Yatağın kenarına oturup, yere doğru eğilmiş ve ayak parmaklarının muntazamlığını izlemeye koyulmuştu. Bu arada başının sağ tarafından yerçekiminin etkisiyle serbestçe düşen yaklaşık 15 cm uzunluğundaki doğal bir bukle, biraz salındıktan sonra rahatça uzaydaki uygun konumunu almış ve eylemsizlik momentine tutunmuştu. O ise, saçın bu hareketini farketmeksizin, kendi bedeni üzerinde fikir yorarken, bir yandan sevgilisinin kendisi hakkındaki fantezilerini de düşünüyordu. Aşk bedene düşünce ruha bulanan tılsım çoğunlukla bedenin karşı konulması zor isteklerine rast geldiğinde, çok farklı yönlere kalkan trenlerin soğuk metal kokularını da içinde hissettirebilecek bir yolculuğa hazır edebiliyordu insanı...
Ayağa kalktı ve aynaya yansıyan bedenini uzun uzun inceledi. Elleri kendi bedenini okşarken, hem yılların hemcinslerine yapmış olduğu yaşlandırıcı etkiyi şimdilik kendisi için es geçtiğine kanaat getirip gülümsedi, hem de bu gece olacakların hazırlığına geçmeden önce bunu gerçekten istediğinden emin olduğunu görmek için aynada kendi yüzüne dikkatlice bakıp kendisine teyit verdi. Üzerindeki siyah iç çamaşırı ile sanki bir defilenin catwalk'unda yürüyormuşçasına, açık duran balkon kapısına doğru ilerlerken yüzüne vuran meltemi ve güneş ışınlarını hissettiğine memnun, gülümsedi; sağ elinin parmakları ve omzu tül perdenin dokusunu hissettiler usulca... O, balkonun pervazına doğru eğilip dirsekleri ile dayanırken, gözleri engin denize ve aşağıdaki kumsalda köpekleri ile neşeyle oynayan bir çifte takıldı. O sırada perde, yalayıp geçti vücudunu...
Güneş ışınları sıcaklığı yeterince hissettirmeye yüz tuttuğunda içeri geçip kendisine bir limon-tonik hazırladı. Tost makinası ve kahve makinasından çıkan sesler doldurdu mutfağı. Bir süre sonra kahvaltı tepsisi ile salona geçtiğinde, gözüne koltuğun üzerinde bekleyen kocaman beyaz paketin tülden kırmızı kurdelesi takıldı. Paket bir gün önce sevgilisi tarafından kendisine özel kurye ile gönderilmiş ve üzerine 'bir gün sonra açılmak kaydıyla' yazan bir not iliştirilmişti. Paketi, vakti geldiğinde açacaktı ve içinden başka bir not daha çıkacağını da biliyordu. Bu, daha önce de birkaç kez tekrarlanmış bir ritüeldi... Paketleri açmadan merakla bekletmenin heyecanını her iki taraf için de doruk noktalarına taşımayı seviyordu adam... Bunun verdiği zevk de fantezilerinin zevkini kabartan bir dip dalgası gibiydi adeta. Paketin açılma vaktine yaklaşık yarım saat kalmıştı. Kahvesini eline alıp, berjer koltuğuna geçti. Yanlamasına otururken, sol bacağını koltuğun kenarından aşağı salındırdı, diğer bacağını da bağdaş kurar gibi diğer baldırının altında kalan boşluğa doğru topladı. Başı koltuğun kenarlığına dayandı. Pakete dalıp giden gözlerinin yanından aşağı salınan bir tutam bukleyi ise, doğal olarak, yine farketmedi.
misal philip k.dick. ancak onun ayrıntılara bu denli kafayı takmasının mucibi şizofren bünyesi imiş sanırım. ne ise belki de külliyen uydurdum.
Reply
Sahlanankoc
03/07/2008 4:25am
tanımam..
ancak şizofrense çok aykırı ve orijinal şeyler yaratacağı muhakkak.. severim şizofren bünyeleri..
Reply
silky kata
03/07/2008 5:20am
elektrikli koyun düşleyen androidler'i yazmak da az buz bişi değildir hani... k.dick amca'nın ruhu şad olsun. az çekmedi şizofreniden. bunu açıkça ifade de etti. ama n'aaparsın? her koyun kendi bacaandan!
yukarıdaki yazıyı kabul buyuran bünyelere saygılar, sitenin kullanım kılavuzunu ayrıca talep edeceğim. şimdilik bir dolaşıp arz-ı endam edeyim.
Reply
shadowy
03/08/2008 10:19am
Farkındalık eşsessizdi… konuşmaya başladıkça bir yerlerini söküp diliyle tükürüyordu. Aslında ölmek istese de kabullenmenin aciziyeti tanrının imkansızlığıyla pekiştirip susmayı tercih ediyordu. Genelde 46 B raporunun arkasına saklansa da deli yanları değişebilir şizofreni asla peşini bırakmadı… Kelimeleri cümle kurmaya yetersizdi bir film eşliğinde yaşıyordu ölmüşlüğünü. Ama her defasında the end yazının altında başrol oyuncularına küfrediyordu (sokuyum jeneriğine diye)
Reply
Annemitrendennasılatarım
03/09/2008 2:24pm
elinize sağlık.
Reply
inan6666
03/10/2008 2:19am
silky kata epey geç yazıyorum bağışla, pek keyfim yok. biraz gergin mesaim var, bilahare tafsilatını açık dille anlatırım. şu sıkkın zamanıma ummadığım bir harika mola oldu güzel yazın: bet keyfimi dondurdu, geri başa sardı, ileri geri hızlı yavaş oynattı, tamamdır mutlaka şu noktası karardır deyip nihayet bukleye odaklandı.
bukle / buckley effect
beylesi bu aralar habre bükülen bünyeye ne iyi geldi bilsen. çok teşekkür ederim.
Reply
silky kata
03/14/2008 7:55am
paket'i, bir bakıma, cillop gibi sitenize gönderilmiş bir hedaye olarak da kabul ediniz efenim. teveccühlerinizi aldım, kabul eyledim.