kelam sihirdir / untouchable zen 12/20/2008
Kelam kelimelerden meydana gelir. Kelimenin mefhumu, kelamın ifade ettiği manadan bir parçadır. Kelime ve kelam “el-kelmu” mastarından türemiştir. Kelm lafzı yaralamak manasına tekabül etmektedir. “Mızrak yarası kapanır, dil yarası kapanmaz” lafzında olduğu gibi. Kelime yaralayıcıdır. Kelime ve kelamın taşıdığı manalar, ruhlarda yaralayıcı bir etki bırakır… asas / untouchable zen 10/02/2008
bir kanaryayı serçe yuvasına koyunca serçe sesi çıkarıyor. yani ötüşün öğrenilişi var. her kuşun kendine has ötüşü olması belki de dünyada aslına en sadık şey. swan / untouchable zen 08/14/2008
Anorak günlerinin başlarıydı; böyle günlerde en sevdiğim 2. şey olan iş yerini açar açmaz çay demleyip, hangi şarkı ile güne başlasam diye bilgisayar aletini karıştırmaktı. Bir adet yağmurlu şarkı seçip, çayın demlenip demlenmediğine bakmak üzere mutfağa geçtim. Çayın üst kısmı porselendi; çünki çay porselen demlikte fevkalade güzel demlenmekteydi; bu yüzden seçmiştim porselen demliği. Demliğe dokunduğumda sıcak olduğunu fark ettim elimden beynime giden sinirlerin yardımıyla. Bir kağıt havlu aldım ve katlayıp demliği onunla tutmak üzere hazırladım ve çayımı doldurup mutfağın karşısındaki masaya geçip bu satırları yazmaya başladım. Bir şeyler olacağını hissettiğimden standart bir günümün bir kesitini yazayım düşündüm ve etrafa bakıp nelerden bahsedebilirim diye düşünmeye başladım, mutfağa bakarken mutfak masasında duran peçeteyi fark ettim ve gördüğüm şey peçetenin bir kuğu şeklinde durmasıydı. Alalade katlamış olduğum peçete, rastgele bıraktığım mutfak masasının üzerinde kuğu şeklinde duruyordu… Küre-i arzın yolları paletle gezenler için mevki-i müncemideden farksız; her yol bimarhane.. pesimistlik hususunda / untouchable zen 02/29/2008
Y-Malik olduğu herşeyden iğrenen biri, zira malik olduğu herşeyin fevkinde değil midir? munekkit / untouchable zen 02/25/2008
İnsan bin sahaya yayılmış, türlü türlü uğraşlarla vaktini geçirir, bundan mütevellit insan uğraşı eksik ve geçicidir. Bu Ahmet Haşim büyük adam "Baş parmak" diyor, insanı insan yapan. Eğer hayvanlarında baş parmağı olsa idi veya baş parmağı teşekkül etmiş olanlarda da insanlarda olduğu gibi diğer parmakları ile uyum gösterse idi, şuan bu dünyada onların hakimiyeti gerçekleşmiş olacak idi.Sonra kemik içerisindeki uykusundan dimağ uyanmış ve sesler çıkarmaya başlayıp faydadan ziyade zarar vermeye başlamıştır. Bakılacak olursa sanayi ve fevkalade yapılar baş parmağın ürünü iken, dimağın eseri boş hünerlerden öteye gidemeyen felsefe, edebiyat.. Orta çağı akil, bugünkü amerikayı ise baş parmak meydana getirmiştir. Nacizane baş parmağın, akla ve ukalalığa üstün gelmesini temenni etmek hepimizin kutsi bir vazifesi olmalıdır. Münekkit hususuna dönersek, münekkit her beşeri marifetin hala geliştirilmeğe muhtaç olduğunu bağırmakla, her sabah, insana hayvan olmadığını hatırlatır. |
RSS Feed