ölesine destek saçmalayanlara / shadowy 11/23/2008
Saçlarının dalgasında sürüklenirken hep gözlerinde boğuluyordum… Add Comment sessiz gemiler / shadowy 11/21/2008
Kopardı dalından yalnızlığı kuytularım. Saklandı hep biçare dehlizlerde… delik pusulam / shadowy 10/11/2008
Yön duygusu kaybolunca insanın, farkında olmadan diğer birinci kişinin artıklarıyla beslenmeye başlar. Bu geçici bir tokluk hissi yaratsa da; bastırılmış ikincilik elbet devreye girecektir. İnsan kendilik değerinin yokluğunda bir beden bulmuş olduğunu sansa da aslını örttüğü çaresizlik kendisinin basit bir gölgesidir. Gerçi herkes biraz başkasının gölgesi olsa da, duygularını saltığa çıkarmaması gerekmektedir. Yalama dünyanın yalama vidası sağlam saplamaları yalar ve sadece boşlukta döner. Varlığının hurdaya dönüştüğünü ve 2 kuruşluk değer paritesin de kimin değerini taşıdığını asla bilemez. Zamanla kendinden ibaret yalanları içinde boğulurken, kukla yaşantısını bir tek boşlukta asılı dururken idrak edecektir. sen / shadowy 10/03/2008
Karanlık maskem düşümdeki oyuncaklar / shadowy 09/14/2008
Gölge sentezim bağımsız öyküler / shadowy 09/04/2008
![]() Ön not: Aşağıda okuyacağınız yazılar, yüklem gereksini duymadan özneye yapılan küfürlerdir. Lütfen kimse üzerine alınmasın. Zaman zaman aklıma geldikçe yazmışımdır. Ama hangi zaman hatırlamıyorum. Saygılarımla Shadowy… kendimi bölüyorum / shadowy 05/12/2008
Seni görmek için yüzümü kesiyorum. Tanımadığım kadınların bedeninde… kısa kısa sus pus / shadowy 05/07/2008
Bir suçlu gibi kaçan korkak sessizliğin yankılanıyor kulaklarımda. saygılarla / shadowy 02/20/2008
Ben boşalırken, kulaklarından duyduğun eş tanımsız çelişkilere hapsetme beni ne olur. Sadece bukalemunum ben senin hani renk değiştirme girişiminde tavanın rengini alırken biraz hayvanlaşayım diyorum. Seninle libidom tavana vururken yerde kalan ceset gülümsemelerim eğri bükey yankılansa da karanlık tohumları becerirken ben hala bakirdim seni sevmezken. Sigarımın dumanında hiçbir kadınlığı boğmadım galiba gırtlağımda kanserin adı sen oldun. Vazgeçmişken kendiliğinden ukalalığıma biri kenarlarımda becerilmiş olmalı ki hortladı gölgem. O ben değilim derken kaçan kadınlığım ay ve yıldız çelişkisinde becerirken beni; dudaklarında esir alınmış alkollüğüm kustu travma düşlerime. Ama kim ister ki tao ve kamasutra çelişkisinde bir Freud ya da junj. Ben sana aşığım o yüzden kendimi becerirken ön koşulumsun demeyi� Bazen kim kötü diye düşünürüm tamda boşalma anına denk gelirken, galiba şeytanı kusuyorum doğmamış çocuklarıma� Korkma seni incitmez bu yabanlığım insanlığımı dört nala mahşer-i zember de unutmuşken. Dil hecelerde katreleşirken, tombala şeytan değil birinci çinko. Hadi bana yüzünü döndür ve ben öleyim o gecende sen kendinin becerilmesini isterken, paslı bir viski tadında kadınlığın demek istesem de, ahşap kokan vücuduna giydiğin post modern bukalemun tavanım gibi. Hala anlayamadım boşalan ilkel benlikte kim tavan olmak ister, histerik sancılarım yankılanırken, zaten bana aşık tüm kadınlar ölümsüz� Doğuşumun çelişkisi iki terane hapsi olur kerhane param yetmez hiçbir zevke ama boşalımın karşımda titrersin sen. Dudaklarımdan boşalırken isyanım, kelimelerde değimlidir oral zevkim. Param yetmez sözüm kısa bu gece yeter bu kadar dalga� | etiket
|

RSS Feed