Kabuklarını soydukça eriyorum kendimin, Kayıp bakışların var, melek uykularında…
Ve savaş yeni başladı
Serzenişlerden uyanmam vakit almıştı. Egom gerçeklik ve haz dürtüsünde algısal zorluklar yaşasa da kendilik değerimi yitirmemeye çalışıyordum. Hayat ve mücadele fonksiyonlarım biraz zayıflamıştı kendimi ararken, gölgem sahip çıktı bana ve yalnızlıklarıma. Ölüme doğdum…
Mezarımda eksik kalsın dualarınız eğer ki rahmete ihtiyacım varsa cehennemime dokunmasın hiçbir kahpe cümle…
Güllerin dilini kesitim bülbüllere göz yaptım altın kafeslere koydum tüm inançlarımı
En çok zoruma giden kahpelik neydi bilir misin ey dost…
Sadece beni nefret edenler hatırladı…
Sevenim yok
Günahım inan ki çok
Yanma devinimini hızlandırırım şeytanın
Lakin benden inançlısı da yok
Tezahürden mütevellit
Masalımsı yok oluşlar da sonunu düşünemeyen kahraman benim.
Sorularım yoktu ama cevaplarım vardı. Her ağladığında atılacak peçete hesabıydım ben…
Hiç görmediğim GERÇEK yüzünü sevdim. Kulakların susarken gözlerinin yanmasını.
Gecem soğukSu, bileklerimi kesmiyordu artık nefesin. Akıttığım kanıN beynimi tırmalarken,
Hala nefes veriyordum şeytan sadakalarına…
Mantıksızlığımın ön koşulunu almıştım. Anlamsızlık yeni Adım ve yürümeye başladım.
Yazma sanatım; iradesel sömürgeye tezimdi. Taklit ve özdeşim kendilik değerini yitirirken, Toplumsal yapım zaten bozuktu… Tanıdığım tüm kadınsal saçmalıklar beni laf ebeliğiyle suçlamıştır. Anlamayı bir türlü beceremediklerinden… Fark edememişlerdir asla! Çocukluğumun eskidiği elbiselerden, beyinlerine yama yaptığımı…
Sensizlikle seninle ilgili kurduğum tüm düşlerim hapisteyken, kınında ki dilim suskunluklarını yalayarak doyuruyordu kalbimde ki çöpleri.
Yokluğunun çelişkisinde hırpalanırken donuk gözlerim bakacak yerin kaybolduğu kuytuların olduğunu idrak etti.
Sen bana asla seni seviyorum demiştin bak senle ilgili bir tek bunu net hatırlıyorum. Ne kadar da yürekliymişsin. Sana korkak diyen dilim dar ağıcını boylar umarım…
Kısa kısa yazılarla vaftiz ettiğimiz ruhumuz gözyaşlarıyla yıkanır ha bire ama ölümsüz değildir şeytanlarımız. O yüzden hikaye yazmayı bıraktım. Seninle birlikte…
Kanar gözlerim, çöllerinde açamayan güller gibi
Arka bahçem tedirgin, dengi yok cümlelerimin
Anlaman için kaç ceset gerek hudutlarına
Paslı yüreğinden söktüğüm yalnızlıklarıma…
Korkakça kaçarken düşürdüğün gözyaşlarım umarım toprağını ısıtmıştır. Dokunamadığım kadınlık zırhın her ne kadar mezarında sesimi yankılasa da boynumda ki kulak kolyen asla duyamayacaktır bunu. Evet seni sevdim ama adı ve sanı olmayan hatta kimseye duymadığım bir sevgiyle. Adını koyamadım bu benim cehaletim olsa da ganimetim senin korkaklığındır. Kalmak yerine kaçmak… Beynime çakarım yokluğunu belki üstat gibi adını aklımda tutmak için. Ya da terk ettiğin için aşık olurum yokluğunda sana, bilinçlice yapılmış bir eylem olsa. Korkma küçüğüm dilim kısadır boyumdan. Kelimelerimi gömdüm dünden bugüne. Artık savaşı mahşer etmem gidenlerin ardından. Bilirim ki gidenler sadece kendinden gider…
Son bir söz bile söyleyemeden.
Ben o yüzden hep cesurum son sözümü söylerim boşluklara.
