kimi var zamanı henüz gelmemiş. bekliyor. olacak. geceyarısını geçti, rasgele bişe açtım dinliyorum. illa şunu bunu olsun dei kararım yoktur. farketmez. bu sebeple şarkıların hepsini listeye yükledim, dizcahazım kafasına göre çalıyor. ihtimal keyfimi takip ediyor, çoğu zaman kendisiyle aynı fikirdeyim. ekseri güzel seçiyor. ne ise. çalıp giderken ne güzeldi bir ara dikkatimi celbetti yeni bişe, nedir merak ettim bakayım dedim. tiamat ? duymuştum bir ara, hiç kurcalamamıştım. sanki çok eski, efsane masal perdesinden sesler odayı dolduruyor, beyle geniş geniş geliyorlar. serin ürküntülü orman gibi oldu birden içeri. hemen anladım kafa sesleri bunlar. derhal tetkik edeyim.
albümün adı wildhoney. deli bal. untouchable zen bana bir kavanoz getirdi bundan. her sabah bir kaşık, sakın fazlasına girme. bayıltıp bükertiyormuş. ayıltıp sikertiyormuş. tırstım tabe. bir iki sabah yer gibi yaptım, dedim huylanmasın aman, yavaş yavaş bıraktım. unuttu beni. bal mal, deli dei mi. dikkat etmek lazım. bir sabah uyanmışsın bal boğazına doluyor ne yapacaksın ? belluci’ nin var bir resminde, suratından aşağa bal boca ediyeler bebeim dilini yana devirmiş baldan dilleniyor.
deli bal malumunuz hayal ilacı. ayakta rüya gördürme kabiliyeti var. halüsinojen. adamların yaptığı albüm de aynı tertip. wiki’ de yazdığına göre azizler bestelerinde bilhassa mantar ve jimsonweed nebatına değinmişler. hadi mantarı biliyoruz, castaneda ıvır zıvır fear and loathing in istanbullasvegas (pek yakında) metafizik narkotik kamaşmasını popüler neşriyat hesabından tükettik. jimsonweed nedir neye yarar ?
datura stramonium. kendisile bugünü ismen tanıştık. o ise viran döküntü moloz arası nerde kıçına yer uydurursa orda biten, koca gevrek yaprakları görgüsüz kokoş karıların süs püsünü utandırır gösterişte muntazam çiçekli, arsız, adı bile olmayan sevimsiz şe deil mi ? bahçede habre bunu bellerdi babam, inat dei mi en güzel de bu biterdi. önünü almak mümkün değil. içimden beğenirdim. şuna bak ne dirençli pezevenk. mevsiminde bilhassa engellenemez. attıkça atar boy. boy attıkça atar. meğerisem ne hazineler var imiş bünyesinde.
atropine. hyoscyamine. scopolamine. atropin zehirlenme durumlarında kullanılan bir ilaç, biliyoruz. veriyosun atropini, adam kendine geliyor. pulp fiction’ da kokain zannedip eroine dayanan, bilahare yamulanda nefes yok çıt yok ağaz burun kanamaya başlayan patronun karısına atropin iğnesi vurmuşlardı yanlış hatırlamıyorsam. iğneyi yer yemez dikeliverdi ayağa hanımceiz. işte beyle şifalı bişe. deliyi düzeltiyor, ölüyü diriltiyor, bu maksatla hekimler zehiri ölüm döşeğine uzanmış acize fevkalade ince ayar verip dozunda kullanıyorlar.
ne ise. datura nebatının daha yanpiri tarafı ise bunun çiçeğini yaprağını tohumunu gevelemek demlemek yemek tüttürmek gibi tasarruf adamı ilk elde uyutuyor, rüya gördürüyor, kafası gelmedi bunun deyip ifrata gidende aklını alıyor, olmadık taciz ediyor, hafızasını battal edip fikrini fikrine sikertiyor. bu sebeplere binaen hindistan sefili sadudan tut elin macar keşişi kızılderili şefine ortaçağ cadısından bilmem bin kaç ifrite daha bunlar hepisi mazide ve halen datura sofrasından atıştırıyor, adamın hayalhanesi candy house keranesi kıvamını yakalıyor dei yazıp çizmişler. bir rivayete göre kırık kafa ile kehanet sermeye oturan delfi büyücülerinin kazanında fokurdayan nebat yine naha bu datura imiş. bizim yaramaz. iyice bir tanı bak, şurda daha daha resimleri var. çiçeği tanıdın dei mi bilader, bak bu kıyağı unutmayacaksın. boru gibi çiçek. boruçiçeği. ekmesi yok dikmesi yok. yasası yok tasası yok. buz gibi serbest. boru işte, adı üstünde döşemesi şu bu tehlikeli filan ama, merdivenaltı eroin çöpü karbonatla kaynamış taş bozuğundan iyidir. neticede devlet bile buna yasaktır, dokunmayın, bulanda sökün, siftinip zıkkımlanmayın sakın gebertirim ona göre dememiş. bizim burda bileni yok, datura keşfe muhtaç nerden bileceksin ?
bak tiamat gece vakti dinledin de ne öğrendin, ne zaman vatana millete hayırlı evlat olacaksın şimdi yavaş yavaş şeherli züppeleri filan görürsün varoş yamaçlarında hepisi bu zıbırı zebellah nerde acep dei aranıyor. mezbelelikler bırak bare bunlardan hür olsun. zate sipariş veriyorsun kapına kadar getiriyorlar. bak ne yazıyor, tohumları zehir içerdiğinden yenmemelidir. zehir demek iyi demektir. bizde boş yok. pakette on tohum var. erowid reçetesi on tohum yuttuğunda sağlam tesir eder, bunun otuzu kırkı çok aşırıdır diyor.
tiamat dedin. erowid dedin. atropin dedin. iyi bok yedin. bunlardan biri şimdi bu otu maazallah bulur da tepeleme silip süpürürse ne olacak ? keşinkeş sadu bile chillum piposuna bir ölçek bundan bir ölçek ganjadan koyuyor asla sadece daturaya çakmağı basıp ziftini zeherini emmiyor. bunlardan hep bir misal getirmek, beyle surette bir manayı bir yana sonra öbür yana yatırmak lazım küf pas olmasın.
yazıyı nereye bağlasam bilemedim. neticede zıkkımı ben de tecrübe etmiş değilim. bu bahsi kapatalım madem. sabahın dördü oldu, datura geri kalsın. natura bi cigara daha ister.