zipsofism
  • tarraka
ay / inan6666 11/01/2008
7 Comments
 

37 derece kuzey ve 171 derece batı adresinde ayın karanlık yüzünde bir krater vardır. sene 1972 den beri ay haritalarında bu çukura parsons denilir. jack parsons roket bilimi yakıtlar ve patlayıcılar konusunda epey icatlar yapmış bir alimdir. aziz hatırasına beyle isabetli atıfta bulunmak takdire şayandır, zira parsons tüm mesaisi kancık ayın esrarengiz sihrini anlamak olan bir büyücüdür ayni zamanda.

parsons 37 yaşında cartayı çekmiş. kısa ömründe iblis yolu tercümelerinden sayılan babaloni sikiş tertip tatbiklerine kafa yormuş. kalıbı yerinde, genel geçer asi. kaygısız. 1941 mart ayında crowley eliyle agape locası başı olarak yetkilendirilen wilfred smith teşkilata yeni katılan 26 yaşında genç parsons için büyük patrona şöyle yazıyor: nihayet harika bir adamla tanıştım. benden daha akıllı. çok kıymetli olduğuna inanıyorum. 

crowley epeydir california civarındaki çalışmaların yetersiz olduğundan şikayet ediyordu. ona göre agape locası terkibi bunlar talebe deil bir avuç hayta idi. kuvvetli bir teşkilat noksanı vardı, ihtimal parsons bu işi görebilecek adam olabilir deyi memnun oldu yaşlı hayvan. maziiden kırığı olan sürtük ve de oyuncu jane wolf da ihtiyara aynı meyanda parsons için müsbet kanaat bildirende tamam dedi zaten smith zayıf kalıyordu, turnayı gözinden vurduk hadibakalım.

yazdığı kitaba göre parsons daha 13 yaşında iken içyerinde iblisi farkedip tecessüme teşvik etmiş. çık bakalım. et bul. göt bul. görün. bana kendini göster filan denerken nasıl oldu ise şeytan önünde cisme bürünmüş. parsons o sıra hakikaten tırstım yaziyor. işin şimdiki okur yönünden dikkat edilecek tarafı taa 1920 senesinde tek başına bir genç oğlanın bu nevi yüksek tecrübelere gözikapalı malumatsız ve de şuursuz emniyetsiz surette girivermesi olmalı. şimdi herhangi surette 5 dakka webde sürtüp envai magi malumatını flashdiske zula etmek mümkün. demek ki ne, çok meçhul alime malum olurmuş.   

parsons deli cesaretinden hiç vazgeçmemiş. crowley' i sevgili babası, thelema' yı dini olarak kabul etmiş. ancak locanın diğer üyeleri aksine tebellüğ edilen kanun yasa haricine çıkmakta asla sakınca görmemiş.

crowley cinsicinneti yüzünden çok kez mahkeme edilmiş olsa da asasen içine kapanık, tutuk ve zayıf bir ihtiyardır. mahbublarını benimser, kendisini belletmekle keyfini idame ettirir. bu ibneliğine ayın karanlık yüzü filan hikayelerini perde eder. oysa smith locaya dur bi bakıp geçeyim diyen bahtsız tazeleri bile tezgahında çevirmektedir. adamın seti sınırı yoktur, eyle ki parsons kızkardeşini bile loca hesabına metres etmiştir. parsons ise tazeden evlidir, ancak baldıza takıp takıştırmakta, onun inisiye macerasını bizzat yazmakla meşgul olmaktadır: şimdi helen olmağa pek yaklaştın. içyerinde evvelin betty sana seslenende sesini çıkarmayacaksın. kendin, diğeri, sen.. üçü hep beraber kaynayacak. fikirkepçemi kaynar kazana daldırıyorum. içindeki taslak orospuya din ve kanun veriyorum.

crowley ciddi adamdır. bu nevi amerikan sopa opera hafifliklerinden nefret eder. baldızın hesabını göreceksen araya niye thelema occult şunu bunu katıyorsun ? smith' e yazdığı mektuplarında serzeniş vardır; o.t.o. teşkilatı alelade sevelim sevişelim mezhebi deildir, kendinize çekidüzen verin yazar. bunların altına da imzasını sikini taşşanı çizerek atar.

çok geçmeden crowley teşkilatın başına parsons' u getirir. smith' i istenmeyen adam ilan eder. 

yaramaz parsons o.t.o tescilli tatbikatlarla yetinmez. bu defa voodoo dinine sarar. cadı tarihini inceler. bu fikirleri agape locasına da uygular. üyelerin çoğu korkudan altlarına doldurur. öyle ya, hani sevişiyorduk filan, nerden çıktı kan revan iblis şeytan ? toplanıp parsons' u crowley' e şikayet ederler. parsons teşkilatı fazla umursamadan hususi sihri tecrübelerinin peşine düşmüştür. oysa o.t.o. yolu bireysel deil toplu mahiyettedir. buna göre parsons artık çizgi dışına çıkmış sayılmalıdır. derhal cezalandırılması gerekir. tutucu satanistler şimdi ne kadar eğlenceli bir fikir deil mi ? ne ise, açılan tezgahı gören parsons crowley' e kafa tutar. smith' i haybeye harcadın, beylesi bana göre deil deyip sene 1943 teşkilattan istifa eder.

artık tek tabancadır. denetimsiz kalınca bir hızla crowley' in yazmış olduğu bütün reçeteleri birer birer dener. bilmem hangi tatbikata uyarak bir homonculus yarattığını bile çevresine söyler. canavarı evdeki odalardan birinde saklamaktadır. dur durak bilmez, 7 gün erik sertliğinde beklemek gerektiren 8. kademe mahsus cinsikişlerini bile eksiksiz uygular. bunların tecrübi neticelerini ince ince yazar. üstad crowley bu işleri bilimsel olarak ele almış ilk kişidir, parsons ise muska büyü yazmakla şunu bunu öpüp koklamakla yetinmemiş, ileri seviyede fizik kimya sermayesine dayanarak kimi simyevi çatapat büyü tertipleri de kurmuştur. dediğine bakılırsa bunların işe yaraması için inisiye şu bu olmak gerekmez, gerekli karışım iklim şu bu sağlanabilirse tabiatın meçhul ifrit oruspuları koşar adım çıkar gelirler. herkes için kara büyü. crowley eski kafalıdır, ona göre aleme ayan olmak istemez. hadisenin kıymeti narin saklı olmasında deil midir ? crowley genç oğlanı çok kere ikaz eder, söz dinletemez, nihayet bir kenara çekilir. üzerinden çok geçmez,  parsons azami dikkatle çalışmasına karşın zaptı mümkün deil zifir aleminin kimi cinlerinin elinde tuttuğu civa terkibini yere düşürmesi neticesinde çıkan büyük yangında cayır cayır yanarak hayatını bitirir.

bundan az bir zaman önce şöyle yazar parsons: sonunda hayatlarımız ölmek cinsizevkinde tamam olur.

adam ölmeden bunu yazmış, ufka bak anass. bu durumda bizim memleketimizden magi üstadı çıkmamasına şaşırmamak lazım. zira bizimkiler daha cinsizevk noktasına yabancıdır, bu sebeple hayatlarının kıvamını kavramakta zorlanırlar. nerde kaldı süte maya çalması, cıva katıp karıştırması, sikini roket yapıp fezaya uçurması, herkes cinifrit büyü bilsin yollu halk adamı olması şu bu.

hamiş: amarikan uzay çalışmalarının en mühim kurumu jet propulsion laboratories JPL jack parsons elile kurulmuştur. bazı angut bana sorar, ne işin var muska fiske filan kurcalıyorsun deyi. bilmiyorum. bu yüzden peşindeyim.  

7 Comments
 
kirmance / inan6666 11/01/2008
51 Comments
 

nave de çiya ? {senin adın ne ?
nave mi inani {benim adım inan
çe vani ? başe ? {nasılsın ? iyi misin ?
ez başe {iyiyim
ez no başe {kötüyüm
tı kudure ? {nerelisin ?
eze mi istanbullime {istanbulluyum
vare inani {gel inan
rune inani {otur inan
bire inani {al inan
heri inani {git inan

herey {evet
na {hayır
rindi {güzel
pir {çok
pir rindi {çok güzel

nan {ekmek
şiv {yemek
av {su
agir {ateş
agir he ye ? {ateşin var mı ?
he ye {var
tı ne ye {yok

jımıra cigare bine {bana cigara getir
agir bi de {ateş ver
av bikeline {su kaynat

kıro {oğlan çocuk
keçik {kız çocuk
jinik {kadın
hıro {yarak
herii {yün
kholii {toprak

kuze keri çi parça ? {eşeen amı kaç parça ?
yek {bir
di {iki
se {üç
çar {dört
penç {beş
şeş {altı
haevt {yedi
haeşt {sekiz
neh {dokuz
deh {on

kuze keri çi parça ?
di parça
nah di parça.. se parça
di parça
siktirh..

heva seri {hava soğuk
heva cemediye {hava buz gibi
sobe vehi {sobayı yak
vehine {sen yak
nizane {bilmiyorum
tı keri kıjan gundi ? {sen hangi köyün eşeesin ?
istanbullime {istanbulluyum

gundi {köylü
hasp {at
ker {eşek
kuçik {köpek
mange {inek

zer {sarı
sor {kırmızı
kesk {yeşil
reş {siyah
sıpi {beyaz (aynı zamanda bit demek )

anlaşmak için konuşmak gerekir. birine sen benim dilimi öğrenmeye mecbursun demek ibneliktir. insan birbiri halinden, dilinden anlaması lazım. öğrenmeye çabalaması zihni çürümekten kurtarır. insan diğerinde kendisini tanır. nesne gelip geçer. namı eyle durur. ne verirsen dilile, o gelir senile. yazı çürür, söz kalır. yazı sözü taşır, nefessiz devrilir. o zaman söz başka türlü kurulur, yine istikbale yürür.

kirmance diye bir dil vardır. kaç milyon insan konuşur. içinde soryani arabi farisi türkçe, epey karışıktır. bir yörenin ağazı diğerini tutmaz. biri konuşur, diğeri anlamaz. işbuna istinaden kimi kem ağaz kalkar, kirmance dil deildir iddia eder. aynı tutuk fikirle azariler de anadolu türklerinin söyleyişini, ağazını beğenmez. bizim devletimiz sigara paketlerinin üzerine "sigara içmek sağlığa zararlıdır" yazar. azari umumidarası "siqaret çækmæk sizin sağlamlığınız üçün tæhlükælidir" ibaresini uygun görür. katır kaçağile kevgir hududu dağ arasından geçip yasak yoldan pazara inen winston filters box üzerinde "ukrayna' da istehsal olunub 20 ædæd filtrli siqarettir bu, yeniyetmælælæræ satışı qadağandır" yazar. ikisi de türkçedir. kirmancenin şeherden şehere farkı bulunması aynı buna benzer. bir dilde bunca ağaz geniş ise asas ona işgörür lisanımünasip derler, lisandan saymamazlık edilmez. ayıptır.

"kirmance dil değildir" diyenlerin üzerini örttükleri asasında "bunlar insan deildir" şahane fikridir. bendeniz fikre, ifadeye saygı duyarım. götini sikeyim deseler ne hasta adamlar var deyi buna bile meraklanırım. bu sebeple "en iyi kürt ölü kürttür" diyenleri şaşırmadan dinlerim. zira daha küçükken "en iyi türk ölü türktür" diyen bazı almanlardan kendi memleketlerinde dayak yeyip gözim mosmor kasap köftesi gibi iki hafta dolanmışlığım vardır. insan nece kahpedir. yekdiğerini insan saymaz. had bilmez. nefsini beğenir. bencildir. bilmemne sebeple biraraya toplanan insan kalabalıkları buna göre daha alçaktır. mahkeme lincin cezasını açık cinayete göre hafif tertip verir. ki cemiyetin hor gördüğü kabahatten hapse tıkılanları içeridekiler, dışarıda kalanların sağlığı namıhesaabına elbirliği ile hallediversin. şeherin namusu kurtulsun.

cemiyet sağ kalmamızı temin eder. bunu kibrimizi beslemekle  yürütür. biz biçaanı biledikçe biler. hade kalanı ötekileştirdik, hepsini sikerttik kendimize benzettik diyelim. uzak yoldan sıyrık başkası çıkar gelir, ayni biçaa götimize yediğimiz gibi oturup ağlarız. birini köpek sayarsan diğerinin köpeği olursun. yazık başka çaresi yok.

