gelecek. belkim lanetlidir, bilmiyorum. yeke yek kaldım, soramadım. anlatmak yerine susuyor, dikiyor gözlerini sanki de çok dikimde. there was a game we used to play .. diye cranberries çalıyor o zaman etrafta, just my imagination it was bir an onu o sanmıştım, meğer o deilmiş.
Reply
inan6666 10/07/2008 11:23am
onu tanıyorum. budala demişti. sen budalasın. budala. skerimçeneniçanaanı bağarıp başparmaamı ağazına geçirip gırtlağana bastım o zaman. timsahların ağazı kolay açılır, bilirsin. ağazın açık deil kapalı olması tehlikedir. bunun just my imagination fikritassarrufum ile ilgisi yok. hiç yok. kalmadı bitti. önceden vardı, yaktık yokettik. susmak olabilecek en dehşetli söylemek, nasıl ki neyin var diyende hiç demekle adam bin derdini bilya gibi önüne yuvarlar, ama senin oyun çağın geçmiş, bakıp durusun bişe anlamazsın.
Reply
monique 10/07/2008 11:25am
budala olduğunu ispat ettin işte. timsahların ağazı kolay açılırmış bak sen. yanlış bilgi. asasında kolay kapanır. birdaada siksen açılmaz.
Reply
inan6666 10/07/2008 11:59am
ağazını göte neye çevirdim, onu da izah et madem belgesel oruspusu.
Reply
monique 10/07/2008 12:23pm
peh. sen dur eyle. ben olmasam sen ne işe yararsın ? yutub yasağı kalkalı sene oldu, hala tarraka' da beyle video koyamıyorum. deilmotion googal hep serbest, yutub yasak. ama ısrar ediyorsun, illa şu olacak bu olacak dei. kolay mı sanıyorsun bu işleri ? dur seni ayar edeyim de gör.
Reply
inan6666 10/07/2008 12:26pm
monique. bilabedel kahpe fahişe. bunun hesaabını vereceksin.
Reply
kopanisti 10/08/2008 1:33am
rica ederim rahat olunuz.
Reply
Leave a Reply | etiket
|
RSS Feed