Rivayete göre keçiler bodurdan bir ağaca dadanır. Kara sıcaktan miskin mayışık yemen keçileri bunun yaprağından atıştıranda üzerlerine bir canlılık gelip şen şakrak çifte savurur. İşbu narin tabiat mefhumunu dikkatle tetkik eden çobanın kahveyi keşfettiği rivayet edilir. Kadir kıymet bilmez insanlar bu keşfin kıymetini anlamaz ama işin pürüzünü zaman halleder. Çok geçmez, kahve Yemen’ den Arap yarımadasının tamamına, oradan Türklere sirayet eder.
Kahve kafa demektir. Coffee. Kahve zihin açar, kafayı çalıştırır. O derece idrak kişnetir, kahvenin çöpüne telvesine diker gözünü tiryaki, oradan bin mana çıkarır. Kahve falı hemi lezzetli hemi isabetli bir kehanet aracı olarak gündelik hayatın, karanlık istikbalin adamı sıkboğaz eden yükünden firar etmek imkanı sağlar. Fincan dibinde ya nasip ya kısmet ile için kabarmış ayol arasında sarkaçlayan dilin dalgası, kafein tesirine uğramış zihnin tatlı kamaşmasına, kafanın hoş mayhoş karışmasına sıkı sıkıya bağlıdır.
Türkler Viyana sevdasına tutulmaya idi Avrupalılar kahveyi biraz zor, muhtemelen daha geç öğrenirlerdi. Kahve Arap. Kahve Türk. Bu sebeple şeytan işi. Şanlı Osmanlı ordusu muhasarayı tutturamayıp şallak mallak vaziyette tırıs tertip memlekete dönerken kahve çuvalları kalıyor geride. Burnu iyi koku alan Kolschitzky olacak iş değil, buna piyango derler sevinciyle kimseler uyanmasın el koyuyor ganimete. Ufak bir dükkan açıyor, günde bir iki filan derken iyice sardıran Viyana hanımları beyleri kahve içmeden tefekkür edemez hale geliyor. İlahi tecelli marifetile havadan kısmetine bin batman kalite kahve çekirdeği isabet eden Kolschitzky efendi seneler boyunca bilasermaye taşım taşım kahve pişirmiş, yine çuvalın dibini görememiştir. Kolay değil. Bir fincan kahvenin sahiden kırk yıl hatırı vardır.
Kahve Viyana’ dan Venedik’ e atlıyor bir ara. Seviliyor, benimseniyor. Talep artıyor. Pazarın derinliğini gören Araplar bu defa battal fiyat çekiyor kahveye. Tohumunu satıyoruz neticede, uyanıklar ağacı yetiştirirse o zaman ne yaparız ? düşünen aklı kesmiyor Avrupa ikliminin kahve yetiştirmeye müsait olmadığını. Elin felemengi müşküle kafa yoruyor, tüccar cebinde git gel olmaz, bunun asas menbaanı bulmak lazım fikriyle kocaman seralar yapıyor, burada kahve ağacı yetiştirmeyi deniyor. Fideler hepsi tutuyor. Camekanda bin ağaç onbin tohum yüzbin fikir fincan efil efil yeşeriyor. Amsterdam’ da ticari hayat iyice gelişip arazi emlak fiyatları uçuşa geçende sera çözümü de mülga, bu defa kolonilerde kahve yetiştirmeye başlıyorlar. Java. Haiti. Karayipler. Meksika. Amerika kıtası kahve ile müşerref oluyor. Keçilerin adetlerini burada lamalar takip ediyor. Kahve yapraklarını saadetle geveliyorlar.
Kahve hemi şahsi hemi içtimai hadiselerde bin ayrı kılıkta zifir surat beter tad battal kokuyla bendeniz buradayım diyor. Bilhassa kahvehaneler ipten kazıktan kurtulmuş fikri serkeş takımına, bunların memleket elden gidiyor endişesine, münakaşasına, toplantısına harika yataklık ediyor. Amerika’ nın kurucu babaları türk kahvesi tiryakisi. Boston’ da cereyan eden illalah şu İngilizlere, dökelim şunların çayını denize açık hava partisinde epey miktarda kahve telef ediliyor. Naziler hakeza. Biradan nebze hazzetmeyen Hitler’ in keçilere yakışır oynak sinirini kötü pişirilmiş çiğ kahveden başka ne izah eder ?
Kahvenin kahverengi politik gücünü müdrik olan muktedir bu sebeple yakın zamana dek kahvehaneleri sıkılıyor. Kahve dönem dönem yasaklanıyor. Kül olana dek kavrulan kahve içmek caiz midir şeyhülislamdan fetvası gelene dek haram sayılıyor. Papa Klementin kahveden höpürdetiyor. Şahane. Kahve tüketimi engizisyon savcılarının iddianamelerinden derhal çıkarılıyor.
Elek çember geçtiği yetmez gibi kızgın cehennemi de gören aziz kahve şimdi keyfine keder düşürecek bir tekamülle varlığını muhafaza etmenin yolunu ayık kalmak medeni mecburiyetine tastamam uymakta bulmuş olmalıdır. Kahve zincirlerinin kovayla sattığı bin biçim sıcak soğuk kahveyi süratle içip popüler eklektik hayatın citius fortius altius icabatına tam gaz devam eden homo economicus hayatından kahveyi öyle kolayına çıkaramazsın. felekten mühim payı vardır kahve deyip geçmeyeceksin aman.