zipsofism
  • tarraka
süt 3 / silky kata 08/10/2009
36 Comments
 
bölüm 2

Sağ elinin parmakları önce gerdanında dolaştılar hafif ten temasları ile ve onlar sanki kocasının dudaklarıymışçasına, kadının hayalinde... Sonra sol göğsünün sütyeni kenarından içeri kaydılar usulca. Biraz daha haşin, biraz daha intim. Sol eli ve parmakları gereken adrese acele posta teslim oldular. Üst kat komşusundan gelen sesler kendi iniltilerine karıştı, bundan kaygı duymadı. Onu eskaza dinleyen birileri olsa bile bu artık aylardır dokunulmamış bedeninin umurunda olmazdı. Kocasının alkol komalarında kaldığı süreler boyunca uyuttuğu kendi bedensel dürtüleri, baskıladığı onca hayali, o anda baraj kapaklarına baskı yapan suyu çağrıştırdı, onları karşı konulması imkansız, kontrolsüz su yerine saydı. Böyle hayal edince daha şiddetli patladı kapaklar... Akabinde kaynamaya bırakıp unuttuğu tenceredeki süt de taşarak ocağın alevini söndürdü, sıcak ve kaygan dokusuyla akıp yerlere kadar süzülürken. Vücudunun her noktası hazdan irkilmiş ve soğumaya dururken ne taşan ve her yere bulaşan süte odaklanabilirdi artık, ne de ısrarla çalınan kapı ziline... Etekleri bacaklarının üzerine sıyrılmış, göğsünün biri uygunsuz teşhire çıkmış halde yerde otururken, kapının dış kısmında da yarı alkollü kocası zili çalmaktan bitap, kapıya sırtını dayayıp yere yıkılırcasına oturmayı denemişti. Şüphesiz sızmanın eşiğinde esnerken.

Zaten tam dairenin kapısından çıkmak üzere olan karşı komşuları da kapı eşiğine yığılmış alkollü adamı görünce hareketlerini hızlandırarak kapısını kilitleyip merdivenlere doğru yöneldi. Gördüğü manzara pek tanıdıktı. Bir an yalnız yaşıyor olmanın avantajlarını düşünüp, bu tarz problemleri olmadığına sevindi fakat sonra geri dönüp karşı komşusunun kapı zilini birkaç kez de o çaldı. Horlamaya neredeyse yüz tutmuş, arada sırada sayıklayan ve takatsiz cümlelerinden hiç birşey anlaşılmayan adamın bacakları asansör kapısının önünü işgal ettiğinden ve çaldığı kapı da açılmadığından çaresiz tekrar merdivenlere yöneldi. Sekiz kat merdiveni inerken kat koridoruna hakim olmuş terle karışık alkol kokusundan bir an önce uzaklaşmanın rahatlığıyla gevşedi. Radyo-çalarının kulaklıklarını taktı. Kendini o an çalmakta olan Santana ve Rob Thomas’ın Smooth tınılarına teslim etti.

Binadan çıkarken ağaç dalları arasından huzmeler halinde süzülen güneş ışınları karşıladı yüzünü. Gözlüklerini taktı. Diz üstü etekliğini yürürken her adımda havalandıran diz kapakları, esen meltemin etkisiyle arada sırada geriye doğru savrulan kumral saçlarının arasından görünen boyun dövmesi çevrede konumlanmış birkaç meraklı bakışın ilgi odağı oldular. O yörüngelerine girip geçerken nefesler tutuldu, konuşulanlar bir süreliğine unutuldu, sigaraların külleri birikti, kahve fincanları, bira kupaları, okunan gazeteler havada asılı kaldılar. Bazıları ise bu nemli hava etkisiyle terleyen kalçaların meltemle havalanan eteklerin yardımıyla bir nebze olsun serinleyip serinlemediklerini düşündüler. Bu sorunun hiçbir zaman yanıtlanmayacak cevabını merak ederken onları ter bastı, adem elmaları belirgin şekilde hareket etti, yutkunurlarken. Biraz ileride genç kız bir taksiye işaret etmek için kolunu havaya kaldırırken, onlar oturdukları masalardan, köşesinde bekledikleri gazete bayiinin kaldırımlarından ışınlanarak kıza çoktan sarılmış, o anki tahayyüllerinde göğüslerini mıncıklamaya koyulmuşlardı bile...

Taksiye bindikten sonra yaklaşık 10 dakika sonra ineceği adresi verdi. Şoföre şehrin ana trafiğine çıkmadan ara sokaklardan gitmesini rica ederken de çantadan aynasını çıkarıp makyajını kontrol etti. Bir yandan tamamıyla yeşillenmiş ağaçların geniş kaldırımlar üzerinde yürüyen kayıtsız ve mutlu insanların üzerine vuran gölgelerine bakıyor, diğer yandan da kendisini 10 dakika sonra bir brunch sofrasında karşılayacak olan erkek arkadaşının biseksüel olma ihtimalini geçiriyordu aklından. Çok değil birkaç gece önce içkinin etkisiyle mi yoksa gayet doğal bir dürtüyle mi olduğuna henüz tam karar veremediği ve kafasını hala meşgul eden bakışını anımsadı onun, o adama bakarken.

