zipsofism
  • tarraka
mutlak aşk / mengü yinçge 02/02/2009
4 Comments
 

mutlak aşk mı soruyorum şarkıya

kalıplar çalınıyor hırsız yok sadece

ödünç alınmış laflar gönderme

ithaf olsun yalancılık değil sorun

kinayede mananın ikrarı zıddına

alışılmamış yalnızlık her çalan şarkıda korku

boşa ölmek yok dese melekler melek olduğu

için için dolar da akmaz çağlayanlar gözlerinden

bir yumruyu kim boğazına takmış baksan da gözüm

kör olmasın vicdanın acımadan ne ele ne güne yaran

harika görsen görünsen de bu akşam yalnızlık

yakıştırmadı mı ölümü de sana bana

biz bize ölmek yalan değil de yaşamak haram

oldu mu şimdi canım nen var bak

gözüme rengin renk soluğuma enfes sesin

nefes bulamadığın aşkla yakan yok yalan

yanan kendiliğinden adım adım adına bir

boşluk ara da aslen aslan koruyansan sen

külün çiçek perilerine yadigar kabul eden

etmesen de sen sensiz bir ben bizde kalan geceler

günler boyunca boşuna değil hasret yeter cennet

boşa susup söz demeden itiraf ettin mi günahlarımı

kabulum çok söyle düşünce aklıma susmak

küstürmesin gönlün sessizliği köşede sensizlik

kayıp inancın kaçıncı yaradılış hikayesi

hatırla unutamadığın içinde saklı unuttukların

mahçup geceleri dost bekler gündüzden kayan karanlığa

bugünün yağmuru yarına yağdığında tüm şiddetiyle

yıldızlardan düşen yaşlar kızıl gönlümün yapışkanına

bulanır parça parçaları taramaya sırma siyah

kara buklede ışık çok beklemese de kazanan sevgili

ok kirpikleri kesilmemiş yaşlarda yaşlılığına

çocukluktan gelen ciddi komik bir ölüm düşer kırışıksız

periler dizilir aklına yer yer eder gözü gönlü ararken

dost deliyi geçen saatlerde an be anar arar kanar

her şeyin güzel olduğu hayatta görmediği çirkinlik

yok yok olur elli eli bir beş perinin değer hayatına

aylar geçer gün kalır 
 

4 Comments
 
bilsen bak / mengü yinçge 02/02/2009
9 Comments
 

bilsen bak

ararken kaybettim

sözü

bilmediğim başka dil

söylenen uyum içinde

tınısı yüreğime dokundu

kayboldu okunan

ararken farkı

bilmeden vazgeçmek

olmaz vardı bana

artık çok yok düşün

ürken

aklım buldu sevindi

yüreğim sürmelendi güzelce

çare delicesine sevmekti 
 

9 Comments
 
sü'rru / mengü yinçge 01/30/2009
4 Comments
 

Poppy  “kadınların karakteri yoktur” diye söze girmişti yine. Clementin soyundu. göz ucuyla yanındaki adama “erkek beğenmeyenler kız olarak ölecek” deyiverdi.

“kişilikte aykırı bir ilk çizmeyecek miydi Safa?” içtiği şaraptan ağzında yer bulan mantar kırıntılarını tükürmeden eline alıp incelerken garip bir tebessüm vardı dudaklarının kıyısında cevap beklemeyen soruyu sesli sorduğunu duyduğu an Onay’ın.

Özgür elleriyle bir şeyleri kovuşturur gibi hareketlerle tezgahtan aldığı kemik bardağa baktı. süs için mi kesilmişti bu diş? gecenin ertesinde uzaktan birbirlerine sarmaş dolaş haldeki dörtlüye baktı. fazlalık kendisiydi belki de. ne de olsa beşinci elemandı grupta. tekli. “yürüyüşe çıkmalıyım” dedi. dörtlü birbirlerinin ellerindeki şekillere dalmıştı çoktan.

“akşama neredeyiz biliyorsun?” seslenenin kim olduğu belirsizdi Özgür kapıyı hafifçe aralayıp dışarı çıkarken… 


Sü'rru’yu hatırladı elindeki makasla aynanın karşısında çıplak. posa dolu torbayı niye istemişti ki ondan. torba onun da değildi… 

dulun şarkısı

4 Comments
 
2024 / mengü yinçge 01/30/2009
11 Comments
 

- ebru kahveye gelecek.

- gelsin 


dur dur  kapatma ben de konuşacam.
peki canım öpüyorum bak geldi
 
Ebruuu beni aldatacağını bilirdim de bu kadar yakınımla aklıma gelmezdi güzelim.
   -baaaaaaahay! kııız napıon?

   -ne olsun canım hastaneden yeni geldim.

   -boy! ne ola hayırdır niye hastanedeydin ki?

   -hiç. olur ya kendini kurcalarsın.

   -he valla! peki nasısın var mı bişeyin

   - yok yok bişeyim.

   - aman çok şükür.

   -senden ne haber?

   - kız hiç sorma canoşum. servise çıktım resmen gelir gelmez. Sürru üstüme atladı oraya götür buraya getir. arkadaşlarım geliyor ben gidiyorum. bu arada Ayfer’ in babası ölmüş annemin marketten istedikleri var şimdi yoldayım. Ay dur şuraya nasıl park ediliodu.

   - sen nerdesin allaaşkına?

   -dedim ya yoldayım.

   -Allah iyiliğini versin

   -hıh park ettim.

   -güzelim işin varsa sonra konuşuruz. özledim de.

   -ay dur ben de özledim çok kötüydüm biliyor musun geçen hafta ölüyorum sandım.

   - sesin değişikti soramadım bende iş yerindeydim rahat doğru düzgün konuşamadım.

- olsun ben de aynen canın sağosun.seninki nası?

- son salgın elinde ikinci kitabı bitirmiş dün üçü okuyor bi de hepsini bulmuş yeni çıkanı da sipariş verecekmiş. bu ay seni çok kötü sömürdüm dedi

-o da başka bi çeşit sokma sen bunu kitapçılara

- hıı. Ayfer nası peki?

- ya nası olsun işte biliyodun onun babasıyla arasını. bi düğününe gelmişti en son. şimdi bizim gibi değil yani-

-evet

- O şimdi yaşayamadıklarını düşünüyor. yani yine de zor

- evet zor…

- ne bilim. kimi yaşadıklarını düşünür kimi yaşamadıklarını…

- bana baksana güzelim evdeyim gel bi kahveye istersen. soluklan biraz.

- tamam du bakalım. şu işlerimi bi yoluna koyiim. ama şimdi gelsem nerden bakarsan bi saat oturruz konuşuruz. yok ben eve gidim. annemleri Ayfer’lere götürmemi istedi babam. bilirsin Reşat’ı-

-peki o zaman sen işlerini ayarla ben evdeyim

-tamam belki onları bırakır Sürru’yu da alır gelirim

-  peki mikrop da hücresinde

- sen iyisin di mi?

- iyiyim. Ayten’le gerildik biraz. gel konuşuruz.

-kendine mukayyet ol kuzum dert etme…

-tamam güzelim hadi görüşürüz… 


-Ebru gelemedi. niye?

- evi idare etmesi gerekmiş ameliyat olduğu ayağı şişmiş –havadan- düşmüş kalmış

- hep böyle yapıyor. sen?

-hep değil. yürüyüşe çıkıyorum

-biraz evde otursan ne anlarsın bu yürüyüşlerden havaya bak yağmur çamur hem de bu havada hasta olacaksın

- korkma ölmem daha!

-senle de konuşulmuyor biraz laf dinlesen

-noldu yine?

- Nurdan’ın getirdiği halılar resmen bok içindeydi. öyle mi halı saklanır. çürümüş resmen temizlemekten canım çıktı.

