üç gün oldu. bişe yemedim. tavaya çaldığın tereyaa gibi eriyorum. taşaklarım o tavada kavruluyor. hissediyorum. kalbimin çarptığını duyuyorum kulaklarımda, senin sesine acıkmış. bekliyor. ellerim çoktan benden ayrıldı. götbeynimin yazı unsurlarila ittifak kurmuşlar belli, habire yazıyorlar. onları izliyorum. kara köpekler gibi havlıyorlar. cigaradan ağaz burun sarı leke bağlamış hepsinin, huysuz kıpırdanıp gıcık bir süratle münasip harfleri ısıra kopara koşuyorlar. saate bakıyorum. boncuklar kaçışıyor. serpinti mermi yemiş filistin ahalisi gibi dağalıyor kolu bacağı orospu zamanın. üç gün oldu. yarı gece beynimin şebeke santralleri tamamı çökende bir an için deli bir ışık, sanki nurani bir aydınlık peyda oldu. yüzünü yüzbin kerre saniyenin yüzbinde birinde gördüm. o sıra çıkmam gerekiyordu dışarı. bilemedim. yarıla kızara içimde yükselen atom bombasının zehir mantarına takıldım. nasıl güzel manzara idi. sersem bendeniz ne oliye bakınırken betty boop telefon frekansına sinmiş radyoaktif emisyon sikertirmiş şebekeyi meğer. anasını sikeyim beyle işin. kurtulmanın yolu yok. büyük felaket. soykırım. yaraa yedik ey halkım unutma bizi. deniyorum. konuşamıyorum. acil durum emniyet unsurlarila sesli irtibatı kaybettim. bu yüzden devreye hayvan mukavemetinde olan manuel yazı köpekleri girmiş olmalı. on parmak on köpek yazıyor. şimdi bunlar cesedimi kızaklamış, uzaklara çekiyor. idareyi kaybettim. ikinci gün azizeyi duydum. yazı köpeklerine güvenmelisin inan. onlar seni oradan çıkaracaklar. bunlar bet zamanlar. sen şimdi sen olacaksın. anlatıyor ama tamamını duyamıyorum. sesler birbirine karışıyor. yazıya saklanmamız gerekiyor. mevcut ne kaldı ise hepisinin sevkini idaresini köpeklere bırakın. bilmedikleri yolu bulur onlar. bırak kendini. salıver gitsin ey halkım unutma bizi.
.. da köpekler var idi. bizimle yarenlik ederler. biz çalışırız onlar bizi seyrederler. geçen ocağın külünü toprağa dökeriz. arazi hep kar. kül sıcak, buzu eritir. kül soğuk tutmaz. köpekler burada istirahate yatarlar. yılan gibi tıslayan fil gibi osuran kamyonların geçişini dikkatle takip eder, telboyundan yabancı hususi geçecek olsa hemen huylanır, onceizi çatal seslerile uyarırlar. hasılıkelam işbu azizler bize düşen vazifeyi bizden güzel yaparlar. burada gece soğuk olur. bazı gece buz benzi keser. o buzu rakıya çalsan rakıyı siker anasonu bayıltır. yalan değil termometre içinde alkol donar. ne kadar soğuk olduğunu ölçemezsin. buzhaneye astığın dana kaburgası o geceleri bizim üşüdüğümüz kadar üşümemiştir inan. soğuk kemiğe iner. ilik uyuşur. kendiliğinden kasılır. bakmışsın ağazda cigara donmuş, siksen bidaha yakamazsın. çakmak işlemez. metal gömlek çatlatan sıvı azotun ferahlatmasına benzer bu siktimin memleketinde kar mevsimi. rengi beyaz olduğuna bakma. kış na burada kıç gibidir. kara kıç. sıkı yuvarlak civa bilye gibi dönen oruspu tipi cilvesile geceleyin attığımız mecburi devriyenin sanki kolonyada yüzüyorum budunu bacaanı şefkatli kucaanı sikeyim ne bu lan azabını hafifleten işte demini anlattığım kara kardeşlerimdir. led ampullerin ışıtmadığı kar savruntusunun örttüğü kör patikayı onlar gözi kapalı