bölüm 4
36 Comments
 
maarul / inan6666 07/03/2009
12 Comments
 

lettuce nedir ? bildiin marul. bunun çeşitleri vardır. kıvırcık. aysberg. mor. beyaz. salataya ilave ederler. içine çiğköfte koyarlar. hatta lahmacuna nane maydanoz yetiştiremeyen kıtipiyozlar iki dal marul koyarlar tabaan kenarına, hiç sevmem. her koca götin diyet tabağında hıyarın hemen yanıbaşında arzıendam eden pespaye marul nebaatından mümkün olduğunca kaçınmak lazım. misal, yezidiler asla marul yemezmiş.  

marul hakkında çelişik malumat var: bir duyuma göre antihidrolik tesir yaratıp erkek kısmını elden ayaktan düşürüyor, neredeyse iğdiş ediyor ki diyet yapan heriflerde vaziyet aynen beyledir, yağları eriticem dei taşakdan oluverirler. diğer bir duyuma göre ise marul son derece etkili bir afrodizyak olup işbu minvalde eski mısır' da kütür kütür yenmektedir. aceba bunlardan hangisi doğrudur ?

lettuce adını kadim latin dilinde mevcut "süt" kelimesinden alıyor; bunu dalından koparanda oradan epey bir süt geldiğini gördüklerinden olacak beyle bir isim seçmişler. zurnanın zütürtediği yer işte tam burası. naha bu süt o kadar da masum bir süt değildir. wiki' den öğrendiğim kadarila lactuarium deniliyor. marulun sapı kesilende sütünü salıyor. bunun terkibi nedir dei kimyevi sorgulandığında zehirli olduğu, fekat tüketilmesi halinde güzel bir kafa temin ettiği, afyona benzer sakinleştirici ve ağrı kesici hususiyetleri bulunduğu bilimsel olarak tesbit ediliyor. marul yiyende adamın tezden morpheus uykusunu getiriyor, ki bunu tecrübe etmek mümkündür. marul kafası meğer afyon kafası imiş erenler. hatta marulun latex tabiatındaki sütü aynen afyon sakızı gibi donuyor ve bu halile nargilede, pipoda, cigarada içilebilir hale geliyor. yuh bu kadar da olmaz diyenlere wiki' den bir kapak kapatalım gitsin anass: http://en.wikipedia.org/wiki/Lactucarium

işin burasında bilimsel ibneliği bir kenara bırakarak diyebiliriz ki, madem ki marulun sütü afyon tesirindedir, bu durumda az ve seyrek tüketilmesi afrodizyak tesir eder, fekat ölçüyü kaçıp sabah akşam ekseri salatasını yiyende o zaman yumru taşak büzülür komple hidrolik işlemez hale gelip yek sermaye nefsi anda mıymıntıya bağlarsın allah muhafaza.

yazının burasında heyecana kapılıp kalk lan marketten marul alıp tüttürelim diyen akıldan noksan çıkabilir. aynı hesap, 970' lerde hippieler arasında pek yaygın imiş marul tüketimi. satıcının biri günde 1500 $' dan aşağı satmıyordum, hey gidi günler diyor hatta. tarihimaarul' a şeyle bir göz atanda ise: ibni sina meşhur kaanun kitabına anestezi maksadila marul tohumu kullanılır diye yazmış. eski mısır' da ilaç niyetine kullanılan, bilhassa vahşi maruldan mamül marul afyonu lactuarium 1916 yılında amerikan resmi ecza listesine dahil edilmiş, öksürük şurupları terkibinde kullanılmış. marul konusunu şu sıralar pek çalışan olmamış. şu sitede yazılana bakılırsa piyasada mevcut tafsilatı yerinde son makale 1976 tarihlidir. 1981 yılında science dergisi marulda milyonda 2 ila 10 birim civarında morfin vardır diye yazmış, fekat tedavi gayesile kullanılacak morfin dozajının ancak binde 0.5 ila 50 birim yane marulda görülen miktarın milyon katı olması gerektiğini ayrica vurgulamış. 1998 yılında üç kafadar
maruldan bir mix yapıp bunu damardan enjekte etmişler ve üç gün boyunca envai ızdıraptan epey muzdarip olmuşlar. 2003 yılında fransız menşeli bir tıp dergisi burundan eroin çeken 23 yaşında bir müptezelin internet vasıtasile edindiği vahşi marul yapraklarından üretilen macunu ziftlenende kafasının güzelleştiğini yazmış. aynı makale 22 yaşında faslı bir kadının vahşi marul sapı yeyip komaya girdiğini, bilahare öldüğünü de ilave etmiş.

amcık yapraklarila marul nebaatı birinin canını almış dei söylesen kimse inanmaz. fekat işin doğrusu bu. demek ki marulu hafife almayacaksın. ulan bunun kafası gelmiyor, az daha mı şeyetsek deip dibine abanırsan işin ucunda cartayı çekmek de var, dikkat etmek lazım.