-napacaksın?

-telefon açıp al bunu diyecem.

-yapma lütfen getirmiş vermiş-

- bunca zaman sonra!

- e senin işine gelmiyorsa Dilek’le Hüseyin’e sor belki onlara lazımdır.

-çocuk doğru söylüyor!

- bak bak oturduğu yerden yine bizi dinliyor!

-sen de yorulmuşsun! ben sorabilrim isteren.

- yok sen git sorarım ben

-peki hoşcakal.

-gecikme!

- elimden geleni yaparım! 


-duydun di mi can? bu çocuk kendini dinliyor yine!

-karışma biraz kendi haline bırak Ayten 


hoş geldiniz kaç kişisiniz?
kaç kişi görüyorsunuz?
hah! ıhm arkadaş başka gelecek var mı demek istedi
…
oturacak mısınız?
hayır iyi günler
…
yağmur çiseliyor. 


***

11 Comments
 
kısa devre hayat / mengü yinçge 01/20/2009
1 Comment
 

-       hayatta ne çok alan var ya!

-       çok

-       bi de veren olsa

-       manyak!

***

    - katil olabilirim!

    - ben de geğirebilirim…

***

-       hey, yarabbim, şu güldüklerine bak!

-       ne o dün gülüyodun nen kalktı ki

-       dün üç dakika gibiydi ama

-       hay senin üç dakkana

***
amaaan diye geçiriyorum içimden
ses çıkmıyor
yazacak kalmamış
yakacak yok kiminde
kiminde hiç vardı hep
hiç yoktu kiminde edep

     ***
çeyrek çekerek bir sesin ismine
şarkı dinleyip anlatmak dinle
elde yok avuçta yok hesabına
sorulan sadaka o da bende yok

(anlamak
anlatmakmış
kesss
a be stir)

***
üç dakika daha açık kalacak kapı
ne olur bilmiyorum
şimdi bekliyorum
şimdi sadece üç dakika buradayım

1 Comment
 
pervaz / mengü yinçge 01/19/2009
7 Comments
 

yeterince beklersen içine yer ediyor uzaklık. kabul etmesen de katlanıyorsun ayrılığa. unutmuyorsun da hep gönlünde ve aklında. sevmediğinden de değil. sevmek zaten yalandı. başkaları oyun oynarken sahipsiz bir karabaş gibi bir kez daha başın çevirip bakıyorsun içten dost olduğun mahalleliye. ortalıkda olmasa da kulağın ardı kan revan içinde. çarpan sadece oyunda bir çakıl taşı olsa bile. it gibi içine yer ediyor. alış veriş yoktu. bu sadece bir oyun. yara aldın. zira aç bilâç oradaydın.

sonrası alışıyorsun anı taşımaya her yeni dost olduğuna.

anarşi mi fark etmez 
 


***

baktım toparlayamayacağım ve hatta toparlamak istemiyorum yaz dedim “pervaz” tefsiriyle. 
  
bir kitabın heyecanıyla galeyana gelip kendimden geçip yazdıydım. yazıyı noktaladıktan sonra yine aklıma geldiği gibi sondaki kelimeleri ekledim. bilmiyorum aklıma düştüğü gibi yazdım. hiçbir noktalama işareti de yakıştıramadım sondaki dört kelimeye. bir doğruluk hissi var sadece. sebep hissime ne edeyim… 
 hayatıma çarpanlar, canıma değenler 


(özelikle tarakkadaki festival express'de "the band" grubunun 'the weight' adlı şarkısına çoşup kendimi kaybetim. yeni değil) ve yaşamakta olduğum ayrılıklar. (yine "the last waltz"ı hatırlayıp - martin scorsese'nin "the band" ile ilgili filmi yahut belgeseli- bazı bölümlerini you tube da kendimi paralarcasına bulup içlerinde debelendim) 

düşündüğüm "geç kalmışlık" hususu. ah dedim işte buna. bunu neden unuttum. uzakta ve eski başka bir canın pervasına can havliyle yazmaya başlarken esas hissim bu idi. daha fazla geç kalmadan ele güne küsmeden bir kaç satır aklıma düşende şiddetle karaladığım saçmalığın özellikleri içine bunu da bulaştıraydım.  
  
iyi kötü. hissim ve fikrim paylaşmayı özledim. gönlümden geçtiği rahatlıkta, şiddette dile getiremediğimi düşünüyorum. yollamıyorum. 
bir an oldu bitti baktım yazıyı yolladım.  
kendime verdiğim bir sözü tutmadım yahut tutamadım. sözünü ettiğim kitabın tamamını okuyanda kitabı tanıtmak ve dokunanlar hesabına da eskiden yeniden bir kaç şiirim eklerim şeklinde bir yazı düşünmüştüm. aşağıda kitabın kendisi tanıttığı bir kısım.


baktım sabrım yetmedi. şiir dediklerimden bikaç tane astım sona. (rezillik reklam bu.)

can acısı başka ruhun ciğerin başka. 
  
eksik hep birşeyler eksik ve mahrumiyet hissi hakim epeyce. deli deli dökülmeme nice sebep. sahipsiz olmak iyi de eşsiz mana hırthış eyler beynimi.


bi de şu filmlerdeki hayvanlar. son değildir eminim de son izlediklerimden “no country for old men” deki Llewelyn Moss adamının vurmaya çalıştığı geyik, sonrası mal hesabı kapışmasından yaralı kurtulan kara köpek, “dear hunter” daki ceylan, “mad dog and glory”de yolun ortasında gece yarısı gezinen ceylan. nedir bu hayvanların hali. hayatı onların gözlerinden yada gözlerinde görmeye başlar oldum sanki. bir de “no guts no glory” diyen Mike hayvanı var yine “mad dog and glory” filminde o ayrı. dağaldım hepten. yarımyamalak ve dağanık bırakıyorum bir müddet. kendime küfredip ve de tüm küfürleri peşinen lütuf kabul edip “pervaz” mevzu bahsi bırakıp huzurunuzdan ayrılıyorum. 
 ***


“Ben Güneydoğuda kamptayken bir adam vardı – böyle bir şeyi ilk defa görmüştüm. Hava gemisinin motorunda bir bozukluk vardı, kalkarken çakılıp ateş aldı. Adamı çıkardıklarında

tümüyle yanmıştı. İki saat yaşadı. Kurtarılamazdı. O kadar uzun yaşaması için; o iki saat için hiçbir neden yoku. Sahilden uyuşturucu ilaç getirmelerini bekliyorduk. Birkaç kızla beraber onun yanında kaldık, uçağı yükleyen ekipteydik. Hiç doktor yoktu. Orada kalıp onun yanında olmanın dışında bir şey yapamıyordunuz. Şoka girmişti, ama çoğunlukla kendindeydi. Çok acı çekiyordu, özellikle ellerinden – bedeninin geri kalanının tümüyle yandığını bildiğini  sanmıyorum, acının çoğunu ellerinde hissediyordu. Rahatlatmak için ona dokunamıyordunuz, dokunduğunuzda deri ve et elinizde kalıyordu, o da çığlığı basıyordu. Onun için hiçbir şey yapamıyordunuz. Yapılacak hiçbir şey yoktu. Belki orada olduğumuzun farkındaydı, bilmiyorum. Ona yararı olmadı. Onun için hiçbir şey yapamıyordunuz. O anda şunu anladım… hiç kimse için hiçbir şey yapamayacağımızı… anlıyor musunuz… birbirimizi kurtaramayız. Kendimizi de.” 

“Ne kalıyor geriye o zaman? soyutlanma ve umutsuzluk mu? Kardeşliği yadsıyorsun, Shevek!” 

