“Corridos Adası, kıyısı yüksek Pelentes (Labrium Hesandaira) ağaçlarıyla çevrili şirin bir tabiat köşesidir. Adanın güneybatı doğrultusunda bir mahmuz gibi uzanması, onu kuzey rüzgârlarının şiddetli tesirlerine karşı korumuş ve barbar çağlardan beri, gemilere tabii bir sığınak olmasını sağlamıştır. Arazi, adanın merkezine doğru, tatlı bir eğimle yükselmekte ve tam ortasında, Batı Anadolu neolitik mimarisinin şaheserlerinden sayılan Ferrania Tapınağı bulunmaktadır. Adanın sakinleri olan Permanların, Akıl Tanrıçası Ferrania için yaptıkları bu tapınak ve müştemilatında Kraliçe Ferrania oturur. Elesius dağında oturan Tanrıça Ferrania’nın yeryüzü temsilcisi olan Kraliçe de aynı adı taşır. On dört yılda bir yapılan Ferraniad şenliklerinde kraliçe değiştirilir. Olimpiyatları çok andıran bu şenliklerde ülkenin bütün kadınları, büyük matematik yarışmasına (Magnum Marathonos Mathematicos) katılırlar ve en yüksek dereceli denklemi çözen kadın, yeni kraliçe olur. Kız çocukları, küçük yaştan, özel bir eğitimden geçirilerek bu yarışma için yetiştirilir. Erkekler ise, daha ağır sayılan hayvancılık, tarım ve yapım işleriyle uğraşırlar, savaş talimleri yaparlar. Kadın erkek münasebetleri için belirli bir sınır yoksa da, cinsi münasebetin, erkeklerin en verimli zamanı sayılan mart ayında (Aşk Tanrıçası Hippandra’nın doğduğu ay) yapılması âdet olmuştur. Perman erkeklerinin kısa boylu, esmer ve adaleli yapısına karşılık, kadınlar uzun boylu ve beyaz tenlidir. Savaşçı bir ırk sayılmayan Permanlar, tarihleri boyunca, özellikle Fenikeliler tarafından üç kere istila edilen yurtlarında uzun süre rahat yaşamaktan yoksun kalmışlardır. Bazı denizcilik araçlarını ve para hesabını Fenikelilerden öğrendikleri sanılıyor.
Permanların oturdukları evler, aşağı yukarı, birbirine benzer. Kapıdan girince küçük bir antre, solda matematik öğretmenlerinin kızlara ders verdiği bir çalışma odası, arkada bir yatak odası ve yanında erkeklerin aletlerini koydukları küçük bir sandık odası. Mutfak, banyo ve tuvalet bahçede, ayrı bir pavyon halinde bulunur. Evlerin çatısı düzdür ve yazın çatıda yatılır; ayrıca evliliğin ilk ayı bu damın üstünde geçirilir.
Permanların, Ferrania’dan önce tavşana taptıkları sanılıyor. Fakat adada tavşanın azalması üzerine (Permanlar, soğanlı tavşan yahnisini çok güzel yaparlar) tavşana tapmak yasak edilmiş. Matematik, günlük yaşayışlarında önemli bir yer tuttuğu halde, bu konuda bilgileri fazla ileri değil. Yüksek dereceli denklemleri, daha çok tatonmanla çözüyorlar. Sinüs ve kosinüse inanmıyorlar. Bu nedenle de oran (ratio) kavramlarının gelişmemiş olduğunu söyleyebiliriz. Akıl Tanrıçasına tapmalarına rağmen, rational yönlerinde görülen bu eksiklik, Akdeniz ırklarının çelişmeli yönlerini bir kere daha ortaya koyuyor.”