kıprıs türkleri annan planına evet deyip rumların hayır demesile kontrpiyede kaldığı günler. nerdeyse hepisi sarhoş. bir filim çekimi münasebetile girne benim olsun lefkoşa senin kuru götim gezdiriyorum. muhataplarım sanat sikerten tahsilli fiyakalı kıprıslılar. akşamüzeri içip siftinirken sıkıldım bunların habre kıprıslılık bilincinden filan bahsetmelerine. cyprus kelimesi dedim lingua anglica' ya göre cypriot kelimesinden gelir; o da türkçesi "oruspu" demektir. bu ada bilmem kaç asırdır türklerin rumların arapların şövalyelerin şimdi de amerikanın avrupanın orta malı sayılır. siz dedim tc olmasa burada açlıktan geberirsiniz. götinizi yıkadığınız suyu, ışıldattığınız cereyanı biz olmasak nerden bulicaksınız ? rumlar da istemiyorlar sizi. şimdi ne olacak ? kızlar eyle öfkelendiler anlatamam. önce küfrettiler ağaz dolusu. karasakallar işgal etmiş burayı. bundan evveli kıprıs cumhuriyeti varmış. her şey güllük gülistanlık. rumlar güzelce komşuluk edermiş. türkler çekememiş bu tabloyu. pimperialist hesaplarla işgal etmişler adayı. vermişler pornoyu. senaryo bu. o sıra sakalım nerdeise göbeeme geliyor. bir kere dedim sakaldan girmeyecektin incindim. hemi o sıra yunanistan' da cunta vardı, bizim hükümet ise solcu idi. bu çıkartma olmasa belki yunanistan' da cunta devrilmeyecekti. çok canlar şiş kebap olup yunan demokrasisi hatıradan ibaret kalacaktı. hepsi bir yana olmasa mektubun şarkısını burada türkçe sözlerile dinleyemeyecektik. fena mı oldu ? bu da benim fikrim, kim ne karışır ? kurşunun milleti olmaz. yiv set iz bırakır. balistik muayene sadece münferit cinayetlerde yapılır. bir harp meydanında bilmem kaç bin cesedi teker teker teşhis edip mermi kimden gelmiş kim kimi vurmuş anlamak mümkün deildir. bırakın büyük hesapları, viskiye biraya firar edelim boşverelim diyorum. anlatamıyorum. bunlar büyük meselelerin küçük budalası kalmak istiyorlar. ben sikimin derdindeyim. nitekim o gece fevkalade verimli geçti. karasakal sikertmesi ne imiş, ahali sabaha kadar dinledi. 

kıprıslıların götten milliyetçiliklerini gördüm. temmuz sıcağında sabahın köri iki buz bira çakıp muhalif afrika gazetelerini okudum. bizim vakit gazetesinin solcu kıprıs milliyetçisi olduğunu düşünün. eyle eğlenceli ki. ankara ne kadar pis bir şehirdir konulu başmakale. gerici türkler. kazıkçı türkler. kokuşmuş türkler. bunların güdümünde gezen adalı suç ortaklarının vukuatları. sonu gelmeyen derhal birleşelim kıprıs cumhuriyeti tiratları. gelecek güzel günler. kıprıs: emsalsiz sanatsever beşiği. sahilde çıplak sevişebilirsiniz, siz yine de denizkestanelerine dikkat edin. 74 müdahalesinin ardından buraya göçen türklere verilen vatandaşlık haklarının ve edindikleri malların ve bizzat kendilerinin kesinkes iadesini savunan gayet makul, gayet demokrat yazılar. en pis işleri yapsınlar diye getirilen amele kürtlerin adi suçlarının günlük dökümleri. sıradan trafik kazaları. memlekette canınız sıkıldı, durduk yere aşağılanmak istediniz diyelim. atlayın uçağa, kıprıs' a gidin. otele giden servise rica edin. soldaki büfeye girin. tercihan içerisi kalabalık olsun. uzatın parayı, bir paket sigara isteyin. uykulu gözlerile kıprıslı satıcı nereli olduğunuzu anlamak maksadila süzerken laf atacak, türkiye' den geldiğinizi anlar anlamaz derhal muhabbeti kesip önünüze savurduğu paketle sizi dehleyecektir. büfeden çıkışta ulan ben nereye geldim karışık hissinde kararsız kalıp ters akan trafikte hepisi kabiliyetli şoförler tarafından sevk idare edilen koca ciplerin altından canınızı belki kurtarırsınız ( tavsiye edilen şahsi tecrübedir ). kıprıslılar mevzuu ne olursa olsun türk olduğunuzu anladıkları o talihsiz ana dek dikkat ederler size. sonra iltifaten üzerinize tükürmezler. zira tc yaftalısınız. tabe otele gidip rulete pokere oturan kocagötlerin izlenimlerini bir yana bırakalım. bunların sokaktan anladığı havuzbara giden granit taşlıktan ibarettir. asla otelin dışına çıkmazlar. kıprıs nedir bilmezler. orada vazifesini yapan, çarşı izni bulunmayan, aşrı sıcaktan beyni haşlanmasın diye nöbet yerine bir kova su götürmesi mecbur tutulan asker evlatları filan yoktur. ne ise. kıprısın genç evlatları da kimlik uydurup rum kesimine geçip hayran kalıyorlardı binalara, dükkanlara, erkeklere, kızlara, yaşantılarına, sosyal haklarına, sünnetsiz yaraklarına. şaka değil, lefkoşa' da rum sevgilisi olmak demek colpo grosso şeytanın ruhunu zaptetmek demekti. her ne kadar surları leonardo da vinci elile berkitilmiş olsun, bir kıprıslının önünde ne durabilir ? muhtemelen hiç kimse, çünkü daha saniyesi dolmadan mevzubahis şahıs kıprıslının arkasına dolanmış, işe koyulmuştur bile ( bu arada "berkitilmiş" lafı hangi götimden çıktı hiç anlamadım bağışlayın ). ne diyordum. kıprıslı kız onca iyi niyetli idi ki, sevgilisini kaderi kavuşmak olan, ancak şerefsiz abisinin dandik kaprisleri yüzünden ayrı kaldıkları o rumla günaşırı efsanedeki leandros gibi aldatıyor, sırrını içine sığdıramayıp bunu bir de türke anlatınca adamceiz ister istemez balataları sıyırıyordu. ikisi de arkadaşım, kız kıprıslı ama çok oruspu bir kıprıslı idi bak. rum oğlanı tanımıyorum. yapmayın, kavga etmeyin, sabah olsun eyle edersiniz diyorum. yok. dinlemiyorlar. kristal kültablaları havada elbombaları gibi vınlıyor, şişeler kırılıyor, avazın yarılıncaya kadar oruspu, sensin oruspu, pezevenk kocam mısın sankee, allah belanı versin beriki buna balgam tükürüyor ama kavganın tam alaturkaya dönmesine engel olan bir alafarangalık var ikisinde hala. arada nefeslenip birbirlerine bakıyorlar uzun uzun. nerdeise filim çekiyorlar, köşeden şaryoyu göreceğim hissine kapılıyorum sonra bir bağırtı daha kopuyor. mekan ortak, kafa kıyak olmasa uzayacağım ama çaresi yok, oturduğum yerden kalkamıyorum. bir daha beyle iğrenç kavga neride görürüm ? hayatlarında belki daha sanatkerane, daha ekspresyonist başka bir durum yaşamayacaklar ama şimdi bundan haberleri yok. eyle kaptırmışlar trajiromantik performansa. hiç akıllarına gelmiyor büyük kötünün doğurduğu iyilik. azim oruspuluk. grand tourismo vs. supernihilismo. ibne şeytandan nefret eden cahil müminlerin inançlarını paylaşıyorlar. eyle ya, keşke şeytan olmasa idi. hilesine uymasa idik. her şey ne güzel olacaktı. peki bunu rab bilmiyor mu ? şeytan anlamıyor mu ? haybeye mi karşılıklı sözleşiyorlar ? cilve madem, neye karşılıklı senet tanzim ediyorlar ? nedir sebebi ?

insan bilmez. yeyip içip sıçıp yatması gereken bir hayvandır insan. iyiyi bilmez. kötüyü bilmez. zamanı bilmez. kendini bilmez. sadece iki satır keyfetmeye kudreti vardır. onu da kendine zehir eder. nihayet geberir gider.

dil öğrenelim. konuşalım. anlaşalım. anlaşamayacak ne var ? melek bizde, şeytan yine eyle. hep aynı kılıkla gezilir mi ? beton dökmüşün gibi bir fikirde bin sene kalmak meziyet değildir. su salınır gider, betonu bırak mermeri delik deşik eder. ısrar etmediği biçiminin gücü hava önce cemediye soğuyup sonra bikeline don açıldığında ortaya çıkar. 

donu açmak zamanı şimdi. daha önce ziya gökalp ile türk milliyetçiliği yapmaları teşvik edilen kürtler az da kendilerini yazıp çizseler ne olur ? pır rındi olur. konuşsalar. anlatsalar. dinlesek. insan insanın zehrini alır. havadan sudan konuşsalar yine netice hasıl olur. nedir bu sen beni aldattın namussuzsun kahpesin şöylesin böylesin ne var öyleyim sane mi sorecektim göt benim istediime veririm (masumiyet filimi ). bu mudur son sistem cemiyet idaresi ? ortada mevzubahis göt bizim olmasa yine neyse. göt bizim kardeşim. hepimizin götü. sulh olalım nedir sanki. devletin resmi millicisi ziya gökalp dedim aklıma geldi, bir de gayrıresmi din teşkilatı vardır, asası kürttür. saidikürdi. ünvanı zamanın güzeli olan alim kişi. eteğinin tozu olamayacak bir müridinin mudileri deil mi fetullahefendi cemaati ? burada neyin altını  azıcık kazısan kürt görünür. türk dilini en iyi kürtler yazıp çizmedi mi ? en güzel şiirleri yazmadılar mı ? çünkü bir dili sonradan öğrenip yazıp çizmesi taşak ister. bu memlekette ana dili türkçe olan bir kişi bile kalkıp kürtçe öğrenmedi, buna karşın okul çağı gelen her kürt çocuğu okuma yazma öğrenmeden evvel türkçe öğrenmeye mecbur edildi; az şaşıranda uyum bozukluğu var, muhtemelen gerizekalı diye yaftalandı. kalabalığın içinden bizim dilimizi en iyi öğrenenleri, inançlarımızı bizden daha ileri paylaşanları ise yeri geldi cumhurbaşkanı bile yaptık. sonra hiç çekinmeden bu memlekette türk ve kürt etle tırnak gibidir, bakın isteyince kürt mebus oluyor bakan oluyor hatta cumhurbaşkanıoluyor diye müdaafaa ettik kendimizi. o şekil sakladık kürtten asla adam olmayacağını. çok sinsiyiz. devrim dönümünde tibet' te sincan' da geçit resmi tertipleyen çekikgözli çin militerlerden daha ileriyiz bazı hususta. süper sivil faşistiz, fevkalade medeniyiz ve ekonomimiz son krizde bakın ne kadar dirayetli ve dirençli idi dikkat eder misiniz ?

tabe canım. fabrikada tarlada pamukta fındıkta kerhanede sokakta kayıtharici karıntokluğuna çalıştırdığın onca kürt ne olacak ? sayısı belli değil. osmanlı devleti zamanında yapılan nüfus sayımında bu tesbit edilmişti. şimdi muasır medeni zeitgeist harici görünmemek için beyle sorular tevcih etmiyoruz vatandaşa. kürt müsün ? kirmance nizane ? nai .. zaza. zaza demek kürt demek olm yaz gitsin işte. ne alakası var ? zazalar deliriyor kürt deiliz, bizim dilimiz başka diye. hadi gel çık işin içinden.

ondan kolay ne var ? bölgesine şeherine bakarız. tünceli mi ? çiz anasını satayım. botan aşireti ? ahmedi hani kim ulan ? terörist lideri mi ? ahmedi hani kürt dilini yazıp çizmeyi mümkün kılan bir aydın kişidir. siktir lan. daha götini yıkamaktan aciz. sonra aydın kişimiş de, edebiyatmış şu bu. yaşar kemal ? adam olsa ona da nobel verirlerdi bırak pezevengi. orhan pamuk ? kürtlerden bahsetmese nah alırdı o nobeli. bir türk yazarının kürtlere istinaden nobel alması olacak iş deil. mümkünse onu davetlere filan çağırmayalım. efendim kendisi zate firar etmiş bulunuyor. amerika' da lickthelit üniversitesinde sarcasm in modern turkish literature dersleri veriyormuş duyduğuma göre. katılım son derece az, dersler fevkalade sakin geçiyormuş. afganistan' da üretilen eroini irandan geçirip türkiye' den uçurarak avrupa' ya kaçıran kürt mafiesinin sınır tanımaz başarılarını iç siyasette hamasete ekonomide kaynar paraya eviren bir türk mafiesının binbir dalga dolap yalapşapı yanında götten bir nobeli pamuk eller cebellezi etmişiz de çok bi sikim sanki.

        
vare heri minna inan {gel git beni sik inan
vare heri tenne inan {gelim gidim sikim seni inan 

51 Comments
 
filim / inan6666 10/02/2008
5 Comments
 

harald and kumar escape from guantanamo bay filimine korsan dvd tezgahta rastladım. iki sene önce bunların bir filimini daha izlemişim. iki kanka canciğer sarma cigaradan kafa kırılanda deli acıkıp şeherden epey uzak, minnak hamburgerlerile meşhur dükkana gidelim diyolar. filim tabe, yolda başlarına gelmeyen kalmıyor. kovalanıyorlar. tutuklanıyorlar. meltem zıkkımlanan neco kulakları çınlasın, tam senlik deyip sürmüştü sidiyi önüme. aman birader dedim sıkılmayım. yok dedi, beğenicaana kalıbımı basarım. bomboş filim, resmen vakum. iyi madem.

gıcır dizcahazımda dönen ilk filim olması sebebile size de pay edeyim dedim. şimdi bu ikisinin macerası harald maria deyi bir dilbere tutulmuş, peşinden amsterdam' a gidecek, kumar ezelebed bunun yancısı, o da başka gülyüzliye yanık. hatta havalanında, uçağa binmeden karşılaşiyor maziin narinile, görüyor meğer nazenin boş durmamış, okuldan züppe colton oğlan ile takıliyor, hatta evlenecekler. sohbet muhabbet ne ise ayrılıp biniyorlar uçağa. kederinden midir nedir, kumar yeni geliştirdiği son sistem kokusuz dumansız nargile bongu uçağın tuvaletinde denemeye kalkıyor. moruğun biri kumar' ın elindekini bomba sanınca kıyamet kopuyor. 11 eylül refleksile anonim vatanperverler eliyle anında on board etkisiz hale getirilen harald ve kumar mufassal soruşturulmak üzere guantanamo' ya gönderiliyor. 