12 Comments
 
süt 2 / silky kata 04/21/2009
3 Comments
 

bölüm 1

Kadın masayı gözden geçirdikten sonra tek eksiğin kendi kahvesi için ısıtması gereken süt olduğuna karar verip arkasındaki tezgaha döndü. Sağdaki dolabın alt bölmesine eğilip karton kutuyu alırken üzerindeki tuniğin yakası omuzunu açıkta bırakacak şekilde hafifçe kaydı. Doğrulduğu an, adamın iki elini arkasından beline dolanmış, dudaklarını ise omuzunun üzerinde hissettiğinde bir süre duraklayıp, şaşaladı. Boş bulunuşunun tesiriyle yüzünden belli belirsiz bir gülümseme geçti. Bu kadar sessiz ve kısacık bir sürede yaklaşması heyecanlanmasına sebep olmuştu. ‘Bak şu işe! Kahveden önce senin tadına bakmak geldi içimden’ diye fısıldadı adam. Ilık soluğu boynuna ve kulak memesine çarpıp havada dağılırken kadının bütün bedenine hızlıca yayılan iç gıcıklayıcı bir ürperti bıraktı... Adam onu elleriyle kendi bedenine doğru bastırırken, elindeki süt kutusunu boş tezgahın üzerine sarsakça koyuverdi. Kıpırdayamadığı yerde, elleri tezgaha dayalı, kıskıvrak yakalanmış bir avın ürkek yürek çarpıntılarını duydu içinde. Boynundan yukarı doğru avcının katettiği hat üzerinde burnu ile belli belirsiz dokunuşu, kokusunu içine çekişinden sonra dişleriydi artık çaresiz ve sabırsızlıkla beklediği. Boynunu biraz daha sola yatırırken bu bekleyiş dışında başka hiçbir şeyi düşünemedi.


Onların duymadığı uzak bir radyoda o esnada Santana ve Mana’dan Corazon Espinado çalıyordu. Günışığının iyiden iyiye evlere dolduğu, enerjinin harekete dönüştüğü saatlerde adam sabahların bedenine kattığı ayılmayı seviyordu. Yeniden doğmak varsa olsa olsa böyle bir şeydi. Tuniğin altında dokunduğu çıplak baldırların titrediğini hissederken avına herhangi bir şans vermek aklından bile geçmiyordu. Etin taze sıcak titreyen halini hissetmenin bir avcı için ne demek olduğunu, üzerinde nasıl bir karabüyü etkisi yarattığını istese de anlatamaz, ancak avın gözündeki yansımadan kendini eleverebilirdi. İşte ete duyduğu açlık yüzünden o yansımadan gördüğü kendi çaresizliği avcının tam da o esnada üzerine çok kısa süren bir zayıflık anı peydahlardı. Avın o şansı değerlendirip canını kurtarmak için deneyebileceği belki de tek fırsat anı! Doğa fırsatlar sunardı kullanmasını bilene! Av da o sırada avcının titreyişlere muazzam bir hayranlıkla takılıp kalışını fırsat bilip bu şansı değerlendirebilirdi. Fakat yine sonunda avcı o karabüyüden kendini çekip kurtardığında doğanın dengeleri ekseriyetle avcıdan yana olurdu. Av da zaten şansı değerlendirememenin sonucu kaderine razı olma hali içinde son nefesi vermeyi kabullenirdi.

Avının ince uzun boynunu seyretti önce yavaşça bir yana ittiği koyu kahve yelelerin ardından... Onun omuzlarını kavrarken o boynu yakından kokladı sonra. En nihayetinde otomatik bilinci ellerini tıpkı hayatın ilk dakikalarında olduğu gibi bedenini doyurması için bulmak zorunda olduğu yuvarlak hatlara yönlendirdi. Bilinçaltında doymanın özü birdi. Yumuşaklıklarını, sıcaklıklarını avuçiçlerinde hissettiğinde içini bir tür sakinlik, bir kaleyi ele geçirmenin şevki doldurdu. Kalenin teslimiyeti anında iniltiler duyuldu yaralının gırtlağından.

Artık ne zamanın nanosaniyelerle ifade edilmesinin ne de av ile avcının besin zincirindeki yerlerinin önemi vardı. Tabiatın karşılarında nasıl bir tezgah kurduğunu tartmadan doymaya kurgulandılar. Bilinçaltında avını diğer muhtemel avcılardan koruma güdüsü hakim olduğundan, onu tutup güvenlikli bir yer olan tezgahın üzerine oturttu. Süt dökülüp saçıldı her yere. Sonra pençeleriyle yırtıp parçalama, dişleriyle eti ısırıp çekip kopartma isteği doldurdu içini...

