zipsofism
  • tarraka
kelebek etkisi / absence of mind 05/10/2009
17 Comments
 

etrafıma bakıyorum. yıllarca beni çevreleyen bu eşyaya, dökülen
şaçlarımdan, kepeklerimden, kırılan tırnaklarımdan ,akan göz
yaşlarımdan, akan kanımdan..ne çok karıştığımı görüyorum..koltuğun
kadifemsi dokusu yitmiş..yıllar bunu yapıyor.

bedbahtlık bu dört duvar içinde sirayetle büyüyor.

balkona çıkıyorum..cazip gelen şeyler var benliğimi saran
acizliğe.kendi yaralarımı yiyorum.yaralarımdan
besleniyorum..kabuklarını soyuyorum her gün yaralarımın..iyileşmesine
izin vermiyorum.

hayat durmadan beni techil ediyor..

aşağa sarkıyorum..henüz balkonun içindeyken bedenimi kaplayan ölüm
isteğinin yanıltıcı olabileceğini hissediyorum..tam da aşağı
düşerkenki ölümle yaşamın birbirine girdiği o birkaç saniyede
verilebilir böyle bir karar..

ölmek istemezsem?..
ölmek istemezsem beni tutacak birini istiyorum, ve ölmek istersem
ölümüme tanıklık edecek birini..bu ikisi aynı insan olmalı.

Ölmek istediğimi sanmıyorum..sadece, ölüme yakınlığımı ölçüyorum.

Balkondan dışarıya bakıyorum..şehrin bütün parklarını karelere
bölüyorum zihnimde, her birine ardışık rakamlar veriyorum..zıplayarak
geçiyorum üzerlerinden..şehrin duvarlarını rengarenk
boyuyorum..düşlerimi suluyorum..bütün parkları bağlıyorum
birbirine..ayırıyorum sonra..düşündükçe dalgalanıyorum, düşündükçe
sallanıyorum bir oltanın ucunda.

İnsanların öfkesiyle, insanlığın gücüyle baş edemiyorum..duvarlara
tutunarak yürüyorum gecelerde..tırnaklarımı törpülüyorum duvarın
yüzeyinde..bedenimi törpülüyorum..düşünceleri atıyorum içimden.yarıda
kalmış bir nefesle kurabileceğim en uzun cümleyi yazıyorum duvarlara.
Sizi seviyorum!
Siz beni sevmeseniz bile.


Onun yaptığı bir şarkıyı söylüyorum.

Şimdi derdini dinle dünyanın,
Bir kez daha düşün sana ihtiyacı var mı ha!
Yoksa kendine göre sen dünyalar kurdun da,
Yükselen dağların karşısında, küskün tavşanı oyna..

17 Comments
 
midemize göre yiyelim! / absence of mind 05/06/2009
25 Comments
 

 Neler yiyoruz? Beslenme alışkanlığımızı nasıl kazandık. Yiyoruz,
bakıyoruz  ölmüyorsak yemeye devam ediyoruz..tad, koku, renk,
bunlardan geçiyoruz, kalanda bünyeye zararlı değilse, yenilebilir
haznemize ekliyoruz.tabi ki önce görsel, sonra koku, sonra tad geliyor
bu sıralamada..çok  renkli, fosforlu şeyleri yemiyoruz çünkü bu,
evrimsel lisanda "ben zehirliyim beni sakın yeme" anlamına
geliyor.sırf bu yüzden zehirli olmadığı halde kendini fosforlayan
türler mevcut, zehir geliştirememiş ama renklenmiş türler. eğilimler
görüntüye göre şekilleniyor en başta , fosforlu renkleri cazip bulup
yiyen türlerin hepsi zehirlenip yok oldular...kırmızı domatesleri,
yeşillere tercih edenler salata ve rakıyı keşfettiler.balıkları
pişirip yiyenler ise ödlerinin acı ve zehirli olduğunu öğrendiler. ilk
insan karnıyarık pişirmiyordu ,belki patlıcandan da çok uzaktı ama
pişirmeyi denediğinde işler değişti .insan için kültür, aktarılan
bilgi vardır..mutfaklarımızdaki o lezzetli sofralara erişene kadar
kimbilir neleri yük ettik kendimize.nelerden geldikte, nelerden
vazgeçtik.. hayvan ise ana babayı taklit eder ve bir de içgüdü ile
hareket eder..bu nedenle beslenme biçimleri  hızlı değişim göstermez.

  Peki yediğimiz hayvanları seçerken nelere dikkat ediyoruz.neden et
yiyoruz da köpek yemiyoruz..öncelikle yediğinden bol protein elde
etmek önemli..lezzetli olması ikinci koşul..sonra sindirilmesi kolay
hayvanları seçiyoruz..kassız kuvvetsiz..mideyi yormadan çok besin elde
etmek gerekli..yediğin hayvanla aranda bir bağ olmaması işin diğer
tarafı.. eğitilmesi zahmet alan hayvanlar da  yenmez..inek koyun gibi
hayvanlar   eğitmesen de süt verir ama atı eğitirsin köpeği de
öyle..ve o emeğini kesmezsin, emeğini önemsersin. Eğitirken hayvanla
aranda oluşan bağı da yok sayamazsın..bir de hayvanın yenilmediği
takdir de ne iş gördüğüdü de önemli, işlevselliği .yıllarca
kendilerini yeni çoğrafyalara taşıyan atı yemek, gerçek bir ihanet
olurdu sanırım...yavrusunu yiyen erkekler varken, dişi bunu yapmaz,
çünkü erkek sahip olduğu binlerce spermden sadece birini verirken,
dişi, aylarca içinde besler, büyütür.. tabi tüm bunlar benim kendi
çıkarsamalarım..domatese emek vermiyor muyuz diyenlerinizde olabilir?
At  aileye yakın bir hayvan.köpek de öyle..kültürel yakınlık
önemli..bir de dini inançlar ile yenmeyen hayvanlar var, domuz inek
gibi..

  İnsanlar yiyeceklerini buldular da, kış gelince  yağmur bastırınca,
bitkiler ölünce hayvanlar çekilince, açlıkları içlerini tepince,
baharda buldukları besinleri kışa saklama yolları aradılar.soğuttular,
yetmedi kuruttular..kurutunca ele aldılar ufaladılar, baharat
yaptılar.lezzete lezzet kattılar.dil kolay alışan bir organ..üç kez
sevmedikten sonra, bakıyorsun seviyor..yeter ki mide itmesin..yiyende
ömre ömür katan besinler, iştah açanlar, kafa yapanlar, enerji
verenler, güç alanlar, hepsi ayrı raflara konuluyor.


