Dün akşam, meşhur belge hadisesinde imzası olduğu iddia edilen Deniz Kurmay Albayı Çiçek tutuklandı. Sanıyorum; medeni bir ülkede beyle kavga çıktıktan sonra neden tutuklandığı hakkında kamuoyuna bilgi vermek gerekir.
Gece, sinirlendim, bu konu ile ilgili haberleri tetkik ediyorum. Televizyonda kadının biri yine İttihat Terakki zihniyeti falan diye taarruz ediyor. Bunların hepsinin götin koyiim. Hatta o da yetmez, götlerine Enver’in, Talat’ın mezarlarında kalem gibi kalmış işaret parmaklarının kemikleri girsin. Ulan İttihat ve Terakki zihniyeti nedir yau! Bunların bir zihniyeti olsa idi memleketi böyle hallaç pamuğu gibi atmazlardı. Tek zihniyetleri ihtilalci, komitacı zihniyettir. Zira başka yöntem bilmezlerdi. Balkanlar’da Osmanlı’nın yetim bıraktığı, Rum’un, Bulgar’ın, Sırp’ın katlettiği Türk köylüsü için vicdanı sızlayan bir avuç cesur zabitten başkası değil idi. Ne yapmak lazım diye düşündüler, karar verdiler dağa çıktılar. Bu bahsi, Enver anılarında pek güzel anlatır. Okusan; gözyaşlarını sen dahi tutamazsın!
İlk adı ne idi bu cemiyetin? İttihad-ı Anasır-ı İslamiyye. Baktılar ki, İslamiyye, tevhid tesis etmeye kafi değil, Osmaniyye diye değiştirdiler. Yani ne imiş? Osmanlı unsurlarının birleşmesi. Bundan kime ne zarar? Bugünkü düşmanları bile, cahil olmaları ile birlikte bu hayali tasavvur dahi edemezler. Sanıyorum bu adları tarihe yazılmış kahramanların mezarlarında kemikleri sızlamaktadır.
Ancak iktidar şerbeti içende, komitacılık ruhundan vazgeçemeyince işler sarpa sarmış, gerçekleri okumaktan bihaber Enver ile Cemal paşalar nice memleket evladının kanına girmiş, ülkeyi felaket sürüklemiş, işte hatıralarını böyle boka batırmışlardır.
Hiç mi iyi yanı yoktu İttihat ve Terakki’nin? Bunun cevabı pek çoktur. Misal 1908 seçimini ezici çoğunlukla kazanmış halkın sesidir. Ne oldu gücüne mi gitti?Vatandaşlık kavramı bu seçimin zaferi ile gelen anayasa’dan doğmuş, tüm Osmanlı vatandaşları eşit kılınmıştır. İlk medeni eğitim sistemi tesis edilmiş, tüm vatandaşların eşit eğitim alması için çaba gösterilmiş, kız çocuklarının okumasına imkan sağlanmıştır. Demiryolları inşasına başlanmış, dernekler ve sendikalar kurulmasına izin verilmiştir. Daha merak eden okur.
Ancak bu kerameti kendinden menkul bilirkişiler iki şeyi unutmasın! Birincisi Kurtuluş Savaşı ve sonrasında Mustafa Kemal İttihatçıları ve usullerini tahliye etmiştir. Bakınız; İzmir Suikasti. Gazi, bir ülkü uğruna hülyalar peşinde koşan bu kimselerin açtığı kapıdan girmesine rağmen ayaklarını yere sağlam basmak ihtiyacı duymuş, İttihat ve Terakki’yi tarihe gömmüştür. İkincisi; İttihatçıların fikirlerine yön veren Jön Türklerdir. Eğer çok istersen fikren karşı olman gereken belki Jön Türk hareketidir. Ancak tarihte gerçekleşmiş bir olguya karşı olmak saçmalığına katlanmamın imkanı yok. Bu olgu ancak kritik edilerek tetkik edilebilir sanıyorum.
Diyorlar ki, Türkiye’de modernleşme hareketi tepeden inme olmuştur da, halka mal olmamıştır da, işte bu yüzden benimsenmemiştir. Bürokratlar ve subaylar tarafından tesis edilmiştir. A benim dandik Türk münevverim. Bakalım aşağıda saydığım okullar ne yetiştiriyormuş, buradan hangi titr ile mezun olunuyormuş, ondan sonra konuşalım bütün bunları…
Sen halk olarak koca götünü yay gezdir, ne sermaye biriktir, ne bir burjuvazi tesis et, ne terakki yolunda yürü, ne de kafanı dünya meselesi ile meşgul et. Devletin memuru, askeri iki asırdır bu işe tüm ömrünü vakfetsin, bu yoldan heba olsun, sonra da kalk, işte inkılaplar tepeden inmedir, elitist bürokrasidir, ıvır zıvır şu bu diye sızlan. Daha önce bir tek yerde bu pek temiz olmuş, azıcık kara çalayım, çamura batırayım, üstün başın kirleteyim diyen süfli duygunun ortaya çıktığını gördüm, o da porno filmler. İşte Necip Türk milletinin çevirdiği en süfli porno filmi şimdi seyrediyoruz, namuslu iyi aile kızını kirletip sonra da ortadan bırakan fabrikatörün muhteşem suretidir bu.