“Hayır- hayır, yadsımıyorum. Gerçek kardeşlikten ne anladığımı söylemeye çalışıyorum. Gerçek kardeşlik – paylaşılan acıda başlıyor.”

“O halde nerede bitiyor?”

“Bilmiyorum. Henüz bilmiyorum.”

…

“Ey yeni doğmuş anarşi, sonsuz vaat

sonsuz dikkat

dinliyorum, dinliyorum gecede

gece kadar derin beşiğin yanı başında

çocuk iyi mi diye”

(“Mülksüzler” – Ursula K Leguin)

***

gördüğün gözyaşları yalan

hıçkırıklarla ağlayamadığımsa

sözle anlatsam gidiyor giden

kalan acısı ciğerim yakıyor

el oğlu deme ta gözüme bakıyor

kalbi durmuş anası ağıt yakıyor

***

nazenin bir söz

hatrımda sayısız unuttuklarım

geçen sözlere göz devirdim

hepsi benden kaçmışlar

bendeki yok artık sayıp dökmüşüm

hepsi senin beden yok olmuş

takı taktım hayata gerdek gecesinde

yüz görümlüğüm azda nazar

tamah etme öğretilmez ise

sahibsiz kalıba boşa kan dökülmez

gözlerim nuru yüzeyinde derinden

akarsu pırıl pırıl temizinden

bembeyaz ayazda kalmışım

sabit değişmiş gölgeye sığınmışım

aydınlıksa ecel daha erken

saklanmışım…

***

kompozisyon çizgisinde

çuvalladı amfi

seees!

seslenen yerinde çalıştı

teknoloji kırıldı onca

iyi niyet miş kuvvet ve ehemmiyetle

vahim

bilmem dinler ha faşistler

enerji ve güç ya amaç

özgürlük sıyırdı kurmalı ellerde

müdahil el etek öpmeden

***

Ahsen be döndün

gün geçer bahar etrin eser

bene bakmaz sene geçer

hiç yoksa ölüme bir dua der

elif sesi başta ona a ferin

***

söz mü?

söz!

…

biz gideriz zaman dinlenir 


söz mü?

söz!

…

umudumuz doğar ölüm beklenir 


söz mü?

söz!

…

uslu işler gönül demlenir 


söz mü?

söz!

…

inan taşlı toprak bellenir 


söz mü?

söz!

…

ala oku kır oku güven beklenir 


söz mü?

söz!

…

el alkışlar ayak koşar terslenir 


söz mü?

söz!

…

kalb uslu akıl deli dilenir 


söz mü?

söz!

…

sus gidi dünya dillenir 


söz mü?

söz!

…

susarız bir yudumda kablar şenlenir 


söz mü?

söz!

…

göz göre göre öğrenir 


***

kazma ile dövmek lazım

ağız dolusu sövmek lazım

gönül dolusu sevmek lazım

kıt olmasın bozulmasın daralmasın yar

***

http://www.yasaktube.com/izle.php?tag=the+band&type=tag&video_id=nJXc0NRCmRQ 


ezik hissettim linksiz minksiz. şunu iliştireyim dedim. bi de “the last waltz” da “the weight”i staple singers’la dinlemek var the band ile. 

7 Comments
 
gülümse / mengü yinçge 09/20/2008
7 Comments
 

benim bir tane etegim var
ne zaman onu giysem
ruzgar cıkar yagmur baslar
şiir yazarım
dedi guldu kız.

7 Comments
 
bir günce / mengü yinçge 07/26/2008
7 Comments
 

-          günaydın.

-          efendim ne dedin?

-          günaydın, günaydın.

-          bak İsmihan dün gece yine ikilere üçlere kadar yatmadın, uyumadın.

-          Siz bunu demekten vazgeçmeyeceksiniz, ben de size bir şey diyemeyeceğim.

-          ….(sigara içiyor oturmuş balkon kapısına koca kalp hastası!)

-          … (kahve yapıyor daha bir yüzünü görmemiş daha küçük kalp hastası)

-          erkencisin! (koca adam)

-          ne erkencisi saat 9.00 a.m. olmuş!

-          çayın altını söndürmemişsin.

-          sen söndür. kız da belki uyanır içer diye yanık bıraktım sıcak kalsın diye.

-          kızım bana oradan kuru kayısı versene

-          yeter. bak yine çok yedin! ne diyor doktorlar en fazla bir iki tane. sen beşini birden yedin. şekerin çıkacak!

-          tamam canım başka yemeyeceğim ki

-          hep aynı!

-           ….( konuşurlar. koca ve karılar)

-          ne konuştuğunuzu anlamadım.

-          öğleden sonra bankaya gidecem diyor emekli maaşını almaya

-          sabahtan  sıcak oluyor gece kaldık şimdi.

-          anladım. kolay gelsin.

-          …(yüzüne baktım. tam sigarasından son bi fırt çekmişti. artık ne idiyse yüzüm taklidimi yapıp kendince, - “ööö! sabah sabah ne terslendin bana!” deyiverdi.

-          …(kanım dondu.)  

ne terslenmesi Allah aşkına. (suratıma ökenmişti. canımı yaktın be anne.  bari bunu sen yapmayaydın sabah sabah).

odama geçtim. sigaramdan derin bir nefes çekip oturduğumda ağlıyordum yine. düşündüm hiç istemeden. canım anom! o sadece beni düşünmüştü. ben de salakça –akıllıyım ya – ona cevap dizdiydim kibarca bişey demeyeceğim size diye. halen öğrenememiştim sana cevap vermemem gerektiğini bu yaşımda, sen halen beni bildiğince düşünürken. bir de “ne terslenmesi ya” dediğimde tastamam “özür dilerim” demiştin hemen.

nedir bu. ay halimde değilim. suratım allak bullak. hamım tam değil yarımım.

her yeni bir günde göreyim seni anne.

uyusam uyumasam yüzüm halim hakkın var.

sessizce bilirsin özür dilerim anne

25.07.08 – sabah

Öğle – 25.07.8

“love is like a faucet…” şeklinde canlanan cümlesinde şarkının kendi kendime yüreğime verdiğim ve aldığım tonundan bir de baktım ki usul usul mırıldanıyorum sözsüz seslerle. hem de mutluyum acı içinde olduğumu bilmeme rağmen.

yüzümde bir garip gülümseme kalktım yerimden. nasıl hatırladım. unutmadığıma şaştım. demiştin usul usul tekrar et bir mantra gibi sevdiğin sesleri örnek salmıştın. şimdi buraya yazamam anlamsız sesler dizesi dediklerini. “ ancak tekrar ede ede terennüm eder doğaçlarsın bir duyguyu” demiştin kendince de ben bildiğim gibi anlattım.

mutfağa vardığımda doğaçlamamın duyulmadığını biliyordum evde. aniden onlar da can diye bildiklerim aklıma düştü. eyvah sabahı atlamış kahvaltı sunmamıştım Balık ve Mambo’ya.

aylar olmuştu ilki geleli. hediye Mambo. dans eden bi kadının sevdiği bir öğrencisine ayrılacağını söylediği vakit “bereket” diye düşünüp verdiği yadigar bi zamana kadar. O halen yaşar.