 Beslenme önemli bir mevzu..huxley ada adlı kitabında bunun üzerinde
ısrarla durur..toplu beslenme anlaşıyışı  iyi değildir..her bünyeye
her bedene uygun beslenme şekli geliştirilmelidir..bunu da insan ancak
kendini tanıyarak tartarak yapar..sinirli bir beden, rahatlatıcı
gıdalar, gevşek bir beden enerji verecek gıdalar seçmelidir..bağırsak
boylarımız bile birbirinden farklıdır..midelerimiz farklı zamanlarda
çalışır..birçok şeye dikkat edilebilir bu konuda..bir de zevk
almalıdır insan yerken, amaç doymaktan önde, lezzet almak
olmalıdır..bu nedenle her lokma ,içerisindeki her karışımın farkına
varılana kadar çiğnenmelidir der kendisi..

 Konuya dair diyecek fazla bilgim yok..isteyen pişirir de öyle yer bu
yazıyı..isteyen verilenle idare eder..kusanlarda olabilir pek tabi.

25 Comments
 
maymun ettik bizi / absence of mind 04/13/2009
14 Comments
 

Pavlov seneler önce koymuş adını şartlı refleks diye..salyayalarını
tutamayan köpek, bir pavlovun köpeği değil..hepimiz böyle
koşullanmışız hayata..

Önce mesele ne bir buna bakalım..pavlov şahsı köpeğini bir süre et ile
besliyor..et köpek için , koşulsuz uyaran..koşulsuz uyaran demek,
kendiliğinden iş gören uyaran demek..ete burun kıvıracak köpek
bulun da, sarsalım asırlık geleniği..olur mu? yok olmaz..işte bu ett
bir süre hayvana yedirildikten kelli, yedirilmeden önce  basit bir zil
sesi verilmeye başlanıyor..önce zil, sonra et, önce zil,sonra et, önce
zil, sonra et...böyle birkaç kez devam ediyor bu mevzu..sonra et aradan
çekilende, salt zil sesi verilince, bizim hayvan yine kendinden
geçiyor, tutamıyor kendini de, ağız dolusu salyalar üretiyor.zil, nötr
uyarıcıdan koşullu uyarıcıya dönüşmüş oluyor..başlangıçta nötr uyarıcı
çünkü hayvan denen ne anlar yemek yerken müzik dinleme
zevkinden?..sonra zil sesi uzunca süre etsiz verilince, hayvan meseleye
uyanıyor..artık boşuna salya üretmekten vazgeçiyor .ahan da buna sönme
deniyor..bu koşullanma türüne de klasik koşullanma deniliyor.

Hareketlenmeyi gören, aklı selim kimseler, şirket sahipleri, kitle
iletişim araç sahipleri , en çokta pazarlamacılar ve reklamcılar
durur durulurlar mı bir daha..pavlovun köpeğinden beter olduyorlar
vallahi.bu işten de en çok kadın bedeni zararlı çıkıyor..açın bakın
şimdi televizyonu..magnumuu yalayanda ağzına alan kıız, cep
telefonları reklamlarında sere serpe yayılıp salınan kadın, iftar
sofralarında mutluluktan gebererek kola içen aileler, parfum
reklamlarında, jilet reklamlarındaki canım erkekler..hepsi ürünün
sahibi olduğunda sahip olucaklarından biriymiş gibi
sunuluyor..dişlerini ipanayla fırçalamazsan, ağzın kokar da kadınlar
kaçar mazallaaah, levis giymezsen vermezler sana..jole sürmezsen dönüp
bakmazlar..bütün ürünler kadın bedenine iliklenmiş gibi.kola şişesine
bakın bir, yine kadın bedeni.

Bir tek bu olsa neyse..açık açık yaptıkları yetmezmiş gibi bir de
gizliden gizliye koşulluyorlar bizi..dikkat edin sanal reklam var diye
uyarıyorlar sonra..film mi izliyorsunuz ,arasında gizliden çakıyor,
'kola iç diye', gözün görmüyor ama beynin görüyor.alıyor
kayda..içmeden dur bakalım sonra..kola bilinmeyen bir lezzet idi
insanlık için..herkeess ne kadar çirkin bir tad olduğu yönünde reklam
yapsa idi, çağın içeceği olamazdı..
Tekrarlar var sonra..bin keeez duyun bakalım aynı şeyi, inanmayın
sonra. Yiyorsa inanmayın.Londra metrosu dolanır şehrin dört bir
yanını, her durakta bir kez  duyulur kadının sesi..MİND THE GAP!.
Boşluğa dikkat et.sıkı mesaj..londra da insanların neden bukadar hızlı
yürüdüklerinin cevabıdır belki de.

Bir çok filmde bahsi geçmiştir bu konunun..otomotik portakalda,
dokuzuncu senfoniyi kusar adam..önce şiddet görüntüleri, üzerine
kimyasalları yiyende bulanan mide, şiddeti
kötü, diye ayırır bir kenera..dağcılar vücutlarının salgıladıkları
adreleninin bağımlısı oluverirler..alkolü tadı için içen
azdır..kafasına içilir alkol...yarattığı rahatlığa içilir.
.....

Erikson var bir de.bu zat- ı muhterem de klasik koşullanmaya inat der
ki, yahu insan davranışlarını yönlendiren şekillendiren klasik
koşullanmayı gerçekleştirebilmek için yapılan bir davranışa neden olan
uyarıcının bilinmesi gerekir. Oysa insan davranışlarına neden olan
uyarıcıları her zaman tahmin etmek mümkün değildir. İnsanlar
çevrelerinde bulunan çeşitli nesnelerle etkileşim kurarak farklı
davranışlarda bulunurlar.Yani uzun lafın kısası klasik koşullanmada,
uyarıcı önce davranış sonra, edimsel koşullanma da ise davranış önce
uyarıcı sonra gelir. ve bu uyarıcılar davranışı şekillendirir.Davranış
sonucunda organizmanın hoşuna giden bir durum ortaya çıkarsa davranış
devam eder.. Örneğin yeni aldığınız bir kazağı giydiğiniz zaman
arkadaşlarınız "Kazağın çok güzel, sana çok yakışmış" derse, o kazağı
giyme davranışınız devam eder. Davranışın sonucunda organizmanın
hoşuna gitmeyen bir durum ortaya çıkarsa davranış söner. Yeni kazağınızı giydiğiniz gün
değer verdiğiniz bir arkadaşınız size yakışmadığını söylerse, o kazağı
giymek istemezsiniz.
.Bu yolla engelleniriz ya da pekiştiriliriz..'çoçuklar çok soru
sormaz' diye merakımızın içine edilir erken yaşlarda..annelerimizin
göz bebeklerinde büyürüz..sevildi mi alkış topladı mı tamam.. o yönde
tam gaz ilerler davranış..cezalandırıldı mı engellendi mi ,önü
tıkanır..karakter denen böyle şekillenir esasında..ezik olursun, ya da
girişken, meraklı olursun ya da umursamaz, arsız olursun ya da
hassas..güzeelce yoğururlar hamurunu..biraaz ondan biraz bunndaan .ohh
çok güzel oldu..

