zipsofism
  • tarraka
tefric / anonim 08/22/2011
2 Comments
 

when there’s light in the sky
i see a bird flying 
they say out of sight is out of mind
i see my babe’s eyes shining 

the god is in my mind
and i love him
2 Comments
 
akıl ve islam / suphi 07/06/2011
42 Comments
 
vaktiyle kağıda yazarak oradan da nete aktardığım bir yazı. akıl ile alakalı:

“Kişi bilmediğinin düşmanıdır” (hz.Ali)

Akıl lugatta mastar olarak, men etmek, engellemek, alıkoymak, bağlamak gibi anlamlara gelir.

Felsefeciler ve mantık alimleri aklı, “varlığın hakikatini idrak eden, maddi olmayan fakat maddeye te’sir eden basit bir cevher, maddeden şekilleri soyutlayarak kavram haline getiren ve kavramlar arasında ilişki kurarak kaziyelerde(önerme) bulunan ve kıyas yapabilen güç” demektir diye tarif etmişlerdir.
Bknz: cevher, kaziye, kıyas

Akıl, insanı insan yapan, onu diğer mahlukattan ayıran ve onu sorumlu kılan temyiz kuvveti ve anlama melekesidir.

Dinin tarifini yaparken “akıl sahiplerinin….” denilmekteydi.Yani Akıl kişinin üzerine ebedi saadet ve selameti veya ebedi azabı ve yokluğu mümkün kılan bir mefhum.
Bknz:Muhasar ilmihal, akil baliğ,İrade

Hadislerde ve Kuran-ı Kerimde akıl;kalb, fuad, elbab, keyyis gibi manalarda kullanılmıştır.Hadis-i Şerifte akıllı insana keyyis denilmiştir ve keyyis; nefsini kontrol altına alıp ölümden sonrası için hazırlanan kimsedir diye tarif edilmiştir.
Bknz:ibn mace zühd 31

Felasifenin akılla ilgili geniş izahatı hakkında bilgi edinmek isteyenler Aristo’nun De Anima adlı eserine bakabilirler.Yine Sokrat, Eflatun, İbn Sina, İbn Rüşd, Farabi, Kindi gibi ilim adamlarının aklın araz mı yoksa cevher mi olduğu ve daha bir çok hususdaki fikirlerine İskender Afrodisi’nin eserlerinde bulabilirsiniz.

Kelam alimlerine göre aklı ele alacak olursak; Kelam alimleride Felasife ( felsefeciler) gibi birbirinden farklı çeşitli tarifler yapmışlardır.Aklın cevher mi, araz mı olduğu hususunda ihtilaf emişlerdir.

İslam Hukukçuları hukuki hükümlerin meşei olarak tek hakimin hz.Allah ve onun ilahi iradesi olduğuna ve bu manada aklın istiklali bulunmadığına ittifak etmişlerdir.
“Hüküm ancak Allah’ındır; O hakkı anlatır ve hüküm verenlerin en hayırlısıdır”(Enam suresi 6/57)

Vasıl bin Ata, Cahız, Nazzam, Cubbai, Kadi abdülcebbar gibi mutezile alimleri farklılıklar olsada birbirine yakın görüşler belirtmişlerdir.Maverdi bu alimlerin görüşlerini özetleyerek şöyle der; Akıl, varlıkların hakikatini bilme ve iyi ile kötüyü ayırd etme gücüdür.

Mutezile’nin büyük çoğunluğu insanların nasslara muhtaç olduğunu kabul etmekle beraber aklı, mutlak bilgi kaynağı olarak görmüşlerdir.Ve ona daima nasslar karşısında hata yapmaz bir hakem rolü vermişlerdir.Mutezile bir şeyin güzel olup olmadığının akil ile anlaşılabileceğini ve şeriatın ise aklın anlayamadığı şeyleri izah edici olduğunu söylemişlerdir.Bu sebeple mutezile alimleri ehli sünnet alimleri tarafından tenkid edilmişlerdir.

Mutezile ve bazı Caferiler insanın peygamberler ve ilahi kitaplar olmadan akıl ile Allah’ın iradesi olan hukuki hükümleri çıkarabileceğini söylemişlerdir.Bunların bu görüşleri Hz.Allah’ın yegane Şari ve hüküm koyucu vasfını tartışmalı hale getirir.Hatta bu fikrinden dolayı mutezile, Aklın iyi veya kötü gördüğü şeyi emretmek ve yasaklamanın Allah için vacip olduğunu söylerler.Bu görüş Ehl-i Sünnet ve bazı mutezile alimleri tarafından reddedilmiştir.
Bknz: Kul Hz.Allah üzerine bir şeyi vacip kılabilir mi?
Ayrıca ayrıntılı bilgi için bknz: Fahreddin Razi, İmam Gazali, Amidi, Sadruşşeria, Husun- Kubuh

Şia kelamcılarının görüşleri de mutezile alimlerinin görüşlerine yakın olmakla birlikte onlar aklın en belirleyici özelliği olarak; “nazariyat”ı idrak etmesini zikretmişlerdir.Burada akıl önce kendi varlığını idrak etmeli sonra havassı selime ( beş duyu) ile nesneleri ve “iç duyular” ile de manaları kavrar.Allame Tabatabai de şia ekolünden gelen bir alimdir ve keşif ile kasdının iç duyular olması kuvvetle muhtemeldir.

Şia fırkasının çoğunluğu mutezile ile aynı görüşü paylaşır.Fakat Ahbariyye kolu nakle son derece bağlıdır. İsmailiyye kolu ise dini hakikatlerin akılla değil “imam”ın talimiyle öğrenilebileceğini söylerler.
Bknz: nazariyat, Allame tabatabai tefsiri, şia ve imamet

Ehli sünnet alimlerine gelirsek; bu yolun büyükleri aklın; cisim, cevher veya araz olmayıp onun ruhi bir öz (lüb) olduğunu savunmuşlardır.

İmam Ebu Mansur Maturidi hz.leri kesin olarak bir tarif belirtmemekle birlikte Aklı, “aynı nitelikte olanları bir araya toplayan ve ayrı nitelikte olanları ayıran şey”diye vasıflamıştır.
Bknz: Kitabü’t Tevhid

Ehli sünnet kelamcıları arasında başlıca iki görüş vardır.

Eşaira: Bir şeyin güzel olup olmadığının nasslarla anlaşılabileceğini aklın ise hitabı ilahiyi anlamak için mücerred bir alet olduğunu söylerler.
Eşariler hükümlerin kaynağının ilahi kitaplar, paygamberler ve müctehidlerin ictihadları oldukları görüşündedirler.

Maturidiyye:Bir şeyin güzel olup olmadığının nasslarla anlaşılabileceğini ve aklın mücerred bir alet olmayıp, belki bazı meseleleri şeriat varid olmazdan önce veya şeriat varid olduktan sonra beyan için olduğunu söylerler.
Maturidiler, insana ait fiillerin bazı vasıflarının iyilik ve kötülüğü gerektirecek bir takım sonuçları vardır.Akıl, bu özellik ve sonuçlara dayanarak bir işin iyi veya kötü, güzel veya çirkin olmasına hükmedebilir.Fakat mükelleflere ait fiillerle ilgili ilahi hükümlerin bu fiillerdeki aklın kavradığı iyilik ve çirkinliğe bağlanmasını şart koşmazlar.Zira akıl ne kadar kamil olursa olsun hata edebilir.Bundan dolayı akıl hukuki hükümlere tek başına kaynak teşkil etmede yeterli olmayıp, peygamberlerin ve ilahi kitapların hukuki hukümlerine muhtaçtır.

Binaenaleyh peygamberlerin şeriatı yani Hz.Allah’ın şeri hükümleri kendilerine ulaşmayan insanlar mutezileye göre her türlü fiillerinden sorumludurlar.Ehli sünnete göre ise mesul değillerdir.Ancak Maturidi uleması bu kişilerin Yalnızca Allah’ı bulmakla mükellef olduklarını söylemişlerdir.

Bknz:imam-ı sabuni, Cürcani, Şehristani, Aklın mertebeleri, Kitap ve Peygamberlerin gelmesindeki hikmetler ve Hz.İbrahimin Kuran-ı kerimdeki kıssası.

Pezdevi’de ehli sünnet alimlerinin çoğunun, aklı;”nurani latif bir kuvvet” olarak tanımladığını söyler.

İmam-ı Gazali, aklı; ”Zaruriyatı bilmek, tecrübe yoluyla bilgi edinmek ve insanın tabiatında olan bilgi edinme gücü” olarak tanımlamıştır.

Sadedin-i Teftezani hz.leri, Şerhul Akaid isimli eserinde aklı; “Kuvvetün linnefsi bihe testeiddü lil ulumi vel idrakati” yani “ Nefis( kişinin kendisi) için bilme ve algılama fonksiyonu bulunan bir kuvvet” diye tarif etmiştir. Devamında, Akıl ile bil bedihi sabit olan ilim, ilm-i zaruriyi icab eder.Bir küllün cüzlerinden büyük olmasını bilmek gibi.Akıl ile bil istidlal sabit olan ilim ilm-i İktisabiyi icab eder.Bir yerde dumanı görmekle orada ateş olduğunu bilmek gibidir demişlerdir.

Merhum Elmalılı M. Hamdi Yazır ise ruhi bir güç kabul ettiği aklı; Madeni kalb ve ruhta şuai dimağda bulunan bir nur-i manevidir ki insan bununla mahsus olmayan şeyleri idrak eder der ve aklın eserden müessire yahut müessirden esere bir takım alakalar ve intikaller kurduğuna işaret eder.

Bu intikallerden birincisi; cüzden cüze intikaldir ki; buna temsil veya kıyas-ı fikhi denilir.

İkincisi; Cüzden külle intikaldir (Tümevarım) ki; buna istikra temsiye edilir.Kazayayı külliyeden ve Kavaidi fununun ekserisi bu yolla “keşf” edilegelmiştir.Bunda düşünmek ve tecrübenin ehemmiyeti büyüktür.
Üçüncüsü ise; külden cüze intikaldir (Tümdengelim) ki; buna mantık-i kıyas veya sadece kıyas denir ve ilimlerin fiili tatbikatı bununla yapılır.Bu ilim yollarının en kuvvetlisi budur.
Bknz: Hak Dini Kuran Dili

Burada bir takım ince fikirler hasıl olmaktadır ki şu an açıklamam münasip değildir.Şu kadarını söyleyelim; yukarıdaki izahatın Külliyat-ı hams, San’at-ı hamse( burhan, şiir, cedel, hitabet, mugalata), içtihad ve daha bir çok mesele ile alakası vardır.

