lettuce nedir ? bildiin marul. bunun çeşitleri vardır. kıvırcık. aysberg. mor. beyaz. salataya ilave ederler. içine çiğköfte koyarlar. hatta lahmacuna nane maydanoz yetiştiremeyen kıtipiyozlar iki dal marul koyarlar tabaan kenarına, hiç sevmem. her koca götin diyet tabağında hıyarın hemen yanıbaşında arzıendam eden pespaye marul nebaatından mümkün olduğunca kaçınmak lazım. misal, yezidiler asla marul yemezmiş.
marul hakkında çelişik malumat var: bir duyuma göre antihidrolik tesir yaratıp erkek kısmını elden ayaktan düşürüyor, neredeyse iğdiş ediyor ki diyet yapan heriflerde vaziyet aynen beyledir, yağları eriticem dei taşakdan oluverirler. diğer bir duyuma göre ise marul son derece etkili bir afrodizyak olup işbu minvalde eski mısır' da kütür kütür yenmektedir. aceba bunlardan hangisi doğrudur ?
lettuce adını kadim latin dilinde mevcut "süt" kelimesinden alıyor; bunu dalından koparanda oradan epey bir süt geldiğini gördüklerinden olacak beyle bir isim seçmişler. zurnanın zütürtediği yer işte tam burası. naha bu süt o kadar da masum bir süt değildir. wiki' den öğrendiğim kadarila lactuarium deniliyor. marulun sapı kesilende sütünü salıyor. bunun terkibi nedir dei kimyevi sorgulandığında zehirli olduğu, fekat tüketilmesi halinde güzel bir kafa temin ettiği, afyona benzer sakinleştirici ve ağrı kesici hususiyetleri bulunduğu bilimsel olarak tesbit ediliyor. marul yiyende adamın tezden morpheus uykusunu getiriyor, ki bunu tecrübe etmek mümkündür. marul kafası meğer afyon kafası imiş erenler. hatta marulun latex tabiatındaki sütü aynen afyon sakızı gibi donuyor ve bu halile nargilede, pipoda, cigarada içilebilir hale geliyor. yuh bu kadar da olmaz diyenlere wiki' den bir kapak kapatalım gitsin anass: http://en.wikipedia.org/wiki/Lactucarium
işin burasında bilimsel ibneliği bir kenara bırakarak diyebiliriz ki, madem ki marulun sütü afyon tesirindedir, bu durumda az ve seyrek tüketilmesi afrodizyak tesir eder, fekat ölçüyü kaçıp sabah akşam ekseri salatasını yiyende o zaman yumru taşak büzülür komple hidrolik işlemez hale gelip yek sermaye nefsi anda mıymıntıya bağlarsın allah muhafaza.
yazının burasında heyecana kapılıp kalk lan marketten marul alıp tüttürelim diyen akıldan noksan çıkabilir. aynı hesap, 970' lerde hippieler arasında pek yaygın imiş marul tüketimi. satıcının biri günde 1500 $' dan aşağı satmıyordum, hey gidi günler diyor hatta. tarihimaarul' a şeyle bir göz atanda ise: ibni sina meşhur kaanun kitabına anestezi maksadila marul tohumu kullanılır diye yazmış. eski mısır' da ilaç niyetine kullanılan, bilhassa vahşi maruldan mamül marul afyonu lactuarium 1916 yılında amerikan resmi ecza listesine dahil edilmiş, öksürük şurupları terkibinde kullanılmış. marul konusunu şu sıralar pek çalışan olmamış. şu sitede yazılana bakılırsa piyasada mevcut tafsilatı yerinde son makale 1976 tarihlidir. 1981 yılında science dergisi marulda milyonda 2 ila 10 birim civarında morfin vardır diye yazmış, fekat tedavi gayesile kullanılacak morfin dozajının ancak binde 0.5 ila 50 birim yane marulda görülen miktarın milyon katı olması gerektiğini ayrica vurgulamış. 1998 yılında üç kafadar maruldan bir mix yapıp bunu damardan enjekte etmişler ve üç gün boyunca envai ızdıraptan epey muzdarip olmuşlar. 2003 yılında fransız menşeli bir tıp dergisi burundan eroin çeken 23 yaşında bir müptezelin internet vasıtasile edindiği vahşi marul yapraklarından üretilen macunu ziftlenende kafasının güzelleştiğini yazmış. aynı makale 22 yaşında faslı bir kadının vahşi marul sapı yeyip komaya girdiğini, bilahare öldüğünü de ilave etmiş.
amcık yapraklarila marul nebaatı birinin canını almış dei söylesen kimse inanmaz. fekat işin doğrusu bu. demek ki marulu hafife almayacaksın. ulan bunun kafası gelmiyor, az daha mı şeyetsek deip dibine abanırsan işin ucunda cartayı çekmek de var, dikkat etmek lazım.