Bu kıymatlı bilgi de eğitim sisteminin göbeğine oturtulmuş..pekiştirme
ceza, pekiştirme türleri , pekiştirme tarifeleri..çokk sıkk verirsen
ödülü, değer kaybediyor, aynı aralıklar da verirsen alışılıyor, farklı
aralıklarda vermek en güzeli..beklenti içinde oluyor
organizma..hareketi canlı tutuyor bu da..elmamız kızardı hepimizin
okuduk diye..aferin almak için az mı didiştik..sonra yıldızlar vardı
defter köşelerini süsleyen..en esaslı pekiştireç, birincil pekiştireeç
olarak geçen besinler..ohh bir dondurmaya ne ödevler yapılır yahu!

Böyle işte.onaylandık, reddedildik, sevildik, hor görüldük, yontuk
biçtik, değiştik, değiştirdik,değiştirildik, bizi biz ettik..maymun
ettik bizi.

14 Comments
 
yalnız! / absence of mind 04/08/2009
10 Comments
 

'Bizim bağların üzümünü kurutacak kadar içtin oğul! Bir dur de artık
kendine.haydi kalk yol al.Düşüp kaldı mı ağırlaşır insan, itilip
çekilmez eti'.
Kendinden epey büyük, yüzlerine çizgiler yerleşmiş adam konuştukça,
içinde demlenen şarabın keskin kokusu vuruyordu yüzüne.
İÇME daha fazla!......başka şeyler söyleyecekken sustu adam. asıl
meseleden uzaklaşırsa anlaşılmasının daha zor olacağını hissetti.'İçme
artık' dedi. Tutup kolundan ayağa kaldırdı.

Kim bu adam? Niçin benim içmeme bu kadar takık? Ne kadar içtim..tüm bu
soruların olası birkaç yanıtı olabilirdi..şuanda cevapsız tek soru
vardı..içmeyip ne yapacaktı.?
Yürümeye başladı..sadece tek bacağı yürüyordu, diğer bacağı ise
sürükleniyordu..bir bacak bu meseleye halletmeye yeter mi diye
düşündü? Ne kadar yürümesi gerekiyordu, ne kadarını yürümüştü
yolun.çekiştirdiği bacağı ve çoktan sızmış olan tek gözüyle epey ağır
ilerliyordu.
Etrafına bakındı..asırlık yağmur yemiş, rengi atmış, kilise
duvarlarının dibinde kırılmış bira şişlerini gördü..az öncede bir
minarenin önünden geçmemiş miydi?..sonra köşede yükselen okulu ve
biraz ilerdeki polis karakolunu gördü..duvarlarda bedenleri ya da
gülüşleri göze çarpan kadınlar vardı.. afişlerin üzerlerindeki yazıyı
okuyamadı..her şey birbirine karışmış! Nasıl bu aykırılıklarına rağmen
iç içe girişmiş olabilir tüm bunlar..bu saçma düzeni nasıl kurmuş
olabilir insanlık? Gözünün gördüğü her şer, tuhaf gözüküyordu..bunları
düşünmeliyim dedi kendine.kendi sesini duygu..gidecek yolu vardı.
Vardığında söyleyeceklerini tasarlamaya başladı.bu gece bu meseleyi
halledecekti..kararlıydı.
....
Çalan kapıyı serap açtı.
'O yok mu?'
Serap o'nun kim olduğunu biliyordu..yabancılaşmalarının belki de en
yakın şahidiydi.
'Yok' dedi.
İçeride olduğunu biliyordu..görüşmek istemediği belliydi..bütün yolu
ona söyleyeceklerini düşünerek geçirdikten sonra, onu görmeden bir
yere kımıldamak niyetinde değildi.içeri girmek için bir hamle
yaptı..serap ondan daha hızlı hareket edip kapıyı geçebileceğinden
daha az aralık bıraktı.
Direnmeye gücü yoktu..içi dolmuştu...
' Şimdi girmeliyim iyi geceler' dedi serap.
biriktirdiği cümlelerden hiç birini diyemeden kapı kapandı.
Bu kez kapanan kapı iç organlarından birinin olmalıydı..nefes alıp
vermede zorlanmasına bakılırsa ciğerleriydi kapanan..kalbini yokladı,
yerinde değildi.
Geri döndü..az önce giderken garipsediği bütün dizilimler müthiş bir
uyum içinde gözüktü gözüne.
Bu bir tür kabullenişti.
Son gücüyle anahtarı çevirdi.Evine girdi..doğrudan yatağına..içi buz
gibiydi..yatağı da.yalnızlığının soğukluğunu hiçbir yorgan örtemedi.