İmam-ı Gazali El-Mustafa ve El-İktisad fil itikad isimli eserlerinde aklı övmüştür.Ona göre; eğer akıl değersiz ve güvenilmez bir vasıta olsaydı onun sayesinde bilinen hususlarda değersiz ve güvenilmez olurdu.İmam-ı Gazali hz.leri aklı göze, nakli de güneş ışığına benzetir.Akıl olmayınca gözün, göz olmayınca da ışığın kafi gelmeyeceğini söyler.

Elbette insan alemin sırlarını, yaratıcının varlığını bilmek ve nassları anlamak için akla muhtaçtır.Fakat akıl, naklin önüne geçemez.Çünkü akıl, bütün dini gerçekleri idrak etmek için yeterli değildir.Havassı Selime( beş duyu) nasıl sınırlı ise aklın idrak gücü ve sahası da sınırlıdır.

Akıl, duyuların, eğitim-öğretim, ve kültürün etkisi altında kalacağı için iyinin kötü, doğrunun yanlış olduğuna hükmedebilir.Bütün bunlar aklın nakle muhtaç olduğuna delildir.

Bknz: Maturidi, Pezdevi, esbab-ı ilim ve hz.İbrahimin Kuran’daki kıssası.

Ayrıca bazı ehl-i sünnet alimleri aklın, nakil bulunmadan bazı ahlak ve hukuk kaidelerinin güzellik ve çirkinliğini bilebileceğini söylemişlerdir.
Bknz: Beyazizade, Husun ve Kubuh

Devrin en akıllısı peygamberlerdir.O halde onların şeriatına yapışmak lazımdır
Bknz: Fetanet, Peygamberlerin sıfatları

İmandan sonra en büyük nimet akıl kabul edilmiştir.
Sufiler aklın gayb alemini ve ahiret hallerini anlamakta yetersiz olduğunu savunmuşlardır.

Yine İmam-ı Gazali, “akıl bize duyuların verdiği her bilginin doğru olmadığını gösterir.Aklın üstünde başka bir gücün bulunması pekala mümkündür” demiştir.
Bknz: El münkız mineddalal, mişkatül envar, Gazali’nin ibn sina ve farabi hakkındaki düşünceleri.

Mevlana Celaleddin aklın gayb alemi hakkında verdiği bilgileri körün renkler ve sağırın sesler hakkındaki verdiği bilgilere benzetir ve aklın rehberliğini “çamura batmış merkep” ve “Mustafa’nın yolunda aklı kurban edin” gibi sözlerle anlatır. Burada bir takım incelikler ve sırlar vardır.Mevlana’nın bu sözünden aklı tamamen inkar etmek manasına anlayanlar sığ bir bakış açısına sahiplerdir ve aldanmışlardır.


Burada zikredilen aklın madde ve duyu alemini aşıp ezeli, ebedi, yüce hakikatlere dair hüküm veren nazari ve metafizik akıl olduğu vurgulanmıştır.
"Herşeyi aklı sakimle çözmek isteyen kişi, Tahta ayak takmış kimselere benzer. Kısa aklına uydurmak ister her işi, Dün yaptığını, bugün bozmak ister."(İmam-ı Rabbani)
Bknz: Aklın mertebeleri

Aklın yeri konusunda ihtilaflar vardır İmam-ı Azam Ebu Hanife hz.leri başta olmak üzere bazı alimler aklın yeri olarak beyni göstermişlerse de çoğu alim aklın mahalli olarak kalbi göstermişlerdir.
Bknz:Fahreddin-i Razi ve Elmalılı merhumun yukarıdaki izahatı.

Bazı mutasavvıflara göre Miraç Gecesi Hz.Peygamberi Sidretül Müntehaya kadar götüren Cebrail(as) aklı, Oradan öteye götüren refref ise aşkı temsil eder.Bu sebeple aşk akıldan, aşıkta akıllıdan üstündür denilmiştir.
Bknz:Tasavvuf ve aşk, refref, Miraç

Kaynakça: Yazı için bir çok kaynak kullanıldıysa da genel olarak Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisinin çizdiği çizgi takip edildi.Bazı cümleler aynen aktarıldı bazıları ise yorumlanarak aktarıldı.Yukarıdaki bknz.lar ile kullanılan kaynaklar hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.Lakin mesele aslında çok uzun olduğu için olabildiğinde kısa anlatmaya çalıştım.Aslında zamanımın kısa olmasa belki çok daha özgün ve güzel bir çalışma olabilirdi.


Meseleyi irdelerken şunu fark ettim; Aklın hakim olup olmama meselesi Kelam konusunun bir meselesi olduğu kadar Usul-u Fıkıh konusunun da önemli bir parçası. O yüzden meseleye merakı olanlar Usul-u Fıkıh kitaplarınada bakma luzumunu hissedecekler.
42 Comments
 
limited edition / mengü yinçge 06/27/2011
86 Comments
 
 
samba pa ti
 
sakınmasam sözümü gözünden
yüzüne bakmaya kıyamasam da utanmadan
özlesem arasam da
yolcu dediğin canım
bulduğun zaman

…
 
sabır bir derin nefesle sessizce
dinleyip istediğin içinden
bir bakışta sessiz hem de yeniden
her şeyi anladığında o anlattığında sen
çalan bir müzik hayatım
ötesi ne var ne yoksa boş
o zaman da istersen dans
ya da sadece müsaade et canım
 
…
 
sıkıldım artık ölesiye yaşamaktan
yaşayasıya ölmek yok mu
yok mu anlamayan çardakları ve bardakları
yine de anlaştığın
susup susup baktığın
konuşmadan kaçtığın
yok var da hani
yaşı da yetmez diyorlar kurusu da
oysa bilmedikleri tek bir şey var sadece tek bir şey
bu işte canım ölüsü de dirisi de benim

…
 
La kömür
 
kalbini düşürmüş bir kadına
adam diyor
bileydim böyle olacağını
yakışan o kara gömlek yerine
deli gömleği giyerdim
  
revanili tahterevalli  
 
korkularına bak hele
yumurta akı ve sarısı
korkuyla aklından geçenler
duayla irmik ve sal minella sızı
hiç, akla getirmediğin bir
düşünmek istemediğin
şeker ve hırsızı
“vazgeçmek yok” dediğin değil mi?
karıştır köpürünce bembeyaz
o halde bir akıllı sarhoş
bir de ayık tembel
istersen de seçeneklerin hepsi
hepsi senin olsun güzelim
bize gelince afiyetle
biz vazgeçtik diyelim
  
“sınırlı sayıda”
 
manikürsüz eller yapıştırdı torbayı
basıldı
satıldı
alındı
okuyamadı kimse
yazısızdı
şimşek çakan gözleri
karşısından akan
bir esmer pınar
korumaya bakıyordu
fırıncı Picasso elleriyle adam
poşetinden çıkarıverdi
resimli romanı..
 
çoğulu ne "artist"in kız
 
artiz maallesine abi
girişte ağırdan alacan
adımlarını saklamadan rahatça
amma ve lakin çok bakmadan  etrafa
saygı ve dikkatle etraflıca bakacan
artiz maallesine abi
senin anlayacağın bir girdin mi
öyle atacan adımını
sorana da "bi daa da çıkmiacam laaan!" diye bağracan
uzaktan bir 44’luk duyarsan bu maallede abi
ölen benim ulan deyip belki
sen yere yatacan
anlaycan abi demek istediğim
uzatmadan
artiz maallesine abi
gidiyorsan
girişte artizlik yapacan
çünkü abi o maallenin çocukları, oğlanları ve kızları
bi ciğerli
bi çığlıkta öldü mü na koyiim
ağladı mı yürekleri de kan ağlar
86 Comments
 
girişli çıkışlı ntvblm 06/13/2011
23 Comments
 
derginin kapanmasına ilişkin resmi açıklama da nihayet geldiğine göre, iyi kötü bildiklerimi okurlarla paylaşmalıyım:

1. "ntvblm satmıyor" dediler. oysa net tiraj stabil 16 - 17bin, 20bine gideri var, baskı adedi 23bin. cem aydın' ın dediği gibi, "ilgi görüyor". 

2. "tanıtım gideri yüksek" dediler. filhakika tanıtım gideri sıfır. dönen 9 saniyelik spotlar ve grup dergilerine giren ilanlar hariç, herhangi bir mecrada ntvblm tanıtımı gördünüz mü ? ntvblm sponsor oldu mu bir bişeye ? ntvblm internet sitesi açtı mı mesela ? 

3. "maliyeti yüksek" dediler. ben gelene kadar öyleydi, bu doğru, bilimci ne anlasın ticaretten ama en sıkı zamanlarında osmanbey' de 52 beden etek satmış bendeniz öyle değilim. cem aydın' ın dediği "büyük zarar" kapansın 
diye sıkı bir planlama yaptım. süreç optimizasyonu sayesinde ntvblm baskı dağıtım hariç 6000 liraya mal oluyordu. telif optimizasyonu sorununu chris anderson' dan önce çözdüğüm lütfen kayıtlara geçsin.   

4. "reklam alamıyor" dediler. bak bu daha rasyonel görünüyor ama dibinde şöyle bir durum var. ntv yayınları bünyesinde iyi kötü 6 - 7 ticari ilan gelirken ntvblm ve ntvt' in doğus dergiler grubuna kaydırılmasıyla ntvblm' nin alabildiği ilan sayısı aniden 2' ye düştü. sonra o civarda kaldı, nihayet kapandı. aylarca reklamcılara yardım etmek, sorunu çözmek istedim ve fakat bu çabama mukabil dirençle karşılaştım. atom fiziği dahil her meseleyi 5 yaşında çocuğa bile anlatırım ama zor başka, oyunu bozuyor. 