Balık’tan önce bir türlü isim verdiğimiz başka bir tanesi birkaç gün içinde gitmişti. üzüldüydüm. yeni bir tane seçtim. Mambo yalnız kalmasın. hem bir de bereket vardı aklımın bir kenarında diye. bu nasıl hesap ya Rab!

günler geçti isim düşündük. Mambo çok özeldi. hediye ismiyle gelmişti ve bereket getiren güzel niyeti. bulamadık bir isim fazla da düşünmedik beraberce. çocuk çocuktu işte pek umursamadı. bilirdi.  bakacak bir anne uzaktan yakından izleyip canı isteyince sevecek kendisi vardı.

güldü bakıcının yılgınlıkta komikliğine “bunun da adı Balık olsun” dediğinde ve döndü aksatmadan ve ilk kez “merhaba Balık, canııım hoş geldin” deyip gitti. ilk gördüğünde “a! merhaba” demişti sadece.

yem yemek vermemiştim sabah erkenden kahvemi içtim. erken de değildi ya geç uyanmıştım. neyse şimdi hatırladım ya hep bir  zaman hatırlarım çok şükür de sevdiklerim beslerim ölmesinler açlıktan diye. zati su içinde su onların hayatları için de.sevmek ihtiyacım. ihtiyacım olanı besliyorum işte.

 “merhaba canlar, canoşlar” biri sevimli biri deyiş değil af diler halimle elimde yemek kutuları yaklaştım yanlarına. daha suya da selam vermeden – ki su ile konuşurum ben iyi diye bilirim iyi gelir bilirim- gördüğüme inanmak istemezken yüreğimin paresi gitti yerinden gördüğümü görünce.

Mambo sürtünüyor mu ne ya da iteliyor. omuz mu vermek istiyor bir ölüyü yüzdürmeye çalışırken. bunu nice sonra – birkaç saat anca – düşündüm. kendi halinde yüzüyor. başka olamazdı. belki Mambo bir cevap arıyordu yahut hal soramadığı bir sualdi.

mekanik göründü hareketlerim.

hiçbir şey olmamış gibi her zaman dediğimi içimden geçirdim sessizce. “gelin bakalım önce suyu değiştirelim. dinlenmiş ve sizce taptaze bence kırk sekiz saatlik yeni eski suyu. sonra yeminizi verelim.” bize bak nasılda konuşuruz! Mambo derinlere daldı. yukarı baktı. sanki anladı. bir ihtimal hep biliyordu. Balık bir zaman derinlere dalamayacaktı.

önce Balık’ı çıkardım kavanozdan. ustalaşmıştım bu durumda iki can bir olduğu zamanlarda kendi kendilerine yerli yerinde tekrardan tekrarlamadan bir daldırdığımda kavanoza kepçeye ikisini birden almayı usulca bilirdim.

şimdi bir can gider bir can kalır anıydı.

beyaz akan kağıdı çektim yatağından bolca ve yeşil kepçeden yavaşca  elimdeki kefenine yatırıp yere koydum. ne kefen ama! tuvalet kağıdı!

suyu değiştim. kavanozu salondaki masanın üzerine yerleştirdim.

döndüm. geldim biraz daha kağıda sardım. alı pulu tülü elime değmesin istedim. dayanamam.

ağırlığını hissetmek istemedim de nafile. su kaldırdı seni toprağa attı. “at ve çek sifonu gitsin” diyen olmadı çok şükür bizim evde.

titrek olduğu anlaşılmayan bir sesle seslendim “ben banyoya giriyorum” diye. koşa koşa ağladım gizlice. nelere dua etmedim ki! sadece bedenim yıkandı. yetmedi gözyaşlarım ruhuma.

giyindim. bıraktığım yerden aldım onu.

mutfağa gittim.” anne balık ölmüş” dedim. anneanne “ hangisi?” dedi.

 “-Balık!”

 “ha! şu yenisi. yazık. ne yapalım. bunların ömrü kısa üzülme. çöpe koy” dedi.

dediğini aksatmadan yerine getirirken o konuşuyordu hala üzülmeyeyim diye.

 “- abartma canım kızartıp yiyoruz, düşünüyor musun? ben sessizce bilip bilmediğimi düşünüyordum.

“bir şey kendine sıfat olamaz” ne demek?

Ah diyemem artık. durdum. “ismi ile gelen ismi ile gider” dedim kendi kendime. ve uygundu ölen yeniye doğrusu “Candan” demek.

isimsiz gelip gitse de o can yaşamış ve can ölmüştü. görmüştüm bunu yaşayan Mambo’da.

şarkının sonuyla iç geçirdim. “…çeşme açık mı düşündüğün bazı an çoktan kapanıp gitmiştir.”

25.07.08 erken akşam

-çok okuma kızım gözün yorulur!

- okula gittim diye ben çok okumadım ki anne. memleket Türkiye. Türküm Türk hissimden içeri.

geç gece 25.07.08

“benim gençlik yaşamak gibi bir lüksüm yok. olmadı.ne kazanırsam aileme yollarım. helal olsun, az olsun.” dediğinde hüngür hüngür ağlayamadım evde efkarımdan rahatsız olmasın ahali diye. belgeseldi izlediğim trt2’de. “ bekar evleri” (istanbul’da bilmediğimi gördüm). nasıl olur bu bilmediğimi görünce sever sevinirdim ya. yalan değil gördüğüm canı sevdim. utanmadan halini diyenden sevgime sebep sevindim. anlattığı yürek kanım çekti kendine. ağladığım şaşırtmasın.

Sınırda zaman problemini yakalamak rötarsız mı demek olur? idari reform vaktinde reform mudur? Karşıt güçler dengesi  demokrasi değil midir? Söz hakkı eşit mücadele sisteminde farklılıklar mücadelesi mi hiçe sayılır? Batıla cinler yaratılmaz mı? kürt cini alevi cini, İslam cini. Korkunun ecele faydası yoktur da farklı olandan ve farkında olandan mı korkulur?  Otoriter demokrasiden çıkılmalıdır. Elit güçlerin demokrasisi halk için iyi olanı mı bilir?  tek kimlik ile demokrasi olmaz! dedikleri zehir zerki midir değil midir? gurbeti yıllarca yaşayan kaç kimlik bilir? hangi din bütünlüğünde birleştirmeye çağırmaz, çalışmaz?

az bildiğimi söyler bilmediğimi sual etmek isterim. kime iyi kime kötü halim.

Kazimir Malevich .düzeni bozanlara bak. zorda değer bilip değer katıp satmalı diyeni satıyorlar. bunu anladım okuduğum bu. ya yanlışsa! sosyal sınıfların çatışmasında küreselleşmek karmaşasında “neo” ların altında kaybolmuyor mu modern devrimler?  ne o liberalizm, yaşasın neo muhafazakarlık mı diyelim? Kim modern alan daralmıyor derse gösterebilir mi bana dünya da bir tane emekçi işçi hareket şimdi. bilmiyorum bunu gerçekten bilmiyorum. belki buna az vardır. dilerim.

bir iki isimde değişmezim. didik didik didiklendiğim. dini dili ırkı ahlakı cinsi cibiliyeti ve hatta insanlığı daha ne olabilirse. olabildiğince sıradan ve farklı.

tutup bir şiirimin yarısından yazsam. gönülden sevdiğine ahlakta hayır demeyi bilmeyen anlamaz. yanlış anlar. üstüne alınır durduk yerde. pis muhafazakar sahtekar der bana. ne diyeyim yok işte başı. tam değil hamım ve olan yarım benim olduğumca.

yaşadığım dokunduğum hayattan, anlattığım hatırlayıp unutmadıklarımdan eskiden yeniden.

kalan duygu bu:
…

sevgilin mahmur mahmur sordu

daha uyumuyor musunuz

kızdı şakadan ciddi

niye bensiz konuşuyorsunuz

uyumuyoruz!

bilemedi çocuk onunla olduğumuzu

gitti yattı.

zaman bu zaman düzine ay vakti evvel

konu kanserdi.

yaşandık denen kırıntılardan

yaşanmamış denen uzun bir an

gözün gözümde ateşti

bilirsin ya

ölürken demek isterim

ben yaşadım ve şimdi yaşarım.

idam sabahı sevdiğim anarşist gibi

bilirsin bizi

yine resmini çiz sen

ben yazayım şiiri

çalsın davulcu uzakta

hep sevdiğin

hep sevdiğim

hep sevdiği

yaşadık!

edebimizle

ölünceye dek yaşamak!

bir ihtimal

başarmak var…

yazdığıma yazmadığıma yanar ağlarım sönmem bir türlü sebep yek. geçmişimi topladım çoktan yok saydım. iyi bildiklerimi tekrara daldım deli sayarlar. laf uzun hayat zor. güzel değerini ister. zor. ticaretten anlamam.

apolitik olma hakkım yok mu? güzel ekonomik olmamalı demek isterim. dedim. ne olur! güzel abartılı değildir. sadece güzelliktir abartılan. duyguda muhafaza çabam da bundandır.

nasıl yavaş nası yavaş gelişiyor anlayışlar. hızlı da düşünürüz hani. nerede uygulamalar. inimden çıktım ayıyım da yılan diye karalanmak olmasa.

