şimdi mi? evet şimdi! ne zaman ki düşündün yere bakıp tek tek adımı nere bastın ve şimdi bakıp kuru toprağa adım attığın kabuk altında batağa battığın an şimdi ne öğreneceğin geceler okuyup eleyip gölgeleri gündüzleri üfleyerek bir el çekince silahı sarılmak şimdi kazmaya kürek şimdi mi? evet. çarpınca rengine elle dokunamadın kapı hızdan zıddına açılınca yavaşca akan yükseltisiz eşikten yağmur damla damla ay dedem zor sonrası düşünmek istemedin şimdi kaybolunca derin uzun nefeslerde kaymak kısa kısık ve acıyla esmer kasnak yoksa şimdi düşündüğün bir dostluk raconunda gündüz gece bir adliye önünde bıraktığın düşünce tek bir darbeyle yalın harbi karşılıksız deyip bir eline atınca sustasız ve susturucusuz biri bir adımda muştasız fikirden küfür de et ister dua sesli sessiz perdesiz gözler üzerinde kapakları daha bağırmak çağırmak varken şimdi nice ince fikri dökmek binlerce adımda deli bir dansa çalacakken davullar varken daha paylaşmak evreni yatağında gümbür gümbür dönerken dünya ve şimdi de çağlarken su hareketsiz ve evet habersiz takılan bir kılçık değilse de boğaza rüzgarda bir eser sade tatlı ve ekşi tadında hatıra sek su süt ve kırmızı toprak çanağında şerefe şimdi evet hayır bir desen ölüm sessiz yaşamaz … sevgide uçan ruhun sevgili bedenin benden gittiği andır şimdi