5. "projesi yok" dediler. bizim para getirecek projelere ihtiyacımız vardı, sermayenin hoşuna gidebilecek ve insanları bağlayacak fikirler bulmalıydık, süreli bir yayın için makul bir ihtiyaç tabii. gayet anlamlı ve saçma sapan yıldızlı gencebaylı motorlu oyuncaklı onlarca proje ürettik. ince mühendislikle düşündük, bunları çalıştırdık, işe yaradığını gördük. ve fakat ne oldu ? "proje toplantısı önümüzdeki ay, şimdi başım ağrıyor sonra yapalım canım" tarzı ertelemelerle karşılaştık. efkarlandık. üstüne bi cigara yaktık oysa prototipler hazırdı, paketler fulldoluydu, çok pis para kaldıracaktık cem aydın. sorsan anlatırdım, sormadın. niye sormadın demiyorum. senin adına sorması gerekenler niye sormadı. merak etmiyor musun ? 
     
5. "bu dergi senin kafanda" dediler. evet dedim, kafamda. birilerinin bir yerlerinde olacağına benim kafamda dursun. kant' ın ödev ahlakı gereğince işimi kutsal sayarım, onu korurum kendimi değil. bilim dergisi 4 kişinin 
marifetiydi. biri sayfa yapıyor, biri soru cevap, biri haber, biri ben. ekip dardı, yaşı geçkin zilzurna üç kadın yarım akıl benle bu böyle zaten olmazdı. çıkıp desen ki "bu arkadaşlar yetmedi, yetişmedi ben de kapadım gitti" bak bu doğru olurdu. sana bu derginin baştan marazlı doğduğunu demek iyi anlatamamışım. 

6. "elinde bomba var" dediler. evet dedim, farkındayım, korkmanıza gerek yok. sizin elinizde bomba yoksa düşünün bakalım neden yok ? bendeniz gücümü pazardan almadım, tamamı o bombayla yapılan antrenman mahsulü. kimsenin korkmasına gerek yok. insanları sevmek için gerekçe aramıyorum. bildiğin defect ama napalım böyle gelmiş böyle gider. 

7. işin politik tarafına hiç girmiyorum. o zaten gireceği yere güzel girmiş yerleşmiş. bilhassa seçimden sonra şimdi manzara daha net. hes sevmem. nükleer sevmem. seveni de sevmem. siz ses çıkaramazsınız. özetle, bende bu kafa sizde bu küfe varken bilim dergisi olacak iş değildi de oldu işte. 

8. varlığımın bir kısmını bozuk para gibi harcadığım ntv hazretleri. bak şimdi kapı önüne koyduğun personel seni dava ediyor. özlük hakları tırıvırı şu bu. çakal gibi para hesaplıyorlar ve aralarında gayet güzel dayanışıyorlar. sizin cenah bir politik bunların cenah başka politik. biri de beni arayıp sormadı amk. pardon biri sordu o da şeyi sordu dava eder misin diye sordu sağolsun. yok dedim etmem. sebebi şu. senin geçen holding hesabından para verdiğin sözlük tayfası dava etmişti beni. hani şu güya sansür karşıtları. hani şu özgür ifadeciler. hani şu nasıl bilirdiniz imam osurur cemiyet bayılır tayfası. zamanında ar haya duygularını incitiyorum diye savcıya gitmişlerdi üşenmeyip. ulan ar haya sizde ne gezer ? az paramı yemediniz tazminat ayağına sinekler. bakıyorum da şimdi iyi anlaşıyorsunuz. midem bulandı amk.     

8. arayıp soruyorlar şimdi ne olacak inan aran ? okuyodum ben yaa kurudu kanal nereden buluruz diye. yetiştiklerime yazıyorum kısadan. o viraj tamam şimdi başka türlü yol alacağız filan. diğerleri gibi kurban saymıyorum kendimi. yaptığım işle hep gurur duyacağım. ben yaptım diyeceğim. bu kadarına hakkım var. yani bu işleri, yayınları bilim dergisini tarih dergisini filan sakın biz biz diye anlattığınızı duymayım. acımam kem düşünürüm olan size olur. neuroscience bebeim. hem pozitif hem negatif. bu ara iş arıyorum. sayenizde cv sears tower ayarında oldu. işveren bakınca başı dönüyor. bildiğin işsiz kaldım amk. insan kaynaklarını da gözden geçir ntv orası müşkülde. insan kaynakları için prensip şudur panpa. işe aldığın adam senden daha kabiliyetli olacak. hem de her bakımdan. iyi de o zaman bunu nasıl yönetirim dersen o da basit. yönetmeyeceksin. seveceksin. bitti.   

9. iki sene geçirdiğim koca binadan şu isimleri sayacağım: 

neyyire. az daha genç olsa kesin sevgiliydik. korkularını silmeme izin verirdi biliyorum. geceleyin çıkar duvarları kırmızıya boyardık bu aşikardı.  sevemedi beni. dik pozlarına ses çıkarmadım. son defa telefonda konuştuk. şu tazminat işi. ilgilendi sağolsun. ancak bir parça gökkuşağı yollayabildim.    

dağıstanlı. beni işe aldı. zaten başka da kimsenin maçası yemezdi tahmin ediyorum. sonra sonra bir mesafemiz oldu ama olur o kadar. onun kadar sabırlı değilim. onun kadar politikadan anlamam. onun kadar edebiyat bilmem. en mühimi onun gibi güzel içemem. nereden baksam her türlü dağ gibi dalyan gibi. o dalyanda bile bile it kopuk tutacak kadar geniş kalbi. belki bu yüzden yok yere yorgun. bilmiyorum. diyemedim ki şu adam geçinenleri civarından bi siktir et. kaldı öyle.   

göncü. başıma bu işi saran abicim. yazıma kıymet verdi. dert edindi. savundu. sordu. sevdi. teşvik etti. utandım hep. kefaletine yaranamam diye hafakanlar basıyordu yeminle. söylemeye gerek yok ama olsun. gemi benimse dümen senin. kitabı tamam edeyim ayakucuna bırakacağım.

resul. az zaman çalışabildik şöyle güzel bi cigara içemedik ona yanarım. business ekibinden bir de abla vardı şimdi hatırlayamadım. nükleer sayısını yaparken cinnet geçirmediysem onun sayesinde. sağolsun varolsun.  

noyan. duygularını gemlese fezaya çıkacak ama şimdilik sürünüyor. kahve arası havadan sudan şikayetlenirdik. şimdi yeni medya yapıyor. fena da yapmıyor ama bozuk yolu daha ne kadar süspanse edebilir bilemiyorum.   

eray. daha çok çalışmalı. önü açık. böyle derken fermuar açık kalmış diye anlaşılmasın. bilakis o benim rengim. tanıdığım ender akıl sahiplerinden. az bende de olsa iyiydi de o zaman fermuarı kapamaya takılırdım haybeye onu bunu hesaplardım iş çıkmazdı biliyorum. 

bir de.. banu güven harbi güzel lan. ece de öyle. yine de hangisi dersen banu banko ece plase derim. sürprizse reklamcılardan sarışın bonus kafa. o kendini biliyor. kalanı kozmetik çöp. konuşmaya değmez. derhal atın işten. ofisin hava temizlenir en azından.      
 
başka ? 

kahveciler. ilker ve murat. en çok onları sevdim. bir de az sütlü kahveyi. 

10. bu yazıyı cebimden bilim dergisi çıkabildiğine şaşırdığım için yazdım. şu hayatta insanın başına neler geliyor. sağda solda bilim emekçileri kültür kahramanları ntv kurbanları gibi fasarya laf okudum epey. maalesef bezirgan olmayı entelektüel işçilikle karıştırmak gibi bir hastalık var bizde. bunları bir ayırın artık. mesaiye gelince, ağır çalıştım bilen biliyor. gelen yazıların hemen hepsini yeniden yazdım. memlekette yazı biteli çok oldu diyeceğim de bunlar prof filan olunca böyle şipşak izah etmesi zor. üstelik ayıp. saçma gelen bu ısrarım yüzünden kimiye papaz kimiyle sevgili oldum. kimi çok sevdi kiminin sinirden bağırsakları bozuldu. normaldir. yazı kuşu öyle herkesin omuz başında beklemez. ve tabii herkes ticaretten anlayacak diye bir kural da yok. bilim dergisi de olsa this is the fact. parasını bayılmadan büfeden almayı dene dergiyi bakalım ne oluyor. telifini verme de gör o cici bilimcileri. hepsi değil tabii ama alemin kıral bilimci dediklerinin ne paragöz olduklarını bilseniz şaşırırsınız. kan alırlar kamil kan. bu iş böyle. bir bir isimlerini saymıyorum. genç yazarları ayırıyorum. moruklardan bahsediyorum. kalıpsız olanlardan. her yola gelenlerden. arsızlardan. deşifre etmeyim şimdi. beleş ototahlil sayılır. bir düşünsünler bakalım kim kimmiş bana mı diyor yine ne diyor inan piçi. hakkkımda ne derlerse doğrudur. çünkü bendeniz baştan aşağı yanlışım. terazi kantar el siki tartar dışında elle tutulur bişelere inanamadım. hala da öyle.

sona gelelim sevgili okurlar. ntvblm 96 sayfaydı. daima aşkla ve nefretle hazırlandı. kan ter ve gözyaşı ile yıkandı. görüyorum ki bu emek boşa gitmemiş. seviniyorum buna. ufacık bir kamaşmaya neden olmak belki devasa yalan dolan çevirmekten daha iyidir. az iyidir. nihayet geliriz ve gideriz. 
baki kalan ahanda şu olsun: ben gideyim de yiyosa kıralı gelsin. 

not: ulan bu kadar niye bekledin de önceden yazmadın diyenler olabilir. nerden bileyim esasen yoktu niyetim bugün birkaç mail birden gelince dedim şuna toptan girişeyim de bitsin gitsin. kendime göre fevkalade mühim işlerim var bir yerde. holding hesabını sağlam yapamıyorsa sorana efendi gibi izahat veremiyorsa suç benim mi ? ya da olsun amk o da benim olsun zarar yok.     
             
23 Comments
 
mavera / mengü yinçge 05/23/2011
2 Comments
 

söyleyin savaşalım. nerden başlayalım? hangi dinin ilkeleri hangi yerlerde uygulanmakta hak hakkıyla? 
  