şimdi. kadans ve doğaçlamadan bir alıntı. duygusuzluğu yüklemek istediğim makam kısmı.

“tüm sevgi duygularımı unutmaya çalışıyorum

damla damla yüzümde yuvarlanan göz yaşlarımda”

bir şarkıda yaşatırken sözünü kim istemez tek ve evrensel isyanını yahut oturmuş duasını dile getirmeyi.

az bildiğini bilen der ki

“bunun gibi bir şarkı yazmayı gerektiren bir durumu oluşturan koşullara inanmıyorum”.

(ve bence bu haklı inancında tanrıyı öldürüp yeniden yaratır kendi inancında- burada belki duyduğum az idi, ürkek bir bilemedim iki üç kişi alkışladı hamı insanca.)

“iyisi mi alkışlayın! kahretmesin. neniz var!” seslenip ahir evvel başta diyor:

bunu- şarkıyı- biliyorsunuz. tamam. bir kural olarak. ancak bizi birbirimize yardımda bir araya getirir ve biz gerçekleştiririz(yaparız bunu) ve o r t a y a ( meydana ) geliriz. sevgi duygularımızı unuttuğumuz yere. siz bana yardım edeceksiniz ha!

( bu az da davet ne teklif ne yakarıştır. sade güzelliğin ifadesi incitmesin niyetinedir.

usul ton çekiyor, kendine ayar tutuyor anladığım bu. sonra son gibi görünse de bana başlangıcı iyice işaret ediyor anlatıyor.)

söz evvelden ahir:

“söz ne diyebilirse desin

hangi gün olursa olsun

onlar ne derse desin

ne oluşturursa ya da yaparsa yapsın

ilaçlar ne yapabilirse

veyahut şarkılar

ya da insanlar

ne yapabilirse

veya makinalar (tüfekler)

size ne yapacaklarsa

siz burada kalbimde

kalacak yerleşeceksiniz

benim her zaman duygularım olacak

hiçbir şey bunu yıkamayacak

yıkamayacak nedeni biliyorum

ki bu hepsi bu temelde

…

sizin için”

veya denebilir:

“çünkü siz

…” ( sustuğunda sevmeyi sevdiğini düşünen kalbim ağlıyor)

işte akor tutmuş vurmalı çalgı diye bilinmez piyanosunda kendisi ile vahşi ehli olmuş robinson’un asaleti eşliğinde çalıyor söylüyor yaşatıyor diyar diyar can diyor.

gece sabaha kavuşurken yazılmış bu seri yazı sahipsiz değildir. satılamaz çalınamaz yarımdır. benimdir. belki adım altı çizili ve belki rengi mavi. sunmadan alınmıyor alıp vermekle bir alamadığım yok. izzet ikram olsun hoş görene. güzel hisse hitap etmez ise verin soğukta çöplüklerde gezenlere yakıp ellerini ısıtsınlar.

şimdi değişen iyiyse iyice şekil değişir yol gelişir. bir başka şarkıda güler yüzü inleyenin “tenine dokunmamak değil sebebi cana şarkı söylemenin” dediği de budur bence kötüyü anlatırken. tabii kime göre?

her şeye rağmen ve bana göre epeyce yazdım. benden benden çok istendi. zorlandım yazdım. benden çok olandan haddim bildim bilmedim misal saydım.

inanın inanmayın kendi duyguma vardım:

ciğerimi saldım havaya

tüten dağ başında kül oldum dedi

yüreğimi serdim ortaya

ölen sahibimdir aşkı bin bir sayarım dedi

26.07.08 –  04:45 mengü aka RSK

ötesi aynı. sevdiğini test etmemeli dediydi saydığım yaşlı bir kişi. sebebi de dediydi.

-          meli – malı malıyım dedim. zorda öğrenirim. denedim. sevgim çıktı karşıma.

kurumadı gözyaşlarım dünya

yerli yerinde

ağlamak lüksüm yok

görünmüyor içre akıttığım damlalar

görmesin duymasın ahali

gocunmasın çocuklar

ey naçar koca sıfatını sevdiğim

sevdikçe elden gittiğim

eskisi yeni güzel dünya

duy derim dinlemezsin

bak derim görmezsin

dur derim dönersin

ey yalan başka ölüm var dünya

sevmesen de severim

aşkın elinden nice yanlışlar bildim

aşkım aşıkım dünya

desem demesem bir

yeniden tek kar

ve tekrar geberir giderim

şimdi ağlamasam da bir daha

yine eskisi gibi

gülsem şimdi yepyeni

istesen istemesen bir

seven benim

sevenin benim

bari sakın sorma çektiğim

gözün gözüme sürme

“neye gülersin?”

ağlamadığım yalan

sevdiğim gerçek dünya.

bende zordan doğan çeşitli şiir dediğim anı yazılarımdan ayrılmadan onların sahibi olmadığımı düşünüyorum. özenerek ve titizlikle içim titrese de gözbebeğine içimden büyütüp yürüyen çocuk gibi giden bendeki tershaneden.

başka limanlara uğrayacak da öğrenecek.

derdim kendimle. lisanım sürçtü ise affola. yavaş, bir defada yazıyorum ve harf harf okuyorum ve bu benim için hızlı. kusur noksan olmazsa deliliktir bu başka birşey değil.

7 Comments
 
iş günü bilgisi düzen / mengü yinçge 07/12/2008
7 Comments
 

Dümbeleğe dönmüş dübüründe hayatın acizena algılayışlarla bu ne ritimdir ya mesela yücesi musalla taşında yıkanmaya meyletmiş dünyanın ahlakında ahlak edeb adabına aykırı arayışlar yayından portturulmuşken ayarsız gerdiren ellerde yayı kopmuş ok-yay savunmasız silahından götü de tüysüz kalmış keskin çubukların salınımsız ayak dibine düşüşlerinde ritmik önceden sezinleyişlere öykünen şahsını arayan benliğin esin duyduklarından sebeplenmiş dünden yollu aklı Hattori Hanzo özel siparişi katanasını güneyin mahallelisinin kidosundan bulamayacağının dehşetli idrakında karar vermiş kamikaze dalışlara milton’ın kaybolan cennetini cehennemin ateşinden taze çalmış diliyle yalamaya elvermiş yalama durumuyla daldan geçtim yazıya.

-Bu ne duman? ekmekci fırını mı yanan yoksa tazeliği de bilinmez mangalda kül bırakmamış yanık etin havaya sinen kokusunda ciğer tavanın yağına banan mı var? Hade be.

Utanmaz. Sen eskinin yenisi halinde Veysel’i de sorguladın ya bugün! La başka suale değer nasip bir kapı mı bulamadın da bunalıp bulandın rezilin en şereflisinden kaybedenin en iyisinin dibine yanaşma seni. Aklın pezevekliine dünden tecrübesiz yürek soyunmuş pamuk gibi götüne sıkışmış birkaç kağıt son dua hazırlığı niyetine ayağa kalkmış ellerin ellerinde maaş marş marş!