10 Comments
 
artık bir dünyanın varislileriyiz / absence of mind 04/02/2009
2 Comments
 

Düşünüyorum da;
Düşünüyor olduğumu sandığım her şey Tanrı'nın koca bir yalanıymış
benim adıma söylenen.
İleri gitmek,geriye gitmekten iyidir sandığımız yollar,bizim değil.
Önden gidenlerin,varıp kirlettikleri,kirlettikleri ve terk ettikleri
yerlere yeni ulaşıyor ayaklarımız.
Artık bir dünyanın varislileriyiz..
Yitip giden medeniyetlerin ayak izleri,Tanrı'nın gizleri gibi hala.
Gördüğümüz vahşet,
Kan kokusu kıyamet!
Dönen bir dünya bıraktılar bize,
Dönüyorsa başınız bilin ki bundandır..
Ateşi cehennemden çaldılar,
Yanıyorsa içiniz bilin ki bundandır.
...
Ayakkabı ile koptuk topraktan
Sivrilen topuklar üzerindeki güzelim kadın bedenleri ödedi en ağır bedeli.
Gökdelenler,uçan balonlar,dönme dolaplar..
Tehlike bekçisi tüm bu sokak lambaları,
Korkaklığımızdan bu yandaşlığımız
Sırtlanlar karşısında sivrilttiğimiz tırnaklarımızı birbirimize uzatmamız andır.
Akıyorsa kanımız bilin ki bundandır.
...
Çanlar çalıyor ve ziller
Çobanın kavalından farksızca.
Biradanlıktan türeyen bu türdeşlikte temizlemez kirlenen ellerimizi.
Eğitildikçe,eğilen bileklerin kan kardeşliği!
Tanrının yalanına ortak olmuş bir medeniyetinin arsız evlatlarıyız
Küsmüşsek birbirimize,birbirimize düşmüşsek..
Bilin ki bundandır.

2 Comments
 
işte öyle birşey / absence of mind 03/26/2009
20 Comments
 

kulak yolum yamuk benim..nerem doğru ki öte yandan..hal bu olunca,
kulak vazifesini yerine getiremiyor, belli dönemlerde dış dünyaya
bırakması gerek sıvıyı içine atıyormuş..içine atma eylemi bana göre.
içim tam bir çöplük..içe atılan kir kulak yolunu kapıyor, kendi
kendini temizleyemeyen kulağımı dış bir kuvvet ile temizlemek gerekiyor. ve
ben ortalama iki yılda bir neredeyse sağır bir insana
dönüşüyorum..

en son doktora gitme sürecini epey bir geciktirdim..üşengeçliğime denk
geldi, bir de pek duyasım yoktu dışardaki sesleri..sonra baktımm
dengem de sarsılıyor hafiften, düştüm yola, buldum doktoru, anlattım
meramımı.gerekeni yaptı ve dışarı çıktım.

duyma hissiyatınızı neredeyse kaybetmişken, bütün sesleri duymaya
başlamanız anlatılmaz bir şey..caddeyee indim, otobüsler, iki kulak
yolumu kendilerine yol bellemiş gibiydiler, insanlarsa gürültü
yapmaktan başka bir şey yapmıyorlarmış gibi.

doktorun yanına çıktım: 'doktor beyy ben çok duyuyorum, kafayı
sıyırmak üzereyim bu sesler yüzünden, gerçek dünya bu kadar gürültülü
olamaz, sizz dozu biraaz kaçırdınızz sanırım, lütfeen bir şeyler
yapın' dediimm

doktor güldü.
kulaklarımaa bir sıvı akıttı..bir de pamuk tıkadı..üç beş kez ardarda
duş almamı söyledi.

çıktım..kedi yürüyordu, ben kedinin adımlarını duyuyordum...midemi
bulandıracak denlii sess vardı dışarda.eve kapandımm..başımı
yastıkların altına gömüp uyudum..üç beş gün içinde alıştım sanırım
seslere..ya hiç olmasaydı alışma mekanizması.

seslerin olmadığı bir dünya düşündüm sonra.

metrobüse bindim geçen gün..en arka tarafta dönemeçli koltukların
önünde ayaktayım..bir kız ve bir oğlan oturuyor..birbirlerine biraz
daha yanaşsalar koltuğa ben de sığabileceğim..yapmaları gereken tek
şey biraz yanaşmak.hem aralarındaki diyaloğa bakılacak olursa, yakında
bir ilişki içerisindeler.
arkamı döndüm, koltuğa baktım, ve sonra yüzlere..
'şöyle yapalım biz aslı' dedi çoçuk, 'sen kay biraz'..bunu der demez
atladım..'yaaa ben de bunu geçiriyordum aklımdan, ne güzeel olur'
dedim..
'aklını okudum' zateen dedi..inandım,gerçekten aklımı okuduğuna.yakın
hissettim kendime birden.garip bir his.
sesler olmasaydı ,gözler alabilirdi yerini..eller ya da..düşünce
okurduk belki de.birbirimizi anlamaya muhtacız çünkü..birlikte hareket
etmekten başka bir yolumuz yok, doğanın kudreti karşısında.

hiç konuşmayan bir öğrencim var, epeydir aklımda..konuşmayı biliyor,
lakin okulda yaşadığı tadsız bir olaydan dolayı kapamış kendini
konuşmaya..bir kez olsun yanlışlıkla bir şey çıktığını duymadım
ağzından..hiç mi yıkılmaz insanın direnci..hiç mi taşmaz hisler
içinden..gösterdiği sukunet karşısında şaşkınım..epey denedim
yakınlaşmayı..konuşacak gibi oluyor, terliyor telaşlanıyor..ama
vazgeçmiyor..ne tür bir savunma sistemi bu böyle..az biraz araştırdım
okul dışında tanığı kimseler ile konuşuyormuş..sarsılmaz bir
seçicilik.okul dışında vakit geçirdim biraz. yine olmadı...kimsenin
yıllarca geçemediği gücümü sen mi yıkacaksın der gibi bakıyor
bazen..fazla üzerine gitmek daha da zorlaştırabilir diye kendi haline
bıraktım onu..garip ama anlıyorum onu..konuşmayan yalnızca ağzı,
bedeni bülbül misal şakıyor, mimikleri canlı,yaşıyor.

dil ayrı bir dünya..osho der ki , çiçeğe isim vermek, onu
nesneleştiriyor.ilk kez gördüğünüz bir menekşeye, bu ne diye
hayranlıkla bakarsınız, ona menekşe demeye başladığınız anda, menekşe
der geçersiniz ..bilgi böyle bir şey, hissetmenin önüne geçen bir
ağırlığı var.

çekirge gibiyim yazının içinde..havadayken kesiyorum.