çoklukla çocukluktan bu yana itaatsizlikti yaşanılan. sinirlerimiz elektrik akımda yüzdürdük.

şükürler okutulurdu savaş devri çocuğu olmadığımıza ve devrimler askeri olunca yaşandı boz bulanık hatıralar hatırlanıp gride anlatılan hikaye ihtilaller.

“göster olum” deyince de gösterilere sanki külliyen inatla karşı, baş ağrısı ve mide bulantısıyla gülümseyebilen kaldı mı?

bir de masaldı evlilik bir pirensnen. var mı itirazı olan diye usulen sual eyleyen. hala yeni. itiraz etti kız kardeşi. istiyorum benim olsun o dedi. deli dediler o asil başkası sever. dedi o zaman piç kardeşi ver. genç dediler yaşı mı yeter? dedi olur. biz de aileden asilizdir aynen.

ha de bunlar vesile sayılsın yüce bir imamın koca bir sultan camide seçkin davetli bir kalabalık cemaatin huzurunda kıldığı bir nikah düğünü ile neredeyse herkesin kusursuz dediği bi tören ile kanun hükümlerinin de tüm inancımı destekler ve onaylar statü yani konumunda (ciğerim) gerekse bir defa da evlenirim. amacımız kutsal ailemizin kutsallığını kutlamak kabul. sağlık ve zenginliğin bize düşüp düşmanın düşmesi inan. tören evveli sonrası şarkı türkü misali okunan dualarla birliğe dirliğe dair adımız için. yahu bizden yana bu.

velakin ne diycem bak: kaybettim bi inanç sordum biri “bizde yok” dedi. teki “bizdeki başka” dedi. başkası “sizdeki olmaz ki zaten” dedi. yanlara kenarda kıyıdakilere döndüm dedim ya bulanmazsa? “ne fark eder?” sorup gülümsediler. bir kararı da sen omzuna – yahut sembolik olsun, hayatına-al. düzende ezelden onların yeri belliydi.

kıvrımlı ve lakin serbest olamayan bi iradeyle uzaktan idare etmeyi deneyen başkalar. her şey burada karalanır ve aklanır sen yeter ki düşmana kardeş, katile de canım de. sonra hep birlikte cennete. serbest irade nerede lüzumsuzsa öldürür ya haydi yallah kerize beğenmezse de denize. neye benzer kusurlu irade ve hangi raddede bu düzende? (saçmaladık küfr et bakalım! ( hasibe nasibe - hasiktir be! nası be?) )

sebep bir adım mı yoksa bir adı mı yanlış olmuş?

Kurt, adam demiş bu zamanda ölende ölümüm bile eğlendirir izleyenleri misal teknolojiden. tabii boşa değil. o zaman gösterin herkes nası yaşıyo ve ölüyo. sen neye bakıyorsun? yo biz yok deriz siz demeyin. oyunda ayağıma bastılar canım yandı o kadar…

son sözdiyelim ki cidden şaka. amma orada kalan pek az ey ahali. başımız alnımız açık, şükredeceiz tabii de korkmadan, korkmadan olmaz mı? çarpısı çarpılmış, yıldızı kaydırılmış, kitabı satılmış olan dinler dediler. dedim uydurma. uydururuz dediler. hayalet ha___ !

ölüm ! / death !

kime katlandılar?
katlandıkları kimseydi.
kimsin sen?
kimse. .
who did they put up with?
they put up with nobody.
who are you?
nobody.
…

canım diye seslenmek istiyorum
canım sen
bir tane değil misin ki
başkası sevmem mi
bilebilsen işte
canım …

umut

o gibi
tıpkı
bitişin sonu
başlangıcın evveli
dokunamasam bile
içinde yaşadığım
varsa bir nokta
sensin
…

capcanlı elemek istesem de
hüzünleri diziyorum tüm baharların yaprağına
bazı yeşil duruyor bazı kızıl
kurşun ağırlığında kılıç keskinliğinde
seni düşündüğümde
nedir kanatlarımdaki hava
…

hayatım daha
ne diyeceksem
bilmiyor muyum
politikacı siyasetçi
ayakkabıcı boyacı
değilim
kitapçı kırtasiyeci
ticaretçi satıcı
değilim
ne hacı ne hoca
ne karı ne koca
değilim
borçlu alıcı
öldüren ölen
değilim tabii
diyeceksem bir
ses bakışlarda
renk duyuşlarda
hava akışlarda
su çığrışlarda
daha düzgün
daha düzenli
dahası ne varsa
doğrusu karışık
çoğaldıkça daha
az kaldı
çok az kaldı
daha yaşamaya

2 Comments
 
perest / mengü yinçge 04/17/2011
12 Comments
 

o ha!

doğruyu söyle taşın ağırlığında
elinden fırladığında
papatyanın son yaprağına dokunmadan
yağmur damlası uçup gitmeden havaya
anlat rüzgar nasıl taşır taneleri
toprak kucak açar çocuklara
aydınlığın kardeşiyim de
güneş doğmadan bir daha
saçın teli karanlığı taşısa
mumları yakmadan eritirim

tarak

haydeee!
ne düşünürsün yine
niye yeni olmayacakmış yine
küstah değilmişsin 
sen dediğinden evvel size
söylenmemiş yalanlar
söyleyeceğim dedin de doğruları dürüstçe
reddedip okumayı düşündüğünde
sonra karar değiştirdin  geriye
bakalım haksızlık olmasın diye
gördün mü bak haklıydın güzel
söylenmemiştir  ki başka bir şey
hepsini düş inceden şimdi
n’oldu onların
dedikleri önceden okudun
düştün hakkından güya hırsız payesine
günahsız yere
her okuduğunda gördün ki kaybettin
oysa bilemezler onlar
hırsızlar ve korsanlar
daha önce olmayanı bular
kimsenindir çaldıkları şarkılar
hayatın unutulmuş hazinedarları
anlatılmamış gün batımında saklı
gizli krallıkları
bir yanı doğru yalanların
doğarken ölüm
sahipsiz doğuran serbest dostları 
doğrudan yaz şimdi okumadan 
olacaklar yeniden 
bildiğin gibi kafa denginden

Güllü Hanım

söylesem de saklanır hatırla ara sıra 
kimse bilmez ağladığım geceleri
dostum desem bir moruk adama
beş yaşında bir çocuk seslenir bana
n’aber pisliiiiiik!? 
bir gülümseme dolu ışık ışık çığlıkla
ne rüzgar ne sel ne çamur
bugün sabah gitmiş Zöhre hanım
canım daha ağlayamadan ben ona
Güllü teyze dedi kapıda Dilek
niye dedim anam “güllü” deriz 
O demişti bazılar bana der diye
yakışıyor demiştin sana sen de, he ya?
he valla der de bak olmadı mı sorardı bir iki kelama
güya durdurmadan ne gelirken ne de giderken
gülmeden uğurlamazdı  seni “güllü” teyze
nasıl ne ağlasam ki olmaz şimdi
hatırla reyhan toplayıp vermişti geçen sene
gülerim o zaman şimdi
sonra bir yağmurla yine bir gece
kimseye haber verme sen yine
güle güle kimse bilmez mi
güllü teyze

yonga


arar mıyım sorarken bilirim
yokluğun  yoksunluğum
yalnızlığı bilirim ve de özlem senin de 
var ya sesler sıcak 
gezerken  gece konaklarında
ne baş ağrısı ne boğaz ne darlık ne de bolluk
olsak da boşlukta bir kere 
inanmışız a yaşadığımız sadece
her bir beyazın siyaha
her bir siyahın beyaza 
yarım ses yarım ses yakınlaşıp 
yarım ses uzaklaşmasıyla,
yeter ki şarkıyı çalan
bir de oynayan olsun

şüphesiz usta uçuşur

kuklalar gibi bağlanmış amma yerden iplerle
ışıklar aşağıdan gelir bir bir titreten vuruşlar ile 
her bir atışta kalbine ki alışır
aklı ne ki çalışır
yerden göğe haklı her bir kukla savaşında
cehennemden cennete düşlerinde
düşürdükleri durumları alıp giderler 
tersine dönüp yerden göklere 


kirekör

kat daire iskeleye bakar
kat kabarık bacaklar açar
kat içine zar u zaruri karar
kat çıkar ortaya çeşitlenir hesaplar

turfanda

akıl intiharı çatsa fikrine
kalem kırdığı parça yarısı
kalan ruhu duyana
bir ay bir de güneş anısı

eşgen

canım canım yanıyor mu dedin
bana mı seslendin
çıkmazdı sesin
seni sikeydim
ayıp etmezdim

…perest

Hasssiktir dedim bastırarak ve hızlıca.

- Anne, Sevgi her şeye bedel diyorlar, doğru, değil mi?
- Yalan! Kuyruklu yalan.
- (ah! peki o zaman,  bi tatilde hal edeceim her şeyi).

Bekliyorum. Beklemesini bilmek istiyorum.

Geriye döndüm. Salona girdim. Kalabalık. Bakıyorum uzağı görme bozukluğu devam ediyor gözümde. Bulanık seçebiliyorum. Beyaz gömlek mi giymiş bu gece? Geride durma, çık öne geldiğini görsünler.  Sen dansa kaldır istersen.  (isterim de soramıyorum bir türlü! Ah bak, bi dükkan açacağım yavrum, adı “tek çeşit” olacak). Sana o da yakışır… Evet, o. Yaklaştı çünkü başım döndü ve elimi öpüp gözlerimin içine bakarak teşekkür mü etti, ne söyledi, başka bi şey mi dedi. Bilmem. Elimi öperken gözlerimin içine bakıyordu gülümseyerek de nasıl anlatamam ki!

Diğeri elini uzattı… görmedim.
- Ne zaman dans etmeye başladınız?
- Çok zaman da değil,  bunu ben hep severim, nasıldır bilmiyordum.
- Temel adımlarınız çok iyi ve kıvraksınız. 
- Kalabalıkta şaşırıyorum.
Pratik uygulama mı? 
Hayır, çalışma.
Bana emredemezsin!
Görüyor musun, pratikte çarçabuk doğru yapabiliyor ve yanlışı olmadan belki daha olacakken yok yok olur olmaz düzeltebiliyorum.
Evet,  pratikte doğal. 
Doğal! Peki gerçekte?
Baktım. Yine bulanık, uzakta,  ayakta.  Salınıyor.
Baktı bakıyorum. Gizli bir gülümsemesi var kimse görmeden. Salon boşaldı sanki.