leş rezil koğuşta öğle yemei niyetine babayani gardiyandan çüketi kebap yemeye çeyrek kala firar teşebbüsleri akim kalan iki teröristin açtığı yoldan istifade edip cezaevinden kaçiyorlar. oradan küba kaçakların geleneksel tekne yolunu izleyerek miami' ye. burda bir arkadaşları var, rosenstein, raza. belki yardımı dokunur. raza gece bir kankaları ağarlıyor, yediriyor, içiriyor, sabahına altlarına bir de araba verip uğurluyor. polis şefi peşlerinde. alabama' da ufak bir kazaya karışip kirişi kuytu ormana kırıyorlar. burda misafir oldukları evde ortasınıf ortabatı oy deposu örnek amerikan ailesi. karı koca birbirile akraba, çarpık mamülleri olan kiklop veledi bodrumda sakliyorlar. gece yarısi yola devam. ku klux klan toplantısı. kukuletalar ateşler filan o brother where r thou filiminde en sevdiğim sahneyi andırıyor. bunların liderlerini kaza eseri yakıp ne ise oradan da kurtuluyorlar. çevreyolunda otostop çekerken bu defa neil alıyor bunları. aynı herif ilk filimde de vardı, beter sarhoş. çakiyor mantarı, çekiyor birayı, döküyor viskiyi. ilk filimde ne yapmıştı da ne olmuştu neil hiç hatırlamıyorum. belki bu hafıza malüliyeti sebeiyle bir filimi anlamam için bin kere seyretmem lazım. hayatımın kadınısın şaheserini misal bikaçyüz defa seyrettim. 

polis çevirmesi. adanalı çorumlu arka koltuğa pusmuş. şef neil' i görende dibi düşüyor. meğer neil starship troopers' da oynamış, işe bak. bu da sıkı hayranlarından. hoş beş nihayet buyur geç deyi araçlarına yol veriyor. pezevenk neil de bunları harika bir keraneye götürüyor. nazik mama yine mi sen deyip kart hovardaya surat ekşitiyor. koca memeli bir oruspu var: tits hemingway. karılar benden diyor neil, tits' i alıp çıkıyor. kumar iki tane fıstık ayırıyor, dur şunları da ben ayıklıyim. sentimental piçoğlan harald ise maria' nın aşkıhatırası sebebile durgun, canı göt çekmiyor. orospularla dertleşiyor. hayvan herif diyor kumar için. beyle bir sıkışık durumda insan et göt ile meşgul olur mu hiç ? ve fakat işe bak, kumar içeride salya sümük hisleri atak yapmış, nasıl ettim yari terkettim deyi zarıl zarıl ağlıyor. bu meyanda giden freud tarzı baca temizliği tits eli götinde bağarıp koşturmasile kesiliyor. neil kızgın demirile nph alametifarikasını kızın butuna dağlamış. mama fıttırıyor, kırma çiftesin sırtına boşaltıyor ayyaş köpeğin. gebertiyor.

neil leşi geride, gazı kökleyip neidi neolu düşün düşün bare colton' a gidelim diyorlar. o bizi kurtarır, babası büyük adam. sen burada otur, ben konuşicam diyor harald, aman arabadan çıkma söz veri deyi tenbihliyor kumar' a. cigaradan tiskinen colton zinhar yasak etmiş ama müstakbel gelin büyük içici, kumar' ı zamanında kütüphanede hatta pafküf çitilemiş, şu sıra hijyen hayatın sitresine dayanamiyor ve colton' dan gizli arada bir ziftlenmeden duramiyor. şimdi şu nazik saatte bahçedeki zulasın patlatırken tökezliyor, bacaanı kıracak gibi olanda harald gibi skerim senin tenbihini deyip çıkiyor arabadan kumar. neyin var bebeim ver bakim bilein çevir bi dur bi yok bişein aman aman yollu  kıpraşıp depreşiyorlar. hani beş dakka daha olsa tam kamaşacaklar, arada harika kütle çekimi var ama colton harald zırt deyi damliyor meclise. tamam diyor colton, harald bana hepsini anlattı. hallederiz, endişe etmeyin.

colton tabe bunları polise teslim ediyor. vuruyor kelepçeyi şef, sar başa tekrar guantanamo. şimdi diyor gelsin de kurtarsın holy qoran sizi. harald kızgın, kumar üzgün. ne alakası var yau, müslüman olmak terorist olmak demek deil diyor şefe. nere düştük lan biz beyle ? ne işler geldi başımıza ? bok herifim, hepisi benim yüzümden ahlanıp vahlanıyor kumar. adanalı beyle nedamet getirende harald bağaşlıyor. aceba buradan nasıl yrtarız düşünürken aklına donumda cigara var deyip muhafızı bunile kandırmak geliyor. plan işe yarıyor, tam paraşütü takıp atlayacaklar. şef silah çekiyor. muhafazakar manyak şefe demokrat depresif istihbaratçı müdahale ediyor. arbede esnasında nakliye uçağın kapısı açıliyor, aşırı basınç sebebile hep beraber arşıalaya uçıyorlar.

kumar harald tek paraşüte tutunup amerikan bozunda bir çiflik evinin çatısından içeriye düşüyorlar. burası meğer bush' un evi. siyasetin şerrinden bezmiş,  arada buraya kaçıp saklanıyor. bilardo masası. darta gerili usame suratı. tablada cigara uyumuş. hişş diyor kumar başkana. içiyosun eyle mi ? neye içmeyim diyor bush. hiç içmeden olur mu ? ey madem içiyorsun, aleme neye yasak ediyorsun ? bu 2x100$ deil mi ? yavrum diyor başkan, başkasının malmülkü eller misin ? ellemem. peki diyor, kendi malmülkü elletir misin ? kumar cevap elletirim tabe neye elletmeyim. ey diyor bush, şimdi bu 2x100$ deil mi ? alabama mahsulü kubar kavi vuruyor bir yandan. neyse efendim, bu üçü lafı çaka sike cigara çevire çevire şahane muhabbet ediyorlar. başkan kıyak yapiyor, maraz meseleyi tek telefonda çözüp bunları azad ediyor. buradan çıkıp colton ile vanessa' nın nikahını basmaya gidiyorlar. harald davetlilerin ortasında kancık colton' un marize bir kayiyor, osurtup oturtuyor ibneyi. karmakarış dağalıp orospuya dönüyor düğün. vanessa'nın kristal gururu incinmiş. kumar seneler evvel yazıp utancından kimselere okuyamadığı şiiri okumaya başlıyor. matematik bir şiir bu. hayatın geometrilerini ele alıyor, eğrilerini büğrülerini tarif edip üstüne bir de sayılardan aritmetikten dem vuruyor. mecazımürsel penceresinden aşkı sevdayı topluyor, çıkarıyor, çarpıyor, bölüyor kumar. şiir kıza tesir ediyor. herkese tesir ediyor. ikisi nihayet öpüşüp kamaşiyorlar.

son çaprazda bare harald' ın yavukluyu da bulalım ekip tastamam olsun maksadila amsterdam' a gidiyorlar. ara tara nihayet maria görünüyor. o da ne ? haspam cofeeshopun ortasında bir ızbandutile sarmaşiyor. harald gazı almış, dalarım beyle işe deyip dikleniyor herife. şaşıriyor, nerden çıktın sen gülen yüzünde daha daha güller açiyor. harald halihazırda bu dallama da nesi ne oliye madem sorgu sual edende bebeim şu meşhur high times dergisine çekim yapiyoruz, hani modeldim ya, hemi senin izbandut sandığın herif oğlanın önde gideni, baksana şimdi bile yönetmenile yiyişiyor deyi çıplak gözle ofsayt vaziyeti hakeme seyirciye izah ediyor. hasılı harald maria sarılıp anlaşıyor, veriyorlar dili dile. hasretlik kolay deil, çeken bilir.

filim de beyle bitiyor. beğendim. emek veren eller yeşersin. amin.

5 Comments
 
alsat / inan6666 09/28/2008
5 Comments
 

aksak kısa boylu. surat sinsi, sağ ayak hafif yan sürüyor. kalçası ufakkene kırılmış, bu sebepten askere almamışlar. babası kapalıçarşıda kumaş ticareti yapıyormuş, şimdi bu oğlu da etek satıyor. mağaza osmanbey’ in apandisiti sayılan tenekeciler yokuşunda, yol seviyesi sekiz on basamak altında, yarı zemin. bina 6 katlı ama kot farkı sebebinden sadece üç katı görünüyor. geri kalan üçü tam siper, kör topal ticarete yataklık ediyor. giriş vitrin, sağlı sollu naylon kızlar etekli, aynalar ışıklı yer nehir taşı ucuz işi dekorasyon. içerisi ağazına kadar etek dolu. uzun kısa renk renk yer gök etek.

eah merhaba hoş beş iyilik beyle beyle sıkıntılı bir dönem iş yok para yok diyende çakal dişlerini cüzdana geçirip ruhunu oradan zaptetti. para nedir sen bana ne verebilirsin mühim olan bu dolgu cümlesini bengi’ nin tam teslimi izledi.

- işe başla madem

- şimdi mi ?

- hee şimdi. bak şunlara

kapıdan girenlere dikkat kesil. iki afrikalı hanım en aşağı 50 beden battal götleri tıktıkları bet çuvallarile içeriye giriyor. yanaş yanlarına bengi, sor bakalım nerden geli nere gidiyorlar çay çorba şu bu sizin için ne yapabilirim alın beni sikin madem bilmem kaç $$$ mukabili bu etek kaç kaça seri kaça geliyor yane discount please no fucking discount hangi otelde kalıyonuzdu başka alışveriş var mı yapicaanız no nah lady thass not possible ok ready steady go receit please ok i’ ll make a single thing for yah.

ama ne, bir de sıyır çulu rosso supremo marka portoriko kumaştan mamul dizaltı eteği geçir götine, ya have mirror what is it like eh sor.

- how much ?

- bu ne kadar ?

- 13

- thirteen mam

- thirteen ?

- yeah

- r u serious ?

- mm that’ s the price he told me

- is it boss ?

- right, i work for him

- okay. so please ask him if some kinda discount is possible or no ?

- just a sec please, indirim yapar mıyız die soruyor

- yok yok sakın

- he says nah lady, me sorry

- okay. so what are the sizes ?

- 42 up to 52

- good. ı’ ll take two series of wine

- wine okay.

- two series black and one navy.

- here they are. else ?

- that’s all. maybe i’ ll come and check some more tomorro.

- ok then see ya tomorrow

- what is the total ?

- five series each six makes thirty

- ehe

- thirty times thirteen

- thirsty

- what ?

- bring me something cold will ya ?

- ha okay, soğuk bişeler istiyor

- ne istiyomuş ?

- what shall we bring mam ?

- coke please

- kola istiyor, thass okay

- and the total is what ?

- threehundredninety

- and this is four to ya

- on dolar para üstü vericez, tamam saol here you are mam

- thanks. and will ya please pack these to cargo ?

- kargoya bırakır mısınız die soruyor

- hee bırakırız, neresimiş sor

- which cargo mam ?

- eden cargo lalali you know ?

- tamam anladım eren biliyoruz orayı, olur de olur de

- we’ ll bring the box to eren no worry

- okay. this is my card, write the name properly please

- karttaki ismi düzgün yazın diyor

- adı neymiş ?

- elygiblah eligiblah gibi okunan bişey

- giblah ?

- yeah that’s my name

- i never heard such a name before. coke ?

- thanks.

- your name ?

- its okay. papa invented it.

- sounds that nice. your father ha ?

- yes. you know he’ s a poet ?

- no way

- really. he was, he passed away a year ago

- that’s sad

- no way

- what ?

- no sad i said please

- eh ?

- more squeese more yo loose boy

- so ?

- show ya some real loose then no more sad for you sweet ?

- mean by mean tonight ?

- sure. mean by mean. then.. give me a call at 6

- deal

- you mean .. ?

- yeah you heard what i said

- ne diyo lan karı ? ne konuşuyonuz ?

- akşam diyor bana gel

- yok yau ?

- öyle. çağariyor.

- ee sen ne diyorsun git olm işte

- hass..

- hadi hadi

- so you’ re in ?

- said what i said

- boyy

- great

- şşş gidyo musun lan ?

osman fatura yazi bir yandan kaşı gözi ediyor. göt kara, göt güzel, göt yaniyor. bunu sabahtan akşama avcunda civa gibi gezdirip seyredesin geliyor. 
 

- see ya sweetie

- bye

- uhh olm bu çok iyimiş yau

- de mi ?

- valla öyle. şş gidiyosun de mi ?

- napayım

- git olm buna gidilmez mi ?

- gidilir mi ?

- gidilir olm hemi ne biçim biliyo musun ?

- bilmiyorum

- allanaşkina bir üç beş

- dur bi şimdi boşver şunu koli neyim yapalım aksak gelmeden

- aksak’ ın anasını

- tabe boş durma

- ohh çok berbat lan

- irina nerde ?