20 Comments
 
uzak / absence of mind 02/08/2009
3 Comments
 

herkes evinin en yakınındaki iş yerine gitmeli..evinin önündeki
toprağı eşemeli.meyveler büyütmeli..oysa yollar petrol tüketim
çiftliği..savur insanlığı savurabildiğin yere.
uzak coğrafyalara olan merakımızı doyururken, içimizdeki insanı aç
bıraktık..otomobillere gerek yoktu..bu fazladan hareketliliği
de..durmalıydı an,anın içinde uzamalıydı..susmamalıydı sesleri
yaprakların. yapraklar ötmeliydi.
hastalıktan ölmeliydi insan..yaşayabilecek yönde değişmeliydi
sonra..direnmeliydi..her tür, yaşamda kalacak denli değişime zorlar
kendini.güçlenmeliydi böylece.
iyileştirici tedavi edici kimyasalları ürettik diye,   kitle imha
silahlarını aynı anda üretmek zorunda kalmazdık..bu denli çoğalmazdık.
herkes, en yakınında duyduğu sesleri çoğaltmalı..şşşş dinle bak su
sesi..yaz alfabeni su üzerine..aslan kükrüyor.korkma. sarıl aslana.
herkes en yakınındaki omza koymalı başını.. yanıbaşındaki tene dökmeli terini.
her erkek yanıbaşındaki kadına aşık olmalı..ve her biri kendi aşkının
şairi olmalı.
her kul, kendi çoğrafyasının tanrısını bulmalı..onu kendine sırdaş tutmalı.
her renk yanıbaşındakine karışmalı.

3 Comments
 
kadınsı / absence of mind 02/06/2009
12 Comments
 

bedenim çarmıha gerilmiş gibi..vücudumda iki kemiğin birbirine değdiği
her yer zonk zonk zonkluyor.kaç tane eklem bağı vardır bir bedende
,ağrıyan yerlerimi sayıp bulabilirim.göğüslerim bir nefes sonra
patlayacak balon misal gergin..uçları buruşmuş ve daha koyu
renkleri..yanlışlıkla dokunanı öldürebilirim.bir gün bir cinayetim
olursa bunun regli arifesinde olması pek muhtemel başım da
ağrıyor.ağrı da değil aslında,ağırlaşmış gibi.içine beton karışmış
sanki.orospu yumurtalarım, aşığıyla kavuşturmadım onları deyu,
isyandalar..viran edip gidiyorlar beni,her hücremden sikip gidiyorlar.
her kadında durumun bu olmadığını biliyorum..'hiç anlamadan
oluvermişim' diyen kadınlar havvanın öz torunları olsa gerek.
duygusallaşıyorum..dert sahibi oluyorum..sanki tanrı dünyayı üzerime
bırakıp kaçmış gibi..sessizleşiyorum..içimde çıkan savaşın kanını
akıtıyorum..pişman oluyorum..sonra yeniden haklı.ruh halimi stabilize
edebilmek adına, 24 saatin üçte ikisi kadar uyuyorum..rüya
görüyorum..rüyada şehvetli bir sevişmenin içinde değilsem,gerçek
olmasını dilediğim bir anın içinde oluyorum..mutlu rüyalar
görüyorum.uyanıksam ve izin günlerimden birindeysem, dümdüz
duruyorum.hiç bir çalkantı olmadan.
abartığım düşünülebilinir.ama ben de hal böyle..bir iki gün başka bir
kişiliğe dönüşüyorum..bırakında dünyanın dibini bir kez göreyim
modunda.
sonra kanın iç çamaşırıma değdiği ilk anda,kanatlarım oluyor
benim..gökyüzü benim oluyor..bedenim gevşiyor, kemiklerim
kaynaşıyor..ağrı katlanılabilir düzeye iniyor.

bunca acının içinde , kadının düşünebilmesi , fikir üretebilmesi kolay
iş değildir..kadın fiziksel acıyla boğuşur.kanar, doğurur, emzirir,
besler büyütür..zeka gelişimin hala devam ettiği yaşlarda ergenin
birden regli olmasıyla birlikte aklı başından gider.bir tür travmadır
bu.zeka donar.

kadından zeki olmasını beklemek, haksızlık olur kanaatindeyim.kaldı ki
zekasına hayran kaldığım bir kadın kimsesiylede henüz karşılaşmış
değilim.
günümüz kadınının tüm bu sorumluluklarla birlikte eve para getirmek
durumda bırakılması, bu nedenle zekasının işlerlik kazanması, ve tüm
bu yollarıda ince topuklar üzerinde yürümek durumunda bırakılması,
kadına yüktür..kadına tanınan 'hak' olarak gösterilmesine rağmen.
zeki olmadığını söylediğim kadın türü, zeki olmamanın gerçekten lanet
bir şey olduğuna inanmış olsa gerekki, bu söylediğimden ötürü hep
kızdılar bana..yağların var ama, dolgun göğüslerin, sıcacık tenin
dediğimdeyse, bunu hakaret olarak algıladılar.
nitekim dünya değişiyor. değerler, algılar.evrim denen şey bir tek bedende değil.
içimde bir eşşek beni tekmeliyor..bir benim şu sancılarım, değişmiyor.

12 Comments
 
40 / absence of mind 02/06/2009
4 Comments
 

k harfini tam söyleyemezdim küçükken.bir takım kimselerin eğlencesi
oldum bu yüzden.kırktan başla elliye kadar say derlerdi..sayardım ben
de tırt bir , tırt iki, tırt üç deyu deyu..bir de demir dötüm diyorum
diye şen kahkahalar patlardı etrafımda..sonra becerdim ben bu k'yi
söyleme işini..bir süre daha söyleyemiyor gibi yaptım ama, ilgiyi
canlı tutmak adına..sonra bozuldu gitti büyüsü.
bu anı geliverdi aklıma birden, demir döküm yazısı görünce.sonra da
kırk sayısının en sevmediğim sayı olduğuna karar verdim.feci sıkıldım
bu kırktan..sonra biraz düşüneyazdım ki her yerde var bu kırk
sayısı..bir eğlence olacak, kırk gün kırk gece..kırk yılda bir kahve
içsen, kırk yıllık hatırı garantiliyorsun..bebeklerin kırk günü
beklenilir, ölülerinde öyle..kırk bir kere maşallah vardır ki burdaki
kırkın biri nerden gelir onu anlamak daha bir zordur..kırk dereden su
getirilir..kırk haramiler vardır.kılı kırk yarmak vardır.vardır da
vardır işte..biraz bakınıyım bilgi ediniyim dedim ama pek bir şey de
bulamadım.bulurda toparlarsam ayrıca yazarım.biliyorum çok
üşengecim.demirdötüm.kalkmıyor.