Bastırarak ve hızlıca hasssiktir dedi yalnızca… 

figân

nasıl duyarız 
yoksa sen
ben ve
o

sebil

anladıkça anlayacaksın
anlamadığın gönlüm
bulacaksın ki
hiç bir mucize yok
yalnızca anlamadığın bilip
siktir çekip kadere ve kedere
sonra aklınca bir güzel
delice hayata sarılacaksın

urza

bir
çocuk görmüş
değeri yok değer verdiklerinin
başka gözlerde
bir
kadın görmüş
birliğin adı zor 
başka dillerde
bir
gece görmüş
yarını yok gündüzün
başka gecelerde
bir
çiçek görmüş
toprak su boyları
güneşi yok başka köklerde
bir 
insan doğurmuş
adı yok çığlığın
ölümsüz başka sözlerde

mübarek

sevgiliyiz ya 
sınır tanımayız da
hiç beklemezsin dönüp baktığımda gülümsememi
umut etmem yan yana yürürken elini omzuma atmanı
bir iki damla yaşa gözünün ışığıyla bakmaktan çekinmezsin hani
saklanmaz bizde ne kısık ne de kocaman açılmış gözlerle bakış
bir an için bile bir bakışta buluşmak eksiksiz yaşanır ya
gülersin hani bunları duyduğunda
belli mi değil bunlar 
yollar açar
süreriz tüm günleri

kırk bir

ne çalışa ne alışa ne de bir 
karışa
hayır dedim
borçlusun 
deli dediler
karıştım alıştım çalıştım
yeniden seslendiler

efkarlıyım 

diyecek de yok gibi
keyfime hüzün neşe
dünden kalma
kardeşim kol kola
iyice de içtim hani
sarhoş desen
geçerken o yolda
o da değil 
gel gör ki yine
efkarlıyım

12 Comments
 
yoksa / inan6666 03/18/2011
6 Comments
 
susarım ben pusarım 

çok içerim kusarım  

üstüme gelme (buraya adını yaz her kimse)

çeyrek geçe kaçarım

civarıma mesela biriktirmeyi seviyorum diyelim. hatta abartırım çoğu zaman, meseladan deniz yapar içinde yüzerim. o kalabalıkta yoksa görünce irkilirim bir. 

o demin biriktirdiğim denizi kurutacak bir hamledir bu.

o, denizi kurutacak bu. 

ve aynı zamanda

o denizi kurutacak, bu. 

söz dengede, deli hızla salınırken, demin ne yazdığıma bakarım:

o, kalabalıkta yoksa x görünce irkilirim bir

böylece, onun kalabalıkta olmadığını, çünkü irkilmediğimi, onu kesinlikle görmediğimi bilirim. bilinecek ne varsa hepsini. bir bir bilirim. 

çünkü yoksa öğretir.

varsa bana ne ? 

sen varsın mesela bundan bana ne ?

ben demenin başka yolu yok. görüyorsun işte. hepimiz ne kadar yanlış, boşuna irkiliyoruz, hiç bıkmıyoruz. 

o an. ses çıkarma. 

sus pus. bekle. gitsin.

beklemeyi iyi bilirsin. 

değilse alışırsın. yoksa irkilirsin.

biz, başka türlü anlaşabilecekken, olup olacak en pespaye dili şurasından burasından, bir sen bir ben bir şu bir bu bir bir uydurmaktan ne zaman 
cayarız ?

ben mesela, şimdi gayet güzel gayet orospu cümleler yerine niye böylesini deniyorum ?

aynı işte.

ben mesela, şimdi gayet güzel gayet orospu

peki şu ? 

o denizi kurutacak bir hamledir bu.

ne demiştim ?

görünce irkilirim. yoksa bana ne ? 












  
6 Comments
 
kahire' nin çengileri / inan6666 03/08/2011
7 Comments
 

Arabistan’ ın orta yeri tutuşunca acele televiziyona yan göz düşürür, niyork taymis’ ten sade başlık okuyup batna cila pek kıymetli beyanat verir bizim matbuat amirleri: “Geçmişin ve şimdinin içtimai işkencesinden beslenen kıyam bu defa feysbuk kahvehanesinden ve tevatür hamamından hallice tiviter köşesinden neşvünema ediyor. Olup olacağı buydu esasen”. Tam bu esna tüysiklet akla lavriyens hatırası getirmek, meşrebince mesela BAAS’tan dem vurup cenubaltını maltıza çeviren son hadiseyi emperiyal koloniyel cinliğe bağlamak, üstüne iki satır diasporadan gezdirmek de yerine göre hem şart hem sevaptan sayılıyor.  

Mazii sıfıra çekip kendi eteğini ingiliz maşasıyla yalandan tutmaya yeltenince son kerte uyduruk analiz tutanın elinde kalıyor tabii. Cemiyet mühendisliğimiz sağolsun kognitif kabiliyetini kemire kemire koçana çevirdiğimiz milletin üstüne kamyonla argüman bocalamanın cezası yok. Kerahet vakti yeterince rakıyla manifesto girişinden araklayıp “Arabistan’ da bir hayalet geziniyor” demenin insanı sağdan veya soldan akıllı gösteren bir tarafı hala var. 

Bilhassa bu ara kabaran malumat denizini yarmak, karşı sahile firar etmek bir nevi asayımusa istiyor azizim. Ve fakat elimizde sadece İndiyana Jons kutsal seçim sandığı dvdsi veya 10 kaplan gücünde Tosun Paşa torrenti kaldı. Esasen çok bile, neyimize yetmiyor ? 

Tahrir meydanına birikmiş bu ahalinin dedeleri vaktizamanında zümrütten oydukları kristal kafatası motorlarla işleyen (ve halen tepesinde kompile altundan mamul sivri kilit taşı, yani emniyet anahtarı kayıp olduğu için çalışmayan) piramitler imal etmedi mi ? Uzaylılarla yakın temas ettikleri, bu heyulanın tıpkı suda yüzen gemi misali kumda gezinmesinden belli değil mi ? Velveleyi iştahla izleyenler işte bunun gibi çok hendekler pas geçti. Bir defa, şu bizim sıkıştın mı soluğu derhal Kahire’ de alma meselemiz hiç önemsenmedi. 
İstibdatten bunalan Neyzen Tevfik öyle yapmıştı misal. İstikbalden çekinen Mehmet Akif hakeza. Biri karşısına demirden dağ çıksa dümdüz gidip eritmekte mahir, diğeri türk istiklalini en güzel ve atarlı ifadeye muktedir iki şairimizin en mahsus mısraları bizim arazide değil, Mısır sıcağında yazılmıştı. 

Sonra ? Çıkma çatal antenle Mısır radiyosu dinlemenin taa 2. Mahmut’a, dön oradan Donizetti’ ye dayanan muasır musiki hamlemizi iki darbuka tıkılamasıyla anında göbek havasına çevirmesini nasıl almazsın hesaba ? Hem Kahire’ nin hem İstanbul’ un paviyonlarını bihakkın bilen şahadet getiriyor ve diyor ki Mısır çengileri sinsi akıllı; tüm gayreti üstyapıyı çalkalamaya veriyor, bu sebepten hiç yorulmadan saatlerce raksediyor. Onlardan göre göre, şimdi bizim üstadeler de küllüm öyle hileliymiş maalesef. Üstü yılan kıvranıyor. Aşağı bakıyorsun tık yok. 

Mısır’ a ibretle bakıp demokratik tesisimizin kudretimize, bilhassa fikir ve neşriyat hürriyetimize sevinmek nevinden şaşırtmaca vermek yerine tam tersi güzergaha fikir düşürmek oynak tarihe ve cilveli kadere daha münasip gidecekti belki. Misal, Minyeli Abdullah romanında olay yemin billah Mısır’ da geçmişti. Filmi çekilmişti, şimdinin CHP’ lisi Berhan Şimşek mazlum rolün tam hakkını vermişti. Ama biz, o zaman aynen bu memlekette yaşamıyor muyduk filhakika ? Bunlar hepten kurgu, sansürden sıyırmak için hülle değil miydi ? 
Mateessüf değildi. Hepsi gerçekti. Şimdiyse biz, uzaktan kumandanın tuşları arasında, Hekimoğlu İsmail’ den beri epey ilerleyen sinematik kurgularla yepyeni vaziyetimize alışmaya çalışıyoruz. Tesadüfe bakın o sıra Hürrem bas bas şehzade doğuruyor ve fakat Pargalı’ nın “ruh esintisi” dediği Maria’ nın kerevete tırmanıyor Kanuni. İçimizden biri, öyle diyorlar.   

Fikir boşluklarını kamuflede uzman, tarih de neymiş al sana retorik çatalıyla maazallah adamın gözünü oyan bizim kültür muktedirleri öyle emir buyurdularsa tamam. Tertemiz delirdim. Reosta karakteri Kanuni olmaya akortladım. Peki hani nerde Maria ? 

Efendim kurgu icabı demeyin. Öyle olsa bile, fazla delirmeyin.
7 Comments
 
amsm / inan6666 02/16/2011
4 Comments
 
şirince yok olmasın kampanyası almış yürümüş. neymiş, izinsiz ruhsatsız yapılan binalar yıkılacakmış. ama olur muymuş bunlar eski rum evi tarzında çogzel evlermiş yazıkmış yarakmış kürekmiş.. hassiktirin ordan. ossuruktan motel pansiyon ayağına adımını attığın her yeri cukkacı işletmeye çevireceksin, bıkmadan sikeceksin sonra da bu amk hükümetine belediyesine filan keseceksin kabahati oh ne güzel. dokuz gezegen gezdim, böyle yavşakların kıraldan sayıldığı memleket görmedim. hele bir de ilim irfan kültür külüstür ayağına adamı ayaküstü yemelerine hakikaten hayranım. çekin elinizi şirince' den, siktirin gidin geldiğiniz yere. bak biz gidiyor muyuz biyere, zate para da yok amsm (turkish abb. for "iVe fucked you already")

http://sirinceyokolmasin.blogspot.com/2011/02/sirince-yok-olmasn.html?spref=fb

ne diyor bak ? "..kimseden tek kuruş yardım almadan, devlete sırtını dayamadan imar edilmiş, modern hayata alternatif, umut verici bir belde. Her zaman da öyle kalmalı." tabe canım, hep öyle kalmalı. sen istediğin yere istediğin binayı dikmelisin. viki vik eden olursa eski rum tarzı yaptım, kültür mültür demelisin. modern hayata hep böyle alternatifler geliştirmelisin. moderniteyi götine sokacak kadar sevmeli, sonra oradan çıkarıp onunla başkasını sikecek kadar kendini bu işe vakfetmelisin. bunun için en güzeli tabii vakıf filan kurmak, nassolsa vergiden de muaf yapıştırır geçersin. devlete sırtını dayamıyormuş hem, lan sen direk millete ford yapıyorsun. oradan besleniyorsun. ne işin olur ki devletlen.

hayır şirince' yi bilmesek, bunların ibneliğini tecrübe etmesek, mallıklarına hıyarlıklarına rağmen tıntın kibirlerine şahit olmasak yine inanacağız ama... babamız yok anavsm ordan kaybediyoruz.