bulur. bize yol verirler. sağın solun emniyetini alırlar. don burunlarını mutfak tezgahlarında eroin yuğrulduğu söylenen boz duvar buz teneke çatı bez perde kersek tezek yığından ibaret köye çevirir, kimbilir neyin izini sürerler. ne ise. bir gün emir geliyor. bu köpekler buradan gidecek. estetik haysiyetimizi inciten psişik bilinçaltımızı olmadık yerde kabartan icabında kabadan paçadan kavradı mı bırakmayan bu mengene çenelerin şerrinden derhal firar etmek elzemdir. işbu sebeple na bu hain köpeklerin bulunduğu yer ve yörelere filan tarih ve saat ve şu şekil şeyle surette zehirli et bırakılacaktır. görevli personelin asla bu etlere ve bu etlerden ziftlenen gebermiş yahut gebermekte olan köpeklere dokunmaması ilan olunur. daha uyanmamışım. dün gece yazmışlar ilanı. üşenmemiş dışarıdan taze et aldırmışlar. tabii ya, ara sıra yemeğe kattıkları bilmem kaç sene beklemekten kayışa dönmüş dana leşini ağazının tadını bilen hangi köpek yer ? ne çeşit zehir seçtiler onu öğrenemedim. aceba markette filan satıliyorsa alayım ben de köşede bulundurayım. ne olur ne olmaz. zehirle karıp oğdukları etleri sermişler sağa sola. bunlar bendeniz osura sıça uyurken oluyor lanet olsun. müdahale edemezdim, onları durduramazdım orası kesin. ama görürdüm. bunu görmek isterdim. göremedim. bu durumda amatör vakanüvislere başvurmaktan başka çare kalmıyor. anlattıklarına bakılırsa bir kısmı etleri anda yemiş kemirmiş, bilhassa yeni yetme olanlar pek iştahlı imiş. gün görmüş gön eskitmiş kaşar kalıplı olan azman canavarlar ise şeyle bir kokulamış geçmiş tuzağı. kolpaya düşen tazelerin ağazları köpürmüş çeyrek saate kalmadan. bacakları karışıp kasılmış, kısmışlar pala kuyruklarını. kusmuşlar kusmasına ama ne çare, zehir pezevengi kafalarını eyle bir kırmış ki hiç duyulmamış şarkılar türküler tutturmuşlar serbest nizam. uvvaa tey tey peh pahh uvvu uvvu. namesi biten pili tükenen nalı kuyruğu dikmiş orada. ses kesilende hamidiye alayı gibi ekip teşkil etmişler leş toplamaya. bir. üç. beş. tam otuzyedi ceset yığmışlar elli yaşına varmış, mükerrer boyadan tekaüt orospuya dönmüş man kamyona. defin töreni terkedilen havaalanı yolu kıyısında icra edilmiş. kimsenin onlar için dua ettiğini sanmıyorum. tehcir ediyoruz deyi şam yolunda soyu kırılan ermeni milletinden beter oldu akibetleri azizlerin. o sıra hazine tamtakır olduğu için mecburi göçmen bünyelere zehir takviye etmek mümkün olmamıştı. ne ise şimdi istemediğimiz canlı cansız mahlukat ne ise hepisini teknik surette bertaraf etme imkanına sahibiz şükürler olsun. bu noktada anlatıcıya müdahale ettim ama. ne iş dedim köpek kıyımından şak deyi büyük felakete o da yetmez gibi soykırıma geçtin inceden dedim enjeksiyon yapiyosun hadiseyi çarpıtiyosun olmuyor bak. düzden anlat dedim. ne deyim dedi manzara belli, zehirlediler köpekleri. hepisi öldü mü sordum. hayır dedi hepisi ölmedi. sağ kalanlar varimiş, göremedik ama duyduk. birinin sesini yakup’ a benzettik.
yakup yaşiyor. sabah akşam yine küle yatiyor. beğenmediği vasıtaya hırlıyor. rivayete göre etten atıştırdığı halde sağ kalmış. belki devasa cüsse sebebinden, belki anası olacak kancığın şerbetinden. bilinmez.