Kalem ile yazılır. İğne ile dikilir. İdris aleyhisselam’ dan beri insanoğlu için kağıt ile kumaş arasında fark yoktur. Cemiyet hayatını tanzim eden kelimelerle kuşandığımız esvap tutar birbirini, biri diğerini mecbur eder; medeniyet kelam sanatı olduğu kadar giyim inceliğidir. Bu yüzden terzi, ince hesapla şakülünde biçtiği kumaşı sağlamca dikerek elbiseye çeviren adam, yazı işine hiç de yabancı değildir.
Nasıl giyinmemiz gerektiği bize defaatle telkin edildiği için, işbu siyasete karşı çıkanlar başka türlü giyinir. Giysilerden mürekkep alamet, örtünmeye olduğu kadar, belki daha fazla fikriyatı tefrik etmeye yarar. Herkesin beyazlar giyindiği yerde siyahlara bürünmenin, örtülüler arasında üryan soyunmanın söylediği bir söz, anlattığı bir hikaye vardır. Kundaktan kefene, kumaşlara sarılı halde geçer ömrümüz. Pamuk ipliğine bağlıdır kaderimiz.