- yemeğe gitti

- ee kaç saat oldu nerde gelsin ben de gideyim yiyeyim

- yemedin mi daha ?

- yok lan sen geldiğinde müşterile uğraşıyordum

- ha tamam müşterile

porn stuff. işetirim seni, beş dakka ver. neah ? ne diosun ? seninh haberinh yokh dahha ss ss sick!

- whatthaah

- ss

- whoa whoa whoa

- ss

- make me piss ss

- siktirh


- hou hou houoouh

- şş

- yah yah yahaai

- ss

- ssss

slap it. suss. sick shit is thiss. slow it slo so lo pliss.

sin şın şeytan sihir sınır serseri sixtysix six stee six şifre.

sikerten $$$. birer dolarlık banknotlardan oluşan bir yığın yekunu yirmibeş bin kaat. yirmibeşbin adet kağat. beşlem dövize sırtımda kocaman
siyah bir torba ile gidiyorum. arkaya geçip çöpü veznedeki gülyüzlüye veriyorum yarım saat boyunca sigara çay, koltuk yayvan rahat. gelen giden yontup kesiyorum. şuna akşam bir daha uğrasam ? olur mu ? nerye ? git çak bi cigara, git öl bi. göte gidecen gibi. uah ! ama ne, incir gibi. eminönünde sersem dolaşmak gibi. yardır mısır çarşısından yokuşa, kapalıçarşıya. anladın dei mi ? güzel. bu çok güzel. kara ambar sihiri, kara delik çekimi. ışığının söneceği tek çukur. holy god. onun nuru ile ne mukayese edilebilir ki ?

bir sigara daha yakayım bare, adam yığının arkasında kayıp vaziyette. para makinesi arada bir tırlıyor, hırsfırs esnemesi üç beş saniye, sonra tekrar yine baştan tırr fuop hırsfırs ess tırr fuop hırsfırs ss ipnotize oldum yeter ulan. stiletto adımlarına uyanıyorum. drape etek baldır yukarı hücuma geçmiş, küf yeşili ince keten. bele dolan göt göbek meme boyun ufak baş. hayvan ! yavaş !

çok dil bilir. çok söz söyler. onun istifinden ibaretiz.

gökten döl yağıyor, in god we trust. what the fuck is colpa ? colpa. kolpa.


sesler yükseliyor. sesleri duyabiliyorum. sesleri zaptetmek için bildik imgeler kullanıyorum.

b. q. p.d.

insanların toplu yaşantısını düşün. toplu deliliği, kurumları, kuralları, uzlaşımları. poincare’ in bahsettiği konvansiyonalizm, geçerli olacak ne ise güne göre tanımlanması. günün tesbit edilmesi. tarassut.

tecavüz. applied art of d. a. f.

patronun hayatımı darbıkağatile sikmesini bu kelime tam anlatıyor mu ? acı tecrübeyi aktarıyor mu ? seni bir kundakçıya çeviren şu 3 seneyi nasıl anlatacaksın elinin altında sodom’ un 120 günü olmadan ? orman kanunundan yanasın, anladım. iyi ama, senin ağacın senin hayvanın hangisi ?

shortcut to fight club. chuck’ un bu yazdıkları, şu esas delinin, şu mektup bombacısının fuck computers parafının 99 derece dilute hali değil mi idi ? yahut sen böyle düşünmeyi seçmedin mi ? çerçeve mi ? çerçeve zulümdür. reference needs a referee. fuck thy referee. epey zamandır cigaranı ters yapıştırdığını görüyorum. hiç korkmuyor musun ?

düzayak yaşantının okuyacağı satırlar değil bunlar. şükürler olsun. fikrimin elhamra sarayına hoşgeldin. kapıda, hemen girişte elhamrulillah yazıyor. düşün bakalım.

sade bağları yazdı, uçtaki bağları, superexcited olanları. böyle bağlar ancak iktidarla, ayarsız azman güçle varedilebilir. uzun süre öyle kalamaz, derhal dağılırlar, ancak acısı kalır damakta. ölene dek.

sade hikayelerindeki acaip bağları düşündüm. herhalde üstad bunları matematik usavurma kullanmadan derli toplu aktaramazdı. bunlar epey heybetli yapılar. sıradan parçaların biraraya gelmesi ile kurulan büyük yapılar. geniş uzanımlı. saldırgan anlamlar doğuruyorlar.

bağları düğümler ve yapışmalar diye ayırsak, düğümlerin fiziksel bağlara, yapışmaların kimyasal bağlara karşılık geldiğini düşünsek, akıllı yapı için akıllı bağ gereksin noktasından hareketle akıllı bağ nedir sorusuna yanıt arasak ? orada köşede kendi üzerine kapanan bağları görsek ? böyle bağların imi nokta, anlamı hiç olsa. kimyasal bağların doğuma, fiziksel bağların doğumöncesine tekabül ettiğini söylesek ?

bunca kabul ne için ? sabırlı ol köpek, yemeğini vercem senin.

yapıştır. ölüm. yaşam. döngü. kendi üzerine kapanan yapı. akıllıyız. buna şüphemiz yok. yaşayan ölen her şey akıllıdır. büyük yapının akıllı küçük unsurudur. insan hemi düğümdür, hemi yüzeye tutunmuş yapışkan mahluktur. çez onu.

kendinde düğümler, yüzeyleri boyunca birbirine yapışan düğümler. toplu delilik. manzara bu. etekler, sıra sıra etekler. swarowski taş işlenmiş rus etekleri, portoriko kumaştan mamül kahve lacivert mor siyah etekler. fakir kenya ahalisine japon kumaş, astar cılız, askı keriz. geçir üstüne poşeti, her seride 6 etek var. kaç parça ? six pieces. sizes ? 42 up to 52 mam. okay, pack these and bring me some chicken i’m hungry. sure my lady. osman olm hesap tamam mı, fatura da kes e mi. yah yah. oh beah. 

karnım acıktı. şurdan kanat ızgara söleyiver.

5 Comments
 
fuckara / inan6666 09/11/2008
15 Comments
 

hazreti pir sultan cehennemde ateş yoktur, herkes kendi ateşini yanında götürecek dediği doğrudur. içimizde cehennemler gezdirdiğimiz, gündelik hesaba ömür tükettiğimiz, arşa doğru göt verdiğimiz, aldığımız nefese şaşırmayıp verdiğimiz kuruşa acındığımız bir hayat yaşadığımız doğrudur. şunca içerimizde saklı bütün yalanların parlak, kalan hakikatlerin puslu olduğu doğrudur. bu otelin cehennem taslağı olduğu da doğrudur. emekleri ile yaşayan cahil insanların kem akılları ile servet biriktiren sinsi alçakların kölesi olduğu mutlaka doğrudur. açık büfe akşam yemeği servisinde süratle içip tıkınırken herifin birinin boğulma tehlikesi atlattığı, koca göbek çelimsiz bacaklarını havuza doğru beş dakka müddetle titretip orta yeri sıvışık açık büfe sınırsız kusmukla süslediği doğrudur. bunca çatlayana kadar yiyen insanın kimbilir nerede birinin açlığına sebep olduğuna kafa yormak da doğrudur. bu otelde doktor bulunmadığı, müdürün konsomasyona garsonların animasyona çıktığı doğrudur. bu otelin havuzbarında sağ ayağımın ıslak zeminde 18 saat ayakta çalışmaktan su topladığı, birkaç gün geçmeden bezenin patladığı, açık yaranın bir türlü kabuk bağlamayıp nihayet sızım sızım sızlayan bir iltihaba terfi ettiği doğrudur. burada geçirdiğim 24 günde toplasan 48 saat uyumadığım da doğrudur. nihayet istanbul’ a dönen otobüse biner binmez koltukta sızdığım, zifir zehir baygınlıktan ancak sabah 7 gibi şehre girerken uyandığım, içimin kamaştığı, evimi özlediğim çok doğrudur.

korsan barbaros’ un has adamı turgutreis namile maruf semtte üç hafta süren turistik aşkiyalığım işte böyle ilk iş merkez eczanede antibiyotik reçeteyi yaptırmak, bilahare ufak ıvır zıvır çerez şu bu alışverişin ardından sürüne sürüne eve varmakla nihayet buldu. ilk adım izlenimleri: b-612 olağan seyrinde. güverteye adımı atmamla minnak ev canlandı. ışıklar fısırdadı, televizyon sevindi. ışıklarını yakınca balıklar titreyip kıpraştı. canlı cansız bütün ahali tekmil verip selam durdu.

iki lokma atıştırdım. kahveye su kaynattım. nah beyle serçe parmaamın ucu kadar antibiyo hapı yuttum yutkundum. attım elimi, akvaryumun yan yerine sinmiş baba zulayı patlattım. uykumun kalanına harika perdah oldu, ızdırabı dindirdi. geçen perişan günlere güle geçe zarıl zarıl varmışım rüya keranesine, rabbime şükürler olsun.

boşluk. yuvarlandığım boşluk. firar ettiğim boşluk. işe yaramaz boşluk. parayla alınıp satılamaz boşluk. varedilemez aktarılamaz boşluk. kitaplar defterler donmuş boşluk.

senin döşeğin neresi ? nereden geliyorsun ? derdin mi var ? neyi yazacaksın ? kime yazacaksın ? kime yazacaksın ?

ağrıların nasıl dinecek ? kenevir telkinile dindirdiğin sızıların neye dönecek ? ne olacaksın sen ?

anan görse şu halini, parmağınnan kibar tuttuğun cigaranın külünü halıya silktiğini, ruhunu ciğerini haybeye siktiğini görse öbür memesini kahrından kendi keserdi, eyle mi ?

baban kasap sen kasap, başka mesleğin de yok. sabahtan akşama baştan ayağa kes kendini, cızbız pişir ye. aç açıkta kim varsa ucundan onlara da pay et. şu cigaradan aldığın ders, yoksulluk yoksunluk kimse çekmesin, ne olduğunu öğrensin diğerkam olsun.

şeher bu fikrin üstüne kurulmadı olm. gez dünyayı, bak kimin evini çepeçevre duvarla çevirmişler, kim kapının önüne minder atmış çiğdem çitliyor ? kim zengin kim fakir ? neyi yazacaksın fuckara ?

üstadın söylediği, dil yazıya düşmeden önce düşüncede karmakarışık olması var ya hani, buradan başlamak epeydir aklımda. karmakarış serseri serimi izleyen bir dertoplanma, intizamlı muteber bir yazının sisin içinden sıyrılıp çıkan herhangi ne gibi belirmesi ne kadar mutlu eder okuyanı kimbilir. değdi be, epey yordu ama değdi. eliot ne teori geliştirmiş dil yazı için? şimdi ağdan tetkik etmek mümkün, bundan 5 sene önce hayal edilen ne varsa hepsini tümleşik teknoloji ile haddelemiş, pantolun göt cebine sığıştırmışlar. çok yavaşsın, kaç zamandır izmitli torbacının hasarlı eriksson’ u idare ediyor seni. bu durumda mecburen onun dili ile yazacaksın.

tokadı basarım taşşana senin.

15 Comments
 
kaşık havası / inan6666 08/30/2008
20 Comments
 

deli süvari elde pala yek yeldir yepelek gömlek dilde lafzırabbani allah allah kuşkırlanguç gibi kavi yardırıyor, bunların on yüz beşyüz yalım kılıç üzerine gelmesinin kükürtlü tesiri şimdinin benzinli avcı uçaklarının şura bura şıpınişi humbara bomba serpmekle şeheri canhıraş yahut cepheyi hurdahaş etmesinden daha az değildir. beyle kıvrak harbetmesi iyi güzel, taze devlet tez zamanda peçeteye düşen yağ damlasi gibi genişliyor. öte yandan numune piyade mevcudu olmadığı için ayağını toprağa basamiyor, yayıla yaslana devlet olamıyorsun. bu durumda çaresiz yazın gavura yağmayı verip kışın şu harika balkan tarlasını nadasa bırakıyorsun.

o zamanlar mevcut ordunun hemen hepsi sadece yazın savaşır kabiliyet ve teçhizatta. kış gelende motor istop, sıcak havaların en şerli cengaverleri serinde her biri kendi yastık döşeğinin pehlivanı olup gavur niyetine aile efradı bilhassa hanım ile cengediyor. havalar ısınanda yallah iskandil yine balkana. orhan bey’ e gelene dek üç beş nesil hep beyle allahvere askeri siyaset mevzubahis olmuş. asker dediğin alameti hepi topu başında ak külahtan ibaret, harbe münasip mevsim geçende bunu sıyırıp kendini mesuliyetten kurtarıyor. orhan bey meclisinde sabah akşam kantara konan mesele işbundan ibarettir. müşkilin halli bir bakıma o devrin güvenlik konseyi sayılan yaren meclisini kuytudan izleyen askerliğe pek meraklı inceden çakırkeyf meçhul bir dedenin diline gelmiş: “beyle derbeder devlet olmaz, mevsimlik süvariden ziyade bize daimi piyade lazım. bunceizler evlenmesin, hem hepsi mesaileri cengitmek olsun. rumeli’ nin yanağında halen tıfıl, henüz tamamiyle fışkın sürüp neşvünema itmemiş türk taifesi bunca az iken iyisi mi biz her yaz sürülerle esip geçtiğimiz latif ademile gani gavur yurdundan yeniyetme erden velet toplayıp bunlara münasip idman tahsil akıl terbiye ve kaşık kaşık harika gıda vermekle yesyeni bir muharip kıta teşkil ideriz. umulur bunceizler devleti ve sultanı her cephede azami müdafaa ve muhafaza etsin, adları da yeniçeri olsun erenler” diyende bir devir derhal değişmiştir şaka değil.