4 Comments
 
snooze / inan6666 02/08/2011
7 Comments
 

sofuya ve leylaya odaya girmeyi men etmiştim. dinlemediler. girdiler. kovaladım leyla kaçtı derhal. viskas şişi göbeğini terliğimden sektirerek kaçtı piç. ve fakat sofu ortada yoktu. içimden bir an için "sofu beni sever, dinler. belki de girmedi odaya. belki de uyuyordur çamaşırların orda" diye geçiverdi. şefkate susamışım aq. şefkat görmediğim için böyle hayvanların hareketlerinden filan kendme göre anlamlar çıkarıyorum, işaretleri yorumluyorum, oyalanıyorum. aradım gel gör sofu ortada yok. leğene baktım yok. masa arkasıan baktım orda da yok. balkonda yok. nerdesin orospu ? la yoksa odaya girdin de koltuğun altına pustun ordan halime bakarak mı oluorsun ? evet aynen böyle yapmış anasını siktiminin. ve kanuni hiddetimden kaçarken, tıpkı layoş ibnesi gibi şişeleri devirerek kaçtı bittabi. sonra yerleri sildim aq. aslında mühim de bir işim vardı. sipariş aldım bugünsü. yeni iş. ağır da bir iş üstelik. epydir bahsettiğim kollektif kıvamda, ama önce iyice bir hazırlık yapmak lazım. tabii işi alırken öyle demedim, çünkü ben bu zaman kadar birine "yau bana biraz zaman versene" demedim hiç. çünkü desem, biliyorum vermeyecek. 

kanun bu. zaman istemeyeceksin. kendime telkin ederim daimi. tabii şimdi çok dakik, her işi saniyesinde yapan biri olduğumu düşünme sakın. bilakis. sallamayı çok severim. sabah 9 a kuruyorum saati ama 5te yatınca 9da kalkmak zor oluyor. telefonun zırlamasıyla bakıyorum telefonun üstünde ertele yazıyor. emir telakki edip derhal erteliyorum. şimdi bunu sony ericcsson tasarım ofisindekilere anlatsam inanmazlar. ertele demeyeceksin. ertele negatif. snooze değil mi bunun ingilizcesi. bakalım snooze ne demekmiş ?

snooze wikisi 

kısa kısa uyanarak, uzun uzun uyuyorum bu fonksiyon yüzünden. uyku narkotiğini sabah sabah 50 kere bölüp yeniden başlatarak çok derin ve kesif, bir ton ağırlığında leş gibi uyku geliyor sonuçta. netice: saat 3 gibi ancak gidiyorum işe. hasta olduğum geçen haftadan beri bu böyle. uykuya çok ihtiyacım olduğunu farkettim. ama bir gece uyumak kesmiyordu. ben de snooze' u 10 dakikaya ayarladım. 9 - 10 - 11 - 12 kurulu. say gerisini, arada kaç snooze var. normalde sabahın körü kapıya yanaşıp "mama veren yok mu" dei zırlayan kediler bile bıktı, gelmiyor artık. kedi, uyum kabiliyeti en yüksek hayvan. beni bile çözüp kenara ayırdıklarına göre bu kesin, evet.

ne diyordum ? evet, epeydir blog girmiyorum. çünkü son derece mühim, snoozy işlerim var. ama onları geçelim bir kalem, önemli değil. nedir asas gündemim ? 

1. bilhassa tv' de görünmemle popülarite tavan yaptı azizim. öyle ki, nişantaşı' nda yolumu kesip "yoksa siz.." diyen bile oldu. peki ben ne dedim ? "insan insana benzer. hayır, ben değilim". yani kendimi insana benzetmek için en ufak bir fırsatı kaçırmamaya çalıştım. sonra baktım bu tesadüfler sıklaşmaya başladı, hayır belki de evrim karşıtı biri gelip bonobo misali sokak ortasında sikiverecek, aman dedim temkini elden bırakma. en azından gözlükleri sil de, geleni gideni az daha uzaktan görmek imkanın olsun. ve tam bu sırada büyük bir keşif yaptım azizim. gözlüklerimi sildiğim halde camda buğu vardı. meğer  arabadaymışım aq. bu insanlık için gerçekten utanılacak bir adım oldu en azından  o an için. neyse civarda buna şahit olacak kimse yoktu. bu da, işin bir başka trajik boyutu.  

2. "yau sizin yazılara bitiyorum, bayılıyorum" diyenlerden kurtulmak için mahsustan çirkin yazı öğrenmeye başladım. kendim kendime. mümkün olduğunda çirkin yazmaya çalışıyorum ama bundan bile mühim mana çıkarmaya çalışanları görünce bu işin sandığım kadar kolay olmaduığını kısa zamanda anladım. geriye kalan tek yok, imla ve gramerde hayvan gibi hataarl yaparak okururu caydırmak olacakç .. bir de, hızlı yazarken ima hatası yapmak çok zor oluyor e, insanın hızı düşüyor. özet. trafikte hız sınırına uymak, sizi yavaşlatan değil aksine hızlandıran bir tedbir. ve evet aq, dolmabahçeden  sütlüce' ye bağlanan kombin tünelde ısrarla 60 km saat hızla gidiyorum. arka tampona yapışan olursa, otobüs kalabasında forda yeltenen terbiyesize bana mısın demeyen kevaşe pozlarında, zerre bozmuyorum istifi, aynen öyle, miskin süratte devam ediyorum.

3. face' den (kısaca facebook) beni eklemek isteyenleri derhal kabul ediyorum. en son suriye2 den bir orospu ekledim. çok acaip model gerçekten. arapça yazılarla beraber göt mem resimleri çok grotesk bir ambiyans, elektroşok etkisi yaratıyor insanın içinde. yalnız demin baktım, bulamadım listede. halüs mü gördüm ne oldum delisi ? yoksam beni sildi mmi ne *              

4. bana yaptığı video kahpelikleri henzü unutmadım ama youtube2 da güzel şeyler buluyorum aq. en son zen gurubunun tanbul şarkısını buldum. çok tatlı, çok sikici, elma götlü bişey. ahanda

5. çok oldu bağlama çalmayalı. ama pis biriktiriyorum. az daha beklersem, elime alınca sinirden kırabilirim o derece doldum. baktım hande yener amsterdam2 da konser verecekmiş. 26 şibatta. şeytan diyor ki yanaş şuna. ama tabii ande osaniye gebertir beni. zate face, twitter filan hep çapraza almış, ince ince takip ediyor. twitter2 da önüme geleni eklediğim için farketmemişim, o söyleyince uyandım. hele içlerinden biri vardı ki, abdest bozar oruç yedirir ve hatta canı istesin dinden bile çıkartır. lan şunu face2 den de ekleye miyidim acaba *

6. hard rock barcelona çakmaımı 3 kes yere düşürünce kapak arızalandı, sinirden ağladım. ande onu bana tee barcelona2 dan getirdi. sahip olduğum en kiymetlim,z, çakmaımız. benim bunu tanmir etmem lazım dedim, ve evet, ettim. bakarsan dağ olur, bakmazsan dağulur. 

7. dişlerimin durumu çok fena. tatlı ye, sigara iç, dişini fırçalama ne olur ? ağazıma tıpkı bir fil sıçmış gibi oldum bilader. birkaç yıl düşündükten sonra (tipik snooze hareketi, iyi ki başta anlattım işe yaradı şimdi bak) geçen günüsü gittim dişçiye. gerçekten dünya tatlısı, çogzel elektriği olan güzel hekime baktı baktı ve bundan sonra ne gibi tedbir almak gerektiğini anlattı saolsunn. normalde talimata direnen vahşiyane karakterimin neden saniyesinde kuzuya bağladığını hala anlamadıyseniz beni bundan beyle klütfen hanım doktorlara emnaet ediniz naçiz vücüdüm mutlaka toprak olacaksa şayet. 

8. amarikan japon ortaklı bir firma arayıp yazı yöntemlerimi yazılıma geçirmek istediklerini niyetlerini anlattılar. hedefleri, iki lafı biraraya getirmekten aciz kimselerin kullanabileceği bir yazı protezi geliştirmekmiş. bak dedim bunun dedim sonuçları çok yıkıcı olabilir. vaziyeti gayet net anlattım yasunari2 ye. bu dedim türkçe, bundan çok değil 20 sene sonra, ai ve kaos entegrasyonu için kullanılacak yegane enternasyonel vasıta olup madem ki lisanı isabetli seçtiniz, bare dedim madem gidin de adam gibi türkçe bilen birini bulun ona sorun dedim. ne dese beğenirsin yasunari ? türkçe diyor, anlatamamanın en güzel çözümlendiği bir anlatma ve fakat anlaşamama vasıtasıdır. turkish is da best upon all the present languages, especially distinguished with da essential flavour of miscommunication but still bringin the assfuckin commnication in rapid time. böyle ass filan deyince sikerim japon gibi bisiktir git la şurdan. amarikan zate tırstı piç, sokulmadı bile hiç. akıllı tabii, anayasada ifade hürriyeti olduğunu biliyor.  