Üst kattaki mutfaktan gelen seslerle ürperdi kadın. Yalnız başına olmasına lanetli bir küfür savurmanın derdindeydi. Sabahın o saatinde hala eve gelmemiş kocası hakkında daha önce defalarca yaşadığı gibi hem endişe hislerine kapılmanın, hem isyan duygularıyla sarsılmanın, hem de her defasında bu tereddüdü yaşadığı için kendisini suçlamanın gel-git’lerini yaşıyordu yine. Her seferinde işittiği yalanlara inanıyor gibi yapmanın bünyesinde yarattığı aldatıcı gücün aslında bir çaresizliği temsil ettiğini açıkça çok derinde bir yerlerde biliyor olmasına ise sunturlu bir küfür daha savurdu. Hepsi yetmiyormuş gibi bir de üzerine ayları bulan beden tatminsizliği biniyordu, ruhunun bu siklotimik karabasanları yanısıra. Kalorifer borusunun yanına yaklaştı, kafasını kaldırıp üst kata devam eden borunun içinden geçtiği beton zemindeki aralıktan yankılanan sesleri dinlemeye koyuldu. Onları gizlice dinliyor oluşunun gerisinde hissettiği utanç, heyecan, suçluluk duyguları içinde farkında olmadan derin bir nefes alıp verdi. Hızlanan kalp atışlarının yanısıra dudaklarını ıslatma gereği duydu. Boğazı kurumuş, bedeninde tek bir noktaya çok uzun zaman öncesinden tanıdık gelen bir zonklama hakim olmuştu. Bulunduğu yere çökercesine oturdu. Gözlerini kapatıp duyabildiklerine konsantre oldu. Üzerinde bulunduğu taş zeminin, sırtını yasladığı duvarın soğuğu bedenindeki uyarılmayı tetikliyordu.

bölüm 3

3 Comments
 
süt / silky kata 04/04/2009
28 Comments
 

Kavanozdaki balı kaşıkla almakla hiç uğraşmaksızın birazını kaseye boşalttıktan sonra kenarından akanı da yalayarak temizledi. O esnada, bir iki serçe, kanatlanıp tekrar kondular mutfağın açık duran penceresi önünde... Belli ki, sabah kahvaltısına gelmişlerdi. Çocuk gibi sevindi. Masanın üzerine, fırından yeni çıkmış çıtır ekmeğin biraz kabuk kısmından biraz da içinden lokmalar ufaladı. Hareketleri son derece yavaş, göz ucuyla kendi aralarında haberleşen serçelere baktı. Dudağının kenarıyla gülümsedi.

Aynı anda en yakındaki gözcü serçe yakaladı bakışlarını. Bilmediği bir dilde cıvıldaşıp, kanat çırparak çabucak birkaç kez havalandı olduğu yerde. Serçenin alarma geçtiğini gören diğerleri de biraz havalanıp kanat çırparak, ani bir durum için kaçışın provasını yaptılar. Gözden ırak fakat sadece cıvıltıları duyulan başka serçeler de vardı. Muhtemelen kendileri için hazırlanan kahvaltının heyecanı içindeydiler. Fakat uzakta olmaları sebebiyle sadece pencere pervazı önünde oluşan teyakkuz halinden edindikleri bir tür korku ve heyecanla toplu halde cıvıldaştıkları duyuldu...

Kendisi için hazırladığı kahvaltıyla salonun içinden geçip terasa çıkarken baharın yaza dönüşme telaşını hissetti havada... Radyoda Santana Flor de Luna çalıyordu. Terasa çıktığı noktada bir süre gökyüzüne doğru başını kaldırdı, gözlerini kapatıp sabahın henüz dingin olan bu halini hissetti içinde. Sonra güneş ışınlarının omuzlarına, yüzüne, saçlarına vuruyor olmasından hoşnut, masasına yöneldi. Mutfağın içinden gelen cıvıltılar da eş zamanlı bir kahvaltıya başlandığını duyuruyordu. Sabah sabah karşı binanın çeşitli kısımlarından havalanarak kanat jimnastiğine koyulmuş güvercinlere daldı gözü, bir süre öylece seyretti onları...

Sonra, henüz pek anlamadığı fakat en nihayetinde çözeceği bir dilde basılmış gazetenin ön sayfasına göz attı. İç sayfalarda okuyup anlayabileceği bir haber bulmaya çalıştı. Bakınırken iki gün sonra açılacak bir fotoğraf sergisine ait geniş sayfa bir duyuruya takıldı gözü. Serginin mekan ve süresiyle ilgili detaylarına göz gezdirdi. Olayı unutmamak ve bir iki arkadaşını da davet etmek amacıyla sayfanın kenarını katlayarak, bir sayfa daha çevirdi. Kendisine, o sıralarda yöneltilmiş geniş açılı bir dürbünle bakıldığını tahmin etmekten uzak, çok uzak, yeniden bir iki sayfa çevirdi. Sayfaların hışırtıları yankılandı sabahın içinde... Bir parça peyniri bala batırıp, ağzına attı. Ardından özlediği sütün soğuk tadını çabucak almak niyetiyle geniş kenarlıklı şişeyi ağzına dikerken, sütün bir kısmı dudaklarının kenarından boynuna doğru süzüldü. Eli ile yüzünde ve boynunda oluşan süt izlerini sildi, dili ile de dudağının kenarını temizledi. O esnada sabah güneşi daha bir sıcak vuruyordu yüzüne, gözüne, beyaz fanilasının bir kısmını açıkta bıraktığı göğüslerine...

Geri koyarken, şişeyi tutan eli, bir süre havada asılı kaldı. Diğer eliyle göğsünün üzerindeki bir iki damla sütü temizlemeye çalıştığı sırada, dürbünün gerisindeki gözler de havada asılı kalan bu ele odaklandılar çabucak, zoom ayarı ile yakın görüye ulaşıp ellerden, omuzlara, bahar rüzgarıyla hafifçe salınan saçlara, göğüslere, oradan süt şişesini es geçerek dizkapaklarına kaydılar. Kızın bacak bacak üstüne atmış hali öylesine doğaldı ki; müziğin etkisiyle, istemsiz bir salınıma teslim olmuş bu bacakların zarif, biçimli duruşları adamın içinin bir anda okyanus dalgası gibi kabarmasına yol açtı.