askerlik sanatından başka meşgale, sultanın devletinden başka dert, illa mutlaka harpten başka gaile tanımayan hafif zırhlı yalın pusat bu sınıfın teşkili, usulü itibariyle o zamanın avrupalı naziklerini dehşete düşürür. görünüşe bakılacak yahut nesepte kan hesap edilecek olsa bunlar hepisi gayrimüslim evropalı olmakla beraber katakulli şeytan tezgahile şimdi gözin kırpmadan cephede kardeşine kıyar, hatta kaşıkla gözini oyar, hemi sultanına hakiki türke kıyasla daha bir muhabbetle bağlanıp onun her davasını canı pahasına ısrar ile takip eder. teknik olarak karşıdaki markosoğlu olması icap eder, ancak kimbilir nasıl bir telkine uğramış ki kimsin soranda malkoçoğlu deyip gürzünü küffarın alınçatısına gömüyor. hadisenin ince yerine göre türk sultanı da kaydınikahsız frengistanlı nazenin validesi bulunması itibarile bir bakıma devşirme yeniçeri ve yetim sayılır. belki bu sebepten bunceizleri diğer sipahi ve serseri azap askerine kıyasile her daim kollayıp gözetir, bahşiş ulufe ve harpte envai kıleftelerini bir tamam temin edip beyle surette osmanlı devleti araziin şartlarına ve hatta zahirile batın sırrına tastamam uyan işbu hususi muharebe teşkilatı vasıtasile ertuğrul’ un düşünde gördüğü taze fidan iken tez zamanda boy verip gövde bağlar, azametli bir ulu çınara serpilir.

yeniçerilerin “inna fetahna..” yazılı sancak işaretleri kırlanguç kuyruklu bir paladır, kesinkes zülfikar’ ı andırır. evlenmeleri, herhangi meslek yahut ticaret edinmeleri yasaktır. gün gece “ocak” larında fiziki askeri ahlaki aleni inisiyaki idmanile ter atarlar. ak serpuşları mahsus çeri sırrını keşfeden dedenin giydiği kaftanın bol kolunu andırır. başta hepisi garip gurbette dinimübin islamile cebren teşerrüf etmiş ancak tez zamanda içleri hakiki müslüman kutbualem hacıbektaş ahlakile münevver ve muntazamdır, edep ve ahlakları serpuşlarında mevcut bir kaşıktır, hizmetlerine istinaden sultanın “kazan” da kendilerine ihsan ettiği nimeti taamı bununla silip süpürür dervişane bir hayat tarzları vardır. harpte sultanın sevk ve idaresine koşulur, sulhte de payitahtı fesattan muhafaza ederler.

halen askeriyede içtima hesabı “kazan mevcudu” olarak tutulur, bilirsiniz. işte bu koca kazan, bütün askerin çevresine toplandığı, müşkile keşküle akıl sarıp fikir dürdüğü hepsi bir biri yanı sıra beraber durduğu bir sırlı halka, bir düğüm, kuvvetle muhtemel bir sihirli nesnedir ki yeniçeriler sonra sonra devranın düşeşten hep yeke dönmesi, insafsız zamanın çürük dişleri ısırıp zehirlemesine uğrayıp kendilerini kaybederek olur olmaz emrişahaneye itaatsizlikle isyan edende meydana çıkarılıp içinde hadsiz hesapsiz fesat, pislik, cinayet ve melanet öbeğini kaynatmaya da yaramıştır, ne yazık.

değil mi ne tedbir alırsan al geçim derdi izale etmesi mümkün değil, meğer hazineihassa tamtakır ise. maliye bir kere aksamaya görsün, darphane tağşişe (devalü muamelesi yahut süte su ilavesi) yoluna başvuranda bin iltifatile bol gıdaya müptela yeniçeri elbet bozulur, dil ağaz oynatıp ileri geri dırdır eder. akçeyi dişleyende “şuna bak, yine gümüşün kırmışlar”. üstüne devran değişmiş, gayri ruma balkana gidip bağ bahçeden hoşaflık meyve aşırmağa benzer beleş sefer bol yağma ganimet devri de kapanmış. başka devletler, misal frança nemçe venedik şu bu boş durmamış, askerlik mesleğini keşf ve üzerine fazlasını dahi ilave etmişler. kadim maziin bektaşi dedenin torunu babaerenden biri yine inisiyaki “çakmak tüfek şipşak siper envai muharebe tarzına yarar ricat iskat kofti terk lağam zerk ve sair manevra alat edevat hepisi ile nasıl baş edecesin ? kırım, eflak, boğdan, nemçe gitmiş, aç susuz yayan revan çeri pala bıyıklari yorgun telkari gibi dağalmış, telef olmuş. parası itibarı pul olanda devletiali şimdi şimdi cenge gitmeden gavurile siyaset etmek yolin arıyor, temrini tedbiri baştan aşağı değişmiş, ibne kalemine kolpa emir yazdırıp onca dalyarak babayiğidi vara yoğa aç bilaç kırıyor. ne imiş ? hangi hakikat tarikini inkar etmişiz ? devlet sahibi önce kendisi islama isyan etmiş. gavur usulünce hemi gizliden gizliye asker teşkilat düzmeğe kalkmış, bunları çakşır yerine baldırburan pantul ile donatmış, bir de papazmeşrep siperlikli serpuş uydurmuş ki bununla haşa secdeye varılmaz. bunlar küffarile ayni kazana kaşık sallıyor görmedin mi ? bizim tahta kaşık kuru boş görmedin mi ? yol siyaset ise madem siyaset edelim. gayri sultan payine yüz süremeyiz, zinhar haramdır” yollu sihriferman fısıldamasını sezen, hatta tazyikini kulaktozunda zangır zangır hisseden sultanlar, önce biri, sonra diğeri, en nihayet mahmut namila devran süreni işbu kaynar kazanı kısa yoldan kalaylamak çarelerini aramağa başlamıştır, müverrihler bunları bir bir yazarlar. yeniçeri hemen hepsi yüzünde feri feneri sönmüş, bunun yerine fikrin kahpe kandilini şarapile afyonile bade bengile tutuşturup güya “geçim” davasına meslek edinip evlenmiş, çoluk çocuk oğlancık peydahlayanı evladını yine kendisi gibi “meslek” sahibi olsun diye hülle ile ocağa yazdırıp beleş kazandan haram kaşıklamaya alıştırmış, tabii her şer ve rezaletin kalesine dönen etmeydanındaki kışlalık olmadık nümayişe şirretane fuhşa pürlivata kahpeliğe müsait hem emniyetli yuva haline gelmiş, buradan alazlanan fitne fitilleri payitaht şehristanbulu gün gün semt semt yakıp yıkmağa, vara yoğa tedhişe nizamsızlığa ve aleni terbiyesizliğe sürüklemiş, hatta punduna getirende sultanı sadrazamı sarayında pakça don sıyrık çakşırile kafa güzel yediği önde yemediği yanda vaziyette belde balta elde tırpan nacak ve tabanca ile rezilane kıstırıp “ulan bizim kazanın dibi çoktan göründü, sen burada bolkepçe ziftlenirken bize aç bilaç kalması reva mı” deyip tarihte ilk defa geçim davasına kaşık havası çala çalkalaya kazan kaldırıp sultana silahile dubara polim darbe entrika kurup hatta canını kemendile burup almak acib adetlerini de kim bilir yine bu karışık zamanlara borçluyuz.

lafı bağlayalım, saltanat mahmut’ a gelene dek yeniçeriler akıllarına ne eserse o sebeple isyan ettiler, hemi hepisi hakiki savaşta olduğundan daha iştahlı idi isyan ederken, zira kendi şeherinde muharebe etmesi meğer ne rahat imiş, şunceiz sultan şu şu işe su kaçırdı, o gitsin beriki gelsin, şuraya sefer istemez buraya nefer istemez diye diye beyle beyle uyduruk yok siyaset yere kendi bünyesini yiyen metastaz kanser gibi köşe bucak memlekete ur melanet haraç kireç bağlaya yayıla epeyce çuğaldılar. işin en mühim ve ders alınacak tarafı, sultan mahmud’ un bu şakileri alaşağı etmesi ibretlik hal ve tarzıdır ki o vakte kadar görülmemiştir, kerih vaziyeti tam onsekiz sene müddetile sabur sükunet gözleyip nihayet vakit tamamdır deyip emrişahaneye laklaka ve isyan üzerine padişah kendisi bizzat sancağışerifi sultanahmet’ e dikip ahalimüslimi altında toplanmaya çağırıyor; yangından zulümden soygundan ve tacizden bıkmış usanmış çoluk çocuk erkek ve ilk defa avrat kadın dahi derhal bu meydana toplanıp pak ve masun hayatını zıvanadan çıkmış sarhoş cigara gibi civarın hadsiz ölçüsüz yaka yıka kül ve zehir saçarak tehdit eden ifrit yeniçeriye karşı ceman yurdunu ve kendisini sivil surette müdafaa ediyor, bu mukavemete yeni teşkil edilen topçularile nevzuhur teşkilatlanmış asakir de topları tüfeklerile iştirak edende inan kolu baldırı orta dövmeli eski zamanın canavar cengaverleri şimdi hepisi kara kulampara hadsiz rezilleri “kaşık herkes oyar, baka sapın doğrultamaz” feryadile hile hurda fitne fücur dolu serfoş kellelerini etmeydanında mukim kışlalarına istif edip köpek nefislerini ihtimal olur a kurtarmaya bakiyorlar, ancak müdanaasiz müsamahasız top ateşi ile yuvaları bir iki saat müddetinde sankikiremit kebabına çevrilerek bunceizler hepisi hiç yoluna heder sefil olup hakka yürüyende takvimde tarih 15 haziran’ dır.

o cehennemi keşmekeşte kıyma olmak kaderinden son anda mucizevi sıyıran vaziyetiharap bir çorbacının iç çekip “pilavdan dönenin kaşığı kırılsın” bedduasını bağara bağara galata’ ya yürüdüğü, yine aynı muhteremin yankısı olur olmaz zamanda yükselen kaşık havasının meçhul bestekarı olduğu, işbu surette ocağın tecrübi sırrını kayıt kuyuttan azade istikbalin olur olmaz ayni minval üzre seyredecek fikirtertip serserilerine müstakbel siyaset tezgahlarına ufarak ilham olsun niyetile uçurduğu da söylenir vesselam.

20 Comments
 
lubemath / inan6666 08/23/2008
3 Comments
 

Pek çok pratik problemde titreşim enerjisi yavaşça ısı ve sese dönüşür. Yapılan işin niteliğine mukabil, sistemin enerjisi ve buna bağlı olarak yerdeğiştirmesi de azalır. Karşılıklı bu ilişkiye, yani titreşen sistemin enerjisinin ısıya veya sese dönüşerek azalmasına sönümleme diyoruz. Bu süreçte, dönüşen enerji göreli olarak azdır. Ancak, titreşime dayalı problemlerin çözümünde bu dönüşüm önemli bir rol oynar. Mühendislik hesaplamaları dahilinde sönümleyici ne kütle, ne de elastik bir yapı olarak kabul edilmiştir. Sönümleyici kuvvet, sönümleyicinin iki ucu arasındaki göreli bir hız farkından oluşur. Pratikte, sönümlemenin nedenini bulmak oldukça zordur. Bu yüzden, sönümlenme olayı çeşitli şekillerde modellenmeye çalışılır. Histeresiz sönümleme modelinde, malzeme veya cisim deforme edildiğinde bir kısım enerji yutulur ve malzeme tarafından sönümlenir. Bu olay, malzemenin iç yüzeyindeki kayma ve sürtünmelerden kaynaklanır. Kuru sürtünme modelinde ise, sönümleme kuvveti hareketin olduğu yönün aksi yönündedir. Kuru sürtünmeli titreşimlerde veya yetersiz yağlamanın olduğu yataklarda bu modele başvurulur. En çok kullanılan model ise viskoz sönümlemedir. Burada, mekanik sistemin enerjisinin bir kısmının ortamdaki sıvıların veya gazların direnci nedeniyle kaybolduğu düşünülür. Kaybolan enerji miktarı titreşen cismin şekli, boyutları, sıvının viskozitesi gibi birçok faktöre bağlıdır. Sönümleme kuvveti titreşen cismin hızı ile orantılıdır. Bu modelde, iki cisim arasındaki sıvı filmi, piston-silindir yatakları türünden uygulamalar incelenir. N.' nin viskoz akış bağıntısını, uygulamaları çözümlemek için kullanırız. Bu bağıntıya göre, kayma gerilmesi, viskozite katsayısı ile du/dy çarpımına eşittir. Küçük bir film tabakası için lineer kabul yapılırsa, du/dy = v/h olur. Bir de sönümleme sabiti tanımlanır; C = dF/dv. Şimdi, pornografik bir piston-silindir sorusu yöneltelim; D çapında bir piston D+2d çapında bir silindire P kuvveti ile, hızı V olacak şekilde basılmaktadır. Piston eksen uzunluğu l, akışkan viskozitesi n ise sönümleme sabiti C' yi hesaplayınız.

ipucu:
öncelikle kaygan zemin ölümlüsünün hareket edeceği yüzeyin güzelce lubrike edilmesi gerekir; bu karanlık yüzeyin içedönük ışıkla dekonstrükte edilebilmesi için içkin nitelikteki ivmelenimin bedensel momentumu yeniden tanımlayabilecek denli çaplı tarifi ve yapılandırılması gerekecektir. beden politikası konusunda yazılıp çizilenler bedenlere değmediği ve söylemde kaldığı sürece anlam kaymasına uğrayacak, ancak bu nevi tahrif, tahribin en üst aşaması olan "döngünün tamamlanması" na ulaşmayı başaramayacaktır. eylemin sahibi, söylemi kendine uyarlayan olmaktan çoktan çıktı, eylem söylemi artık kendisi kurar, böylece "yazan" ve "düşünen" kişi, hep geride kalır. bu halde, yolcunun yolu "kaygan zemin"; "karanlık yüzey"; zaman "ölümlü"; "kaygan" kılınmış zemin, demek sürtünme katsayısının yüksek olduğu konumlar ayrıca incelenecek; "momentum" ana bileşenleri "ölümlü" ve "yüzey".. işte bu yüzeyin hemen yanda, başka türlü tarif edilmiş, hatta tahrifin üstbiçimsel olanaklarının hayal gücüne meydan okuyan gösterimi, izleğin kaderini tayin eder; başka türlü, ancak işlevini de yitirmiş, değerler dizgesi tersyüz edilmiş, taze bir başlangıç, hemen hemen tanrısal dişil karanlığın bir yansısı, ancak olanaksız "olan"; tümden eldeki. böyle olunca sınanması, bir "tahrif" yüceltimi olarak, metaforu da belirgin kılar.