9. engerek yılanının adında mükemmel ironi var. aslında olmasa ne güzel olur demek istemiş burda şair. yılan en favori hayvanım. evde bile besledim. ve fakat açlıktan öldü, o da beni terketti gitti. ah gidenler ne vicdansız oluyor bazen dei mi ?. insan beni ardında bırakır mı ? en sevdiğim yer de bir yandan. doggy beybi. galba ölene kadar 15 yaşımda kalacağım. bare 16 olaydı. çok sıkıcı. 

10. tüm yerli dizileri seyrediyorum. seren serengil2 in evlilk pirogramına da başladım taze. behzat ç2 den harun2 un yeri başka ama. hatta geçen bölüm giydiği içi mor yakalı fartanfonik kazağın aynısından bende de var. ankara2 dan hediye geldi yeni. hala sevenlerim, kazak hediye edenlerim var. ölmedi mi, biz bunu gebertmedik mi, mahkeme köşelerinde süründürmedik mi diyenlerim duysun ve bilsin ki, bitmek bir yana hamamböcei gibi çoğalıyorum kaynıyorum ve yakında siteril evlerinizi ve yataklarınızı uykuda basmaya hazırlanıyorum. boş söze gelemem ay dost. bende yalan yok, numara çok. seninki dna sarmalı, benimki cigara sarmalı.

sofu leyla nası tırstı kimbilir. gidip gönül alayım. biz yine bize muhtacız amk. geri kalana acımayız. öyle dei mi rihanna bacım ? 
      
