size lüzumlu olmayabilir girizgah bana lazım. yontmadan diyeceğim. bin birden bir sebep ödüm bokuma karıştığı bir zaman - ki zamanı da mükellef bellemişim- bilirsiniz kıymetli zarar görmesin ister insan neyse kimse. hele körpesi ihtiyarı varsa bunların. bir garip bulanır hal. işte o zamanlardan birinde hemen oturup yazdıydım. (demişti biri yaz geçer diye. sonra okudum biraz öğrendim. kim ne –şiir- yazmış kim neyi niye demiş. sağ olsunlar) sonra gün geçti yine şiir yazdım… yine tarihli Nazım’ın bi sözüne sebep… velhasıl yollamasam korkarım çatlarım (hiç hoş olmaz). hattı zatımda ciddiyim. o kadar ciddiyim ki kendimi tanımıyorum...
mektup / /
ey biricik sevgili, affına sığınarak sana yazıyorum. yazılmıyorum hiç bir sıraya bilesin. senden şüphem yok. emin ol ki seni anlıyorum. anlıyorum dediysem çok iyi anlıyorum. iyisin zaten. sen ben. bunun şakası olmaz. bilirsin seninle ilk konuşmamız diil. anlarsın da söz uçar hafızadan deki uçmadı çarpılır havada başka başka seslerle. kötü mü fena mı? olabilir olmayabilir de. hangi sese çarpar nefesi çemen mi yasemen mi kokar süt içmiş tazenin anası atasına mı çatar gel de ayır. bilirim kayırmak yok da sözü verdin mi tutacan. gözetmek lazım. işmar eylemekte değil istişare edende yazı işaretiyle en iyi taşa toprağa kazımaktır. ister çamur olsun pişti mi iyidir ara ki çamuru bulasın. ender taşı kırmayasın n’olur…
“inanna’nın aşkı”. bir de oku. beni anlarsın. hiç antika biri tanımaz mısın. adam. daha sen ve ben hani biz. yok. kadın. zamanda ampulsüz kutsal yaman kişi sevgilisi yaman kişisine elinde meşale olduğunu bilmeden mi diller dökmüştür elektriğe yatırım olsun diye. şimdi sana boşa dil dökmem saymazsın. saydığın canım kan kırmızı durur çiçeğin renginde deki lale gül karanfil olmadı mor menekşe. niye yazıyorum senin gibi anlamadığımdan. senin gibi anlamadığımdan yazıyorum. bunun için uzak durmalıyız. mesafe lazım. bildiğin ihtiyaç.
O meşhur mahalleli mahallede halen ve kalen bilesin. sesi tok. aç bilaç gezse de. yanına yaklaştırmıyor. sesiz de sesi gür.
şu mesele iki de bir dert. ölü hortluyor. bak bölünmeden durudu sözüm kağıtta. hatta sen bunu hiç yakma. daha dün toz toprak olmadı mı üst baş. neredeyse kan katıldı çamura… habersiz uzaklaşmıştık büyüklerden bir gün. elele gezerken birlikte kutsal sunakta çiçekler çıkmıştı karşımıza eski zamanlardan kalan. çizgi çektik duvara. “senin perspektifin var biliyorum”. dedin. derinlik sığılık önemi arz ederim tabii bulursun. havada kaça karada maça deseni olma mı? işte tam sebebi bundadır ki seni bir mesafede özler o. severim. gözüm gibi gözün elim gibi elin nefesim gibi rengin…
bilirsin ilalebed . ve hasılı kelam kavuşmalıyız artık demen erken. bundan gayrı o zaman bu zaman demen de. sağlığına duacıyım. sen de dualarımı şifaen kabul buyur dilerim. görüşümüz başka baharlara kalsın… … sevgili yadigar, mektubunu aldım. pekiyi, kabul. teşekkür ederim. dualarına da Amin dedim. hatırla ağaçlar vardı ormandan küçük koruluk. korudu bilgin en tehlikeli anda. sevdiğinden bir sepet elma yolladım kabul edesin. ve pekala bir başka bahara emaneten… sevgililer,
hayat
-hayat bensiz devam eder. -sensiz! -evet bensiz ölü gibi görürsün.
29.03.2009 mengü
davet
korkuyu tanır mısın canım hani bilirsin bir çocuğun gözlerinde alnına dayanmış bir silaha bakan aklanmış parayla elde
tanır mısın korkuyu beyaz balinanın sırtında zıpkın saplı kırıklar dökülürken sulara eski çatlak ellerinde ihtiyarın
korkuyu bilirsin elbet kanının her damlasında kazanmak varken hayallerde hangi hayalet olsa da hayal et diyeceğin eni konu
korkuyu tanır mısın canım sakın ha evet deyip de bakma bulacağın gözlerimde değil görüp göreceğin devrime bir davettir