3 Comments
 
bengi' den 08/12/2008
13 Comments
 

bengi olağanın çizgileri olsa göremeyecek kadar noksanlıdır, onun kirpasak gözlüğü nuhunebiden kalmıştır. bunu gömleğile nadiren silip temizler. her silişte camlar az daha çizilir, görüş az daha bulanır. görmenin böyle enayi kısıtlanması sebebinden bengi sadece şekilleri ve renkleri görür, ancak fiziken genel eğilimi tanımlayabilir. bengi neredeyse tüm gün boyunca şuraya buraya bakarken önüne çıkan ayrıntıların insanı boğan yakınlıklarından uzaklara firar edip olağan insanların gerçek dünyasını olağan bir düşün gerçeğe çok yakın bir tasarımına benzeten eski gözlüklerini takınmış vaziyette gerçek bir astronot gibi dolaşır. bengi' nin acınası kısıtlarından birisi, olağan gerçeğin neye benzediğini çoktan unutmuş olmasıdır. bunun sebebi, sadece sadece eski gözlüğüdür. bengi' nin üzerinde önemle durduğu göt teorisinin en önemli ölçüm aracı işte bu gözlük idi. bu gözlüğü takanda bengi her şeyi göt gibi göre göre şimdi eski gözlüğünü yenisi ile değiştirmiş olmasına karşın halen gördüğü her şeyi göz göre göre göte benzetiyordu. durum bundan ibaretti. en azından şimdilik.

buna göre:

mantık, fikrin donudur. donsuz göt bir zaman sonra göze bıkkınlık verdiği gibi, harika bir don göte ilave kıymet katar. felsefenin mantıksal rutinleri sayısal yönden piyasada mevcut donlara kıyasla daha azdır. bu durumda, günbegün (veya götbegöt) artan mantıksal çeşitlilik ihtiyacını karşılamanın tek yolu, mevcut göt giydirimine ilişkin konvansiyon dahili - harici usüllerin düşünsel karşılıklarını derhal tanımlamaktan geçer. bu süreçte osuruk, pusulanın kuzey kutbudur.

13 Comments
 
geribass / inan6666 07/24/2008
8 Comments
 

ahaa güzel söyledin bu iyi güzel oldu bak. şimdi, dediğin o “büyük geri çekilme” nanesine tantrik metinlerde sık rastlanır. düzden gidelim, bunların hepisini dandirik diye anlasan olur, dediğim bu tantra bir kuru tantanadan ibarettir ve işin hakiki pırıl pırıl inkişafı onbin senelik türk milleti davasını deruni anlamayı icap ettirir. ilk hamlede bizim ahali nezdinde geri çekilme yahut göbee peçete tarif edilen bu kontraseptif ameliye, esasen azami haddini aşmış bir ilerlemenin tam aksi yönde ancak kayıpsız ve noksansız olarak gerilemesini, ricatı, hatta apaçık deveranı irticaı anlatır. muhakkak bu çekilme tam rindane kıvam merdane bir vaziyette olmalıdır ki elzem afsunu efsanesi tamam olsun.

işbu girizgah ile kastedilen gelgel efendimizin aşrı giden ilmi meşguliyetinden bizar olan sultan hanımın nihayet veledin de validesi olmaklığı itibariyle ve mahsusuazamın harimine diğer bütün sevgililerinden evvel postu sermişken onceizi pür iştah ile kıskanmasında, harimine çağarmasında, şehvetinden kudurup bağarmasında doğrusu şaşılacak husus yoktur. resmi ve ilahi muameleye göre cilvebaz cananı dei midir ? ol işvedar kahpenin ceviz canı çalınsın çıksın, ki dübürcanı en fenalardan bifena çiti çiti çekmiştir. mükerrer erbabınakilin avantür kafadan sallayıp işporta tezgaha veri verdiği onbin tevatüre mesnetle ve  mealen ustanın çektiği çiti çitiye yahut yahut çaktığı cici çiviye eyle ba beyle şahanedir ki envai raviye göre ol yaramaz hanım sultan bir daha asla üstadın kesif mesaisine yek kekre laf çarpmamış, ebedi iddet müddetile köşesinde tam edebile oturmuş, meğlup nefis hayvanıni bursa işi enfes çeyrek nakışile meşgul gün gece edip, nihayet iki gözi nurini mor dantele dökertip kara gönlün kanatlıkapıları beş menteşesinden gözi aportakancık bebe köpekler misali sağa sola yukarı aşağa açılmıştır: ol demden beri büyük geri çekilenlerin bir menzili de mesnevi sözüdür, onceizin tesiri haplımacun mertebesindedir.

büyük geri çekilme kıymeti bazı iktisadi ve ticari tekniklere uygulanabilir, misal olarak geçkin kokoşların kızlarına göster ama elletme kızım diye tenbihle söylemeleri bu işlek fikrin bin çeşit serin menbaından süzülen bir ilmitecrübedir, bilhassa evlenmeğe ev bark sahibi olmağa ve erkek adam kişisini dört duvar iki tavan arasında ağar ağar boğmaya yarar bir teçhizattır, yahut daha kestirme söyleyelim yalan söz menzilden azade martavalı, o da büyük geri çekilmenin izleğini içerir. burada takip edilen yöntem, bir metnin yansıdığı, alt kümesi ve tek taraflı sahipleneni olduğu ana – primer – source mevcut olmasına karşın anlatının alt - kendilik sınırına çoklu bakışımlı, nihayet genişletildiğinde kaybolan,  ne ise işte kısa sözle suskun ve miskin yapıya mümkün olduğunca çok bağlantı – yarı fikir geçişi ve gönderme (katışım olabilir senin canın o an ne isterse öyle olabilir mahsuru yok sakin olun efendim) içermesine dair adorno hipotezidir, ne yazık ki pek az bilinir ve bu fikrin bir istif hatasından bir dizgi yampirisinden hatta fikri bir sui kast ve istimal olduğu yolunda nerede ise tam teşekküllü bir tefekkür mevcuttur.

büyük geri çekilmei bin renge boyayacak bir orospu metnini bu sebeple bin rendeye dayiyoruuz ki zirüzeber modern zihinde, şu sein zihninde hazmı kolay olsun ve asla zor (sauer = alm; ekşi, sauerei= alm; pislik, bok püsür, vazgeçilmez arketip) olmasın. hatırlayın, “müminun maximum” ekseninde özeti çıkarılsa olur deyim bütün korporatif tröstist, terorist, cansız ve pastel, ancak merkezi ve yayılmacı dinlerin “müminun maximum” ekseninde gerilediği unutmak mümkün değildir. her düşe bir gülüş eşlik eder, ancak bakiye hesaptan ötürü netice düşüş, kayıp ve hiçten ibarettir. neyzen tevfik ne güzel diyor, hadi onbin yüzbin olsun tekrar söylesem ne çıkar: “türk milleti gariptir her bi lafı kaldırmaz, çiti piti dersin kızar, çitilersin aldırmaz”: bu da bir büyük geri çekilme numunesidir, zira lafı tahrif ediyorum burada dikkat buyurun. özetle, akim her teşebbüs, geri çekilmeden başka şey değildir. hatta adorno’ yu mezardan ayağa diksek kendisi bu kesin kristal durağa “tanrısal olan süfli olmalıdır, ki buna katlanmak tanrı için bile mümkün olamaz, zira kendini hakir kılmak bir tanrının selfsteemi /  selfistemi / selefi sistemine dahil edilemez ve totoloji süratle tanrısal olanı möbius gibi kendine tersüdüzden yapıştırır, bu şekilde iptal eder. buraya iki yıl sonra möbius şeridi ve abstract magickin ferdi serzenişi, kağat katlamanın zikrimerzukası mevzuunda bir makale koyicam, o vakit bu yazdıklarımı yine isterseniz burada tutabilirsiniz, bakın yine yaptım yine yaparım ve beckett hezeyanı olan watt artık (hayli ironik: asli ideal seviyesi olan) hiç satmıyorsa ve bize, multimilyon süperkolektif kerize yetmiyorsa, düz yazı ve tekrar edilebilir olan endüstriyazının mahdudununa sığamaz onbin yılın yek bikimi olan büyük geri çekilmeyi bir de şöyle anlatalım bakalım: mesela baltacı mehmet paşa’nın delipetro dölünü ahfadını atını cümle alat ve avadanını prut’ a birbirüzeri yığmak yerine koca orduihümayuna rus cilfenin (asla katerina deildir, bizzat petro karısının kılığına girip baltacı’ yı o halde ziyaret etmiş, avama meçhul olan aradaki fikriteatinin binler menfi neticelerinden çekinen ve hatta yeniçerilerin pek yaygın gulampareliğinin soğuk ve yersiz rus tesiratı ve nefse kem ilavatı ile halis ham Türki özdeki büyük geriçekilme iştiyakını istenmeyen, muzır bir minvalde ilerletip haşa aliosmaninin ırz ve namusunun ağza kenger sakız olmaz dedikodu ile paralanmasından, acip şan şerefin zul ve rezalete birden tekamül etmesi ihtimaline binaen ve hürmeten )  hatırına nerdeyse bir kegel egzersizi yaptırmaya kalkışan geçkin ihtiyar olarak betimi, viyana bozgunu, estergon aldım verdim ser kaat çek kılıç kumar ve madra ve hile bazlığı tefrikası, çanakkala müdafaası, mutlaka mübadele ve öncesi akılda tutulsun ama yetmez, bu noktadan ileri buna isfendiyaroğullarını zorla nakledip kendine yeni tebaa akleden fatih’ in akıllarına nerden varacaksın ey kari ? kari: okur demektir. kaderin dil cilvesine bakınız ki scriptor nerede ise mehmet paşanın baltası gibi iken okurun yazı heyecanı inip çıkarak naha şimdi ikaz edeyim eğer inkıtaa kesintiye şuna buna filan uğratmadan altmışaltı göz taklası ile bu metni okudu iseniz şu anda kegel egzersizine, yumurtaları yuvarlamaya, hiç yoktan yumurtlamaya, ne bileyim işte ilme irfana filan hazır ve nazırsınız demektir.

bu durumda ben de baltayı taşa vurayım da büyük geri çekilme tamamlansın. ülke nüfusunun neredeise üçtebiri maacirdir, öyle mi ? bunca nüfus nerden çıktı geldi ve orada kalanların hali nicedir ve bu çekilme misakımilli şerbetinde bir kıvıllanmaya sebep olmuştur orası kesin ve fakat bu mayii çalkalamanın fikritürkiye ilavesi ne istikamet arzeder, onu araştıralım. türk milleti kelimesi kimine şifaı devaı kimine illeti zilleti tarif eder, ve tarihin en büyük geri çekilenlerini bu millet yetiştirmiştir orası kesin. şimdiye dek bu safahat asla yazılamadı zira türk’ ün yazı alatı yahut baltası et kınında mümkün müddet saklamak icap eder, ki paslanmasın ama arada bir çıksın yorulsun, da ve hemi de kendi sihrini şifresini unutmasın aman zayolmasın (ne kadar benziyor diniciharın betimine, şu “müminun maximum” dediğim, bkz: demini dedimi di), ma bakıyorum şimdi türk dilinin imkanlarını aramak için bir hamle daha yapılmak üzere, kesin söyleyim o da akim kalacak zira “büyük geri çekilme” kesinkes bunu gerektirir, gökleri gözleyenlerin evrenin kendi üzerine çökmesi kuramı bu hakikatın bir narin yansısından ibarettir.

başka misal, misakımilli, milletin maximum geri çekilmesini tarif eder, bizzat cumhuriyetin banii bu meseleyi bin tasvir ile defaten cahala nakeşe nadana alime keşe pür neşe dikkat itiyatile bıkmadan usanmadan anlattı, anlattı, anlattı ama olmadı, olmuyor işte anlamıyor fikrifirari.