Seni sevme ihtimalini seven yalızlıklara…
Hiçbir kelimem yetişemiyor karanlığına ve ben farkındayım
Buz tutan satırlarına kurban ve heba ettiğim her cümlem isyanı şeytanın tanrıya
Gözlerimde ki kanı dil’inin ağlamasına bağışlıyorum
Siluetimde eksik kalsın resmin yokluğun gibi…
Özlem narsisizm bir eylem
Pusmuş gözlerin
Heyecanı katren
Şeytanın bol olsun cehennemin
Yüreğimi taşlarken tanrım
Mekke hudut
Tel örgüleri var kalbinin
Savaşlarım inanç değil inançsızlığın
O yüzden peygamber dualarında yokum
Çakıldı ellerim sende çakıldı gözlerim
Yüreğimi cehennemine attın
Ve sen yandın
Kronikti oyunun palyaço çalar
Tanrının müziği eksiksi
Kulağımı bombalar
Sensizlik bir keza
Ölümüm bir vebaydı
Tüm insancıl yanlarım öldü…
Kusmak gerekiyor artık bacaklarının arasında dokunulmaz zarlarına…
Ve ben kötü adam ve sen aşık oldun bana.
Şimdi notaları kalbimi sömürürken erkekliğimin sana gösteremediğim sıcaklığım yakar beni.
Ve sen korktun hep isimsiz kahpem…
Sen asla hikayemi bilmedin
Şimdi anlatıyorum sana
Ben çocukken ve sen yokken
Mahallemizde bir kadın vardı şimdi sana benzeyen
Ben ilk erkekliğimi onun ayak izlerine boşalırken fark etmiştim
Ben ölmeden önce şu an aşık olduğum yaşlardaki kendisi…
Mahallemizden ayrılırken erkekliğimi devamlı kanatmışımdır ve ona benzeyen tüm kahpeleri, hastalıklı bir ruhum vardı. Materyallerimde kumdan yürekler yaptım korkaklığıma ve hiç yenilmedim. Gerçekliğini görene kadar…
Bazen korkarım beni anlayan birini olduğunu düşünerek…
Kelimelerimin ve cümlelerim altın orana küfür olduğunu idrak edecek…
Tanrı köşesinde susmuştu ve BRETON bağırdı!!!
Realizme çentik at diye
Dişli vajinası eksik değildi dali’nin ve kovuldu sürrealizmden…
Erkekliğini yiyen Gala uğruna
Gözyaşlarını resim yaptı
Tanrı imrendi
Sadece o anladı
Çelişki
Ve öfke
Cenneti gördü
Dünyasında
Ve yönetti kendini
Tanrının isyanını çizgi yokluğuna
Kimse anlamadı…
Giderayak misali kahpeliğine bir çivi çaktım suskun yakarışlarına. Evet seni bozdum sömürülen gerçeklikte ve senin anlayamayacağın bir dilde.
Ve sen bana âşıktın susmuş kahpelik gibi; fark etmediğin tek gerçek ben de seni istiyordum
Hayatın bana yaptığı boru dansında revü kızları hep alkolikti ve bende izleyerek kafamı iyi ediyordum. Oralıdan çakıyordum ex düşleri delikli iğneleme ihtimaline karşın. Hayat pokerinde marka bendim ve hep seni öne sürdüm şeytan kazandı melek kanatlarımı…
Tanrım zarını attı biraz yek birazda şeşti. Ama ölmedim hala
Şarlarım birilerine inat pavlamalarım serçe gözyaşlarındaki ölüm olsa bile
Tırpan yansımalar eğikti
Dar ağıcı ipsiz
Beynime sıktım seni
Yırtık ve yamalı düşlerde becerilirken
Kül tablasında söndürdüm kalbimi
Saygılarımla Shadowy…
Comments
inan6666
09/14/2008 12:33pm
araladığın şu pencere serin esiyor, narin ışık sızıyor azizim.
sevgiler.
Reply
shadowy
09/27/2008 1:06pm
Bir çok pencere açılabilir azizim...
Reply
kimsu
11/16/2008 12:32pm
GÖLGEN VARSA ISIKTASIN DEMEKTIR. COK GÜZEL YAZMISSIN .TESEKKÜRLER.