Sonra pek güzel düşünüp demişsin böbürlenmemişmişsin ayara gelir gelmez aklının fiskülünde:

paha biçersin güzelliğime

bende değer olmasa

rahat bırak güzelliğimi

ne beş pul ne on para

değil ham mal olmaz hak meta

aşkına değer mi

bendeki pahasız

güzellik olmasa


-yetmiş mi bu sana? yok! hadi bir de yeniden dene. pekiyi uysalım benim:

aşkın mı olmasa

var öz kıymetim gör men

rahat güzelliğim dokun olmaz

güzelce doğasında

kalır mı değeri aşkın

paha biçende pervazsız akıl

gönlünü piçe saydırır

bilmez is e bir damlayı od a yandırır


-oldu mu şimdi? Başın göğe erdi mi? söyledi yoh!  la ne pis bi şaka 15’inden kalma. (iç ses diyalog kopmuş abe burada daa başlamadan)

-ne peki?

-ne mi?

-evet!

-Sikindirik bir iş günü geçirdim de. Bu tanım epey tanıdık olabilir. Az eskiden daha yalandan büyümeden arkadaş ahvalinde içten samimi iken iş bu durumlara cinsi erbabımızla namütenasip bir ifadeynen  “beyin amcıklaması” der idik. Açıklayıcı olsun istedim kan rehvan içinde.
 
 


-Son sözün var mı?

-Daha diil

-Eee?

-şölee :

“neye yarar ulen aşkın bana

aşık Veysel olmadıkça”

-bu koku da ne?

-Abooo laf çok anlattığın diyosan hade kafiye hatırı saysak derilict bir bok


-Kısa kes bu sen misin?

- bu sen dediğin benim desem kıvamında cacık olur kelam

-eee?

-e si şu: E B ( yarım akor mu bu ne la!) taam taam şudur:


- ( “sus” sükut de da. süs deyip farbalaya sarmış meydan…) İş günü bilgisi diye bişi yoktur ortalık boş kelam ile doludur. Ancak itina ile katlanılır: dayanılır dayattırılır, uzatılır uzattırılır vs daha muhtelif tekniklerde tanımlar bünyenin doğasına sosyallikte ecnebilik çeken haller kimsenin gözüne görünmez dötüne batmaz mivalinde seyreder. .


- Son isteğin?

- ölmiim be abe!

- hasssssssss…!

- tamam dua edelum

-…

-…

-Kes artık çek git buradan git yat.

-son bişi?

-cidden mi?

-yok sadece paylaşım babında abe izin ver Allah rızası deyim

-la havle… de hade şimdi de .


-ŞEREFE

gözümün nurundan

akan sicim

gözyaşlarım

aydınlatırken kör karanlığı

ne yol ne geçit var

aymaz gibi karanlığa

kararan gözümdür

gönlüm değil kararttığım

kabil kabul

olsa olsa

el verir

bir zahmet vücuda

çekinmeden uzanıp

şerefe hayata.
 
 


-ne bu sarhoş musun?

-yok be yav olsam derim:


“sarhoşum

içmek istemiyorum artık

başım uğul uğul

gönlüm sevişmek istiyor artık”


-güzel! Bitti mi?

-“sıçtın mı” gibi oldu bu ha!


-ne dir bu koku pekiyi?

-bilmiyorum. belki de bilmediğimin ince hem de güzel oduna yanarım her uykuya dalışta arda kalan aradığıma. çıkar sessizliğin sesi ve yanar ha yanar sandal ağacının tütsü kokusunda o damda ateşe sarılırken ben sevgili sen uykuya.

- bu hangi akor?

-bilmiyorum. ben deyim minör artık yedili, sen de bozuk düzen.

-git zıbar gebermeyesice! sallama!

-eyvallah.


(münferit şer-i ahvalden durum raporu. tecellisi boşlukta hoşluk ola.)