4 Comments
 

    RSS Feed

    etiket
    aradığını tetkik et

    All

    1 Dm
    1 Mengu Yncg
    100
    13
    165537
    186
    1967
    1980
    1982
    1absence Of Mind
    1amarat
    1aom
    1apartman Topuk
    1arrogante Hombre
    1basar Yinan
    1benbey
    1bitchcraft
    1buddhala
    1ca
    1deja Vu
    1dejavu
    1enver
    1ersin
    1happy
    1inan6666
    1internet Cafee
    1internetcafee
    1jagged
    1kimsu
    1kopanisti
    1kuruvaze
    1mb
    1mefkud
    1mengu Yince
    1mengu Yincge
    1mengu Yncge
    1menguyincge
    1monique
    1nevdalist
    1nevi Tur
    1reasonablemans
    1rebecca
    1sahlanan Koc
    1sedaflora
    1shadowy
    1silky Kata
    1silkykata
    1suphi
    1untouchable Zen
    1untouchablezen
    1veronique
    1wassago2000
    2003
    5736
    66
    6666
    74
    A2m
    Aaron Koblin
    Abese Irca
    Acele
    Aci
    Aci Vatan
    Acilim
    Acupuncture
    Adacayi
    Adalet
    Adam
    Adem
    Adrenalin
    Afrika
    Afyon
    Ahiret
    Ahmet Hasim
    Aikido
    Ajda Pekkan
    Akepe
    Akil
    Akira Kurosawa
    Akl
    Aksam
    Alacakaranlk
    Alamanci
    Algorithm
    Allah
    Allame
    Alman
    Alternatif
    Alternatif Enerji
    Ambiguity
    America
    American Way
    Amerika
    Amiga
    Amsm
    Amstrad
    Anagram
    Analturk
    Anavatan
    Andeyener
    Andy Warhol
    Angel Dark
    Anonim
    Ant
    Apple
    Ara
    Arabica
    Arap
    Armin
    Arminia
    Arsenik
    Art
    Artist
    Asemic
    Asi
    Ask
    Asker
    Askerlik
    Asphyxation
    Ass
    Assange
    Asstomouth
    Astronomi
    Ataturk
    Atom
    Atonal
    Atropine
    Autogyro
    Avrupa
    Ayak
    Ayca Sen Baskan Pusu
    Aziz Nesin
    Azot
    Baby700
    Badem
    Bahar
    Balistik
    Ballard
    Barcelona
    Barrack Obama
    Basa Dolanan Derman
    Bayezid
    Baykal
    Bbc
    Bdsm
    Bean
    Beast
    Beauty
    Bedri Rahmi Eyuboglu
    Beer
    Bekir
    Benbey
    Bengi
    Benimle Oynar Msn
    Ber
    Berj
    Berlin
    Bermuda
    Best Fucking Whore
    Beste
    Beyaz
    Bielefeld
    Big Wet Asses
    Bilbo Baggins
    Bilimsel
    Bill Gates
    Billur
    Bir Zamanlar
    Bitch
    Blog
    Bmw
    Bob Dylan
    Bobele
    Bodrum
    Bodur
    Boeing
    Bohemian
    Bold
    Bondage
    Bonham
    Booty
    Booze
    Borges
    Bosphorus
    Bottom
    Bra
    Brasil
    Brezilya
    Brokoli
    Bu
    Buda
    Buddha
    Budism
    Budizm
    Burak Arikan
    Buz
    C64
    Cable
    Cafee
    Cam
    Canavar
    Capitalism
    Cat
    Catalkuyruk
    Cebrail
    Ceket
    Celik
    Cember
    Cemil Meri
    Cengelkoy
    Cengiz Han
    Censor
    Censored
    Cevap
    Cevre
    Chaos
    Charles
    Charles Manson
    Charlie Boorman
    Charlie Chaplin
    Chelsea Girls
    Chillum
    Chivas Regal
    Chp
    Christina
    Cingene
    Cinnamon
    Cinsicima
    City Planning
    Cock
    Cockring
    Cocuk
    Codex
    Coffee
    Cold
    Coluche
    Commodore
    Computer
    Concert
    Conservative
    Contes
    Contraliterature
    Contrast
    Copy
    Counter Steering
    Creation
    Crime
    Crowley
    Css
    Cumhuriyet
    Cypher
    Czech
    Daf
    Daire
    Dakika
    Damla
    Dan Brown
    Dans
    Darphane
    Data
    Datura
    Davet
    David Bowie
    Davul
    Death
    Debriyaj
    Dedikodu
    Deleuze
    Deli
    Dem
    Demokrasi
    Denge
    Denklem
    Depeche Mode
    Dergi
    Derriere
    Deutschland
    Deve
    Devlet
    Devrim
    Diesel
    Dikis
    Dilber Ay
    Din
    Diskur
    Diy
    Diyarbakir
    Dnya
    Dog
    Doggystyle
    Dogu Turkistan
    Domates
    Dondurma
    Dope
    Dot
    Dracula
    Dream
    Dua
    Dugme
    Dunia
    Dunya
    Durum
    Dystopia
    Ebony Bones
    Eddie Veder
    Edward Witten
    Effort
    E Kitap
    El
    Elbise
    Elektrik
    Elhamrulillah
    Elke
    Elmalili
    Emek
    Emek Sineması
    Emniyet
    Emulator
    Enerji
    Enerjisi
    Enstruman
    Enver
    Ergenekon
    Erik
    Erkek
    Erken
    Erkete
    Erkin Koray
    Ermeni
    Eroin
    Erowid
    Escort
    Eski
    Esrar
    Et
    Etek
    Ethics
    Eva Angelina
    Eve
    Evil
    Evliya Celebi
    Evre
    Evrim
    Ewan Mcgrergor
    Existance
    Fabris
    Facebook
    Facia
    Fakescience
    Fark
    Fasist
    Ferrania
    Feynman
    Fiction
    Fikih
    Fikir
    Filim
    Filistin
    Firar
    Fire
    Fiyort
    Fizik
    Flash Forward
    Flight
    Flower
    Flower Tucci
    Fly
    Fractal
    Fraulein
    Fredrika
    Fredrika Stahl
    Freedom
    Friction
    Froccoli
    Fuck
    Fuck Yourself
    Fuckelatte
    Fucking
    Fun
    Funk
    G3
    Gaffur