İçeriden sevgilisinin sesi duyulduğunda derin bir nefes aldı. Çabucak dürbünü dolabın açık kısmına bırakıp mutfağa döndü. Kadın kahvaltı sofrasını hazırlamış, masanın üzerine rastgele açık şekilde bıraktığı bir moda dergisinin üzerinden kahve servisi yapmaya hazırlanıyordu. Sayfanın birinde dikkatini çeken uzun boylu model, derin sırt dekolteli siyah gece kıyafeti içinde, yüzünü profilden göstererek, yüzünün hizasında alttan parmak uçlarıyla desteklediği bir tabakta, iki adet gergin, yarı olgun, ucundan süt fışkırmış incirleri de beraberinde sergiliyordu.

Baktı. İmkanı olsa bu görüntüye daha uzun bir süre dalıp gidebilirdi. ‘Dünyanın en seksi görüntülerinden biri bu!’ diye düşündü. Sonra garip bir haz duyarak, masada sevgilisini incirlerin arasında düzmenin hayalini kurdu.

Kadın onu ‘Fotoğraf sergini ne zaman açıyordun, Tatlım?’ diyerek bu hayalinden uyandırdı... ‘İki gün sonra...’ diye mırıldanarak cevap verdi adam.

bölüm 2

28 Comments
 

    RSS Feed

    etiket
    aradığını tetkik et

    All

    1 Dm
    1 Mengu Yncg
    100
    13
    165537
    186
    1967
    1980
    1982
    1absence Of Mind
    1amarat
    1aom
    1apartman Topuk
    1arrogante Hombre
    1basar Yinan
    1benbey
    1bitchcraft
    1buddhala
    1ca
    1deja Vu
    1dejavu
    1enver
    1ersin
    1happy
    1inan6666
    1internet Cafee
    1internetcafee
    1jagged
    1kimsu
    1kopanisti
    1kuruvaze
    1mb
    1mefkud
    1mengu Yince
    1mengu Yincge
    1mengu Yncge
    1menguyincge
    1monique
    1nevdalist
    1nevi Tur
    1reasonablemans
    1rebecca
    1sahlanan Koc
    1sedaflora
    1shadowy
    1silky Kata
    1silkykata
    1suphi
    1untouchable Zen
    1untouchablezen
    1veronique
    1wassago2000
    2003
    5736
    66
    6666
    74
    A2m
    Aaron Koblin
    Abese Irca
    Acele
    Aci
    Aci Vatan
    Acilim
    Acupuncture
    Adacayi
    Adalet
    Adam
    Adem
    Adrenalin
    Afrika
    Afyon
    Ahiret
    Ahmet Hasim
    Aikido
    Ajda Pekkan
    Akepe
    Akil
    Akira Kurosawa
    Akl
    Aksam
    Alacakaranlk
    Alamanci
    Algorithm
    Allah
    Allame
    Alman
    Alternatif
    Alternatif Enerji
    Ambiguity
    America
    American Way
    Amerika
    Amiga
    Amsm
    Amstrad
    Anagram
    Analturk
    Anavatan
    Andeyener
    Andy Warhol
    Angel Dark
    Anonim
    Ant
    Apple
    Ara
    Arabica
    Arap
    Armin
    Arminia
    Arsenik
    Art
    Artist
    Asemic
    Asi
    Ask
    Asker
    Askerlik
    Asphyxation
    Ass
    Assange
    Asstomouth
    Astronomi
    Ataturk
    Atom
    Atonal
    Atropine
    Autogyro
    Avrupa
    Ayak
    Ayca Sen Baskan Pusu
    Aziz Nesin
    Azot
    Baby700
    Badem
    Bahar
    Balistik
    Ballard
    Barcelona
    Barrack Obama
    Basa Dolanan Derman
    Bayezid
    Baykal
    Bbc
    Bdsm
    Bean
    Beast
    Beauty
    Bedri Rahmi Eyuboglu
    Beer
    Bekir
    Benbey
    Bengi
    Benimle Oynar Msn
    Ber
    Berj
    Berlin
    Bermuda
    Best Fucking Whore
    Beste
    Beyaz
    Bielefeld
    Big Wet Asses
    Bilbo Baggins
    Bilimsel
    Bill Gates
    Billur
    Bir Zamanlar
    Bitch
    Blog
    Bmw
    Bob Dylan
    Bobele
    Bodrum
    Bodur
    Boeing
    Bohemian
    Bold
    Bondage
    Bonham
    Booty
    Booze
    Borges
    Bosphorus
    Bottom
    Bra
    Brasil
    Brezilya
    Brokoli
    Bu
    Buda
    Buddha
    Budism
    Budizm
    Burak Arikan
    Buz
    C64
    Cable
    Cafee
    Cam
    Canavar
    Capitalism
    Cat
    Catalkuyruk
    Cebrail
    Ceket
    Celik
    Cember
    Cemil Meri
    Cengelkoy
    Cengiz Han
    Censor
    Censored
    Cevap
    Cevre
    Chaos
    Charles
    Charles Manson
    Charlie Boorman
    Charlie Chaplin
    Chelsea Girls
    Chillum