7 Comments
 
Forward >>

    RSS Feed

    etiket
    aradığını tetkik et

    All

    1 Dm
    1 Mengu Yncg
    100
    13
    165537
    186
    1967
    1980
    1982
    1absence Of Mind
    1amarat
    1aom
    1apartman Topuk
    1arrogante Hombre
    1basar Yinan
    1benbey
    1bitchcraft
    1buddhala
    1ca
    1deja Vu
    1dejavu
    1enver
    1ersin
    1happy
    1inan6666
    1internet Cafee
    1internetcafee
    1jagged
    1kimsu
    1kopanisti
    1kuruvaze
    1mb
    1mefkud
    1mengu Yince
    1mengu Yincge
    1mengu Yncge
    1menguyincge
    1monique
    1nevdalist
    1nevi Tur
    1reasonablemans
    1rebecca
    1sahlanan Koc
    1sedaflora
    1shadowy
    1silky Kata
    1silkykata
    1suphi
    1untouchable Zen
    1untouchablezen
    1veronique
    1wassago2000
    2003
    5736
    66
    6666
    74
    A2m
    Aaron Koblin
    Abese Irca
    Acele
    Aci
    Aci Vatan
    Acilim
    Acupuncture
    Adacayi
    Adalet
    Adam
    Adem
    Adrenalin
    Afrika
    Afyon
    Ahiret
    Ahmet Hasim
    Aikido
    Ajda Pekkan
    Akepe
    Akil
    Akira Kurosawa
    Akl
    Aksam
    Alacakaranlk
    Alamanci
    Algorithm
    Allah
    Allame
    Alman
    Alternatif
    Alternatif Enerji
    Ambiguity
    America
    American Way
    Amerika
    Amiga
    Amsm
    Amstrad
    Anagram
    Analturk
    Anavatan
    Andeyener
    Andy Warhol
    Angel Dark
    Anonim
    Ant
    Apple
    Ara
    Arabica
    Arap
    Armin
    Arminia
    Arsenik
    Art
    Artist
    Asemic
    Asi
    Ask
    Asker
    Askerlik
    Asphyxation
    Ass
    Assange
    Asstomouth
    Astronomi
    Ataturk
    Atom
    Atonal
    Atropine
    Autogyro
    Avrupa
    Ayak
    Ayca Sen Baskan Pusu
    Aziz Nesin
    Azot
    Baby700
    Badem
    Bahar
    Balistik
    Ballard
    Barcelona
    Barrack Obama
    Basa Dolanan Derman
    Bayezid
    Baykal
    Bbc
    Bdsm
    Bean
    Beast
    Beauty
    Bedri Rahmi Eyuboglu
    Beer
    Bekir
    Benbey
    Bengi
    Benimle Oynar Msn
    Ber
    Berj
    Berlin
    Bermuda
    Best Fucking Whore
    Beste
    Beyaz
    Bielefeld
    Big Wet Asses
    Bilbo Baggins
    Bilimsel
    Bill Gates
    Billur
    Bir Zamanlar
    Bitch
    Blog
    Bmw
    Bob Dylan
    Bobele
    Bodrum
    Bodur
    Boeing
    Bohemian
    Bold
    Bondage
    Bonham
    Booty
    Booze
    Borges
    Bosphorus
    Bottom
    Bra
    Brasil
    Brezilya
    Brokoli
    Bu
    Buda
    Buddha
    Budism
    Budizm
    Burak Arikan
    Buz
    C64
    Cable
    Cafee
    Cam
    Canavar
    Capitalism
    Cat
    Catalkuyruk
    Cebrail
    Ceket
    Celik
    Cember
    Cemil Meri
    Cengelkoy
    Cengiz Han
    Censor
    Censored
    Cevap
    Cevre
    Chaos
    Charles
    Charles Manson
    Charlie Boorman
    Charlie Chaplin
    Chelsea Girls
    Chillum
    Chivas Regal
    Chp
    Christina
    Cingene
    Cinnamon
    Cinsicima
    City Planning
    Cock
    Cockring
    Cocuk
    Codex
    Coffee
    Cold
    Coluche
    Commodore
    Computer
    Concert
    Conservative
    Contes
    Contraliterature
    Contrast
    Copy
    Counter Steering
    Creation
    Crime
    Crowley
    Css
    Cumhuriyet
    Cypher
    Czech
    Daf
    Daire
    Dakika
    Damla
    Dan Brown
    Dans
    Darphane
    Data
    Datura
    Davet
    David Bowie
    Davul
    Death
    Debriyaj
    Dedikodu
    Deleuze
    Deli
    Dem
    Demokrasi
    Denge
    Denklem
    Depeche Mode
    Dergi
    Derriere
    Deutschland
    Deve
    Devlet
    Devrim
    Diesel
    Dikis
    Dilber Ay
    Din
    Diskur
    Diy
    Diyarbakir
    Dnya
    Dog
    Doggystyle
    Dogu Turkistan
    Domates
    Dondurma
    Dope
    Dot
    Dracula
    Dream
    Dua
    Dugme
    Dunia
    Dunya
    Durum
    Dystopia
    Ebony Bones
    Eddie Veder
    Edward Witten
    Effort
    E Kitap
    El
    Elbise
    Elektrik
    Elhamrulillah
    Elke
    Elmalili
    Emek
    Emek Sineması
    Emniyet
    Emulator
    Enerji
    Enerjisi
    Enstruman
    Enver
    Ergenekon
    Erik
    Erkek
    Erken
    Erkete
    Erkin Koray
    Ermeni
    Eroin
    Erowid
    Escort
    Eski
    Esrar
    Et
    Etek
    Ethics
    Eva Angelina
    Eve
    Evil
    Evliya Celebi
    Evre
    Evrim
    Ewan Mcgrergor
    Existance
    Fabris
    Facebook
    Facia
    Fakescience
    Fark
    Fasist
    Ferrania
    Feynman
    Fiction
    Fikih
    Fikir
    Filim
    Filistin
    Firar
    Fire
    Fiyort
    Fizik
    Flash Forward
    Flight
    Flower
    Flower Tucci
    Fly
    Fractal
    Fraulein
    Fredrika
    Fredrika Stahl
    Freedom
    Friction
    Froccoli
    Fuck
    Fuck Yourself
    Fuckelatte
    Fucking
    Fun
    Funk
    G3
    Gaffur
    Gagging
    Galata
    Galeano
    Game Of Life
    Ganja
    Gary Oldman
    Gazi
    Gazi Mustafa Kemal
    Gazze
    Gebertirler
    Gece
    Gemi
    Genelkurmay
    Geniz
    Geometry
    Gerald Ford
    Gezegen
    Ghost Busters
    Giysi
    Gllk Glistan
    Goat
    Gocer
    God
    Godard
    Godless
    Gokturk
    Gossip
    Got
    Gozluk
    Green
    Grev
    Grid
    Grup
    Grup Surup
    Guantanamo
    Guattari
    Gun
    Gundem
    Gunes
    Gvenlik
    Gyroscope
    Habis
    Hadis
    Hafif
    Ham
    Hamile
    Harakiri
    Harald
    Hasret
    Hatra
    Hausman
    Havaciva
    Hayat
    Hayat Oyunu
    Hayta
    Hayvan
    Hazine
    Helikopter
    Hepsi
    Herb
    Hesap
    Hicaz
    High
    Hijab
    Hipnoz
    Hissiyat
    History
    Hiyar
    Honey
    Hukuk
    Hurma
    Hurriyet
    Hyoscyamine
    I
    I Am Sam
    I Fucking Love You
    I Want To Be Fucked Senseless
    I Want To Fuck Senseless
    I.
    Ibne
    Ibniarabi
    Idris
    Igne
    Ihlal
    Ihlamur
    Ii
    Iii
    Iir
    Iktidar
    Ilps
    Iltihap
    Iman
    Imar
    Imbiss
    Inan6666
    Inanna
    Ince
    Industry
    Inisiye
    Initiation
    Inonu
    Insan
    Intellect
    Intelligence
    Internet Cafee
    Interview
    Iplik
    Iskemle
    Iskit
    Iskonto
    Islam
    Ismet Ozel
    Israil
    Istampa
    Istanbul
    Istanbullasvegas
    Istiap
    Istikrar
    Istim
    Istirahat
    Istirap
    Isyan
    Itaat
    Ittihat
    Ivir Zivir Su Bu
    Izmir
    Izometri
    Jail
    Janissary
    Japon
    Javier Bardem
    Jazz
    Joel Peter Witkin
    John Conway
    John Von Neumann
    Jones
    Joyce
    Jpl
    Judo
    Jujutsu
    Jules Verne
    Kaat
    Kadin
    Kahve
    Kalem
    Kaltak
    Kamuya Ak
    Kanarya
    Kanguru
    Kanun
    Kaos
    Kapital
    Kar
    Kara
    Karartma
    Karate
    Karen O
    Karga
    Kari
    Karinca
    Kasarot
    Katalunya
    Katana
    Kaygan
    Kazm Kartal
    Kedi
    Kedi Kaps
    Kelam
    Kelle
    Keloglan
    Kemal
    Kemend
    Kenevir
    Kent
    Kesif
    Kill The Ego
    Kimse
    Kingston
    Kingtom
    Kiss
    Kitap
    Kizildeniz
    Kl
    Knock Out
    Koksap
    Kolonya
    Kolpa
    Kombin
    Konrad Zuse
    Kopek
    Kopi Peyst
    Korku
    Korsan
    Koy
    Kresel Isinma
    Kresel Snma
    Krlanguc
    Kuku
    Kumar
