bu dünya iki şeyden yıkılıcak bi binadan bi de zinadan allah sonumuzu hayretsin mahşer günü bütün binaları deniz geri istiyecek batan bütün memleketler gibi deniz kumu önünde sonunda geri alıcak çaresi yok bunun
deli kadir seyrederken duyup çarpıldığım şiiri muammer hacıoğlu'nun yazdığını öğrendikten sonra ortamları kurcalarken baktım wiki'de ustanın yıkılmayan adam filminde sahnesi var yazıyor. "muammer hacıoğlu'nu görmek umuduyla yıkılmayan adam izliyorum" şeklinde zevzek twitledim, oturdum filmi izliyorum. derken bir mesaj geldi, "o sahne şurda" diye tarif ediyor. peki dedim, teşekkür ettim, filmi bilmem kaçıncı defa baştan sona izledim. sonra mesaj geldi aklıma, acaba kimin nesi.. açtım sayfayı verdim gogılı meğer rahmetlinin oğlu değil miymiş ?
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında aşklarım, inançlarım işgal altındadır tabutumun üstünde zar atıyorlar cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar denize yaklaşınca kumlar ve çakıl tasları geçmiş günlerimi aşağılamaktadır
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında ve rüzgar buruşturuyor polis raporlarını kadınlar fazlasıyla günaha giriyorlar bazı solgun gömleklerin çözük düğmelerinden çelik tırpan gibi silkiniyor çocuklar denizin satırları arasında gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin küfre yaklaştıkça inancım artıyor
karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim ve simdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim