"aşağıdaki yazı bir dosta mektuptur.. özelimi açmak hiç adetim değildir.. ancak kendisinin ısrarı ve isteği üzerine buradadır.. "
yaptığın her harekette acaba beni nasıl görüyor şu anda diye düşün.. attığın her adımda seni izliyor çünkü..
düşün ki hiç gözünü kırpmadan seni izleyen bir sevgi.. seni herşeyden esirgeyen, gözyaşından çok gözyaşı döken, attığın ilk adımda seni kollayan..
somut örneklerini görememiş olabilirsin.. ama bil ki görememiş olmak senin eksikliğindir.. emniyette ve refah içinde olan nicelerinin merhametten aslında uzak olmaları gibi, zorluk çeken, acı çeken, keder içinde yüzenler nasıl bir merhamete nail olduklarının farkında olmazlar..
sen göremediysen dahi onun kanatlarının altındaydın hep..
sana bahsettiğim yöntem şu:
her ne şekilde olursa olsun, her durumda, özellikle de acı ve bela halinde kendine onun gözünden bak.. seni "yok"luktan var eden, merhameti sonsuz olan Tek'in gözünden kendi haline bak.. ve kendini onun gözünden değerlendir..
bu insanın kendine çekidüzen vermesini sağlıyor.. ayrıca inanılmaz bir güç veriyor.. dostunun, ebeveyninin kim olduğunu düşünsene.. muazzam bir şey bunu lütfen dene.. kendine onun gözünden bak.. kendine onun gözünden göz yaşı dok.. doğruyu yaptığında onun kollarıyla kucakla kendini..
faydasını göreceksin..
bunu düşünmeye başladığında dahi birşeylerin değiştiğini hissedeceksin içinde.. umarım başarabilirsin meriçkız.. çok zorlama sınırlarını..
bir kuşun uçmak için zorlanmaya ihtiyacı yok, kendini yuvadan bırakacak cesareti olsun yeter.. senin içinde onun merhameti, onun sevgisi, onun öfkesi, onun gücü, onun iradesi, onun sabrı var.. yeter ki kullanmak iste.. zor dahi değil.. kendini yuvadan bırakacak cesaretin olsun yeter..