    Chivas Regal
    Chp
    Christina
    Cingene
    Cinnamon
    Cinsicima
    City Planning
    Cock
    Cockring
    Cocuk
    Codex
    Coffee
    Cold
    Coluche
    Commodore
    Computer
    Concert
    Conservative
    Contes
    Contraliterature
    Contrast
    Copy
    Counter Steering
    Creation
    Crime
    Crowley
    Css
    Cumhuriyet
    Cypher
    Czech
    Daf
    Daire
    Dakika
    Damla
    Dan Brown
    Dans
    Darphane
    Data
    Datura
    Davet
    David Bowie
    Davul
    Death
    Debriyaj
    Dedikodu
    Deleuze
    Deli
    Dem
    Demokrasi
    Denge
    Denklem
    Depeche Mode
    Dergi
    Derriere
    Deutschland
    Deve
    Devlet
    Devrim
    Diesel
    Dikis
    Dilber Ay
    Din
    Diskur
    Diy
    Diyarbakir
    Dnya
    Dog
    Doggystyle
    Dogu Turkistan
    Domates
    Dondurma
    Dope
    Dot
    Dracula
    Dream
    Dua
    Dugme
    Dunia
    Dunya
    Durum
    Dystopia
    Ebony Bones
    Eddie Veder
    Edward Witten
    Effort
    E Kitap
    El
    Elbise
    Elektrik
    Elhamrulillah
    Elke
    Elmalili
    Emek
    Emek Sineması
    Emniyet
    Emulator
    Enerji
    Enerjisi
    Enstruman
    Enver
    Ergenekon
    Erik
    Erkek
    Erken
    Erkete
    Erkin Koray
    Ermeni
    Eroin
    Erowid
    Escort
    Eski
    Esrar
    Et
    Etek
    Ethics
    Eva Angelina
    Eve
    Evil
    Evliya Celebi
    Evre
    Evrim
    Ewan Mcgrergor
    Existance
    Fabris
    Facebook
    Facia
    Fakescience
    Fark
    Fasist
    Ferrania
    Feynman
    Fiction
    Fikih
    Fikir
    Filim
    Filistin
    Firar
    Fire
    Fiyort
    Fizik
    Flash Forward
    Flight
    Flower
    Flower Tucci
    Fly
    Fractal
    Fraulein
    Fredrika
    Fredrika Stahl
    Freedom
    Friction
    Froccoli
    Fuck
    Fuck Yourself
    Fuckelatte
    Fucking
    Fun
    Funk
    G3
    Gaffur
    Gagging
    Galata
    Galeano
    Game Of Life
    Ganja
    Gary Oldman
    Gazi
    Gazi Mustafa Kemal
    Gazze
    Gebertirler
    Gece
    Gemi
    Genelkurmay
    Geniz
    Geometry
    Gerald Ford
    Gezegen
    Ghost Busters
    Giysi
    Gllk Glistan
    Goat
    Gocer
    God
    Godard
    Godless
    Gokturk
    Gossip
    Got
    Gozluk
    Green
    Grev
    Grid
    Grup
    Grup Surup
    Guantanamo
    Guattari
    Gun
    Gundem
    Gunes
    Gvenlik
    Gyroscope
    Habis
    Hadis
    Hafif
    Ham
    Hamile
    Harakiri
    Harald
    Hasret
    Hatra
    Hausman
    Havaciva
    Hayat
    Hayat Oyunu
    Hayta
    Hayvan
    Hazine
    Helikopter
    Hepsi
    Herb
    Hesap
    Hicaz
    High
    Hijab
    Hipnoz
    Hissiyat
    History
    Hiyar
    Honey
    Hukuk
    Hurma
    Hurriyet
    Hyoscyamine
    I
    I Am Sam
    I Fucking Love You
    I Want To Be Fucked Senseless
    I Want To Fuck Senseless
    I.
    Ibne
    Ibniarabi
    Idris
    Igne
    Ihlal
    Ihlamur
    Ii
    Iii
    Iir
    Iktidar
    Ilps
    Iltihap
    Iman
    Imar
    Imbiss
    Inan6666
    Inanna
    Ince
    Industry
    Inisiye
    Initiation
    Inonu
    Insan
    Intellect
    Intelligence
    Internet Cafee
    Interview
    Iplik
    Iskemle
    Iskit
    Iskonto
    Islam
    Ismet Ozel
    Israil
    Istampa
    Istanbul
    Istanbullasvegas
    Istiap
    Istikrar
    Istim
    Istirahat
    Istirap
    Isyan
    Itaat
    Ittihat
    Ivir Zivir Su Bu
    Izmir
    Izometri
    Jail
    Janissary
    Japon
    Javier Bardem
    Jazz
    Joel Peter Witkin
    John Conway
    John Von Neumann
    Jones
    Joyce
    Jpl
    Judo
    Jujutsu
    Jules Verne
    Kaat
    Kadin
    Kahve
    Kalem
    Kaltak
    Kamuya Ak
    Kanarya
    Kanguru
    Kanun
    Kaos
    Kapital
    Kar
    Kara
    Karartma
    Karate
    Karen O
    Karga
    Kari
    Karinca
