dilli kaşarlı / inan6666 06/15/2010
epey oldu, yazmıyorum siteye. başka işler oluyor, bunlar çok vakit alıyor, hiç zaman kalmıyor derken zipsofism' e ancak arada bakıyorum. geçen gün mecburiyet hasıl oldu, yazmak gerekti, siteyi takip edenler bilecektir; obligation yazısına musallat oldu biri, nevdalist. bendeniz her ne kadar özgür ifadeye inanmasam da şükür olsun site altyapısı herkese ağazına geleni söyleme fırsatı veriyor, şunu silelim bunu örtelim gibi bir kahpelik mevzubahis değil ve fakat bu yalama, bu kanı kesin bozuk döl artığı blog boyunca liberal pespayeliği abartarak nihayet zipsofist şebekeye de faşist, sansürcü giydirmesine girişiyor. bir dakka duracaksın orda. bu duvar beyle boya tutmaz. siktimin ermeni kürt bakiyesi gelip bana ulus, devlet, özgür ifade noktasında nutuk atarken ne yaptım ? konuşsun aq, söylesin sözünü. yardırsın, saydırsın içinden geldiği gibi. belki bir ferahlar. zaten hesaplaşmanın odağında olmadığım, internet cafee yazısında ismini verdiği, çekişme aralarında cereyan ettiği için araya girmedim. internet cafee ulusalcı denen görüşte. ben değilim. nevdalist kendisine liberal diyor, ki zekasının verdiği manzarada en ufak bir liberasyon kırıntısı yok ama neyse, öyle olsun. dikkatle, döne döne okuduğum yorumlarından anladığım şu: put yaptığınız o herifin ta aq. bunu da doğrudan söylemiyor, birtakım çakma tahliller filan yaparak sözü oraya getiriyor. kürt milliyetçisi olmakla itham edildiğinde bu yaftayı da reddetmiş ve fakat halkın özgürlüğü noktasında kendilerine elbette destek çıkmıştı; tipik liberal ibnelik, buna da eyvallah. hatta yorumu “bu yüzyılda yeni cümleler kurma zamanı gelmiştir” fiyakasıyla bağlıyor. sen mesela “hayır gelmemiştir” desen de farketmez, hanım böyle dediyse iş bitmiştir. arada gayet terbiyesiz onca laf ediyor, muhatabını küçümsüyor, yere çalıyor filan; “şu hayatta kütlesel ağırlığın dışında işe yaramadığını düşünüyorum” diyebiliyor örneğin. bundan sonrası yok, orada giriyorum hikayeye, hem internet cafee' ye hem de nevdalist' e aklıma geleni söylemek istiyorum. bir defa, ben bu yazarak çözme, anlama meselesinden had safhada sıkıldım. insan yazarken çok rahat yalan söyler, inanmadığını da inandığını da söyler, numara yapar filan her şey mümkün. internet cafee' yi gördüm, inançlı olduğunu biliyorum. nevdalist' i görmeme lüzum yok, verdiği yazı karinesinden hareketle samimi olduğunu söylemek mümkün. diyorum ki özetle, aq şunu klişeye boğmadan ilerleseydiniz de yeni bişe okusaydık. mustafa kemal olmasaydı hepimizi sikerlerdi, tamam biliyoruz. mustafa kemal yüzünden bizi siktiler, e onu da biliyoruz. peki neyi halledemiyoruz, nedir mesele ? ne konuşuyorsunuz madem ? orada ölene, geride kalana faydamız var mı ? eşkıya gazına gelen hıyara engel olabiliyor muyuz ? yok. yaz haybeye, sitres at, tamam. o noktadan itibaren, nevdalist' in kapadığı yerden açıyorum tekrar, “tartışma, kişisel ego çatışmasına döndü” deyip çekildiği yer, meselenin boncuklandığı yer esasen. sen, ben, o her kimise o puşt, benim dediğim benim görüşüm ben ben ben ... dediği zırvasını iki satır tatil edebilse nefes alacağız, kavga etmeyeceğiz, rezil olmayacağız ve ölmeyeceğiz. böyle bir ihtimal var. ama bunu yapmak yerine, kendi egosunu bir de takviye egoyla şişirip gezinmeyi seçiyor. sen misin onu söyleyen diyorsun mesela böylesine, hayır diyor, ben değilim o, insan hakları evrensel beyannamesidir, demokrasidir, gelenektir, dindir, cinsiyettir şu bu. ulan peki sen nesin, ne düşünüyorsun diye sormak gerekmez mi ? nevdalist' in görüşü yok örneğin, omurgası, karakteri filan yok, yeterince gaza gelirse ondan her türlü elbise çıkar. bu kötü değil, arada ben de öyle olurum, sağlam faşiste bağlarım, matrak olur. ama git sor, saatlerce anlatsın aq. dil nasıl olur, yazı nasıl olur, örnek nasıl verilir, nasıl yaşanır, nasıl ölünür, hepsini biliyor, benden iyi bildiğine eminim. cemiyete sövüyorum, çünkü bunların içinde olmayı sevmiyorum, hanımefendi ona tahammül edemiyor. ayar verecek ya, dilden giriyor. küfrüme kabahat buluyor. siteyi aile ocağına çevirmişiz, öyle diyor. insanları kovalamışız. öyle el elde, baş başta