    Gagging
    Galata
    Galeano
    Game Of Life
    Ganja
    Gary Oldman
    Gazi
    Gazi Mustafa Kemal
    Gazze
    Gebertirler
    Gece
    Gemi
    Genelkurmay
    Geniz
    Geometry
    Gerald Ford
    Gezegen
    Ghost Busters
    Giysi
    Gllk Glistan
    Goat
    Gocer
    God
    Godard
    Godless
    Gokturk
    Gossip
    Got
    Gozluk
    Green
    Grev
    Grid
    Grup
    Grup Surup
    Guantanamo
    Guattari
    Gun
    Gundem
    Gunes
    Gvenlik
    Gyroscope
    Habis
    Hadis
    Hafif
    Ham
    Hamile
    Harakiri
    Harald
    Hasret
    Hatra
    Hausman
    Havaciva
    Hayat
    Hayat Oyunu
    Hayta
    Hayvan
    Hazine
    Helikopter
    Hepsi
    Herb
    Hesap
    Hicaz
    High
    Hijab
    Hipnoz
    Hissiyat
    History
    Hiyar
    Honey
    Hukuk
    Hurma
    Hurriyet
    Hyoscyamine
    I
    I Am Sam
    I Fucking Love You
    I Want To Be Fucked Senseless
    I Want To Fuck Senseless
    I.
    Ibne
    Ibniarabi
    Idris
    Igne
    Ihlal
    Ihlamur
    Ii
    Iii
    Iir
    Iktidar
    Ilps
    Iltihap
    Iman
    Imar
    Imbiss
    Inan6666
    Inanna
    Ince
    Industry
    Inisiye
    Initiation
    Inonu
    Insan
    Intellect
    Intelligence
    Internet Cafee
    Interview
    Iplik
    Iskemle
    Iskit
    Iskonto
    Islam
    Ismet Ozel
    Israil
    Istampa
    Istanbul
    Istanbullasvegas
    Istiap
    Istikrar
    Istim
    Istirahat
    Istirap
    Isyan
    Itaat
    Ittihat
    Ivir Zivir Su Bu
    Izmir
    Izometri
    Jail
    Janissary
    Japon
    Javier Bardem
    Jazz
    Joel Peter Witkin
    John Conway
    John Von Neumann
    Jones
    Joyce
    Jpl
    Judo
    Jujutsu
    Jules Verne
    Kaat
    Kadin
    Kahve
    Kalem
    Kaltak
    Kamuya Ak
    Kanarya
    Kanguru
    Kanun
    Kaos
    Kapital
    Kar
    Kara
    Karartma
    Karate
    Karen O
    Karga
    Kari
    Karinca
    Kasarot
    Katalunya
    Katana
    Kaygan
    Kazm Kartal
    Kedi
    Kedi Kaps
    Kelam
    Kelle
    Keloglan
    Kemal
    Kemend
    Kenevir
    Kent
    Kesif
    Kill The Ego
    Kimse
    Kingston
    Kingtom
    Kiss
    Kitap
    Kizildeniz
    Kl
    Knock Out
    Koksap
    Kolonya
    Kolpa
    Kombin
    Konrad Zuse
    Kopek
    Kopi Peyst
    Korku
    Korsan
    Koy
    Kresel Isinma
    Kresel Snma
    Krlanguc
    Kuku
    Kumar
    Kumas
    Kundak
    Kuram
    Kurgu
    Kurt
    Kus
    Kusur
    Kutle
    Kuzu Boku
    Kyoto
    Kzak
    Lahana
    Lale
    Lama
    Lamy
    Language
    Leadership
    Lean
    Led Zeppelin
    Les
    Letafet
    Lettuce
    Leyla
    Lice
    Liebe Ist Fur Alle Da
    Lineer
    Literature
    Little Prince
    Lon Way Down
    Long Way Round
    Lorenzo
    Loturkish
    Lou Reed
    Love
    Lube
    Lycra
    Lynette
    Lynette Squeaky Fromme
    Maceralar
    Macun
    Magellan
    Mahayana
    Mahrem
    Makine
    Malum
    Manipulasyon
    Manipulation
    Mantar
    Mantiksiz
    Mantk
    Marilyn Monroe
    Marka
    Marquis De Sade
    Mars
    Martin Gardner
    Masaki Kobayashi
    Masal
    Masumiyet
    Matematik
    Mathematica
    Mathematics
    Maths
    Maturidi
    Mavi
    Maximum
    Mazhar Alanson
    Mb
    Meditation
    Medya
    Mektup
    Memleket
    Merak
    Mercury
    Merde
    Mesele
    Mesnevi
    Metalhammer
    Mevlana
    Meyve
    Miami Vice
    Michaux
    Micus
    Middle Age
    Miir
    Milano
    Milk
    Millet
    Milliyet
    Mindless Self Indulgence
    Minimum
    Minute
    Mirac
    Miras
    Mmm
    Mohammed
    Momentum
    Mongol
    Monica Belluci
    Monique
    Montenegro
    Moon
    Morihei Ueshiba
    Morphine
    Motogp
    Motorcycle
    Motto
    Movie
    Mucize
    Mudrir
    Muhammed
    Muhazafakar
    Mukaddes
    Mulkiyet
    Musa
    Mushroom
    Music
    Muslum Gurses
    Mustafa
    Mustafa Kemal
    Mustafa Kemal Ataturk
    Mutlu
    Muz
    Nacho Vidal
    Namaz
    Napoleon
    Nargile
    Narkotik
    Natura
    Naturwissenschaften
    Navier Stokes
    Nazm Hikmet
    Needle
    Nefis
    Nesinvakfi
    Nevdalist
    Newton
    Neyzen
    Nico
    Nietzsche
    Nihat Genc
    Nihayana
    Ninja
    Nkleer Enerji
    Norah Jones
    Notcot
    Ntv
    Ntv Bilim
    Ntvblm
    Nukleer Enerji
    Nukleer Ucak
    Nutuk
    O
    Obsession
    Occult
    Oda Tv
    Offshore
    Oguz Atay
    Ohs
    Oil
    Olum
    One Night Stand
    Onion
    Opiorphin
    Opium
    Optimum
    Opusme
    Organizasyon
    Organizma
    Origami
    Orispi
    Orontez
    Orospu
    Ortalk Duman
    Oscillator
    Osensei
    Osmanbey
    Osmanl
    Otel
    Overdrive
    Oyun
    Ozgun
    Ozur Diliyorum
    Pacman
    Page
    Paket
    Pamuk
    Pancar
    Parapompa