    Kasarot
    Katalunya
    Katana
    Kaygan
    Kazm Kartal
    Kedi
    Kedi Kaps
    Kelam
    Kelle
    Keloglan
    Kemal
    Kemend
    Kenevir
    Kent
    Kesif
    Kill The Ego
    Kimse
    Kingston
    Kingtom
    Kiss
    Kitap
    Kizildeniz
    Kl
    Knock Out
    Koksap
    Kolonya
    Kolpa
    Kombin
    Konrad Zuse
    Kopek
    Kopi Peyst
    Korku
    Korsan
    Koy
    Kresel Isinma
    Kresel Snma
    Krlanguc
    Kuku
    Kumar
    Kumas
    Kundak
    Kuram
    Kurgu
    Kurt
    Kus
    Kusur
    Kutle
    Kuzu Boku
    Kyoto
    Kzak
    Lahana
    Lale
    Lama
    Lamy
    Language
    Leadership
    Lean
    Led Zeppelin
    Les
    Letafet
    Lettuce
    Leyla
    Lice
    Liebe Ist Fur Alle Da
    Lineer
    Literature
    Little Prince
    Lon Way Down
    Long Way Round
    Lorenzo
    Loturkish
    Lou Reed
    Love
    Lube
    Lycra
    Lynette
    Lynette Squeaky Fromme
    Maceralar
    Macun
    Magellan
    Mahayana
    Mahrem
    Makine
    Malum
    Manipulasyon
    Manipulation
    Mantar
    Mantiksiz
    Mantk
    Marilyn Monroe
    Marka
    Marquis De Sade
    Mars
    Martin Gardner
    Masaki Kobayashi
    Masal
    Masumiyet
    Matematik
    Mathematica
    Mathematics
    Maths
    Maturidi
    Mavi
    Maximum
    Mazhar Alanson
    Mb
    Meditation
    Medya
    Mektup
    Memleket
    Merak
    Mercury
    Merde
    Mesele
    Mesnevi
    Metalhammer
    Mevlana
    Meyve
    Miami Vice
    Michaux
    Micus
    Middle Age
    Miir
    Milano
    Milk
    Millet
    Milliyet
    Mindless Self Indulgence
    Minimum
    Minute
    Mirac
    Miras
    Mmm
    Mohammed
    Momentum
    Mongol
    Monica Belluci
    Monique
    Montenegro
    Moon
    Morihei Ueshiba
    Morphine
    Motogp
    Motorcycle
    Motto
    Movie
    Mucize
    Mudrir
    Muhammed
    Muhazafakar
    Mukaddes
    Mulkiyet
    Musa
    Mushroom
    Music
    Muslum Gurses
    Mustafa
    Mustafa Kemal
    Mustafa Kemal Ataturk
    Mutlu
    Muz
    Nacho Vidal
    Namaz
    Napoleon
    Nargile
    Narkotik
    Natura
    Naturwissenschaften
    Navier Stokes
    Nazm Hikmet
    Needle
    Nefis
    Nesinvakfi
    Nevdalist
    Newton
    Neyzen
    Nico
    Nietzsche
    Nihat Genc
    Nihayana
    Ninja
    Nkleer Enerji
    Norah Jones
    Notcot
    Ntv
    Ntv Bilim
    Ntvblm
    Nukleer Enerji
    Nukleer Ucak
    Nutuk
    O
    Obsession
    Occult
    Oda Tv
    Offshore
    Oguz Atay
    Ohs
    Oil
    Olum
    One Night Stand
    Onion
    Opiorphin
    Opium
    Optimum
    Opusme
    Organizasyon
    Organizma
    Origami
    Orispi
    Orontez
    Orospu
    Ortalk Duman
    Oscillator
    Osensei
    Osmanbey
    Osmanl
    Otel
    Overdrive
    Oyun
    Ozgun
    Ozur Diliyorum
    Pacman
    Page
    Paket
    Pamuk
    Pancar
    Parapompa
    Parasempatik
    Paris
    Parmak
    Parsons
    Paste
    Pazar
    Pazu
    Pedagogy
    Pencil
    Penelope Cruz
    Peramanlar
    Pervane
    Pes
    Pesimist
    Peygamber
    Phat
    Philosophy
    Philter
    Photography
    Physics
    Picasso
    Pilis
    Pimp
    Pimperialism
    Pink Floyd
    Pirpir
    Piss
    Piston
    Plane
    Plant
    Plastik
    Platon
    Plum
    Poetry
    Polim
    Politics
    Pompa
    Pop
    Porn
    Porno
    Pornographics
    Portakal
    Prag
    Praha
    Pregnant
    Press
    Project Tuva
    Prophet
    Proudhon
    Pseudoscience
    Public Disgrace
    Puncture
    Pus
    Pussy
    Pust
    Quantum Mechanics
    Quasimathematics
    Quills
    R0cc012
    R1150 Gs
    Radio Control
    Radyo Kontrolu
    Rak
    Rakı
    Raki
    Rakkase
    Rammstein
    Ran
    Razi
    Reasonableman
    Rebel
    Redemption
    Relations
    Release
    Remain
    Resulullah
    Rhizome
