jaleler düşerken travesti bir sabaha üflesem yıkılırdı kininle yıkanmış bu şehir kan dili titrek ruhlara yakışır allah ıssızlık vicdanı öldüren post-u modern bir ilahtır sürtük karanlık
kramp girdi dizeye kırıldı şiir, dağıldı hakikat ameliyathane ışıkları gibi ellerime takılan mikado hayat nabzımda nâzım'ın tespih tanesi kabzamda attilâ'nın mâhur sesi prematüre bir bebeğin dili gibi kalbime otağ kuran imanın nefesi sun’î teneffüs yapılıyor ahlağa hâlâ kontrol ediliyor fikrin bekâreti katater ile krakerin ses benzerliği damarımdan geçiyor devrimin somut şiiri
hani ömrün bir yıldıza çengellenir ya hani ilk öpüş arşa marş marş akar ya hani babanın sakalı yanağını acıtır ya hani annen gelinliğine ukdelerini takar ya birbirine karışır ya üç şehrin nişânesi hani birbirine koşar ya dudakların üç dilde hikâyesi hani birbirine diz çöker ya bir baba ile annenin gözyaşı abidesi hani birbirine dolaşır ya hataların totemi hani aşka kırık bir yüzden çıkılmazdı değil mi?
beni de it in goethe'ye... sokun klavyelerinizi genzime...
genzim en sakin dehliz ellerinizin kanlı nehrine...
mürebbiyem olun, terbiyemi verin! adam edin!
martin eden kimin? bu elektriksel “cenereyşın” hepimizin! bir çift memeye, tüylü bir kıça kaç kişi avuçluyor testislerini t'aam teslimiyetle? oyalı da yazma neremizde? ebemkuşağından kimseye ne! allahına kadar dalmadayım gölgemdeki hayalime! dalyârenim.
söz'üm sükût, kalbim virâne patiskalya bir poetika biçtim dize efendilerine k’ömrümü yontarken enine boyuna uzansınlar kibir kabirlerine çocukların cehennimden çıkardığım dilim terk edilmiş saldır veresiye cismim nâhoş olsun muhayyileme ehl-i dil değil artık ıtrî söz de
git git ki çekmesin gövden i/zafiyet içindeki gövdemi reva ile heba kan kardeşi mi gönyesi gömlek cebinde bir sır mı cebrden ve cebirden utanan hayat git git ki kalbimi aldatma cıvıl cıvıl düşüşlerimle anot ile katot arasında sıkışsın anzarot görevimiz tehlike'nin teması mı kalbinin ilticası hakikaten dökülüyor nârına kandığım tarot git git ki uyuz köpekler gibi sürünmesin uykum kustuğumunun çilli yalnızlığından çıkmasın kapkara "kara bir zamana alınlık"tan kum gibi savrulsun mülteci dizeler dizeler ki, kinin şahdamarıdır aşk-ı d’arbede
bu susuş cinayettir ölüm sarısı bir akşamda zarfsız bir gölgeye eğildim bir elimde ergenliğim bir elimde kadınlardaki suretim denizin kiri gibi aceleyle biriktirilmiş etin ellerim göçebe bir kuştu kıyamet çok kusurlu bir buluştu
kardeş katline münasip bedenim usulca çıldıran kıçı kanlı şanlı bu şehri göğsümden silkeledim canı sıkılan bir kaplanın esnemesi gibi amok koşucusu memleketin iskarpini pin kodumu harem'de kaybettim best seller bir testisi düş yolunda mina'da kendime dert ettim n'ettimse, n'aptımsa şeytanın donunu münasip bir yerde indiremedim