    Parasempatik
    Paris
    Parmak
    Parsons
    Paste
    Pazar
    Pazu
    Pedagogy
    Pencil
    Penelope Cruz
    Peramanlar
    Pervane
    Pes
    Pesimist
    Peygamber
    Phat
    Philosophy
    Philter
    Photography
    Physics
    Picasso
    Pilis
    Pimp
    Pimperialism
    Pink Floyd
    Pirpir
    Piss
    Piston
    Plane
    Plant
    Plastik
    Platon
    Plum
    Poetry
    Polim
    Politics
    Pompa
    Pop
    Porn
    Porno
    Pornographics
    Portakal
    Prag
    Praha
    Pregnant
    Press
    Project Tuva
    Prophet
    Proudhon
    Pseudoscience
    Public Disgrace
    Puncture
    Pus
    Pussy
    Pust
    Quantum Mechanics
    Quasimathematics
    Quills
    R0cc012
    R1150 Gs
    Radio Control
    Radyo Kontrolu
    Rak
    Rakı
    Raki
    Rakkase
    Rammstein
    Ran
    Razi
    Reasonableman
    Rebel
    Redemption
    Relations
    Release
    Remain
    Resulullah
    Rhizome
    Rip
    River Raid
    Rnb
    Roberto Malone
    Rocco Siffredi
    Rohonc
    Roll
    Roma
    Ronin
    Rotor
    Rufus
    Ruhsat
    Run
    Ruya
    Ruzgar
    Ruzgar Enerjisi
    Ruzgar Tirbunu
    Rzgar
    Rzgar Trbini
    Saadet
    Sacred
    Sahap Abi
    Saim
    Saint Catherine
    Saint Innocent
    Salad
    Salah Birsel
    Salata
    Sallama
    Salya
    Samurai
    Samuray
    Sanat
    Sankibilim
    Sansur
    Sari
    Sark
    Sarkac
    Sartre
    Satan
    Satanista
    Say
    Saylar
    Scarlett Johannson
    Schicin No Samurai
    Science
    Scientific Solution
    Scopolamine
    Scribd
    Scribe
    Script
    Scythian
    Sean Penn
    Sebastian
    Sehir
    Seks
    Self Organization
    Sempatik
    Sense
    Seppuku
    Seraphinianus
    Serce
    Serdar Turgut
    Sermaye
    Ses
    Sevgili
    Sex
    Shaitan
    Sharon Olds
    Sheryl Crow
    Shibumi
    Shopping
    Sicim
    Sidikli
    Sigara
    Sihhat
    Siir
    Sikerler
    Sikertirler
    Silah
    Silindir
    Simge
    Sincan
    Sinclair
    Sinema
    Sinir
    Sinsi
    Sirince
    Sirp
    Siyah
    Sleepaholic
    Smell
    Smoke
    Soad
    Sod
    Sofu
    Son Gun
    Soru
    Sorun
    Soul
    Spahn
    Sparkasse
    Speech
    Spice
    Spinosa
    Spinoza
    Srpski Film
    St Exupery
    Stahl
    Stanislaw Ulam
    Steal
    Stereophonics
    Stolen
    String Theory
    Strip
    Stuka
    Su
    Sufi
    Suicide
    Sultan
    Sultanmurat
    Super
    Superdama
    Superokey
    Supertavla
    Suphi
    Surat
    Surtuk
    Surtunme
    Sus
    Susanne Vega
    Susta
    Sut
    Sweden
    Sweet
    System Of A Down
    Tahlil
    Tailor
    Tainted Love
    Talat
    Talimat
    Taraf
    Tarcin
    Tarih
    Tasavvuf
    Tasogare
    Tatsuya Nakadai
    Tattoo
    Tavil
    Tavsan
    Tavsiye
    Tc
    Tefekkur
    Teknik
    Tel
    Telefon
    Telkin
    Temiz
    Temucin
    Teori
    Tepki
    Terakki
    Terbiye
    Terhis
    Terkip
    Teror
    Teskere
    Teutuburg
    Tevfik
    Tevfik Fikret
    Tezer Ozlu
    Tezgah
    Tezkiye
    The Family
    The Libertines
    Theory
    Thermal
    Thumb
    Tiamat
    Ticaret
    Tim
    Timuin
    Tirtil
    Tolstoy
    Tom Waits
    Toprak
    Tornistan
    Torrent
    Transfucked
    Translated
    Trmala
    Trt
    Tsk
    Tucci
    Tukuruk
    Tumsek
    Turban
    Turbojet
    Turk
    Turken Raus
    Turkler
    Tutunamayanlar
    Tzel
    Uak
    Ucak
    Ucak Kacrma
    Ucube
    Ugur
    Ulema
    Ulysess
    Umre
    Umut
    Uniforma
    Untouchable Zen
    Untouchablezen
    Urine
    Uryan
    Usul
    Uygur
    Uzak
    Uzaktan Kumanda
    Uzay
    Uzlama
    Vacuosness
    Vagueness
    Valentino Rossi
    Vatan
    Vatanseverlik
    Vazife
    Vector
    Velvet Goldmine
    Velvet Underground
    Vergi
    Veri
    Versicherungsanstalt
    Vian
    Vicdan
    Vicky
    Video
    Videozipsofista
    Vienna
    Virgin Radio
    Visualization
    Voynich
    Vr Zvr
    Vr Zvr U Bu
    Wakizashi
    Walk
    Wassago2000
    Wave
    Web
    Weblog
    Weebly
    Weed
    Wiki
    Wikileaks
    Wild Lettuce
    Wildhoney
    Winter
    Witkin
    Woody Allen
    Word
    Wright Brother
    Xukru
    Xxx
    Y
    Yabanci
    Yagmur
    Yahni
    Yahudi
    Yakup
    Yalan
    Yangin
    Yarak
    Yasak
    Yayin
    Yazi
    Yeah Yeah Yeahs
    Yellow
    Yemen
    Yeni
    Yeni Tefsiri Islam
    Yenilenebilir Enerji
    Yeryz
    Yesillik
    Yetis Aman
    Yoga
    Yoksa
    Youtube
    Yyy
    Zaman
    Zappa
    Zarbo
    Zazen
    Zehir
    Zeka
    Zeki Muren
    Zel
    Zerzevat
    Zift
    Zippo
    Zips
    Zipsofism
    Zipsophistication
    Zkkm
    Zoil
    Zoiled
    Zonguldak
    Zula
    Zzz


Create a free website with Weebly