7 Comments
 
<< Previous

    RSS Feed

    etiket
    aradığını tetkik et

    All

    1 Dm
    1 Mengu Yncg
    100
    13
    165537
    186
    1967
    1980
    1982
    1absence Of Mind
    1amarat
    1aom
    1apartman Topuk
    1arrogante Hombre
    1basar Yinan
    1benbey
    1bitchcraft
    1buddhala
    1ca
    1deja Vu
    1dejavu
    1enver
    1ersin
    1happy
    1inan6666
    1internet Cafee
    1internetcafee
    1jagged
    1kimsu
    1kopanisti
    1kuruvaze
    1mb
    1mefkud
    1mengu Yince
    1mengu Yincge
    1mengu Yncge
    1menguyincge
    1monique
    1nevdalist
    1nevi Tur
    1reasonablemans
    1rebecca
    1sahlanan Koc
    1sedaflora
    1shadowy
    1silky Kata
    1silkykata
    1suphi
    1untouchable Zen
    1untouchablezen
    1veronique
    1wassago2000
    2003
    5736
    66
    6666
    74
    A2m
    Aaron Koblin
    Abese Irca
    Acele
    Aci
    Aci Vatan
    Acilim
    Acupuncture
    Adacayi
    Adalet
    Adam
    Adem
    Adrenalin
    Afrika
    Afyon
    Ahiret
    Ahmet Hasim
    Aikido
    Ajda Pekkan
    Akepe
    Akil
    Akira Kurosawa
    Akl
    Aksam
    Alacakaranlk
    Alamanci
    Algorithm
    Allah
    Allame
    Alman
    Alternatif
    Alternatif Enerji
    Ambiguity
    America
    American Way
    Amerika
    Amiga
    Amsm
    Amstrad
    Anagram
    Analturk
    Anavatan
    Andeyener
    Andy Warhol
    Angel Dark
    Anonim
    Ant
    Apple
    Ara
    Arabica
    Arap
    Armin
    Arminia
    Arsenik
    Art
    Artist
    Asemic
    Asi
    Ask
    Asker
    Askerlik
    Asphyxation
    Ass
    Assange
    Asstomouth
    Astronomi
    Ataturk
    Atom
    Atonal
    Atropine
    Autogyro
    Avrupa
    Ayak
    Ayca Sen Baskan Pusu
    Aziz Nesin
    Azot
    Baby700
    Badem
    Bahar
    Balistik
    Ballard
    Barcelona
    Barrack Obama
    Basa Dolanan Derman
    Bayezid
    Baykal
    Bbc
    Bdsm
    Bean
    Beast
    Beauty
    Bedri Rahmi Eyuboglu
    Beer
    Bekir
    Benbey
    Bengi
    Benimle Oynar Msn
    Ber
    Berj
    Berlin
    Bermuda
    Best Fucking Whore
    Beste
    Beyaz
    Bielefeld
    Big Wet Asses
    Bilbo Baggins
    Bilimsel
    Bill Gates
    Billur
    Bir Zamanlar
    Bitch
    Blog
    Bmw
    Bob Dylan
    Bobele
    Bodrum
    Bodur
    Boeing
    Bohemian
    Bold
    Bondage
    Bonham
    Booty
    Booze
    Borges
    Bosphorus
    Bottom
    Bra
    Brasil
    Brezilya
    Brokoli
    Bu
    Buda
    Buddha
    Budism
    Budizm
    Burak Arikan
    Buz
    C64
    Cable
    Cafee
    Cam
    Canavar
    Capitalism
    Cat
    Catalkuyruk
    Cebrail
    Ceket
    Celik
    Cember
    Cemil Meri
    Cengelkoy
    Cengiz Han
    Censor
    Censored
    Cevap
    Cevre
    Chaos
    Charles
    Charles Manson
    Charlie Boorman
    Charlie Chaplin
    Chelsea Girls
    Chillum
    Chivas Regal
    Chp
    Christina
    Cingene
    Cinnamon
    Cinsicima
    City Planning
    Cock
    Cockring
    Cocuk
    Codex
    Coffee
    Cold
    Coluche
    Commodore
    Computer
    Concert
    Conservative
    Contes
    Contraliterature
    Contrast
    Copy
    Counter Steering
    Creation
    Crime
    Crowley
    Css
    Cumhuriyet
    Cypher
    Czech
    Daf
    Daire
    Dakika
    Damla
    Dan Brown
    Dans
    Darphane
    Data
    Datura
    Davet
    David Bowie
    Davul
    Death
    Debriyaj
    Dedikodu
    Deleuze
    Deli
    Dem
    Demokrasi
    Denge
    Denklem
    Depeche Mode
    Dergi
    Derriere
    Deutschland
    Deve
    Devlet
    Devrim
    Diesel
    Dikis
    Dilber Ay
    Din
    Diskur
    Diy
    Diyarbakir
    Dnya
    Dog
    Doggystyle
    Dogu Turkistan
    Domates
    Dondurma
    Dope
    Dot
    Dracula
    Dream
    Dua
    Dugme
    Dunia
    Dunya
    Durum
    Dystopia
    Ebony Bones
    Eddie Veder
    Edward Witten
    Effort
    E Kitap
    El
    Elbise
    Elektrik
    Elhamrulillah
    Elke
    Elmalili
    Emek
    Emek Sineması
    Emniyet
    Emulator
    Enerji
    Enerjisi
    Enstruman
    Enver
    Ergenekon
    Erik
    Erkek
    Erken
    Erkete
    Erkin Koray
    Ermeni
    Eroin
    Erowid
    Escort
    Eski
    Esrar
    Et
    Etek
    Ethics
    Eva Angelina
    Eve
    Evil
    Evliya Celebi
    Evre
    Evrim
    Ewan Mcgrergor
    Existance
    Fabris
    Facebook
    Facia
    Fakescience
    Fark
    Fasist
    Ferrania
    Feynman
    Fiction
    Fikih
    Fikir
    Filim
    Filistin
    Firar
    Fire
    Fiyort
    Fizik
    Flash Forward
    Flight
    Flower
    Flower Tucci
    Fly
    Fractal
    Fraulein
    Fredrika
    Fredrika Stahl
    Freedom
    Friction
    Froccoli
    Fuck
    Fuck Yourself
    Fuckelatte
    Fucking
    Fun
    Funk
    G3
    Gaffur
    Gagging
    Galata
    Galeano
    Game Of Life
    Ganja
    Gary Oldman
    Gazi
    Gazi Mustafa Kemal
    Gazze
    Gebertirler
    Gece
    Gemi
    Genelkurmay
    Geniz
    Geometry
    Gerald Ford
    Gezegen
    Ghost Busters
    Giysi
    Gllk Glistan
    Goat
    Gocer
    God
    Godard
    Godless
    Gokturk
    Gossip
    Got
    Gozluk
    Green
    Grev
    Grid
    Grup
    Grup Surup
    Guantanamo
    Guattari
    Gun
    Gundem
    Gunes
    Gvenlik
    Gyroscope
    Habis
    Hadis
    Hafif
    Ham
    Hamile
    Harakiri
    Harald
    Hasret
    Hatra
    Hausman
    Havaciva
    Hayat
    Hayat Oyunu
    Hayta
    Hayvan
    Hazine
    Helikopter
    Hepsi
    Herb
    Hesap
    Hicaz
    High
    Hijab
    Hipnoz
    Hissiyat
    History
    Hiyar
    Honey
    Hukuk
    Hurma
    Hurriyet
    Hyoscyamine
    I
    I Am Sam
    I Fucking Love You
    I Want To Be Fucked Senseless
    I Want To Fuck Senseless
    I.
    Ibne
    Ibniarabi
    Idris
    Igne
    Ihlal
    Ihlamur
    Ii
    Iii
    Iir
    Iktidar
    Ilps
    Iltihap
    Iman
    Imar
    Imbiss
    Inan6666
    Inanna
    Ince
    Industry
    Inisiye
    Initiation
    Inonu
    Insan
    Intellect
    Intelligence
    Internet Cafee
    Interview
    Iplik
    Iskemle
    Iskit
    Iskonto
    Islam
    Ismet Ozel
    Israil
    Istampa
    Istanbul
    Istanbullasvegas
    Istiap
    Istikrar
    Istim
    Istirahat
    Istirap
    Isyan
    Itaat
    Ittihat
    Ivir Zivir Su Bu
    Izmir
    Izometri
    Jail
    Janissary
    Japon
    Javier Bardem
    Jazz
    Joel Peter Witkin
    John Conway
    John Von Neumann
    Jones
    Joyce
    Jpl
    Judo
    Jujutsu
    Jules Verne
    Kaat
    Kadin
    Kahve
    Kalem
    Kaltak
    Kamuya Ak
    Kanarya
    Kanguru
    Kanun
    Kaos
    Kapital
    Kar
    Kara
    Karartma
    Karate
    Karen O
    Karga
    Kari
    Karinca
    Kasarot
    Katalunya
    Katana
    Kaygan
    Kazm Kartal
    Kedi
    Kedi Kaps
    Kelam
    Kelle
    Keloglan
    Kemal
    Kemend
    Kenevir
    Kent
    Kesif
    Kill The Ego
    Kimse
    Kingston
    Kingtom
    Kiss
    Kitap
    Kizildeniz
    Kl
    Knock Out
    Koksap
    Kolonya
    Kolpa
    Kombin
    Konrad Zuse
    Kopek
    Kopi Peyst
    Korku
    Korsan
    Koy
    Kresel Isinma
    Kresel Snma
    Krlanguc
    Kuku
    Kumar
    Kumas
    Kundak
    Kuram
    Kurgu
    Kurt
    Kus
    Kusur
    Kutle
    Kuzu Boku
    Kyoto
    Kzak
    Lahana
    Lale
    Lama
    Lamy
    Language
    Leadership
    Lean
    Led Zeppelin
    Les
    Letafet
    Lettuce
    Leyla
    Lice
    Liebe Ist Fur Alle Da
    Lineer
    Literature
    Little Prince
    Lon Way Down
    Long Way Round
    Lorenzo
    Loturkish
    Lou Reed
    Love
    Lube
    Lycra
    Lynette
    Lynette Squeaky Fromme
    Maceralar
    Macun
    Magellan
    Mahayana
    Mahrem
    Makine
    Malum
    Manipulasyon
    Manipulation
    Mantar
    Mantiksiz
    Mantk
    Marilyn Monroe
    Marka
    Marquis De Sade
    Mars
    Martin Gardner
    Masaki Kobayashi
    Masal
    Masumiyet
    Matematik
    Mathematica
    Mathematics
    Maths
    Maturidi
    Mavi
    Maximum
    Mazhar Alanson
    Mb
    Meditation
    Medya
    Mektup
    Memleket
    Merak
    Mercury
    Merde
    Mesele
    Mesnevi
    Metalhammer
    Mevlana
    Meyve
    Miami Vice
    Michaux
    Micus
    Middle Age
    Miir
    Milano
    Milk
    Millet
    Milliyet
    Mindless Self Indulgence
    Minimum
    Minute
    Mirac
    Miras
    Mmm
    Mohammed
    Momentum
    Mongol
    Monica Belluci
    Monique
    Montenegro
    Moon
    Morihei Ueshiba
    Morphine
    Motogp
    Motorcycle
    Motto
    Movie
    Mucize
    Mudrir
    Muhammed
    Muhazafakar
    Mukaddes
    Mulkiyet
    Musa
    Mushroom
    Music
    Muslum Gurses
    Mustafa
    Mustafa Kemal
    Mustafa Kemal Ataturk
    Mutlu
    Muz
    Nacho Vidal
    Namaz
    Napoleon
    Nargile
    Narkotik
    Natura
    Naturwissenschaften
    Navier Stokes
    Nazm Hikmet
    Needle
    Nefis
    Nesinvakfi
    Nevdalist
    Newton
    Neyzen
    Nico
    Nietzsche
    Nihat Genc
    Nihayana
    Ninja
    Nkleer Enerji
    Norah Jones
    Notcot
    Ntv
    Ntv Bilim
    Ntvblm
    Nukleer Enerji
    Nukleer Ucak
    Nutuk
    O
    Obsession
    Occult
    Oda Tv
    Offshore
    Oguz Atay
    Ohs
    Oil
    Olum
    One Night Stand
    Onion
    Opiorphin
    Opium
    Optimum
    Opusme
    Organizasyon
    Organizma
    Origami
    Orispi
    Orontez
    Orospu
    Ortalk Duman
    Oscillator
    Osensei
    Osmanbey
    Osmanl
    Otel
    Overdrive
    Oyun
    Ozgun
    Ozur Diliyorum
    Pacman
    Page
    Paket
    Pamuk
    Pancar
    Parapompa
    Parasempatik
    Paris
    Parmak
    Parsons
    Paste
    Pazar
    Pazu
    Pedagogy
    Pencil
    Penelope Cruz
    Peramanlar
    Pervane
    Pes
    Pesimist
    Peygamber
    Phat
    Philosophy
    Philter
    Photography
    Physics
    Picasso
    Pilis
    Pimp
    Pimperialism
    Pink Floyd
    Pirpir
    Piss
    Piston
    Plane
    Plant
    Plastik
    Platon
    Plum
    Poetry
    Polim
    Politics
    Pompa
    Pop
    Porn
    Porno
    Pornographics
    Portakal
    Prag
    Praha
    Pregnant
    Press
    Project Tuva
    Prophet
    Proudhon
    Pseudoscience
    Public Disgrace
    Puncture
    Pus
    Pussy
    Pust
    Quantum Mechanics
    Quasimathematics
    Quills
    R0cc012
    R1150 Gs
    Radio Control
    Radyo Kontrolu
    Rak
    Rakı
    Raki
    Rakkase
    Rammstein
    Ran
    Razi
    Reasonableman
    Rebel
    Redemption
    Relations
    Release
    Remain
    Resulullah
    Rhizome
    Rip
    River Raid
    Rnb
    Roberto Malone
    Rocco Siffredi
    Rohonc
    Roll
    Roma
    Ronin
    Rotor
    Rufus
    Ruhsat
    Run
    Ruya
    Ruzgar
    Ruzgar Enerjisi
    Ruzgar Tirbunu
    Rzgar
    Rzgar Trbini
    Saadet
    Sacred
    Sahap Abi
    Saim
    Saint Catherine
    Saint Innocent
    Salad
    Salah Birsel
    Salata
    Sallama
    Salya
    Samurai
    Samuray
    Sanat
    Sankibilim
    Sansur
    Sari
    Sark
    Sarkac
    Sartre
    Satan
    Satanista
    Say
    Saylar
    Scarlett Johannson
    Schicin No Samurai
    Science
    Scientific Solution
    Scopolamine
    Scribd
    Scribe
    Script
    Scythian
    Sean Penn
    Sebastian
    Sehir
    Seks
    Self Organization
    Sempatik
    Sense
    Seppuku
    Seraphinianus
    Serce
    Serdar Turgut
    Sermaye
    Ses
    Sevgili
    Sex
    Shaitan
    Sharon Olds
    Sheryl Crow
    Shibumi
    Shopping
    Sicim
    Sidikli
    Sigara
    Sihhat
    Siir
    Sikerler
    Sikertirler
    Silah
    Silindir
    Simge
    Sincan
    Sinclair
    Sinema
    Sinir
    Sinsi
    Sirince
    Sirp
    Siyah
    Sleepaholic
    Smell
    Smoke
    Soad
    Sod
    Sofu
    Son Gun
    Soru
    Sorun
    Soul
    Spahn
    Sparkasse
    Speech
    Spice
    Spinosa
    Spinoza
    Srpski Film
    St Exupery
    Stahl
    Stanislaw Ulam
    Steal
    Stereophonics
    Stolen
    String Theory
    Strip
    Stuka
    Su
    Sufi
    Suicide
    Sultan
    Sultanmurat
    Super
    Superdama
    Superokey
    Supertavla
    Suphi
    Surat
    Surtuk
    Surtunme
    Sus
    Susanne Vega
    Susta
    Sut
    Sweden
    Sweet
    System Of A Down
    Tahlil
    Tailor
    Tainted Love
    Talat
    Talimat
    Taraf
    Tarcin
    Tarih
    Tasavvuf
    Tasogare
    Tatsuya Nakadai
    Tattoo
    Tavil
    Tavsan
    Tavsiye
    Tc
    Tefekkur
    Teknik
    Tel
    Telefon
    Telkin
    Temiz
    Temucin
    Teori
    Tepki
    Terakki
    Terbiye
    Terhis
    Terkip
    Teror
    Teskere
    Teutuburg
    Tevfik
    Tevfik Fikret
    Tezer Ozlu
    Tezgah
    Tezkiye
    The Family
    The Libertines
    Theory
    Thermal
    Thumb
    Tiamat
    Ticaret
    Tim
    Timuin
    Tirtil
    Tolstoy
    Tom Waits
    Toprak
    Tornistan
    Torrent
    Transfucked
    Translated
    Trmala
    Trt
    Tsk
    Tucci
    Tukuruk
    Tumsek
    Turban
    Turbojet
    Turk
    Turken Raus
    Turkler
    Tutunamayanlar
    Tzel
    Uak
    Ucak
    Ucak Kacrma
    Ucube
    Ugur
    Ulema
    Ulysess
    Umre
    Umut
    Uniforma
    Untouchable Zen
    Untouchablezen
    Urine
    Uryan
    Usul
    Uygur
    Uzak
    Uzaktan Kumanda
    Uzay
    Uzlama
    Vacuosness
    Vagueness
    Valentino Rossi
    Vatan
    Vatanseverlik
    Vazife
    Vector
    Velvet Goldmine
    Velvet Underground
    Vergi
    Veri
    Versicherungsanstalt
    Vian
    Vicdan
    Vicky
    Video
    Videozipsofista
    Vienna
    Virgin Radio
    Visualization
    Voynich
    Vr Zvr
    Vr Zvr U Bu
    Wakizashi
    Walk
    Wassago2000
    Wave
    Web
    Weblog
    Weebly
    Weed
    Wiki
    Wikileaks
    Wild Lettuce
    Wildhoney
    Winter
    Witkin
    Woody Allen
    Word
    Wright Brother
    Xukru
    Xxx
    Y
    Yabanci
    Yagmur
    Yahni
    Yahudi
    Yakup
    Yalan
    Yangin
    Yarak
    Yasak
    Yayin
    Yazi
    Yeah Yeah Yeahs
    Yellow
    Yemen
    Yeni
    Yeni Tefsiri Islam
    Yenilenebilir Enerji
    Yeryz
    Yesillik
    Yetis Aman
    Yoga
    Yoksa
    Youtube
    Yyy
    Zaman
    Zappa
    Zarbo
    Zazen
    Zehir
    Zeka
    Zeki Muren
    Zel
    Zerzevat
    Zift
    Zippo
    Zips
    Zipsofism
    Zipsophistication
    Zkkm
    Zoil
    Zoiled
    Zonguldak
    Zula
    Zzz


Create a free website with Weebly