    Kumas
    Kundak
    Kuram
    Kurgu
    Kurt
    Kus
    Kusur
    Kutle
    Kuzu Boku
    Kyoto
    Kzak
    Lahana
    Lale
    Lama
    Lamy
    Language
    Leadership
    Lean
    Led Zeppelin
    Les
    Letafet
    Lettuce
    Leyla
    Lice
    Liebe Ist Fur Alle Da
    Lineer
    Literature
    Little Prince
    Lon Way Down
    Long Way Round
    Lorenzo
    Loturkish
    Lou Reed
    Love
    Lube
    Lycra
    Lynette
    Lynette Squeaky Fromme
    Maceralar
    Macun
    Magellan
    Mahayana
    Mahrem
    Makine
    Malum
    Manipulasyon
    Manipulation
    Mantar
    Mantiksiz
    Mantk
    Marilyn Monroe
    Marka
    Marquis De Sade
    Mars
    Martin Gardner
    Masaki Kobayashi
    Masal
    Masumiyet
    Matematik
    Mathematica
    Mathematics
    Maths
    Maturidi
    Mavi
    Maximum
    Mazhar Alanson
    Mb
    Meditation
    Medya
    Mektup
    Memleket
    Merak
    Mercury
    Merde
    Mesele
    Mesnevi
    Metalhammer
    Mevlana
    Meyve
    Miami Vice
    Michaux
    Micus
    Middle Age
    Miir
    Milano
    Milk
    Millet
    Milliyet
    Mindless Self Indulgence
    Minimum
    Minute
    Mirac
    Miras
    Mmm
    Mohammed
    Momentum
    Mongol
    Monica Belluci
    Monique
    Montenegro
    Moon
    Morihei Ueshiba
    Morphine
    Motogp
    Motorcycle
    Motto
    Movie
    Mucize
    Mudrir
    Muhammed
    Muhazafakar
    Mukaddes
    Mulkiyet
    Musa
    Mushroom
    Music
    Muslum Gurses
    Mustafa
    Mustafa Kemal
    Mustafa Kemal Ataturk
    Mutlu
    Muz
    Nacho Vidal
    Namaz
    Napoleon
    Nargile
    Narkotik
    Natura
    Naturwissenschaften
    Navier Stokes
    Nazm Hikmet
    Needle
    Nefis
    Nesinvakfi
    Nevdalist
    Newton
    Neyzen
    Nico
    Nietzsche
    Nihat Genc
    Nihayana
    Ninja
    Nkleer Enerji
    Norah Jones
    Notcot
    Ntv
    Ntv Bilim
    Ntvblm
    Nukleer Enerji
    Nukleer Ucak
    Nutuk
    O
    Obsession
    Occult
    Oda Tv
    Offshore
    Oguz Atay
    Ohs
    Oil
    Olum
    One Night Stand
    Onion
    Opiorphin
    Opium
    Optimum
    Opusme
    Organizasyon
    Organizma
    Origami
    Orispi
    Orontez
    Orospu
    Ortalk Duman
    Oscillator
    Osensei
    Osmanbey
    Osmanl
    Otel
    Overdrive
    Oyun
    Ozgun
    Ozur Diliyorum
    Pacman
    Page
    Paket
    Pamuk
    Pancar
    Parapompa
    Parasempatik
    Paris
    Parmak
    Parsons
    Paste
    Pazar
    Pazu
    Pedagogy
    Pencil
    Penelope Cruz
    Peramanlar
    Pervane
    Pes
    Pesimist
    Peygamber
    Phat
    Philosophy
    Philter
    Photography
    Physics
    Picasso
    Pilis
    Pimp
    Pimperialism
    Pink Floyd
    Pirpir
    Piss
    Piston
    Plane
    Plant
    Plastik
    Platon
    Plum
    Poetry
    Polim
    Politics
    Pompa
    Pop
    Porn
    Porno
    Pornographics
    Portakal
    Prag
    Praha
    Pregnant
    Press
    Project Tuva
    Prophet
    Proudhon
    Pseudoscience
    Public Disgrace
    Puncture
    Pus
    Pussy
    Pust
    Quantum Mechanics
    Quasimathematics
    Quills
    R0cc012
    R1150 Gs
    Radio Control
    Radyo Kontrolu
    Rak
    Rakı
    Raki
    Rakkase
    Rammstein
    Ran
    Razi
    Reasonableman
    Rebel
    Redemption
    Relations
    Release
    Remain
    Resulullah
    Rhizome
    Rip
    River Raid
    Rnb
    Roberto Malone
    Rocco Siffredi
    Rohonc
    Roll
    Roma
    Ronin
    Rotor
    Rufus
    Ruhsat
    Run
    Ruya
    Ruzgar
    Ruzgar Enerjisi
    Ruzgar Tirbunu
    Rzgar
    Rzgar Trbini
    Saadet
    Sacred
    Sahap Abi
    Saim
    Saint Catherine
    Saint Innocent
    Salad
    Salah Birsel
    Salata
    Sallama
    Salya
    Samurai
    Samuray
    Sanat
    Sankibilim
    Sansur
    Sari
    Sark
    Sarkac
    Sartre
    Satan
    Satanista
    Say
    Saylar
    Scarlett Johannson
    Schicin No Samurai
    Science
    Scientific Solution
    Scopolamine
    Scribd
    Scribe
    Script
    Scythian
    Sean Penn
    Sebastian
    Sehir
    Seks
    Self Organization
    Sempatik
    Sense
    Seppuku
    Seraphinianus
    Serce
    Serdar Turgut
    Sermaye
    Ses
    Sevgili
    Sex
    Shaitan
    Sharon Olds
    Sheryl Crow
    Shibumi
    Shopping
    Sicim
    Sidikli
    Sigara
    Sihhat
    Siir
    Sikerler
    Sikertirler
    Silah
    Silindir
    Simge
    Sincan
    Sinclair
    Sinema
    Sinir
    Sinsi
    Sirince
    Sirp
    Siyah
    Sleepaholic
    Smell
    Smoke
    Soad
    Sod
    Sofu
    Son Gun
    Soru
    Sorun
    Soul
    Spahn
    Sparkasse
    Speech
    Spice
    Spinosa
    Spinoza
    Srpski Film
    St Exupery
    Stahl
    Stanislaw Ulam
    Steal
    Stereophonics
    Stolen
    String Theory
    Strip
    Stuka
    Su
    Sufi
    Suicide
    Sultan
    Sultanmurat
    Super
    Superdama
    Superokey
    Supertavla
    Suphi
    Surat
    Surtuk
    Surtunme
    Sus
    Susanne Vega
    Susta
    Sut
    Sweden
    Sweet
    System Of A Down
    Tahlil
    Tailor
    Tainted Love
    Talat
    Talimat
    Taraf
    Tarcin
    Tarih
    Tasavvuf
    Tasogare
    Tatsuya Nakadai
    Tattoo
    Tavil
    Tavsan
    Tavsiye
    Tc
    Tefekkur
    Teknik
    Tel
    Telefon
    Telkin
    Temiz
    Temucin
    Teori
    Tepki
    Terakki
    Terbiye
    Terhis
    Terkip
    Teror
    Teskere
    Teutuburg
    Tevfik
    Tevfik Fikret
    Tezer Ozlu
    Tezgah
    Tezkiye
    The Family
    The Libertines
    Theory
    Thermal
    Thumb
    Tiamat
    Ticaret
    Tim
    Timuin
    Tirtil
    Tolstoy
    Tom Waits
    Toprak
    Tornistan
    Torrent
    Transfucked
    Translated
    Trmala
    Trt
    Tsk
    Tucci
    Tukuruk
    Tumsek
    Turban
    Turbojet
    Turk
    Turken Raus
    Turkler
    Tutunamayanlar
    Tzel
    Uak
    Ucak
    Ucak Kacrma
    Ucube
    Ugur
    Ulema
    Ulysess
    Umre
    Umut
    Uniforma
    Untouchable Zen
    Untouchablezen
    Urine
    Uryan
    Usul
    Uygur
    Uzak
    Uzaktan Kumanda
    Uzay
    Uzlama
    Vacuosness
    Vagueness
    Valentino Rossi
    Vatan
    Vatanseverlik
    Vazife
    Vector
    Velvet Goldmine
    Velvet Underground
    Vergi
    Veri
    Versicherungsanstalt
    Vian
    Vicdan
    Vicky
    Video
    Videozipsofista
    Vienna
    Virgin Radio
    Visualization
    Voynich
    Vr Zvr
    Vr Zvr U Bu
    Wakizashi
    Walk
    Wassago2000
    Wave
    Web
    Weblog
    Weebly
    Weed
    Wiki
    Wikileaks
    Wild Lettuce
    Wildhoney
    Winter
    Witkin
    Woody Allen
    Word
    Wright Brother
    Xukru
    Xxx
    Y
    Yabanci
    Yagmur
    Yahni
    Yahudi
    Yakup
    Yalan
    Yangin
    Yarak
    Yasak
    Yayin
    Yazi
    Yeah Yeah Yeahs
    Yellow
    Yemen
    Yeni
    Yeni Tefsiri Islam
    Yenilenebilir Enerji
    Yeryz
    Yesillik
    Yetis Aman
    Yoga
    Yoksa
    Youtube
    Yyy
    Zaman
    Zappa
    Zarbo
    Zazen
    Zehir
    Zeka
    Zeki Muren
    Zel
    Zerzevat
    Zift
    Zippo
    Zips
    Zipsofism
    Zipsophistication
    Zkkm
    Zoil
    Zoiled
    Zonguldak
    Zula
    Zzz


Create a free website with Weebly