son türk kralının mirası terekesi halen kavga sebebidir, ve onceizin şahsımanevisi azami geri çekilmeyi tamam itmiş olması sebebile yok dei mi yasal varisi, yok deimi meseleyi hakikaten bilen birisi, yok deimi yalan tarih gibisi ve hep onu okuyoruz, sağ duvarda battal hurufile “adalet mülkün temeli” yazılı üstelik. oysa burada tenakuz şudur: türk dediğin mülksüzdür, adilane olması bir ruh letafetinden deildir de sanki israil ziraaatçilerinin çölü yeşil eden damla sulama projesi gibi masum sabi sübyan mağlup perişan halka kaçınılmaz şefkati ve onları esirgemesidir, yoksa geriye teba kalmaz ve türkün idaresi anında kadük ve paçavra olur, berbat rezalet nerede ise kaçılan bozun çöl kadar kıyıcı bir istikbale razı olacak güdük tıyneti en zelil türke iftira etmekten çekinirim. yoksa senin türk dediğin iş kızışanda asla rahim mürahim esirgeyen ve bağaşlayan deildir, ama yek zaifi de keriz idrakidir, işburadan her hangi bir an onu “büyük geri çekilmeye” zorlayabilirsiniz; yok yere, boşu boşuna, inanılmaz ama onu son  dakkada gol atıp sonra yine gol yeyip üstüne tekrar bir iki gol atmaya sürükleyebilirsiniz, hiç çekinmez fitbol dilaverliği ilmine yeni bir absurd category ekler yahut tazeden bir yapı sökümü icrasına daha muhatap oluruz, fitbol da bitirdik gördün mü bak (dilim varmıyor ama zorlanarak da olsa söylemeli, türkler oyunu taze gelin kıza çevirip ayık çengi sarhoş çiter gibi şevkile zevkile ufaladıklarında izlediğimiz yine şu muazzam “büyük geri çekilme” idi) ve bunun kırık neticesi de: biz ancak yeni türklere, almanlara yenilebilirdik, zira her malumat muvazene kaybına muhtaçtır, milletin bir kısmını bir on yirmi otuz senede haşlak patates bira ve çelikte kaybettik ne de olsa, işte bu da nihayetidir, silin kalk bakalım büyük geri çekilemedim içimde patladım afedersin.

mesafede kal bebeim, endişe etme kolpayı anladığında hiç pürüz olmicak zihninde, şimdi sabır sonra sauber, sonra temiz, pak, o zaman çitiye bak sen, tereyaana kaymaa çalıp o gavur kızın kapusuna yumurtayı kırarsın öyle söyleyim. işte arabide bu tükenmez cinsi merama hevesitürki derler, bir de “etrakıbidrak” zamanında meşhur olmuş bir benzer teşhir numunesi idi, lafın “etrak” kısmı şimdi “etraf” diye okunsa algıda randuman kaybı nerede ise sıfır mesabesindedir.  

öte yandan 166 devlet kurmuş bunların 166 sayısı da epey alçakgönüllü bir rakamdır; türklerin yap boz git gel şunu bunu seni beni muhakkak kendi kendini çiti çitileme uzmanı olduğu şeksiz şüphesiz 166 kere ortadadır; alınacak ibret şudur ki hamakata halatile hamak kurmuş orda yatır sallanır pek kısıtlı türk münevverinin (o doğmadan ölmüştür: klişe, türk baştan kaybetmiştir, kimse onu sevmez: türk esasen “terk” etmiş, edilmiş olan, ikameti istikameti yok bir peristalti (seğirme, titreme, git – gel, pompa filan ) emsali manasına gelir yahut gelmelidir zira türk’ ün monad maximumu eninde sonunda civarını, kendini ve aklını terk etmekten yahut terke mecbur kalmaktan ibarettir, çok satan klişe olan çılgınlığın ne menem bir yılgınlık olduğunu gizlemek beyhudedir, gök gibi meydanda, müslüman mezhebi aşikaredir: terki – at varyantına dikkat, türkler ata dair çok kelime kurmuşlar ve atın dünya düzündeki ömrü müddetince hep harika devletler uydurmuşlar ancak ne zaman ki at miadı ham tabiatı tüketende oncezin kaçak kesim sucuğuna benzer garbi alatı dübüriyye nahiyemizde tehditkerane duymuşuz bu söz yalan mı ? yek çare endüstrikapitalin yılmaz ilerlemesine bordalayıp onun sineimillete duraksız hamlesine benzer vesaitle ilerlemek; evet ne yazık ki türk münevveri evvel önce kendi milletini dilini hikayesini yere çalıp hakir görecektir, ki şahsi çekilmesini ufak ufak tamamlayabilsin. para pul kara pil hesabı kardeşim, kaç kere kara kutu tahlil ettin de bunların motora baktın mı ne ile işliyor, incecikten bir kar yağar anass.. onca marifete bunca telif olacak iş mi bea ? tarzı bir kıytırkk kritiin belki kör çitin’ e onbin telif olup döndüğü bir güzel memlekettir türk eli hangi 166 devlet olursa olsun hiç fark etmez. işte bu quasifictive, bu acınası sankikurgu bırak evvelini son 500 seneyitelefatı toptan anlatmanın en kısa biçimdir ey kari, ister inan ister inanma kesinlikle böyle yaptım ben bilmem kaç bin bön yılın hikayesini, kanıt isteyen işin başında teşkilatın kuruluş tarihini tetkik etsin de görsün, nasıl bir silsileiserdergedir yek nefes yarım hamlede milattan öncesine kadar gider, o vakitte ilk tümenin teşkil edildiği ve milli organize çekilmenin süratle başladığı anlatılır. garip olan, kimi enayi bu çekilmeyi ilerleme, hatta gelişme saymak fikrindedir. söyle şarabaşkına rica ederim burada olan tam anlamila tozu dumana katıp kaçmaktan başka nedir ? şu deyimin güzelliğine bakınız bir, türabı duhana kata karıştıra, hemi sulu hei kuru sarhoş kafanın en samimi bir ifadesi, tam bir türk tastamam bunların hepisini iççekip içine çeker, gözyaşile kara bahtına, kahırile meçhule, allah muhafaza batına çekilirdi vesselam.

alemigarbinin bir yerde onu batıl, deccal saymasında bu bitmez çekilmenin payı yok mu hiç ? sen türksün dei mi, bunu bir düşün bakalım hazretikereste (nuh’ un gemisine mamulü biz verdik erenler, ibrahim’in ataşile kusurumuz alakamız yoktur aman ha)                       

iyi güzel de, bunların hepisin daha edebile söyleyebilirdin, müsaadenle seni yeriyorum

bilsem eyle ederdim, bilmiyomusun rezilim, kabahatin cehaletin aczine veriyorum.

8 Comments
 
elhamrulillah / inan6666 07/15/2008
8 Comments
 

‘elhamrulillah’; `elhamrulillahirabbilalemin`; hamr, alemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur; mütekeyyiflerin tamamına açıktan meyleden gizli bir halkanın saklı şiarıdır ki alenen dile getirilmez, evliya çelebinin rüyasında peygamber hazretlerini gördüğü vakit ‘şefaat ya rasulullah!’ dileyeceği yerde sürçilisan edip ‘seyahat ya rasulullah!’ dileyip bulması gibi saklı, sır sayılan bir hikayesi vardır, halkada bir zaman meşkedip meçhul kademe çıkana münasip lisan ile üstadı söyler; derler ki keyfiazaminin ertesi serde husule gelen kesif ağrılar için kalpten şiarı geçirmeli, derhal o an “aaah! bu ağrı kesileee, yekten yere basılaaa, şol nargile tıkılaaaa, peh bu bahtaaaa peh bu akılaaaa, lailaheiillahuuu, elhamrulillahuuuu.." ceman nida edip halkaya meyletmelidir, o esrarlı vakitte ağrılar sızılar halkanın üzerinde yekdiğerine sarılıp toplanır, yılankavi kafdağına uçaar gider diye ravi nakletmiştir..