    Rip
    River Raid
    Rnb
    Roberto Malone
    Rocco Siffredi
    Rohonc
    Roll
    Roma
    Ronin
    Rotor
    Rufus
    Ruhsat
    Run
    Ruya
    Ruzgar
    Ruzgar Enerjisi
    Ruzgar Tirbunu
    Rzgar
    Rzgar Trbini
    Saadet
    Sacred
    Sahap Abi
    Saim
    Saint Catherine
    Saint Innocent
    Salad
    Salah Birsel
    Salata
    Sallama
    Salya
    Samurai
    Samuray
    Sanat
    Sankibilim
    Sansur
    Sari
    Sark
    Sarkac
    Sartre
    Satan
    Satanista
    Say
    Saylar
    Scarlett Johannson
    Schicin No Samurai
    Science
    Scientific Solution
    Scopolamine
    Scribd
    Scribe
    Script
    Scythian
    Sean Penn
    Sebastian
    Sehir
    Seks
    Self Organization
    Sempatik
    Sense
    Seppuku
    Seraphinianus
    Serce
    Serdar Turgut
    Sermaye
    Ses
    Sevgili
    Sex
    Shaitan
    Sharon Olds
    Sheryl Crow
    Shibumi
    Shopping
    Sicim
    Sidikli
    Sigara
    Sihhat
    Siir
    Sikerler
    Sikertirler
    Silah
    Silindir
    Simge
    Sincan
    Sinclair
    Sinema
    Sinir
    Sinsi
    Sirince
    Sirp
    Siyah
    Sleepaholic
    Smell
    Smoke
    Soad
    Sod
    Sofu
    Son Gun
    Soru
    Sorun
    Soul
    Spahn
    Sparkasse
    Speech
    Spice
    Spinosa
    Spinoza
    Srpski Film
    St Exupery
    Stahl
    Stanislaw Ulam
    Steal
    Stereophonics
    Stolen
    String Theory
    Strip
    Stuka
    Su
    Sufi
    Suicide
    Sultan
    Sultanmurat
    Super
    Superdama
    Superokey
    Supertavla
    Suphi
    Surat
    Surtuk
    Surtunme
    Sus
    Susanne Vega
    Susta
    Sut
    Sweden
    Sweet
    System Of A Down
    Tahlil
    Tailor
    Tainted Love
    Talat
    Talimat
    Taraf
    Tarcin
    Tarih
    Tasavvuf
    Tasogare
    Tatsuya Nakadai
    Tattoo
    Tavil
    Tavsan
    Tavsiye
    Tc
    Tefekkur
    Teknik
    Tel
    Telefon
    Telkin
    Temiz
    Temucin
    Teori
    Tepki
    Terakki
    Terbiye
    Terhis
    Terkip
    Teror
    Teskere
    Teutuburg
    Tevfik
    Tevfik Fikret
    Tezer Ozlu
    Tezgah
    Tezkiye
    The Family
    The Libertines
    Theory
    Thermal
    Thumb
    Tiamat
    Ticaret
    Tim
    Timuin
    Tirtil
    Tolstoy
    Tom Waits
    Toprak
    Tornistan
    Torrent
    Transfucked
    Translated
    Trmala
    Trt
    Tsk
    Tucci
    Tukuruk
    Tumsek
    Turban
    Turbojet
    Turk
    Turken Raus
    Turkler
    Tutunamayanlar
    Tzel
    Uak
    Ucak
    Ucak Kacrma
    Ucube
    Ugur
    Ulema
    Ulysess
    Umre
    Umut
    Uniforma
    Untouchable Zen
    Untouchablezen
    Urine
    Uryan
    Usul
    Uygur
    Uzak
    Uzaktan Kumanda
    Uzay
    Uzlama
    Vacuosness
    Vagueness
    Valentino Rossi
    Vatan
    Vatanseverlik
    Vazife
    Vector
    Velvet Goldmine
    Velvet Underground
    Vergi
    Veri
    Versicherungsanstalt
    Vian
    Vicdan
    Vicky
    Video
    Videozipsofista
    Vienna
    Virgin Radio
    Visualization
    Voynich
    Vr Zvr
    Vr Zvr U Bu
    Wakizashi
    Walk
    Wassago2000
    Wave
    Web
    Weblog
    Weebly
    Weed
    Wiki
    Wikileaks
    Wild Lettuce
    Wildhoney
    Winter
    Witkin
    Woody Allen
    Word
    Wright Brother
    Xukru
    Xxx
    Y
    Yabanci
    Yagmur
    Yahni
    Yahudi
    Yakup
    Yalan
    Yangin
    Yarak
    Yasak
    Yayin
    Yazi
    Yeah Yeah Yeahs
    Yellow
    Yemen
    Yeni
    Yeni Tefsiri Islam
    Yenilenebilir Enerji
    Yeryz
    Yesillik
    Yetis Aman
    Yoga
    Yoksa
    Youtube
    Yyy
    Zaman
    Zappa
    Zarbo
    Zazen
    Zehir
    Zeka
    Zeki Muren
    Zel
    Zerzevat
    Zift
    Zippo
    Zips
    Zipsofism
    Zipsophistication
    Zkkm
    Zoil
    Zoiled
    Zonguldak
    Zula
    Zzz


Create a free website with Weebly