kalmışız. aq tek yorumda mustafa kemal' i selaniğe bağlayıp koskoca devrimi coğrafya meselesine indirgedin yetmedi, şimdi siteyi sikeyim inan bir de seni sikeyim havasına girdin, bunu da yutmamı bekliyorsun öyle mi ? internet cafee izliyor, silky kata izliyor, ben izlemem amını avradını cümle efradını sikerim böyle orospunun. dilimi savunurum, senin kürt vatanını ermeni atanı ingiliz enişteni savunmana benzemez benim savunmam, göbeğini dibeğini silsileni sikerim. efendim site zaten özgür değilmiş de, kimse sesini çıkaramıyormuş. sike sike mi okutuyoruz bu yazıları, tutup kulağından zorla mı sokuyoruz içeriye ? bisiktirol. ilaç bu, içeceksin siktirip gideceksin. ayrıca kim uyduruyor bu site şöyle özgür böyle özgür diye ? burası özgür filan değil, adamı götinden sikerler, sikilme yönünden bir hürriyet var, hepsi bu. yazılarımı koyacak yer kalmadı, öyle buldum burayı, sonra gelen oldu, yazmak istedi, olur dedik. yazı tezgahı açmak niyetim olmadı. sadece yazmak istedim, o kadar. hala aynı fikirdeyim. bu yüzden lan mal mısın bak hazır geleni gideni var, bağla siteyi gelene hesap aç, kendini adamdan sansın, bırak yürüsün aq diyenlere siktiri çektim. ne yapacaktım sonra, siteyi google ads' e mi boğacaktım ? vergi filan mı verecektim misal ? özgürlük deyip moderasyon mı kuracaktım ? yazınız değerlendirilmektedir, teşekkür ederiz mi diyecektim ? hayır. gelen yazıyı ayırmadım, hepsini koydum. üyelik yerine anonim girdiye izin veren yorum aparatını korudum. yorumu önce ben okurum, sonra yayına veririm demedim. beğenmediğimi silmedim. her yazı, her yorum hakkını buldu. site bilhassa internet cafee' nin elinde iyice canlandı, gündem izler, tartışır hale geldi. altyapı kısıtı nedeniyle belki onbinlerce kişiye ulaşmadı, ama sıkı takipçileri oldu zaman içinde. şimdi çok uzaklardan burayı izleyenler, yazanlar var. bu benim sitem diyemem, haksızlık olur. ama bunun götini hepinizden iyi bilirim derim, buna hakkım var. dilime kusur buluyor, sikli soklu konuşuyormuşum. işin garibi, mazii bilenler olması. eğer kim dün başka, bugün başka yazdıysam verin ağazımın payını, sikertiverin, acımam. kurallar yaratmışım, kurallardan şikayet ederken. gösteriverin o kurallar, nerdeyse bilelim. mesnetsiz konuşmaya o kadar alışmış ki, dur durak bilmiyor. haklı çıksın istiyorum ama, bisiktirol yazıyorum derhal, gitmiyor. bu haliyle, ortada kural filan olmadığını bizzat kendi götiyle ispat ediyor. mevcut yapı, anonim yorum aparatı, benim nevdalist' in yahut bir başkasının hesabını silmem gibi gerzekçe bir mizansene girmemi engelliyor. zira ortada öyle bir hesap yok. nevdalist hareket engellenemez demekle olmuyor beyler, engellenemeyeceği çareyi de düşünmeniz lazım. ahanda site bu merkezde, benden bağımsız çalışıyor. aq siktir git diyorum, gitmiyor. şimdi, doğruya doğru, acaba önümüzde yasakçı, kuralcı bir site mi var, yoksa ne dediğinden haberi olmayan bir kaşarot mu ? özgür ifadeye gelende, bu lafı bizim memleketin en yasakçı kafalarının slogan edindiğini, şuraya buraya yazdığını biliyoruz. sikmişim özgür ifadeyi. evvela ifadeyi öğren, sonra gelsin özgürlük. şimdi bol durur, sefil gösterir götini. meram anlatayım derken uzunca yazmak kabahatim var, onu bile çok görüyor. kendimi hırpalıyormuşum. tabii canım, ne gereği var. eller sana militan muamelesi yaparken de hakkını, hukukunu aynen böyle gözetmiştim. oysa ermeni kürt kanına bakıp senden adam olmayacağını bilmem gerekirdi. önüne hazır diskur döşeseydim senin ve benzerlerinin, şimdiye heykelimi dikerdiniz kimbilir, ama her nasıl oluyorsa, hangi ilgi – fikir sikiştirmesi sözkonusu ise tutuk zihinde, birdenbire kıral çıplak, ahanda serildin diyebiliyorsun. hele bir sor, niye soyundun dei ? sen her tertibi kur, sonra inan beni sikti olsun. vay aq. 19 Comments oldubitti / inan6666 12/23/2008
özür dilemek nası bişe acaba ? yaptım ama yapmasam iyidi nerden bileyim ölçemedim kendimde değildim gibi martavalın indirimli paketine denmiye mi özür ? hayatını sikerttim bebeim bağaşla. affetmek rabbime mahsus, ben affetmem. nası bişe bu özür ? kirmance / inan6666 11/01/2008
nave de çiya ? {senin adın ne ? | etiket
|
RSS Feed