8 Comments
 
<< Previous
Forward >>

    RSS Feed

    etiket
    aradığını tetkik et

    All

    1 Dm
    1 Mengu Yncg
    100
    13
    165537
    186
    1967
    1980
    1982
    1absence Of Mind
    1amarat
    1aom
    1apartman Topuk
    1arrogante Hombre
    1basar Yinan
    1benbey
    1bitchcraft
    1buddhala
    1ca
    1deja Vu
    1dejavu
    1enver
    1ersin
    1happy
    1inan6666
    1internet Cafee
    1internetcafee
    1jagged
    1kimsu
    1kopanisti
    1kuruvaze
    1mb
    1mefkud
    1mengu Yince
    1mengu Yincge
    1mengu Yncge
    1menguyincge
    1monique
    1nevdalist
    1nevi Tur
    1reasonablemans
    1rebecca
    1sahlanan Koc
    1sedaflora
    1shadowy
    1silky Kata
    1silkykata
    1suphi
    1untouchable Zen
    1untouchablezen
    1veronique
    1wassago2000
    2003
    5736
    66
    6666
    74
    A2m
    Aaron Koblin
    Abese Irca
    Acele
    Aci
    Aci Vatan
    Acilim
    Acupuncture
    Adacayi
    Adalet
    Adam
    Adem
    Adrenalin
    Afrika
    Afyon
    Ahiret
    Ahmet Hasim
    Aikido
    Ajda Pekkan
    Akepe
    Akil
    Akira Kurosawa
    Akl
    Aksam
    Alacakaranlk
    Alamanci
    Algorithm
    Allah
    Allame
    Alman
    Alternatif
    Alternatif Enerji
    Ambiguity
    America
    American Way
    Amerika
    Amiga
    Amsm
    Amstrad
    Anagram
    Analturk
    Anavatan
    Andeyener
    Andy Warhol
    Angel Dark
    Anonim
    Ant
    Apple
    Ara
    Arabica
    Arap
    Armin
    Arminia
    Arsenik
    Art
    Artist
    Asemic
    Asi
    Ask
    Asker
    Askerlik
    Asphyxation
    Ass
    Assange
    Asstomouth
    Astronomi
    Ataturk
    Atom
    Atonal
    Atropine
    Autogyro
    Avrupa
    Ayak
    Ayca Sen Baskan Pusu
    Aziz Nesin
    Azot
    Baby700
    Badem
    Bahar
    Balistik
    Ballard
    Barcelona
    Barrack Obama
    Basa Dolanan Derman
    Bayezid
    Baykal
    Bbc
    Bdsm
    Bean
    Beast
    Beauty
    Bedri Rahmi Eyuboglu
    Beer
    Bekir
    Benbey
    Bengi
    Benimle Oynar Msn
    Ber
    Berj
    Berlin
    Bermuda
    Best Fucking Whore
    Beste
    Beyaz
    Bielefeld
    Big Wet Asses
    Bilbo Baggins
    Bilimsel
    Bill Gates
    Billur
    Bir Zamanlar
    Bitch
    Blog
    Bmw
    Bob Dylan
    Bobele
    Bodrum
    Bodur
    Boeing
    Bohemian
    Bold
    Bondage
    Bonham
    Booty
    Booze
    Borges
    Bosphorus
    Bottom
    Bra
    Brasil
    Brezilya
    Brokoli
    Bu
    Buda
    Buddha
    Budism
    Budizm
    Burak Arikan
    Buz
    C64
    Cable
    Cafee
    Cam
    Canavar
    Capitalism
    Cat
    Catalkuyruk
    Cebrail
    Ceket
    Celik
    Cember
    Cemil Meri
    Cengelkoy
    Cengiz Han
    Censor
    Censored
    Cevap
    Cevre
    Chaos
    Charles
    Charles Manson
    Charlie Boorman
    Charlie Chaplin
    Chelsea Girls
    Chillum
    Chivas Regal
    Chp
    Christina
    Cingene
    Cinnamon
    Cinsicima
    City Planning
    Cock
    Cockring
    Cocuk
    Codex
    Coffee
    Cold
    Coluche
    Commodore
    Computer
    Concert
    Conservative
    Contes
    Contraliterature
    Contrast
    Copy
    Counter Steering
    Creation
    Crime
    Crowley
    Css
    Cumhuriyet
    Cypher
    Czech
    Daf
    Daire
    Dakika
    Damla
    Dan Brown
    Dans
    Darphane
    Data
    Datura
    Davet
    David Bowie
    Davul
    Death
    Debriyaj
    Dedikodu
    Deleuze
    Deli
    Dem
    Demokrasi
    Denge
    Denklem
    Depeche Mode
    Dergi
    Derriere
    Deutschland
    Deve
    Devlet
    Devrim
    Diesel
    Dikis
    Dilber Ay
    Din
    Diskur
    Diy
    Diyarbakir
    Dnya
    Dog
    Doggystyle
    Dogu Turkistan
    Domates
    Dondurma
    Dope
    Dot
    Dracula
    Dream
    Dua
    Dugme
    Dunia
    Dunya
    Durum
    Dystopia
    Ebony Bones
    Eddie Veder
    Edward Witten
    Effort
    E Kitap
    El
    Elbise
    Elektrik
    Elhamrulillah
    Elke
    Elmalili
    Emek
    Emek Sineması
    Emniyet
    Emulator
    Enerji
    Enerjisi
    Enstruman
    Enver
    Ergenekon
    Erik
    Erkek
    Erken
    Erkete
    Erkin Koray
    Ermeni
    Eroin
    Erowid
    Escort
    Eski
    Esrar
    Et
    Etek
    Ethics
    Eva Angelina
    Eve
    Evil
    Evliya Celebi
    Evre
    Evrim
    Ewan Mcgrergor
    Existance
    Fabris
    Facebook
    Facia
    Fakescience
    Fark
    Fasist
    Ferrania
    Feynman
    Fiction
    Fikih
    Fikir
    Filim
    Filistin
    Firar
    Fire
    Fiyort
    Fizik
    Flash Forward
    Flight
    Flower
    Flower Tucci
    Fly
    Fractal
    Fraulein
    Fredrika
    Fredrika Stahl
    Freedom
    Friction
    Froccoli
    Fuck
    Fuck Yourself
    Fuckelatte
    Fucking
    Fun
    Funk
    G3
    Gaffur
    Gagging
    Galata
    Galeano
    Game Of Life
    Ganja
    Gary Oldman
    Gazi
    Gazi Mustafa Kemal
    Gazze
    Gebertirler
    Gece
    Gemi
    Genelkurmay
    Geniz
    Geometry
    Gerald Ford
    Gezegen
    Ghost Busters
    Giysi
    Gllk Glistan
    Goat
    Gocer
    God
    Godard
    Godless
    Gokturk
    Gossip
    Got
    Gozluk
    Green
    Grev
    Grid
    Grup
    Grup Surup
    Guantanamo
    Guattari
    Gun
    Gundem
    Gunes
    Gvenlik
    Gyroscope
    Habis
    Hadis
    Hafif
    Ham
    Hamile
    Harakiri
    Harald
    Hasret
    Hatra
    Hausman
    Havaciva
    Hayat
    Hayat Oyunu
    Hayta
    Hayvan
    Hazine
    Helikopter
    Hepsi
    Herb
    Hesap
    Hicaz
    High
    Hijab
    Hipnoz
    Hissiyat
    History
    Hiyar
    Honey
    Hukuk
    Hurma
    Hurriyet
    Hyoscyamine
    I
    I Am Sam
    I Fucking Love You
    I Want To Be Fucked Senseless
    I Want To Fuck Senseless
    I.
    Ibne
    Ibniarabi
    Idris
    Igne
    Ihlal
    Ihlamur
    Ii
    Iii
    Iir
    Iktidar
    Ilps
    Iltihap
    Iman
    Imar
    Imbiss
    Inan6666
    Inanna
    Ince
    Industry
    Inisiye
    Initiation
    Inonu
    Insan
    Intellect
    Intelligence
    Internet Cafee
    Interview
    Iplik
    Iskemle
    Iskit
    Iskonto
    Islam
    Ismet Ozel
    Israil
    Istampa
    Istanbul
    Istanbullasvegas
    Istiap
    Istikrar
    Istim
    Istirahat
    Istirap
    Isyan
    Itaat
    Ittihat
    Ivir Zivir Su Bu
    Izmir
    Izometri
    Jail
    Janissary
    Japon
    Javier Bardem
    Jazz
    Joel Peter Witkin
    John Conway
    John Von Neumann
    Jones
    Joyce
    Jpl
    Judo
    Jujutsu
    Jules Verne
    Kaat
    Kadin
    Kahve
    Kalem
    Kaltak
    Kamuya Ak
    Kanarya
    Kanguru
    Kanun
    Kaos
    Kapital
    Kar
    Kara
    Karartma
    Karate
    Karen O
    Karga
    Kari
    Karinca
    Kasarot
    Katalunya
    Katana
    Kaygan
    Kazm Kartal
    Kedi
    Kedi Kaps
    Kelam
    Kelle
    Keloglan
    Kemal
    Kemend
    Kenevir
    Kent
    Kesif
    Kill The Ego
    Kimse
    Kingston
    Kingtom
    Kiss
    Kitap
    Kizildeniz
    Kl
    Knock Out
    Koksap
    Kolonya
    Kolpa
    Kombin
    Konrad Zuse
    Kopek
    Kopi Peyst
    Korku
    Korsan
    Koy
    Kresel Isinma
    Kresel Snma
    Krlanguc
    Kuku
    Kumar
    Kumas
    Kundak
    Kuram
    Kurgu
    Kurt
    Kus
    Kusur
    Kutle
    Kuzu Boku
    Kyoto
    Kzak
    Lahana
    Lale
    Lama
    Lamy
    Language
    Leadership
    Lean
    Led Zeppelin
    Les
    Letafet
    Lettuce
    Leyla
    Lice
    Liebe Ist Fur Alle Da
    Lineer
    Literature
    Little Prince
    Lon Way Down
    Long Way Round
    Lorenzo
    Loturkish
    Lou Reed
    Love
    Lube
    Lycra
    Lynette
    Lynette Squeaky Fromme
    Maceralar
    Macun
    Magellan
    Mahayana
    Mahrem
    Makine
    Malum
    Manipulasyon
    Manipulation
    Mantar
    Mantiksiz
    Mantk
    Marilyn Monroe
    Marka
    Marquis De Sade
    Mars
    Martin Gardner
    Masaki Kobayashi
    Masal
    Masumiyet
    Matematik
    Mathematica
    Mathematics
    Maths
    Maturidi
    Mavi
    Maximum
    Mazhar Alanson
    Mb
    Meditation
    Medya
    Mektup
    Memleket
    Merak
    Mercury
    Merde
    Mesele
    Mesnevi
    Metalhammer
    Mevlana
    Meyve
    Miami Vice
    Michaux
    Micus
    Middle Age
    Miir
    Milano
    Milk
    Millet
    Milliyet
    Mindless Self Indulgence
    Minimum
    Minute
    Mirac
    Miras
    Mmm
    Mohammed
    Momentum
    Mongol
    Monica Belluci
    Monique
    Montenegro
    Moon
    Morihei Ueshiba
    Morphine
    Motogp
    Motorcycle
    Motto
    Movie
    Mucize
    Mudrir
    Muhammed
    Muhazafakar
    Mukaddes
    Mulkiyet
    Musa
    Mushroom
    Music
    Muslum Gurses
    Mustafa
    Mustafa Kemal
    Mustafa Kemal Ataturk
    Mutlu
    Muz
    Nacho Vidal
    Namaz
    Napoleon
    Nargile
    Narkotik
    Natura
    Naturwissenschaften
    Navier Stokes
    Nazm Hikmet
    Needle
    Nefis
    Nesinvakfi
    Nevdalist
    Newton
    Neyzen
    Nico
    Nietzsche
    Nihat Genc
    Nihayana
    Ninja
    Nkleer Enerji
    Norah Jones
    Notcot
    Ntv
    Ntv Bilim
    Ntvblm
    Nukleer Enerji
    Nukleer Ucak
    Nutuk
    O
    Obsession
    Occult
    Oda Tv
    Offshore
    Oguz Atay
    Ohs
    Oil
    Olum
    One Night Stand
    Onion
    Opiorphin
    Opium
    Optimum
    Opusme
    Organizasyon
    Organizma
    Origami
    Orispi
    Orontez
    Orospu
    Ortalk Duman
    Oscillator
    Osensei
    Osmanbey
    Osmanl
    Otel
    Overdrive
    Oyun
    Ozgun
    Ozur Diliyorum
    Pacman
    Page
    Paket
    Pamuk
    Pancar
    Parapompa
    Parasempatik
    Paris
    Parmak
    Parsons
    Paste
    Pazar
    Pazu
    Pedagogy
    Pencil
    Penelope Cruz
    Peramanlar
    Pervane
    Pes
    Pesimist
    Peygamber
    Phat
    Philosophy
    Philter
    Photography
    Physics
    Picasso
    Pilis
    Pimp
    Pimperialism
    Pink Floyd
    Pirpir
    Piss
    Piston
    Plane
    Plant
    Plastik
    Platon
    Plum
    Poetry
    Polim
    Politics
    Pompa
    Pop
    Porn
    Porno
    Pornographics
    Portakal
    Prag
    Praha
    Pregnant
    Press
    Project Tuva
    Prophet
    Proudhon
    Pseudoscience
    Public Disgrace
    Puncture
    Pus
    Pussy
    Pust
    Quantum Mechanics
    Quasimathematics
    Quills
    R0cc012
    R1150 Gs
    Radio Control
    Radyo Kontrolu
    Rak
    Rakı
    Raki
    Rakkase
    Rammstein
    Ran
    Razi
    Reasonableman
    Rebel
    Redemption
    Relations
    Release
    Remain
    Resulullah
    Rhizome
    Rip
    River Raid
    Rnb
    Roberto Malone
    Rocco Siffredi
    Rohonc
    Roll
    Roma
    Ronin
    Rotor
    Rufus
    Ruhsat
    Run
    Ruya
    Ruzgar
    Ruzgar Enerjisi
    Ruzgar Tirbunu
    Rzgar
    Rzgar Trbini
    Saadet
    Sacred
    Sahap Abi
    Saim
    Saint Catherine
    Saint Innocent
    Salad
    Salah Birsel
    Salata
    Sallama
    Salya
    Samurai
    Samuray
    Sanat
    Sankibilim
    Sansur
    Sari
    Sark
    Sarkac
    Sartre
    Satan
    Satanista
    Say
    Saylar
    Scarlett Johannson
    Schicin No Samurai
    Science
    Scientific Solution
    Scopolamine
    Scribd
    Scribe
    Script
    Scythian
    Sean Penn
    Sebastian
    Sehir
    Seks
    Self Organization
    Sempatik
    Sense
    Seppuku
    Seraphinianus
    Serce
    Serdar Turgut
    Sermaye
    Ses
    Sevgili
    Sex
    Shaitan
    Sharon Olds
    Sheryl Crow
    Shibumi
    Shopping
    Sicim
    Sidikli
    Sigara
    Sihhat
    Siir
    Sikerler
    Sikertirler
    Silah
    Silindir
    Simge
    Sincan
    Sinclair
    Sinema
    Sinir
    Sinsi
    Sirince
    Sirp
    Siyah
    Sleepaholic
    Smell
    Smoke
    Soad
    Sod
    Sofu
    Son Gun
    Soru
    Sorun
    Soul
    Spahn
    Sparkasse
    Speech
    Spice
    Spinosa
    Spinoza
    Srpski Film
    St Exupery
    Stahl
    Stanislaw Ulam
    Steal
    Stereophonics
    Stolen
    String Theory
    Strip
    Stuka
    Su
    Sufi
    Suicide
    Sultan
    Sultanmurat
    Super
    Superdama
    Superokey
    Supertavla
    Suphi
    Surat
    Surtuk
    Surtunme
    Sus
    Susanne Vega
    Susta
    Sut
    Sweden
    Sweet
    System Of A Down
    Tahlil
    Tailor
    Tainted Love
    Talat
    Talimat
    Taraf
    Tarcin
    Tarih
    Tasavvuf
    Tasogare
    Tatsuya Nakadai
    Tattoo
    Tavil
    Tavsan
    Tavsiye
    Tc
    Tefekkur
    Teknik
    Tel
    Telefon
    Telkin
    Temiz
    Temucin
    Teori
    Tepki
    Terakki
    Terbiye
    Terhis
    Terkip
    Teror
    Teskere
    Teutuburg
    Tevfik
    Tevfik Fikret
    Tezer Ozlu
    Tezgah
    Tezkiye
    The Family
    The Libertines
    Theory
    Thermal
    Thumb
    Tiamat
    Ticaret
    Tim
    Timuin
    Tirtil
    Tolstoy
    Tom Waits
    Toprak
    Tornistan
    Torrent
    Transfucked
    Translated
    Trmala
    Trt
    Tsk
    Tucci
    Tukuruk
    Tumsek
    Turban
    Turbojet
    Turk
    Turken Raus
    Turkler
    Tutunamayanlar
    Tzel
    Uak
    Ucak
    Ucak Kacrma
    Ucube
    Ugur
    Ulema
    Ulysess
    Umre
    Umut
    Uniforma
    Untouchable Zen
    Untouchablezen
    Urine
    Uryan
    Usul
    Uygur
    Uzak
    Uzaktan Kumanda
    Uzay
    Uzlama
    Vacuosness
    Vagueness
    Valentino Rossi
    Vatan
    Vatanseverlik
    Vazife
    Vector
    Velvet Goldmine
    Velvet Underground
    Vergi
    Veri
    Versicherungsanstalt
    Vian
    Vicdan
    Vicky
    Video
    Videozipsofista
    Vienna
    Virgin Radio
    Visualization
    Voynich
    Vr Zvr
    Vr Zvr U Bu
    Wakizashi
    Walk
    Wassago2000
    Wave
    Web
    Weblog
    Weebly
    Weed
    Wiki
    Wikileaks
    Wild Lettuce
    Wildhoney
    Winter
    Witkin
    Woody Allen
    Word
    Wright Brother
    Xukru
    Xxx
    Y
    Yabanci
    Yagmur
    Yahni
    Yahudi
    Yakup
    Yalan
    Yangin
    Yarak
    Yasak
    Yayin
    Yazi
    Yeah Yeah Yeahs
    Yellow
    Yemen
    Yeni
    Yeni Tefsiri Islam
    Yenilenebilir Enerji
    Yeryz
    Yesillik
    Yetis Aman
    Yoga
    Yoksa
    Youtube
    Yyy
    Zaman
    Zappa
    Zarbo
    Zazen
    Zehir
    Zeka
    Zeki Muren
    Zel
    Zerzevat
    Zift
    Zippo
    Zips
    Zipsofism
    Zipsophistication
    Zkkm
    Zoil
    Zoiled
    Zonguldak
    Zula
    Zzz


Create a free website with Weebly